Mümtazer TÜRKÖNE
Seçim sonucunu belirleyecek en başat çekişme Erdoğan'ın kişisel iktidarı ile AK Parti'nin kurumsal yapısı arasında geçecek.
Oldukça sorunlu ve her iki tarafa da kaybettirecek bir paradoks bu. Erdoğan görünürde seçime girmiyor, ancak "başkanlık sistemi önerisi" üzerinden açıkça partisine oy isteyerek seçim yelpazesine dahil oluyor. Maçı izleyenler için kuraldışı bir durum; takımlar sahada, arada dolaşıp kendi oyununu oynayan ve seyirciden alkış ve destek bekleyen garip biri, üstelik dokunulmazlığı var. Davutoğlu ve partisi ise diğer partilerle seçim sath-ı mailinde rekabet ederken, Erdoğan'ın "kişisel güç arayışı" olarak görünen bu ağır yükü sırtında taşımak zorunda. Kendi oyununu kurmakta zorlanıyor, oyun alanı daralıyor, albenisi gölgeleniyor.
Erdoğan'ın siyasî partilerin grup toplantılarına alternatif olarak Saray'da sistematik hale getirdiği "Muhtarlar Meclisi" naifliği sırıtan bir rol kapma teşebbüsü. "Diktatör" suçlamaları altında, atak, iddialı ve muhalefetle didişen cumhurbaşkanının toplumdaki karşılığı nedir? Veya Erdoğan'ın, partilere paralel yürüttüğü kişisel seçim kampanyası AK Parti oylarını nasıl etkileyecek? Kamuoyu araştırmalarının tamamında "başkanlık sistemi"nin AK Parti oylarının çok çok altında desteğe sahip olması, yukardaki sorunun cevabını da veriyor. "Başkanlık sistemi" ne kadar kapsamlı bir seçim stratejisine dönüşürse, AK Parti o ölçüde baskı altında kalacak. "Baskı altında kalması" doğrudan "oyların düşmesi" anlamına gelmiyor, bu baskının dengelenmesi için daha fazla çaba gerekeceğini gösteriyor.
Bu seçimin AK Parti açısından çok fazla "yeni" özelliği var. Birincisi, yeni bir liderin yönetiminde seçime giriyor. Süleyman Şah olayı, bu liderliğin Saray karşısında oldukça dirençli olabildiğini kanıtladı. İkincisi, AK Parti bir iktidar partisi olarak toplumu ve ekonomiyi ilerleten özelliklerini kaybetti. Ekonomi üzerinde müteahhitlerin oluşturduğu rant oligarşisinin bir türlü kırılamayan tekeli, AK Parti'yi iktidarda tutan piyasa mutabakatını dağıttı. Sermaye kesimi için iktidar değişikliği, sırf bu tekeli kırmak adına giderek zarurî hale geliyor. Sorunu MHP veya CHP oylarının artması değil Rant Tekeli'nin kırılması olarak alırsanız, oy kaymaları daha anlaşılır hale gelir. Son bir yıldır hukuk, demokrasi ve temel haklar alanındaki trajik geriye gidiş, topluma yayılan muhalefeti büyütüyor. Son olarak doğrudan Erdoğan'ın kişisel güç arayışını yansıtan başkanlık sistemi önerisi, geriye gidiş endişesini büyütüyor. Üstelik bu seçime kadar Erdoğan'ın elinde tuttuğu sihirli istikrar küresi artık başka ellerde. Tersine hem siyaset, hem de ekonomi için istikrar beklentisi için en büyük tehdit kurumlardan ve kurallardan uzaklaşarak tek başına tek bir kişinin ellerine geçen gücün daha da artması korkusundan kaynaklanıyor.
Erdoğan'ın kişisel kampanyası ile onunla yarışan AK Parti'nin seçim stratejisine "mağdur" kisvesini giydirmek artık imkansız. Hem Erdoğan hem de AK Parti ilk defa mağrurane bir üstünlükle seçime giriyorlar. Erdoğan bu yakıcı eksikliği gördüğü için "bana ve aileme tehditler ve şantajlar geliyor" argümanını köpürtüyor ama bu zorlama senaryolar artık alıcı bulamıyor.
Oy verme davranışı konusunda genellemeler ve tek faktöre indirgemeler her zaman yanıltıcı sonuçlar doğurur. Doğrusu seçmenin siyasî tercihini, farklı istikametlere çeken güçlerin bir bileşkesi olarak görmektir. Öfke, sevgi ve nefretle duygular; çıkar ve memleket hesapları, ferasetimize bağlı beklentiler birbiriyle çatışıyor. AK Parti çok fazla güçlü, Erdoğan daha da fazla güçlü. Bu kadar gücün tek kişinin elinde toplanması, defterimizde alt alta yazdığımız ve topladığımız hesaplar ile ne kadar uyum içinde? Elimizdekilere sahip olmak ve daha fazlasını kazanmak için bir tek kişinin güçlü iktidarına mı, yoksa kuralların belirlediği ve denetlediği bir devlete mi güvenebiliriz? Erdoğan'ın yerinde duramayan ve önüne çıkan her şeyi silindir gibi ezip geçen ağırlığı altında, AK Parti kurumsal kişiliği ile ne kadar oy alabilir?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İmamoğlu’nun meşruiyet ölçüsü, Suriye ve İran’daki çatışmaları ve bizim geleceğimizi açıklayabilir mi?
16.01.2026 - Suriye: Hem çok yakın, hem çok uzak
13.01.2026 - Siyasetin cinselliği
9.01.2026 - Bölücüler ve Ülkücüler
31.12.2025 - Çözüm Süreci milletin hakemliğinde yürür mü?
30.12.2025 - Sürecin sahipleri, kiracıları
28.12.2025 - Sürecin saplanacağı bataklık
24.12.2025 - Siyasetin cinselliği
23.12.2025 - 299
21.12.2025 - Levent Gültekin vs yargı
21.12.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Fevzi güneş
Doğru bir yaklaşım.Günümüzde soğuk savaş dönemindeki kutuplaşmaları terketmek gerekiyor.Demokrasimiz derinleşip özgür bir ortamda kürt sorunu daha kolay çözülür.Şiddet atmosferinden kurtulmadığımız sürece,barışçıl ve insan hakları eksenli eylemler ses çıkarmıyor.Geniş ve kitlesel bir toplumsal karşılık bulamıyor.Özgürlükçü bir demokrasi kürt sorunun çözümünde anahtar bir rol oynıyacaktır.
Ad Soyad Giriniz...
Doğru bir yaklaşım.Günümüzde soğuk savaş dönemindeki kutuplaşmaları terketmek gerekiyor.Demokrasimiz derinleşip özgür bir ortamda kürt sorunu daha kolay çözülür.Şiddet atmosferinden kurtulmadığımız sürece,barışçıl ve insan hakları eksenli eylemler ses çıkarmıyor.Geniş ve kitlesel bir toplumsal karşılık bulamıyor.Özgürlükçü bir demokrasi kürt sorunun çözümünde anahtar bir rol oynıyacaktır.
îsmal Girikî
Simdi sizin bu yazisina bakildiginda pkk kurd ulusal mucadelesi veriyormus?Kardesim pkk kemalist bir yapilanmadir, Genelkurmay/ergenekon/MIT/Emniyetve devletin sivri bürokratlari tarafinda kurulmus anti Kürd partidir. Mademki Orduda %30 asker hapistedir, pkk nediye sag yasasinki? Kandildeki Gerilalar Kürdlerin gerilasi deyil Imraliya birer fedai olarak yerlestiriliyor. Iste o fedailer Hapiste yangini görlediler. Devlet ile Kemalist Ergenekoncu Öcalan beraber Kürdlere kasi bu eylemleri yapiyorlar