Mustafa PAÇAL
Dört bir taraflı sorunlar yumağı içine doğru sürüklenmiş durumdayız.
Bunun yarattığı “umut kırılganlığı” henüz bir toplumsal ve siyasi tepkiye dönüşmüş değil ancak bu durgunluğu olası bir tepkinin birikimi olarak ta anlamak lazım.
Çünkü sürmekte olan “amorf siyasi sürecin” görüntülerine hâlâ “endişeli iyimser” bakabilenlerin olduğunu da görüyoruz.
Ancak umut kırılganlığına ve hatta giderek karamsarlığa neden olan gelişmelere kabaca baktığımız zaman durumun daha iyi anlaşılacağına inanıyorum.
Ekonomi açısından baktığımızda her ne kadar yüzde 4 büyüme hedefi tutturulmuş olmasa bile yüzde 3 civarında bir büyüme beklentisi varsa da ve bu büyüme oranı 2014 dünyası açısından “olumlu” görülmüş olsa da, ekonominin diğer göstergelerindeki olumsuzluklar 2015 ekonomisi için “temkinli” yaklaşımlara neden oluyor.
Döviz kurlarında ve enflasyonda yukarı yönlü artışların yanı sıra euro/dolar arasındaki paritenin euro aleyhine değişmesi ve bunun sonucu olarak dolar üzerinden ithalat yapan ve ihracat gelirleri ağırlıkta euro üzerinden olan bir ekonomi için ayrı bir risk alanı oluşturuyor.
Yılsonu itibarıyla yüzde 9-10 bandında olması beklenen enflasyon oranının gerek Irak ve Suriye teskerelerinin yarattığı askerî ve lojistik maliyetler nedeniyle ve gerekse Temmuz/ 2015 yılında yapılacak olan genel seçimler nedeniyle bugünden enflasyon üzerinde artış olasılığı etkileri görülebilir.
Yani kamu harcamalarının artmasının enflasyon üzerinde artış yönündeki etkilerinin bir bölümünün bu yıl, diğeri bölümünün ise önümüzdeki yıl görülmesi güçlü bir ihtimal olarak ortaya çıkabilir.
Ayrıca ekonomide yapısal iyileşmelerin görülmemesi ve büyüme oranları içinde sanayi payının istenen seviyelerin altında kalması ve yatırım alanları tercihinde orta ve uzun vadede ekonomiye pozitif katkı sağlayacak alanlardan ziyade “inşaat” alanına yönelmesi işin bir başka riskini gösteriyor.
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yrd. Ali Babacan geçenlerde bunların altını çizdikten sonra “ekonomik ilerleme için gerçekten hukuk devleti olmanın” önemini belirtti.
Evet, Türkiye ekonomisi için aslında en büyük tehditlerden biri de gerçek bir hukuk devleti olmamasıdır.
Özellikle Gezi olayları ve 17 Aralık yolsuzluk iddialarından sonra Erdoğan tarafından başlatılan “cadı avı” gerek insan hakları ve hukuk ve gerekse yargı yönünden evrensel ölçülere uygun bir devlet olmadığımızı dünya âleme göstermeye yetti.
Basın ve basın özgürlüğü alanında yaşananlar tam bir ibret vesikası olarak tarihe geçti.
Diğer yandan demokratikleşme alanında ne yeni anayasa ve ne de AB sürecinde görünür hiçbir ivmenin olmaması ve bunun yanı sıra IŞİD’in Rojava ve Kobani’de doğrudan Kürtlere saldırması, sürmekte olduğu söylenen “çözüm sürecini” de tehlikeye atmış gözüküyor.
Devamla Erdoğan’ın bir yandan çözüm sürecinden yanayız diyerek diğer yandan çözüm sürecindeki muhatapları için “terörist” demiş olması başka bir dramatik durumun içinde olduğumuzu gösteriyor.
Ayrıca Türkiye’nin AB ve ABD ilişkilerinde “güven” sorunu yaşanmasının yanı sıra Ortadoğu’da hemen kavgalı olmadığı bir ülkenin olmaması “çözüm sürecinin” üzerinde artan bir umutsuzluğa tekabül ediyor.
Demek ki ekonomide ortaya çıkan riskleri demokratikleşme ve çözüm sürecindeki olumsuz gelişmelerle birlikte okuduğumuzda “umut kırılganlığı” yaşamamamız için fazlaca bir neden gözükmüyor.
Bir de buna, bırakın umut vermeyi bu tablonun ortaya çıkmasının potansiyel nedeni olan siyasi ve toplumsal muhalefetin durumunu eklediğimizde kaçınılmaz olarak Türkiye’nin önüne herkesi heyecanlandıracak bir umut kapısının açılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Belki de Türkiye bu sıkıntıları yeni bir umut kapısının açılması için çekiyor olabilir?
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020