Mehmet TIRAŞ
Kocaeli’de 35 yıldır gazetecilik yapan Güngör Arslan, sahibi olduğu “SES KOCAELİ” Haberin ofisinde 19 Şubat 2022 Tarihinde gündüz gözü saat 15’te, 21 yaşında Ramazan Özkan adında bir tetikçi tarafından silahlı saldırı sonucu dört kurşunla öldürüldü.
Güngör Arslan’ın öldürülmesi Ulusal çapta görsel ve yazılı basında çok büyük bir yankı yaratıp gündem olurken.
Kocaeli’de “Özgür Kocaeli,Demokrat Kocaeli,Çağdaş Kocaeli,Bizim Yaka,Kocaeli ve Kocaeli Halk” adında 6 tane günlük gazete çıkıyor ama..
Güngör Arslan cinayetinin ulusal basında yer aldığı kadar Kocaeli yerel medyasında yer almadı.
Bu gazetelerin çoğunluğu iktidar yanlısı yerel yönetimi destekleyen gazeteler.
Bu gazetelerin hepsinin de haber siteleri var.
Kocaeli’de 500 civarında gazetecilik yapan insan yaşıyor.
Meslek örgütleri Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti de var.
Kocaeli Türkiye’de yerel basının güçlü olduğu illerden bir olmanın yanında,2 Milyon nüfusu ile de Türkiye’nin 10’cu büyük sanayi şehridir.
Kocaeli’li gazeteciler bu cinayete karşı sert bir tavır koysa, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti pankartı altında bir protesto yürüyüşü yapsalardı,kenti ayağa kaldırır ve cinayete karşı duyarlılığı da hem yerel hem de ulusal düzeyde daha fazla ses getirirdi.
Bu cinayete yerel medyadan beklenilen tepkinin gelmemesi dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken bir nokta.
Kocaeli’ndeki gazeteler Güngör Arslan cinayeti sürecini,”Güngör Arslan silahlı saldırıya uğradı, durumu ağır ve öldü” diyerek haber yaptılar.
Birde Güngör Arslan’ın cenazesinin hangi tarihte,vakitte,hangi camide kaldırılacağını ve hangi mezarlığa defnedileceğini okurlarına duyurarak cinayeti haberleştirdiler. Yerel yönetime yakın iki gazete dışında pek yorum çıkmadı yaptıkları haberle kaldılar..
Yorum yazısı çıkan iki gazete de siyasal iktidara yakın gazetelerdi.
Özgür Kocaeli Gazetesinin Genel yayın yönetmeni olan Güngör Arslan ile de uzun yıllar çalışmış Adem Turgut 21 Şubat 2022 Tarihinde “Bu cinayet çok yönlü araştırılarak aydınlatılmalı” başlıklı bir yazı yazdı.
İzmit’in en güçlü ve köklü yerel gazetelerinden Özgür Kocaeli Gazetesinin sahibi aynı zamanda AKP’ye yakın olarak bilinen Haldızlar İnşaat’ın da sahibidir.
Ben şahsen Kocaeli’de yayın yapan gazetelerin ve haber sitelilerinin bu cinayetin peşine düşmesi ve cinayetin aydınlatılması için ortak bir yayın politikası belirleyip; ”bu kurşun Kocaeli’de tüm yerel basına sıkılmış,bizleri de hedef almıştır,bu cinayet aydınlatılana kadar takipçisi olacağız” demelerini beklerdim.
Böyle bir yol belirlemek şöyle dursun cenazeye bile katılmadılar.
Gazetecilerden en sert yazıyı kentin en deneyimli tanınmış ikinci kuşak gazetecilikten gelen 45 yıldır bu kentte gazetecilik yapan,Güngör Arslan’ı da çok yakından tanıyan,beraber çalışmış olan,İsmet Çiğit “Bir Delikanlı da Bana Gönderin” başlıklı bir yazı yayınladı.
Kocaeli’de Güngör Arslan’ın gazeteciliğini farklı değerlendirenlerden birisi de “Kocaeli Zirve” gazetesinin yazarlarından Tahsin Keskin oldu.
22 Şubat 2022 Tarihinde Keskin “Güngör Arslan’la son Görüşmemiz” başlıklı yazısında:
“O,kimilerine göre yazılmayanı yazan cesur bir gazeteci..Kimilerine göre de şantajla da para kazanan bir gazeteciydi. Yazılarında özele girmeyi çok severdi. Onun bütün derdi bu kentte yapılan haksız-hukuksuzlukları yazmak, bazen de payına düştüğüne inandığını almak istemesiydi” diye yazısını özetlerken.Cinayetin mutlaka aydınlatılmasına vurgu yapıyor ve suikastı de nefretle kınıyordu.
Siyasal iktidara yakın yerel basında gazetecilik yapanların hiçbirinin ulusal televizyon kanallarına çıkmaması dikkat çekiciydi!.
Gözlerim Fevziye camisinde Güngör’ün cenaze töreninde bu gazetecileri aradı ama yoktular.
Güngör Arslan cinayetini istisnalar hariç,genelde parti,sivil toplum örgütleri,meslek kuruluşları,odalar,memur ve işçi sendikaları cenazeye katılmadılar, suikastı kınayan mesaj da yayınlamadılar.
İki milyonu aşan nüfusa sahip bir kentte yaşayan,şehrin farklı meslek kuruluşları bu cinayeti nasıl oluyor da, görmezlikten geliyor hala anlamış değilim.
Ortada gazetecilik yapan bir insan katledilmiş buna insanım diyen kimse sessiz kalamaz,Kalmamalı..
Güngör Kocaeli’de bir gecekondu semtinde büyümüş sanat okulu mezunu olan birisiydi…
Gazeteciliğe 35 yıl önce sokak muhabirliği ile başladı ve süreç içerisinde gazeteciliğin her kademesinde bulundu…
Merdiven basamaklarını sırayla çıkarak,”Bizim Kocaeli” adında günlük yayın yapan kendi gazetesini çıkarttı. Gazetenin hem genel yayın yönetmeni, hem de patronu oldu.
Bu satırların yazarı da “Bizim Kocaeli” gazetesinde dokuz ay gibi bir süre yazılar yazmış,Güngör’le de tanışıklığı olan çay kahve içmişliği vardır.
Bizim Kocaeli gazetesi de 2016 yılında OHAL ilanından sonra, her muhalif gazete gibi yasaklanmasından nasibini aldı ve KHK ile kapatıldı.
Güngör bir ay kadar FETÖ davasından gözaltında kaldı ve mal varlığına el konuldu.Hala da bildiğim kadar ile mallarını iade etmediler.
Güngör gazetesi kapandıktan sonra ilk önce “Yeşil Kocaeli” adında bir gazete çıkardı,onu da kapattılar…
Güngör “Günaydın Kocaeli” adından bir haber sitesi daha kurarak gazetecilik hayatına devam etmek istedi ama bir müddet sonra onu da kapattılar…
Güngör yılmadı bunda da “SES KOCAELİ” haber sitesini kurarak gazetecilik faaliyetine devam etti…
İsmet Çiğit ile Güngör “SES KOCAELİ” adında bir gazete çıkartmayı denediler ama pandemi nedeniyle gazetenin yayın ömrü ancak iki ay sürdü.
Güngör 2021 yılında bir şirkete “Şantaj” yaptığı iddiası ile tutuklanıp, Kandıra cezaevinde 7 ay kaldı ve ilk duruşmada tahliye oldu.
Güngör’ün öldürüldüğü gazetesinin binası bir gece yarısı kurşunlanırken, süreç içinde kendisi de 3-4 defa fiziki saldırıya maruz kalmış birisiydi.
Gazetecilik yeteneği ve medeni cesaret tartışılmaz birisisiydi Güngör.
Yalnız karşı karşıya geldiği,farklı düşündüğü kişileri ki buna meslektaşları da dahil,düşman kabul etme yoluna gider,objektif olamazdı…
Meslektaşları ile fikirlerini yarıştıran birisi değildi,öfkelenince kaba kuvvete yatkın dururdu.
Örneğin, rahmetli beyefendiliği ile bilinen Çağdaş Kocaeli Gazetesinin genel yayın yönetmeni gazeteci Sadun Çetin’in makamını basmıştı…
Gazeteyi kendisi gibi düşünmeyenlere ve rakiplerine karşı sopa olarak kullanması da bu zaafından dolayıydı.
Aleyhine haber yaptığı kişi ve kesimlere söz hakkı vermez telefonlarına da çıkmazdı.
Ben Güngör’ü öfkesini kontrol edemediğinden hız tutkunu önünde araba görmek istemeyen, kurallara uymayan sürücüye benzetirdim.
Bunların hiçbirisi Güngör’ün alçakça katledilmesini haklı çıkartamaz.
Güngör’ün gazetecilikle elde edilemeyecek milyon dolarla ifade edilen mal varlığı da, sağlığında çok gündeme gelmişti..
Hatta Güngör’ün yakın dostu meslektaşı İsmet Çiğit Güngör’ün mal varlığını bir yazısında milyon dolarla ifade ediyordu..Yine İsmet Çiğit Güngör’ün ölümünden sonra,gazeteci Tahsin Keskin ile “Zirve Kocaeli TV”de “Güngör bana gazetemi sana devredeyim,ben bir Ada ,bir de tekne alıp,çocuklarımla Ada’da yaşayacağım demişti.”diye açılama da bulundu.
Hatta Güngör’ün bir ara Kocaeli Spor kulübünün başkanlığına adaylığını koyacağını açıklaması ile,mal varlığı yerel medyada haber olmuştu..
Tabii ki ortada bir cinayet var…
Bu haber ve söylentilerin hiç biri bu cinayeti haklı çıkartmadığı gibi, cinayetin aydınlanmasının önünde de engel değildir.
Emniyet ve yargı bu cinayeti bir teikçinin üzerinden yol alarak bir kuyumcu titizliği ile,azmettiricilerini ve arkasındaki tüm güçleri ortaya çıkartarak cinayeti aydınlatmalıdır.Ve mutlaka aydınlatmalıdır.
Ancak bu bağlamda şaşırtıcı bir iddia daha ortaya atıldı…
22 Şubat 2022 Tarihinde TV5 kanalında Yunus Emre İşçi’nin moderatörlüğünde Kocaeli Halk gazetesinin imtiyaz sahibi gazeteci Faruk Bostan,Güngör Arslan cinayetinin perde arkasını,aralamaya çalıştı.
Bostan”AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a muhalfi olduğum için beni dövdürdü.Hem de Büyükakın’ın belediyeye aldığı MHP’lilere bunu yaptırdı” derken,Büyükakın’la aralarında geçen konuşmaları tarihleriyle sıraladı…
Faruk Bostan “bana saldıran üç kişiydi bu kişileri gösteren videoyu Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a izlettim ve bana saldıran üç kişiyi de ‘senin belediyeye aldığın MHP’li gençler dediğim de’ Başkan da doğruladı.” Dedi…
Başkana “Niye bunları işten atmıyorsun” diye sorduğumda?
Büyükakın”Bu kişileri Cumhur ittifakının kadrosundan işe aldım onları işten atmam mümkün değil” dedi.
“Tahir Büyükakın’ın kentte kendine muhalif olan gazetecileri işten attırdığını,bunlardan birisinin de şehrin en kıdemli gazetecisi İsmet Çiğit olduğunu” iddia etti.
İddiaya göre “İsmet Çiğit’e Büyükakın bizim aleyhimizde yazılar yazma,ben sana belediyeden iş alan müteahhitlerden istediğin kadar maaş temin ederim” diye sözler vermiş ama,İsmet Çiğit bunu kabul etmediğini gazetesinde yazdı.”
Kısaca “iddialarına göre Büyükakın kendine muhalif olan gazetecilere rüşvet teklif ediyor,tehdit ediyor.”
Bu iddialar tabii ki rahatsız edici kanıtlanmaya muhtaç iddalar.Doğru değilse Büyükakın tarafından hemen yalanlanmalı.
Faruk Bostan başka iddialarda da bulundu:
“Tahir Büyükakın belediyeye ait ihalelerin en büyk payını Özgür Kocaeli gazetesinin de sahibi olan,AKP’ye yakın HALDIZLAR inşaata veriyor.
Güngör Abi’nin ölümünden bir gün önce konu ettiği yazısındaki ihaleye,Haldızların girmelerinin kanunen mümkün olmadığını…
Çünkü Haldızlar müşterilerini dolandırmış ağır cezada yargılanıyorlar dedi..
Güngör Abi son yazısında Haldız inşaatın hukuksuzluklarını belgeleriyle acıklıyordu..”
Faruk Bostan yanında getirdiği gazeteleri, gazetesinde yayınladığı haberleri, Kocaeli’de yaşanan hukuksuzluk iddialarını tek tek Tarihi ile, yaptıkları haberleri ekrana tutarak gösterdi…
Bu arada da yayın akışı içinde ekrana Bostan’a yapılan saldırının videosu da gösterildi…
Bostan özetle “Kocaeli’de böyle “gayri meşru işler tutan bir yapı olduğunu”,Güngör Arslan’ı da bu yapı ortadan kaldırdı” demeye getirdi.
Faruk Bostan TV5 kanalında yaptığı açıklamalarından bir gün sonra Kocaeli Adliyesinin önünde “can güvenliğini olmadığı için nöbet tutmaya” başladı.
”Tehdit ediliyorum beni öldürecekler, beni tutuklayın en güvenilir yer,benim için hapishane” diye açıklamasını da gene haber sitelerinde okudum.
Programdan sonra Faruk Bostan’ın anlattıklarından bir Savcı harekete geçip suçlanan Büyükakın ve Gazeteci Bostan için savcılık bir soruşturma başlattı mı, diye medyayı taradım ama hiçbir haber yoktu bu konuda.
Bir ülkede Yargı bağımsız olmayınca, güçlü olana karşı yargının devreye girmediğini Güngör Arslan cinayetinde de bir daha görmüş olduk.
Güngör’ün ölümünden bir gün önce gazetesinde yayınladığı ”ZERAY’ın iddiaları” başlıklı yazısında konu ettiği; Belediyenin açtığı 502 konutlu ihaleyi alan “Haldızlar ve Ekşiler inşaatın sahipleri ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın” bize göre bu “davanın müdahil olmalılar” ve cinayetin aydınlatılması için,her türlü hukuki desteği vermeliler,yoksa bu cinayet karanlıkta kalırsa, bu iki şirket ve Büyükakın çok büyük zan altında kalırlar.
Toplum olarak beklentimiz, cinayeti aydınlatacak olan emniyet güçlerinin ve yargının kime uzanırsa uzansın, korkmadan olayın üstüne gitmesi ve bu cinayetin “faili meçhul” kalmaması.
Güngör Arslan cinaayeti tam da Kolombiya kökenli Meksikalı Nobelli yazar Marouez’in ”Kırmızı Pazartesi” adlı romanında küçük bir kasabada geçen cinayeti hatırlatıyor insana..
“Kırmızı pazartesi” romanının hikayesi yazarın çocukluğun geçtiği küçük bir kasabada yaşanır,yazar da bu cinayeti 1981 yılında romanlaştırır.
Romanın hikayesine gelince:
“Romanın kahramanı Santiago NASAR’ dır.
Nasar’ın hangi günde, nerede öldürüleceğini kasaba da bilmeyen yoktur.
Bilmeyen bir kişi varsa o da öldürülecek olan Santiago Nasar’dır.
Nasar’ı öldürmek isteyen ikiz erkek kardeştir..Genç İkizler Nasar’ı öldürecekleri bıçaklarını gazete kağıdına sarılı olarak yanlarında taşırlar... Parkın banklarında yatarken bile ikizler Nasar’ı öldürecekleri bıçaklarını da yanlarından ayırmazlar.
İkiz katillerin Nasar’ı öldürecekleri günü “Pazartesi”olarak seçmelerinin nedeni ise;ilk defa kasabaya gemiyle gelecek olan Psikopos’u karşılamaya gelen kalabalıktan yararlanarak, cinayeti işledikten sonra ortadan kayıp olmayı plan yaparlar.Psikopos’ı karşılamaya gelen kalabalıktan yaralanarak ikiz katiller Santiago Nasar’I öldürürler.
Yazarın belirtiği gibi bütün kasaba bu cinayetin işleneceğini biliyordu ama hiçbir önlem almadılar,diyerek cinayetin işlendiği günün adını da “Kırmızı Pazartesi” kor.”
Güngör Arslan cinayeti de Kocaeli’de bağıra çağıra ,göz göre göre “Cumartesi günü” gelmedi mi?
“Kırmızı Pazartesi” adlı roman bizim ülkemizde her faili meçhul cinayetten sonra gündeme gelir, bunda da gazeteci Güngör Arslan cinayetinde gündeme ben deniz getirmiş oldum.
Tek dileğimiz Güngör Arslan cinayetinin aydınlatılması, katil veya azmettiricilerinin hak ettiği cezaya çarptırılması ve cinayetin de “faili meçhul” kalmaması.!
Not:Ben yazıyı bitirdiğimde Güngör Arslan cinayetinden tutuklu sayısının 10 kişiye çıktığı..Tutuklananlardan birisinin mesleği avukatlık olan MHP’li Emin Kurt adında, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin reklam pazarlama işini yapan,Tranvayı giyindiren kişi olduğu..Güngör Arslan tutuklanan Emin Kurt aleyhinde belediyeden aldığı işler konusunda iki yazı yazdığı haberleri de ortaya çıktı. M.T.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025