Yüksel TAŞKIN
Birkaç gün önce korkunç şiddet olaylarıyla sarsıldık. 27 Haziran Cuma günü Kuveyt’te Şiilerin camisine yapılan intihar saldırısında 27 kişi öldürüldü.
Tunus’ta bir otele yapılan saldırıda çoğu turist 39 kişi öldürüldü. Tunus’ta benzer bir saldırı, 18 Mart’ta Bardo müzesine yapılmış, yine çoğunluğu turist 23 kişi öldürülmüştü.
Fransa’da Amerikalılara ait bir fabrikaya yapılan saldırıda ise, mevcut İslamofobiye daha da zirve yaptıracak bir tarz seçilerek bir kişinin kafası kesilerek öldürüldü. Saldırganlar fabrikayı patlatamadılar.
Saldırganlar, “hangi korkunç klişeyi kullansak da Fransa’da Müslümanlar daha da endişeli hâle gelseler” diye düşünüp, kafa kesmekte karar kılmış olmalılar.
Tüm bu şiddet olaylarını IŞİD türevi yapılar üstlenmiş görünüyor. Bizleri böylesine sarsan, ürküten olaylar yaşandığında ülkemize özgü bir refleks devreye giriyor. Biran önce bu olayları unutmak istiyoruz. Geçmiş deneyimlerimizden süzdürdüğümüz bir “savunma” mekanizması bu. Bu nedenle sözkonusu olaylar geniş biçimde tartışılmadı Türkiye’de. Bana göre şok devam ediyor.
Ama biran önce soğukkanlılıkla bu meseleyi ele almalıyız. Uzun uzun konuşmalıyız. Bağcı dövmekten ziyade üzüm yemeye odaklı yapıcı değerlendirmelerde bulunmalıyız.
Bu saldırılarda hedef, şiddeti yaratanların direkt olarak savaştıkları insanlar değil. Bir cepheden, diğer cepheye yapılan saldırılarla ilgisi yok.
“Batılı Turist”, “laik” veya “Şii” olmanız, hunharca havaya uçurulmanız için yeterli. Bu şiddetin amacı çok basit: Dünyayı sert kimlikler etrafında kutuplaştırmak. Ilımlı renkleri kurutmak. Bu yapılar “ılımlı Sünni veya Şii” gördüklerinde “kâfirlerden” daha çok rahatsız oluyorlar.
Fransa’da Müslümanlara saygı duyan bir Fransız’ın artık bu saygısını dile getirmesinin koşulları ortadan kaldırılıyor. Birarada, barış içinde yaşamayı savunanlara, “içimizdeki Beşinci Kol’un sözcülüğünü yapmaması” telkin ediliyor. Aşırı sağın tezleri güçleniyor.
Aynı şey, ABD’de de yaşanıyor. Obama’nın Müslümanlarla beraber iftar yapması ve İslamofobik dile prim vermemesi, oldukça sağduyulu bir duruş. Ama bir sonraki Başkanlık seçimlerinde İslamofobinin dozunun nasıl artığına hep beraber şahit olacağız.
Bu dönem ABD’de Bush Başkan olsaydı, yangına benzinle gidebilirdi. Ama bir sonraki dönem böyle bir şahin başkan görebiliriz: “Kovboylar cihadistlere karşı.” Bilgisayar oyunlarında insan öldürenlerin savaş oyunları. Meydan “adam öldürmeyi oyun sananlara” kalabilir.
Aslında şunu söylemeye çalışıyorum: Dünya, rasgele siyasal şiddetle baş edebilecek kurumsal ve psikolojik mekanizmalardan çok uzak. Avrupa Birliği’nin bir donanma inşa ederek, Akdeniz’de göçmenleri taşıyan gemileri hedef almak istemesi, büyük duvarlar örerek sorumluluktan kaçma çabası olarak da görülebilir.
“Bugün göçmenlik verdiğimiz insanların yarın bizi havaya uçurmayacağı ne malum” sorusu, kolayca dillendirilmeyen ama alttan alta asıl yönlendirici olan sorudur.
Ama dünya tarihi bize şunu gösteriyor: Dışarıda yangın varken, “umurumda değil” diyenler, yangından kaçamazlar. O nedenle bu yangını söndürmek, tüm gezegenin ortak sorumluluğudur.
Yine de görünür gelecekte en büyük görev, Müslüman çoğunluklu toplumlara düşüyor. Burada da bana göre görevin en büyüğü, Sünni Müslümanlarındır. Bir kere İslamcılık çok geniş bir kategori. İslamcılık kategorisi içerisinde rasgele masum insanları havaya uçuranların “amalı, fakatlı” sempati görmeleri durumu aşılmalı. Mağduriyet söyleminin iş görmeyeceği limanlardayız artık.
Tüm bu süreçlerde Batı’nın elbette kabahatleri var. Bunu bazı yazılarımızda ele aldık. Yukarıda da değindik. Ama Sünni-Şii boğuşmasını da “Batı” mı tezgâhlıyor? Eğer böyle ise, bu boğazlaşmayı derhal bitirmek, bu oyunu bozmanın en kestirme yolu olmaz mı? Niye barışamıyoruz?
Hem “IŞİD projedir” demek; yani “Batılılar bölgeye yerleştirdi” imasında bulunmak; hem de madem durum budur, bu oyunu bozmak için ne olursa olsun barışı tesis edelim diyemeyerek, kendi mağduriyetini ve haklılığını vurgulayıp durmak. Bu durum sürdürülebilir değildir.
En son Bekir Bozdağ, yaşanan saldırılardan rahatsızlığını vurgulayıp “IŞİD’in proje” olduğunu vurguladı. Bence asıl cesaret, bu türden yapıları besleyen sosyolojik dinamiklerimizi komplekssizce teşhis etmektir.
Evet, Ortadoğu’da böyle bir damar var; evet ülkemizde de böyle bir damar var. Onbinlerce insanın miting yaptığı alana bomba koyup, nedamet göstermeyenler bizim coğrafyamızda da var.
Bu yüzleşmeleri yapamazsak, bütün dünyanın uzak durduğu karanlık bir çöle döneriz. Hiçbir inanç sistemi bu karanlıktan güçlenerek çıkamaz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017