Fehim TAŞTEKİN
‘Ulusal beka’ retoriğini canlı tutmak için “Dicle’den Akdeniz’e Kürt koridoru kuruluyor” propagandasına sarılıp ardından Rus-Amerikan himmetiyle burayı ‘Türk koridoru’na çevirme hayalleri kuran ‘kutsal ittifak’ için artık boy aynasına çıkma vakti geliyor. Beri tarafta ABD’yi dengelemek için Rusya ile dansa kalkan hükümet, İdlib başta olmak üzere Fırat’ın batısında kendisine açılan alanlarda kaçınılmaz sonu görmek üzere.
Yerel seçimin getirdiği tablo içeride hangi bağlamlarda tartışılırsa tartışılsın uluslararası toplumun satın aldığı sonuç değişmiyor: ‘AKP iktidarı için sonun başlangıcı.’
Dış siyasetin refleksleri de borsalar gibidir; yükselen değeri satın alır, düşeni gözden çıkartır.
Esasına bakarsanız Türkiye’yi ihata eden dış politik çember, AKP iktidarını zaten ‘gözden çıkartılanlar’ kulübüne göndermişti. Nüfusun en dinamik olduğu Türkiye’nin yarısında AKP’nin yaşadığı kayıp, Tayyip Erdoğan’ın dış politika iddialarını sürdürmesine imkân vermeyen koşulları güçlendirecektir.
Her yerde tökezlemiş, iddiasını kaybetmiş bir dış ilişkiler manzumesi daha fazla karşı hamle yiyecek. Yemeye başladı bile. Türkiye’nin köşeye sıkışacağı konuların tamamı iktidarın kendi mirası. İlave kumpas ve senaryoya gerek yok. Suriye, Irak, Mısır, Libya, Katar-Körfez, Filistin-İsrail, enerji kavgası nedeniyle Doğu Akdeniz, S-400 bağlantılı NATO’da yığılan sorunlar ve diğer alanlardaki gerilimler daha fazla kabadayılığı kaldırmayacak kadar ciddileşiyor.
Sadece birkaç güne sığan meydan okumalara bakınca manzaranın ne denli çetrefilleştiği görülüyor. Birkaç örnek:
Biz “AKP, İstanbul’u Ekrem İmamoğlu’na verecek mi” diye saç baş yolarken Fırat’ın doğusuna operasyon ve Rusya’dan S-400 alımı nedeniyle ABD ile yaşanan restleşmeler tehditkâr bir veçheye büründü.
3 Nisan’da Pentagon, Ankara S-400’den vazgeçinceye kadar F-35 uçaklarının operasyonel kapasitesiyle bağlantılı teslimat ve faaliyetlerin askıya alındığını duyurdu. Malum F-35’in bazı parçaları Türkiye’de üretiliyor. Pentagon ayrıca üretimde aksama olmaması için Türkiye dışında başka ülkelerin değerlendirileceğini kaydetti.
Ertesi gün Washington’da NATO’nun 70’inci yıldönümü toplantısında Başkan Yardımcısı Mike Pence ‘Ya NATO ya Rusya’ diye azı dişlerini gösterdi; “NATO müttefiklerimizin birliği tehdit edecek şekilde düşmanlarımızdan silah satın alması karşısında tepkisiz kalmayız” dedi.
Menbic ve Fırat’ın doğusu ‘ulusal beka’ tantanasının en önemli harcı ya o konuda da Amerikan-Türk diyalogu dirsek gösterme ayarında gidiyor. ABD Dışişleri’ne göre, Bakan Mike Pompeo, NATO toplantısı sırasında mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nu ‘tek taraflı askeri operasyonun yıkıcı sonuçları olacağı konusunda uyardı’. Çavuşoğlu “İfadeler gerçeği yansıtmıyor” dese de Pompeo “Her kelimenin arkasındayım” diye üsteledi.
Batı ile kavgada çıtayı bir kıl daha yükseltseler zil çalan ekonomi el vermeyecek. Borca sarmış lastiğin dönmesi yeni kredilere bağlı. Borcu verecek olan da siz zayıflarken iki kat buyurganlaşıyor!
‘Ulusal beka’ retoriğini canlı tutmak için “Dicle’den Akdeniz’e Kürt koridoru kuruluyor” propagandasına sarılıp ardından Rus-Amerikan himmetiyle burayı ‘Türk koridoru’na çevirme hayalleri kuran ‘kutsal ittifak’ için artık boy aynasına çıkma vakti geliyor. Beri tarafta ABD’yi dengelemek için Rusya ile dansa kalkan hükümet, İdlib başta olmak üzere Fırat’ın batısında kendisine açılan alanlarda kaçınılmaz sonu görmek üzere.
Biraz daha uzağa gidersek, Akdeniz’in altında, Ömer Muhtar’ın çizmeleri kendi ayağındaymış gibi özgüvenle gittikleri Libya’da hesaplar yeniden alabora. 2011 sonrası İslamcı muhalefetin bir ayağı hep Türkiye’deydi. Bunlara Libya’nın geleceğinde ‘Türk etki ajanları’ olarak bel bağlandı. Libya’nın doğusunu kontrol eden General Halife Hafter, önceki gün, başkent Trablus’u ele geçirmek için saldırı başlattı. Hafter, Büyük Orta Doğu’da Türkiye’ye görünür görünmez çelmeler atan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Mısır’ın adamı. Hafter’in destekçi hanesine Fransa, hatta Rusya da eklenebilir. Trablus’tan silmeye çalıştıkları ise Türkiye-Katar ikilisinin üzerlerine bahis oynadığı İslamcılar. “Orada uluslararası tanınmış hükümet var” itirazları da artık anlamını yitiriyor. Hafter bu hamlesini “Başkenti teröristler ve paralı askerlerden temizleyeceğim” diye pazarlıyor. Lafı dolandırmadan Türkiye ve Katar’a çarpıyor.
Daha da uzağa gidersek bir çelme de Afrika Boynuzu’ndan geldi. Sonunda bizimle bir alıp vereceği olmayan Eritre ile Etiyopya arasındaki krize de Türkiye’nin adı karıştı. 3 Nisan’da Eritre hükümeti Katar ve Sudan ile birlikte Türkiye’yi Eritre İslam Alimleri Birliği’ne destek verip Eritre-Etiyopya barış sürecinin altını oymakla suçladı. “Bizimle ne alakası var bunun ya” diye feryadı basabilirsiniz. Ancak diplomatik ilişkilerin yerini cemaat-örgüt bağları aldığında bu tür iç hesaplaşmaların içinde kendinizi bulabilirsiniz. Hiç akla gelmeyecek Eritre bunun son örneği. Artan oranda İstanbul’da üslenen bu örgütler üzerinden AKP’ye Ortadoğu ve Afrika’da nüfuz alanları açma çabası sadece Ahmet Davutoğlu dönemine has bir tercih değil. Eritre ile Etiyopya arasında geçen yıl BAE ve Suudi Arabistan’ın desteğiyle bir barış anlaşması imzalanmıştı. Suud-BAE-Mısır üçlüsünün terör örgütü muamelesi yaptığı Müslüman Kardeşler’in uzantısı Eritre İslam Alimleri Birliği de 6 Ocak’ta İstanbul’da bir irtibat ofisi açmıştı. Suçlamayı tetikleyen şey, bu birliğin Türkiye’den himaye görmekle kalmayıp Hartum’da düzenlediği bir toplantıyı Eritre ve Etiyopya aleyhine platforma çevirmesi.
Bu arada bir acullük de geçen hafta Bulgaristan’la yaşandı. Çavuşoğlu’nun “Ankara’nın baskısıyla Sofya dinler yasasında değişiklikler yaptı” sözüyle Bulgar Dışişleri’nden nota yedi!
Bu tarz siyasetin getirdiği ve getireceği nahoşlukların sınırı yok.
“Orta Doğu’da bizden habersiz yaprak kımıldayamaz” diye ‘tanrısal üstünlük’ taslayan iktidarın büyük bir hamasetle açtığı sayfalar kendi hesap hataları ve yanlış hamleleri yüzünden bir bir dökülüyor.
Sözde Katar’ın parası, Türkiye’nin siyasi ağırlığıyla İhvan kuşağı Suriye ve Mısır’dan Tunus’a, oradan Libya’ya, en nihayetinde bütün Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya girilecekti.
Libya’da ayağını sağlam basan Türkiye Doğu Akdeniz’de İsrail-Rum-Yunan oyununu bozacaktı!
Soykırım suçundan aranan Sudan lideri Ömer el Beşir’in tahsis edeceği Sevakin Adası’nda Osmanlı mirası diriltilecek, Türk’ün silahı Kızıldeniz’de yeniden parlayacaktı.
Katar’da edinilen üsse ilaveten Suud’un gölgesinde kendini güvende hissetmeyen Kuveyt’in sunacağı askeri işbirliği ile Körfez’e dönüşün yolu açılacaktı.
Somali üzerinden Afrika Boynuzu’nda nüfuz alanı genişleyecekti.
Bitmek bilmeyen ve okyanusları köpürten hayaller!
Bütün bu coğrafyalarda desteksiz el yükseltildi, peki elde ne kaldı? Tek şey; ‘İslamcı örgütlerin destekçisi’ etiketi! 1970’lerden beri dünyanın başına bela olan radikal İslamcı kuluçkasının fikri ve mali sorumlusu olan Körfez’in ağaları şimdi bütün uluslararası platformlarda ‘itibarlı’, ‘sorumluluk sahibi’ ve ‘makul’ aktörler olarak işin içinden sıyrılırken fatura Türkiye’ye kalıyor. Son 8 yılda çevirdiği dümenler yüzünden, “Bu fatura benim değil” dese bile inanan çıkmıyor. 31 Mart’ta Arap Birliği’nin Tunus toplantısında AKP’nin Türkiye’si bir kez daha mahallenin kötü adamı olarak resmedildi. Bir de Suriye krizi tam anlamıyla atlatıldığında oluşacak tabloyu ve cihatçı bakiyenin kendini en güvende hissettiği Türkiye’nin içine düşeceği durumu düşünün!
Şimdi seçimden sonra oturup bilgiç bilgiç “AKP’yi bir ‘reset’ kurtarır mı, dış politikada aklı başında yeni bir başlangıç mümkün mü’ diye soruyoruz. Bu hamurdan, bu mayadan, bu elden başka bir ürün çıkmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025