Mustafa PAÇAL
Belirtileri 2008 yılı üçüncü çeyreğinde ortaya çıkmaya başlayan küresel ekonomik krizin üzerinden altı yıl geçmiş olmasına rağmen atlatılamadığı yine küresel ekonomik göstergelerden anlaşılıyor.
ABD ekonomisinde ortaya çıkan konut kredilendirmenin finans sistemi üzerindeki yıkıcı etkileriyle baş gösteren kriz için ekonomi çevreleri “dünya ekonomi tarihinde böylesi görülmedi” değerlendirmeleri yaptılar.
Krizin bir domino etkisi yaparak Avrupa ve dünya ekonomilerini sarması kısa zaman içersinde gerçekleşti.
Bugün IMF ve Dünya Bankası dâhil tüm ekonomi otoriteleri “ekonomide önümüzdeki on yıl, krizden önceki on yıl gibi iyi olmayacak” değerlendirmeleri yapıyorlar.
Krizin kamu bütçeleri üzerindeki olumsuz baskıları kimi ülkeleri moratoryum ilan etme noktasına getirdi. AB ekonomileri içinde Yunanistan, Portekiz, İtalya ve Kıbrıs gibi ülkeler bunun başında geliyor.
Kamu bütçe dengeleri bozulan ülkeler hazine tahvillerini yüksek faiz oranlarıyla satarak adeta ülkelerinin geleceğine ipotek koyarcasına bu krizi atlatmaya çalıştılar.
Tabii bu kararlar sonucu toplumsal eylemlerin de ardı arkası kesilmedi.
Bugün genel olarak kamu bütçeleri ve piyasalar açısında genel bir iyileşme dönemine girildi.
Yıllarca küçülen veya durağanlaşan ekonomilerde büyüme yönlü iyileşmeler gelgitler olsa da görülmeye başlandı.
Ancak kamu bütçelerinde ve ekonominin büyüme yönünde iyileşme göstermesi sosyal iyileşmelere yeteri kadar yansımadığı gibi özellikle işsizlik ve yoksulluk oranlarındaki durum genel olarak kriz öncesi oranlara bir türlü dönemedi.
ILO (Dünya Çalışma Örgütü),2007 yılında 170 milyon olan küresel işsiz sayısı 2013 yılı sonu itibariyle 200 milyonu aşmıştır derken yine ILO’nun tahminlerine göre eğer mevcut eğilimler devam edecek olursa bu sayı 2018 yılında 215 milyonu aşacaktır diyor.
Yine AB ülkelerine baktığımızda 2013 yılında işsizlik rakamlarının en yüksek olduğu AB üyesi ülkeler yüzde 27,3 ile Yunanistan ve yüzde 26,4 ile Portekiz olmuştur. Euro Bölgesi’nde yüzde 12,1 olan işsizlik oranı AB 28 ülkelerinde yüzde 10,9 olarak gerçekleşti.
ABD’de işsizlik oranı 2010 yılında en yüksek seviyesi olan yüzde 9,6 oranında iken, giderek azalma gösterdi ve 2013 yılında yüzde 7,4 seviyesine geriledi.
İşsizlikte AB ortalaması 2014 yılında yüzde 10 dolayında seyredecek, ABD’de ise yüzde 5-6 seviyelerinde gözüküyor.
Türkiye’de 2009 yılında işsizlik oranı en yüksek seviyesine çıkarak yüzde 12,5 oldu. Kriz sonrası toparlanma sürecine giren Türkiye ekonomisi, işsizlik oranlarını 2012 yılına kadar sürekli azalttı. 2012 yılında yüzde 8,1 seviyesine kadar gerileyen bu oran, 2013 yılında üç yıl aradan sonra artış göstererek yüzde 8,7 olarak gerçekleşti.
2014-17 yılları arası OVP’ye göre ortalama yüzde 9’larda olan işsizlik tahminlerinin büyüme oranlarındaki gerileme nedeniyle tekrardan yüzde 10 seviyelerine doğru yükselmesi bekleniyor.
Kriz dönemlerinde daha da artan gelir adaletsizliği, hem ülkeler arasında hem de toplumların farklı sınıfları arasında sosyo-ekonomik farkı gittikçe açtı.
Yoksulluğun artış göstermiş olduğu gelişmiş ülkelerin başında ABD, İngiltere ve Kanadageliyor.
TÜİK’in son araştırmalara göre,“sürekli yoksulluk” oranı Avrupa Birliği’ne üye 28 ülke için ortalama yüzde 10,2 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 16 seviyelerine çıkıyor. Kimi Asya ve Afrika ülkelerinde bu oranlar oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor.
Türkiye’nin bu yıl ve gelecek yıl büyüme oranlarındaki düşüşleri ve bunu yanı sıra enflasyondaki artışları dikkate aldığımızda hem işsizlik ve hem de yoksulluk oranların artışlar olması beklenmelidir.
*
Not: Yazıyı gönderdiğim zaman Ermenek’te maden ocağında sular altında kalan 18 işçinin akıbetini bilmiyordum. Temennim işçilerin sağ salim kurtarılması ve ailelerine kavuşmasıdır.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020