Nuray MERT
MHP genel başkanının açtığı yoldan, yeniden başkanlık, yeni anayasa tartışması başladı diyemeyeceğim, atışma demek daha doğru olur. Her şeyden önce, değil siyasal sistemin ve onun ana sözleşmesinin değişimi gibi çok büyük çapta, çok önemli bir konu, Türkiye’de herhangi bir konuyu özgürce tartışmanın imkânı yok. Hiçbir dönem tam olarak yoktu, ama şimdi düpedüz bir olağanüstü hal rejimi var. Hoş olağanüstü hal öncesinde, özgür tartışma ortamı fiilen ortadan kalkmıştı. 15 Temmuz sonrası, yeniden bir durum değerlendirmesi ortamı doğdu gibiydi; iktidar partisi, uzlaşma ve müzakereci siyasetin önünün açılması ile farklı bir sürecin başlamasının önünü kararlılıkla kapattı. Oysa, bu Türkiye için son fırsattı, o da kaçtı.
Sonuçta, bu şartlar altında “Başkanlık sistemini tartışalım” demek, aklımızla alay etmekten başka bir şey değil. Zaten Cumhurbaşkanı önderliğinde iktidar partisinin, Türkiye ufkunun tek adam liderliğinde otoriter bir rejim inşasından ibaret olduğu iyice netleşti. 15 Temmuz darbe teşebbüsü ise, demokrasinin öneminin anlaşılmasından ziyade, otoriter rejim tahkimatı için meşruiyet kaynağı olarak dolaşıma girdi. Dahası, gücü elinde bulunduran iktidar demokratik meşruiyet ve anayasal çerçeveyi hiçe sayar hale geldi. Zaten kendileri de açıkça, “fiili bir düzen”in yaşandığını kabul ediyor, bunu meşru sayıyor, o nedenle fiili olanın hukuki çerçeve kazanması gerektiği için sistem değişikliği önerdiklerini ifade ediyorlar. Daha demokratik bir sistem öngörüsü ile değil, daha güçlü otorite adına başkanlık sistemi öneriliyor. Bunun nesini tartışalım? “Çare daha güçlü otorite değil” dediğimizde, “Vay sen Türkiye’nin bu dar zamanda gücü azalsın mı istiyorsun; FETÖ’cü mü, PKK’li mi, Batı ajanı mı” diyen bir anlayışla neyi tartışacağız? Baştan anlaşamıyoruz. Biz Türkiye’nin derdine derman olacak daha fazla demokrasi diyoruz, onlar otorite diyor, dahası bizi konuşturmuyor, suçlu ilan ediyor. Tartışacaksak önce tartışmanın mümkün olup olmadığını tartışalım da enayi yerine konmaktan kurtulalım.
Diğer taraftan, nedir iktidarın, güçlü Türkiye adına inşa sürecine giriştiği “otoriter rejim”in evsafı? “Zapturapt rejimi”, “özgürlüklerin kısıtlanması”, “yargının bağımsızlığının söz konusu olamaması” da ne adına, nasıl bir düzen adına? Onu da biliyoruz; Kemalist rejime itiraz temelinde kurgulanan laik değil, “İslam”ı (tabii iktidarın anladığı biçimde İslam) esas alan bir eğitim, “Cumhuriyet’i arıza”, “Lozan’ı ihanet” olarak tanımlayan yeni bir tarih yazımı, “özgürlük”, “insan hakları” gibi kavramları, Batılıların İslam âlemini yozlaştırmak ve bu surette zayıflatmak için kullandıkları bir araç olarak gören bir siyasal sistem. Kemalist rejimin dayattığı ak-kara tarih, toplum, siyaset tasavvuruna karşı olanların dayattığı başka bir ak-kara şematiği. Dahası, Kemalist rejimin önünü açtığı dünya ve siyaset tasavvurunun birkaç gömlek altında bir tasavvur ve gidiş. Mesele referansı İslam olması değil, İslam referanslı diye ortaya çıkanın mevcut seviyesi, dünyayı kavrayış açısı. Bu seviye fazlasıyla düşmüş, açı fazlasıyla daralmış vaziyette. Zira, Türkiye aslında Kemalizmin dar penceresini çoktan yırtmış, bir ölçüde eleştirel düşünce ve siyaset alanı açılmış vaziyette idi. Liberallerin, sol demokratların İslamcılara verdiği destek bu zeminde oluştu.
Şimdi açı bir kez daha, üstelik Kemalizmin inşa zemininden bile daha derme çatma bir dünya- siyaset-tarih anlayışı çerçevesinde daralıyor. Dahası, popülist bir dalga boyu üzerinden yürümek adına, zorbalık, düzeysizlik, hoyratlık, hoşgörüsüzlük, hızlı sınıf atlama hevesi, açgözlülük ve “çıkarcılık temelli itaat” gibi özellikler, “halkçılık”, “halkın değerleri”, “halktan biri gibi davranmak” gibi kılıflar içinde yüceltiliyor. Böylesi bir dünya ve siyaset anlayışının dış siyaset ufku ise Battal Gazi masalı ile, emperyalizm karşıtlığının en sığ biçimi ile buluşuyor. Hiç olmazsa, Kemalizmin kurucuları, cephe cephe savaşan ve sonuçlarını iyi bilen son Osmanlılardı, onların yerini askerliklerini “bedelli” yapan Musul fatihlerinin tasavvurları alıyor. Bedellilerin ezici çoğunluğu, “vicdani ret” yasal olmadığı için değil, yani ilkesel bir nedenle değil, fukara çocuğunun yaptığı askerliği yapmaya üşendiği için, parasını verenler, bizim zamane cihatçıları, Türk-İslam fatihleri işte bunlar. Kürt savaşını körükleyenler de bunlar, fukara ölsün, onlar kahramanlık türküsü yaksın, umurlarında değil. Kısaca sadece birikimleri yetersiz değil, vicdanları da kör olanların ön aldığı bir düzen. İşte Türkiye’nin yeni düzeni bu temeller üzerine kuruluyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024
5.05.2024