Atilla YAYLA
Kanun nedir? Doğa kanunlarına benzer beşerî kanunlar var mıdır? Kanunları kim yapar? Hukuktaki kanunlar doğa kanunlarına benzer mi? Ya iktisadî kanunlar? İktisadî kanunlar devlet zoruyla uygulanabilir mi? Devlet bu kanunları istediği zaman dilediği şekilde değiştirilebilir mi?
Şüphe yok ki, tabiat kanunlarıyla sosyal hayatta zuhur eden ve bazen kanun adı verilen davranış kalıpları, birbirinin tıpkısının aynısı değil. Bu yüzden, belki de, her ikisinin de 'kanun' olarak adlandırılması hatalı. Tabiat kanunları insanlar için bir veridir. Başka bir şekilde ifade edilirse, insan kendini tabiat kanunlarının hükmettiği bir ortam içinde bulur ve bu kanunları keyfince tadil veya iptal etme gücünden mahrumdur. Tabiat kanunları insanın iradesinden bağımsızdır. Zayıf da şişman da, uzun da kısa da, fakir de zengin de yer çekimi kanununa aynı şekilde tabidir. Bu bakımdan insanlar arasında mutlak bir eşitlik bulunur.
Buna karşılık, beşerî dünyanın kanun adı verilebilecek davranış düzenlilik ve kalıpları, insanın eseridir. İnsanlar belli şekillerde davrandığı için doğar ve yaşar. Ancak burada düşünce tarihi boyunca birçok filozofun -meselâ Rousseau'nun- gözden kaçırdığı mühim bir nokta var. Sosyal davranış kuralları, insan davranışının eseri olmakla beraber, bilinçli ve amaçlı insan dizaynının ürünü değildir. Deneme yanılmayla ilerleyen; genel fayda kuralı tarafından rehberlik edilen; hiçbir somut tekil iradenin kontrol, denetim ve yönlendirmesinde olmayan davranışların milyonlarca defa tekrarına dayanan; başarıların doğmasıyla kurumsallaşan ve başarıların taklit edilmesiyle kurumsallaşmayı yayan bir beşerî akışın ürünüdür. Bu yönüyle sosyal kurallar kanun yapan otoritenin -parlamentonun veya monarkın- iradesinin ötesinde ve üstündedir. Kimileri bunu doğal hukuk kavramıyla açıklar. Benim bağlı olduğum felsefî gelenekse evrim, tekâmül, inkişaf, kendiliğinden doğan düzen terimlerini bu olguyu izah etmek için kullanır.
Bu yaklaşımı iktisadî hayata uygularsak karşımıza ne çıkar? İktisadî hayatın kendine mahsus kurallarının ve işleyişinin olduğu ve bunlara keyfî şekilde müdahale edilemeyeceği. Bir örnek vereyim: Bir malın fiyatı onun arzı ile talebinin buluştuğu noktada oluşur. Böyle olması, bir siyasî emrin veya pozitif hukukta yer alan bir kanunun sonucu değildir. Bundan dolayı da bir siyasî kararla veya yasayla ortadan kaldırılamaz, değiştirilemez.
Dershane olayı da bu çerçevede görülebilir. Türkiye'de üniversite eğitimine büyük bir talep var. Buna karşılık, arz sınırlı. Sebep, eğitimde piyasanın işlemesine müsaade edilmemesi, devletin bu alanda katı bir tekel olmayı on yıllardır sürdürmesi. Arz ile talep arasındaki dengesizlik ister istemez üniversiteye girmek isteyen öğrenciler arasında bir eleme yapılması mecburiyetini doğuruyor. Bu yüzden lise öğrencileri neredeyse daha ilk yıllarından itibaren sınav yarışına başlıyor. Dershaneler, işte bu eğitim sisteminin ürünü. Her öğrenci yarışta daha avantajlı konuma gelmek için resmî eğitim sisteminin dışında bilgi ve ders kaynağı aramaya başlayınca, kurumsallaşmış ve ticarileşmiş eğitim yapıları olarak dershaneler ortaya çıktı. Ve dershaneler toplumdan çok ilgi gördü. Bunu nereden anlıyoruz? On yıllardır ayakta kalmalarından, gelişmelerinden ve devamlı 'müşteri' bulabilmelerinden.
Hükümet dershanelere menfi bakışı sanki sabit fikir hâline getirmiş. Israrla 'Dershaneler kapanacak!' diyor. Niye? Dershanelerden insanlar ne zarar gördü? Dershanelere çocuklarını gönderenler çocukları için neyin iyi olduğunu bilmiyorlar mı? Dershaneleri kapatmanın fakire yararlı olacağı iddiası tamamıyla yanlış. Devlet tekelini kırıp yükseköğretim piyasasını tamamen serbestleştirsek ve böylece arz ile talebi dengelesek bile, devlet eğitim sistemi dışında ders alma ihtiyacı ortadan kalkmaz. Bazı okullar her zaman daha çok ilgi göreceği için yarış sürer. Zengin çocukları en pahalı hocalardan alınacak özel derslerle sınavlara hazırlanırken fakir çocukları, ilave dersin maliyetlerini kendileri gibi fakirlerle paylaşarak karşılanabilir miktara indiremeyeceklerinden, yarışta geri kalmaya mahkûm olur.
Bana sorarsanız, dershaneleri değil Milli Eğitim okullarını kapatmak daha doğru ve faydalı. Baksanıza, okulların neredeyse 12 senede öğrencilere kazandıramadığını dershaneler 1 senede kazandırıyor. Çünkü öğrenciler MEB okullarına gönüllü olarak değil, zor korkusundan gidiyor. Öğretmenler, iş garantisine sahip. Göreve hangi birikimle başladılarsa onunla, hatta daha azıyla, emekli olabiliyorlar. Rekabet yok denecek kadar az. Öğrenciler ve veliler eğitimin maliyetini hissetmiyor ve doğrudan üstlenmiyor. Böyle bir sistem etkin ve verimli olabilir mi? Dershanelerde tam tersi söz konusu. Gönüllülük esas. Maliyeti müşteri ödüyor. Her bakımdan rekabet müthiş. Dolayısıyla, kaynaklar çok daha etkin kullanılıyor, randıman kıyaslanmayacak kadar yüksek oluyor.
Dershanelerle uğraşmak, sanal bir probleme zaman ve enerji harcamaktır.
*Bu yazı 14 Eylül 2012'de Zaman'da yayımlanan yazımın kısaltılmış ve güncellenmiş hâlidir.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019