Cemil KOÇAK
Tek parti döneminde sinema önemli bir kitle iletişim aracıydı; bu özellik onun propaganda yönünden de denetim altında tutulmasını gerektiriyordu. Özellikle yabancı haber filmleri açısından.
1930’larda ve 1940’larda sinema ile aktüel haber ve propaganda filmleri dışarıdan ithal ediliyordu. Bu alanda da yoğun bir rekabet ve propaganda mücadelesi vardı. Özellikle İkinci Dünya Savaşı yıllarında bu mücadele daha da yoğunlaştı. Türkiye üzerinde de yabancı propagandaların rekabeti söz konusuydu. Bu bakımdan konunun hassasiyeti kendiliğinden anlaşılır.
Sovyet propaganda filmine sansür
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, 8 Nisan 1938 tarihli bir yazısında, Türkiye’de Sovyet propaganda filmlerine uygulanan sansürün yol açtığı diplomatik gerilimlerden söz ediyordu. Kaya, Başbakanlığa yazdığı bir yazıda, Sovyetler Birliği’nin Ankara Büyükelçiliği’nin “Stalin’in resmi filmden çıkarıldığından dolayı şikâyet etmiş” olduğunu hatırlatıyor ve durumun İstanbul valiliğinden sorulduğunu haber veriyordu. Bunun üzerine İstanbul valiliği, “Film Kontrol Komisyonu’nca şimdiye kadar görülen Sovyet filmleri arasında Stalin’in resminin çıkarıldığı hiçbir film bulunmadığı[nı]; ancak son defa gelen ve Halil Kâmil tarafından kontrol ettirilen [ve] Rus çocuklarının yetiştirilme tarzına dair kısa bir aktüalite [filminde], Rus çocuklarının ne suretle yetiştirildiğinin propaganda mahiyetinde görüldüğünden, yalnız bu parçanın Türkiye’de halka gösterilmesi[nin] men edildiği[ni]” [yasaklandığını] bildirmişti. Ayrıca, “men edilen bu parça içinde duvarlarda ve çocukların ellerinde Stalin’in resmi de bulunduğu, çıkarılan kısım çocuklara ait olup, çocuklar çıkarılınca, ellerinde ve bulundukları yerin duvarlarında bulunan resmin de gitmesi[nin] zarurî [zorunlu] olduğu”na dikkat çekilmişti. Alınan bilgiye göre, söz konusu haber filmi, hali hazırda Sovyet Ticaret Müessesesi’nde bulunmaktaydı. İçişleri Bakanlığı, gerek Başbakanlığı ve gerekse Dışişleri Bakanlığı’nı konuyla ilgili olarak bilgilendiriyordu. Bu sırada Türkiye’de Sovyet propagandasının önlenmesi yönünde özel bir çaba olmadığı yazıdan anlaşılmaktadır. Anlaşılan vak’a istisnaî nitelikteydi.
Stalin’in Moskova duruşmalarina tepki yok
Bunu doğal karşılamak gerekir; çünkü bu sırada Türk-Sovyet ilişkilerine hayli özen gösteriliyordu. Örneğin; Dışişleri Bakanlığı’ndan 9 Mart 1938 tarihinde, yani hemen hemen aynı tarihte, Başbakanlığa yazılan bir yazıda, “şifahen de [sözlü olarak da] arz edildiği veçhile, Moskova’da cereyan etmekte [görülmekte] olan mahkemenin bu hususta elde edilmiş olan malumata nazaran [bilgiye göre], fırka tefavütünden ziyade [parti farklılığından çok], rejim ve memleket vahdet [birlik] ve müdafaası davası olduğu hissini hasıl ettiğinden, matbuatımızın [basınımızın] nazik olan bu zamanda Sovyet Hükûmeti’nin çok hassas bulunduğu bu mevzu ve dava etrafında, hariç matbuatın [yabancı basının] yapacağı derkâr olan tenkitleri [eleştirileri] nakletmemesinin ve Anadolu Ajansı tarafından bu hususta verilen malumatı kaydetmekle iktifa eylemesinin [yetinmesinin] ve bunun etrafında ayrıca makale neşrinden ictinap etmelerinin temini [kaçınmasının sağlanması]”nın İçişleri Bakanlığı’ndan rica edilmiş olduğu bildiriliyordu.
Burada 1936-1938 yılları arasında gerçekleştirilen ünlü Moskova duruşmalarından söz edilmektedir. Bu duruşmalarda çok sayıda eski komünist yargılandı ve hüküm giydi. Çoğu idam edildi ya da sürgüne gönderildi. Görüldüğü gibi Ankara, Moskova duruşmalarına ilişkin olarak sessiz kalmaktan yanaydı. Moskova’nın hassasiyeti benzer bir özenle karşılık bulmuştu.
Türk-Sovyet dostluğu gösterisi
Türkiye’de resmî Sovyet propagandasının dostane bir şekilde ve karşılıklı olmak kaydıyla sürmekte olduğunu da biliyoruz. İçişleri Bakanı ve CHP Genel Sekreteri Şükrü Kaya, 27 Ağustos 1938 tarihinde Başbakanlığa yazdığı bir yazıda, karşılıklı propagandanın hangi esaslar dahilinde yapılacağını şöyle haber veriyordu:
“Sovyet Sefareti, memleketlerinin kültürel ve iktisadî inkişâfını [gelişmesini] göstermek üzere, Ulus’un cumartesi günleri çıkan ilâvesinden birinin buna tahsisini Hariciye Vekâleti’mizden [Dışişleri Bakanlığı’ndan] rica etmişler ve bilmukabele [karşılığında] İzvestia veya Pravda gazetelerinde aynı surette neşriyatta bulunacaklarını bildirmişlerdir. Muvafık [uygun] gördüğünüz takdirde Ulus’un bir cumartesi ilâvesinin buna tahsis edilebileceğini…”
Yazının CHP Genel Sekreterliği antetli kâğıda yazılmış olması da ilginçtir. Başbakanlık öneriyi olumlu karşılayacaktır. Ulus gazetesinin 1939 yılında yayınlanan ve İngiliz donanmasını öven ekinin de benzer bir gelişmenin sonucu olduğuna hükmetmek yanlış olmayacaktır. İçişleri Bakanı Faik Öztrak, 8 Ekim 1940 tarihinde Başbakanlığa yazdığı bir yazıda, İngiliz propaganda filmlerinden söz ediyordu:
İngiliz propaganda filmleri
“Memleketimize ithal edilmekte olan bazı İngiliz harp havadis [haber] filmlerinin kontrol heyetince yapılan tetkikâtı neticesinde; bunların bazı kısımları çıkarılmak suretiyle memleket dahilinde gösterilmelerine müsaade edilmekte ise de, haddizatında propaganda mahiyetinde bulunan bu filmlerin Alman ve İtalyanlar üzerinde menfî tesir [olumsuz etki] yapmaktan hâli [geri] kalmadığı, bunlardan bazıları hakkında Hariciye Vekâleti nezdinde vâki olan teşebbüslerden [girişimlerden] anlaşılmıştı.” Bunun sonucunda Öztrak, Başbakanlıktan bu tür filmlerin denetim aşamasında tamamen yasaklanmasının uygun olup olmadığını soruyordu: “Bu filmler, esasen propaganda için yapılmış olduklarından, kontrol esnasında diğer tarafı âşikâr surette rencide ettiği görünen kısımlar tayyedilmekle [kaldırmakla] beraber, mahiyetleri tamamen değişmemekte olduğundan, bunların kontrol esnasında büsbütün men’i [yasaklanması] cihetine gidilmek muvafık [uygun] olup olmadığının iş’âr buyurulmasını…” Başbakanlık da, 7 Kasım 1940 tarihinde kaleme aldığı yanıt yazısında, bu soruyu olumlu şekilde yanıtlayacaktır: “Memleketimize ithal edilmekte olan bazı İngiliz harp havadis filmlerinden mevzuu itibariyle Alman ve İtalyan hükûmetleri aleyhine hakaret ve ağır propagandayı havi olanlarının [içerenlerin] kontrol heyetince men edilmesi” [yasaklanması] uygun görülmüştü.
Ankara’nın ittifak kararsızlığı
Yanıt yazısı her ne kadar bir ay kadar gecikmişse de, -bu durum bürokrasinin bir sonucu muydu, yoksa tartışmalı bir sürece mi işaret ediyordu, bilinmez- bu kararın, tam bu sırada Ankara’nın Batı ittifakından ayrılmakta ve Almanya’ya yaklaşmakta olduğu bir sırada alınmasının sürpriz sayılmaması gerekir. Ankara, her ne kadar kâğıt üzerinde İngiliz ittifakının üyesi dahi olsa, anlaşılıyor ki, müttefiğinin propagandasına pek de tahammül edebilecek durumda değildi artık. Alman ve İtalyan hükûmetlerinin girişimleri başarıya ulaşmıştı.
SAVAŞIN SONUNA DOĞRU DEĞİŞEN TAVIR
Savaşın sonlarına doğru durum elbette değişecektir. Basın ve Yayın GenelMüdürü Selim Sarper, 6 Eylül 1944 tarihinde, Başbakanlığa yazdığı bir yazıda şöyle diyordu: “Yurdumuza ithal olunan filmlerin halka gösterilmesinden önce yapılmakta olan kontrolde, yeni siyasî durumumuza uygun düşecek prensiplerden hareket edilmesi için, kontrolden mesul [sorumlu] olan dairelerin salâhiyetli mümessilleri [yetkili temsilcileri] arasında bir görüşme yapılacağı şifahen arz edilmişti. Bu kere, bir toplantıda; millî birlik aleyhine tevcih edilmiş propaganda mahiyetinde olmayan ve yurdumuzun ahlakî, içtimaî, iktisadî ve siyasî prensiplerine aykırı bulunmayan yabancı aktüalite filmleriyle mevzulu harp filmlerinin gösterilmesine müsaade olunmasının yüksek makamınıza arzına karar verilmiştir.” Yazının altına düşülen 11 Eylül 1944 tarihli el yazısı nottan Başbakan Şükrü Saraçoğlu’nun da öneriyi uygun gördüğü ve onayladığı anlaşılmaktadır. Türkiye’nin politik yörüngesinde meydana gelen bütün değişimlerin derhal bütün alanlara sirayet ettiği açıkça görülmektedir. Anlaşılan müttefik savaş ve propaganda filmlerinin serbest bırakılmasına karar verilmişti. Ancak müttefik tanımından Amerikan, İngiliz ve Fransız filmlerini anlamak gerekir. Sovyet filmleri için bu geçerli değildi.
SOVYET PROPAGANDA FİLMİ YASAKLANDI
İkinci Dünya Savaşı yıllarında, 1943 yılının yaz aylarına gelindiğinde, Türk basınında müttefiklerin Ankara’ya yönelik ilgisizliği ve anlayışsızlığı açıkça yazılıyordu. Unutulmasın ki, Adana görüşmelerinde Türkiye’nin savaşa katılması istenmiş; fakat İsmet İnönü, farklı gerekçelerle bu talebi yerine getirmek niyetinde olmadığını da göstermişti. Bu arada; Kızıl Ordu’nun askerî zaferlerinin ve başarılarının anlatıldığı sinema filmlerinin Sovyetler Birliği’nin İstanbul Konsolosluğu’nda gösterilmesine bile izin verilmemesi, Moskova’nın şikâyetine neden olacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016