Ümit KIVANÇ
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Türkiye'yi yönetenler, bu toprakları vatan haline getirebilmek için daha çok şehide ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Bugüne kadarkiler yetmemiş anlaşılan. "El-Bab'tan gireriz, Musul'dan çıkarız!" haykırışlarıyla başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı El-Bab'da "İslâm Devleti" örgütünün (DAİŞ) savunma duvarına dayandı kaldı. El-Bab sonunda muhtemelen alınacak, fakat halen sayıları elli ikiyi bulmuş ve korkarım artacak olan şehitlerin ne uğruna can verdiği huzursuz edici bir soru olarak varlığını sürdürecek. Öyle görünüyor. Kimileri bu huzursuzluğun zerresini hissetmeyecek. Bu da görünüyor.
El-Bab'ta ne oluyor bitiyor, doğru dürüst haber alamıyoruz. Resmî açıklamaların güvenilirlik derecesi elbette sınırlı. Üstelik hakikat yine hamaset barajına takılıyor. Olan biteni genel olarak merak eden ve en son birkaç gelişmeden haberdar olmak isteyenler için, öğrenebildiklerimi, düşünebildiklerimi kısaca toparladım. Harita da fikir verici olacaktır umarım.
(Lütfen haritaya tıklayıp ayrıntıları görün.)
HESAP NEYDİ, VAR MIYDI? • Harekâtın hiç de baştan hesaplandığı -veya hesaplanmadığı- gibi gitmediği ortada. "İki günde alırız" diye başlatılan kuşatma neredeyse ikinci ayında, Menbic'in YPG ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından alınış sürecini izleyen herkes, El-Bab'ın ele geçirilmesinin hiç öyle söylendiği gibi kolay olmayacağını görebiliyordu. Bu defa güçlü bir düzenli ordunun harekâtta yeralmasının şüphesiz sonucu etkileyebileceği, ama eğer DAİŞ direnecek olursa harekâtın çok cana mal olacağı kestirilebiliyordu. Bizi yönetenler ve iktidar propaganda aygıtının söylemleri, savaşa katılacak askerlere moral verme gayretiyle açıklanamaz. Ortada gerçeklerin gizlenmesi ve çarpıtılmasına yönelik ağır çalışma var. Menbic'te, haftalarca süren kuşatma ve şehir savaşında, sonunda muzaffer olan SDG'nin yüzlerce savaşçısı öldü. TSK şimdilik elli iki şehit verdi, ancak ÖSO'culardan kaçının öldüğü resmî açıklamalarda yeralmıyor bile.
TSK ARTIK SADECE "DESTEKÇİ" DEĞİL • Ankara, birkaç yüz askeri ÖSO'culara destek olarak göndermenin "oradan gireriz buradan çıkarız" tehditlerini gerçekleştirmek için yeterli olacağını sahiden düşünmüş müydü, bilemiyoruz. Ancak şu anda oradaki asker sayısı, uzmanların söylediğine göre beş binden az değil, yedi bin diyenler var. Daha yeni, İzmir Bornova'dan takviye komando birliği gittiğine ilişkin haberler dolaştı. Ve artık Fırat Kalkanı Harekâtı'nın gövdesi "TSK destekli ÖSO" değil. El-Bab civarında DAİŞ'le savaşan, bu gidişle başka pek çok yerde SDG kuvvetleriyle karşı karşıya gelecek olan birlikler, esas olarak Türk komandolarından oluşuyor. ÖSO'cular garnitür kaldı. Kaldıysa.
DAİŞ'İN SAVUNMA SAVAŞI ŞEMASI • DAİŞ'in elindeki yerleri almak için girişilen harekâtlarda çatışmaların belirli bir şemaya göre geliştiğini artık rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir köye TSK+ÖSO kuvvetleri giriyor, tamamı alınacak sanılıyor, her tarafı mayınlamış ve tuzaklamış olan DAİŞ intihar saldırılarıyla atağa geçiyor, birtakım yerleri yeniden alıyor, sonra her şey baştan başlıyor. El-Bab'taki meşhur hastane savaşında, Şeyh Akil Tepesi'nin Fırat Kalkanı kuvvetlerince önce alınıp sonra kaybedilişinde, daha önce Menbic ve başka pek çok yerde görülmüş olan aynı taktikler sergilendi. DAİŞ bazen bazı sokaklardan çekiliyor, binaları boşaltıyor, düşmanının içerilere girmesini âdetâ teşvik ediyor. Ve önceden hazırladığı planlara göre, savaşçılarını kazdığı tünellerden düşmanının cephe gerisine gönderiyor veya birden intihar eylemcileri bombalı araçlarla beliriveriyorlar.
SAVAŞ ALANINDAN HABER VEREN KİMSE YOK • AA’ya göre TSK bugün El-Bab ve civarında 165 “DAİŞ hedefi” vurdu. Bu hedeflerin ne olduğunu, verilen zayiatı ancak resmî açıklamadan öğreniyoruz. Ordu, "örgüt mensuplarınca kullanılan barınma yerleri, savunma mevzileri, komuta kontrol tesisleri" diyor. TSK açıklamasına göre 11 DAİŞ’li öldürülmüş, bir obüsle üç de bombalı araç tahrip edilmiş. TSK hava saldırıları veya bombardımanlarından sonra DAİŞ genellikle vurulan sivillere dair açıklamalar yapıyor. Bunların doğruluğunu da kimse sınayamıyor. Yerleşim yerlerinin bombalandığına şüphe yok, ama buralarda ne oranda sivillerin bulunduğunu bilmiyoruz. DAİŞ'in bütün tedbirlerine ve iki ateş arasında kalma riskine rağmen El-Bab yakınındaki bazı köylerden kaçabilenlerin anlattıkları, sivil halkın çok zor durumda olduğunu ve devamlı kayıplar verdiğini gösteriyor. Zira DAİŞ'çiler köy evlerine yerleşip buraları bir süreliğine mevzi olarak kullanıyor, sonra yer değiştiriyorlar, ancak mevzi olarak tesbit edilen bu evler bilahare bombalandığında orada yalnız siviller kalmış olabiliyor. Bu yüzden, DAİŞ'çilerin kullandığı evlerdeki insanlar can pahasına kaçmaya çalışıyorlar, ama bu defa da DAİŞ'çilerce fark edilip yakalanıyor ve öldürülüyorlar. Pek azı kaçabiliyor. Eğer kaçabilenler güvenli yerlere kapağı atıp verdikleri bilgileri dünyaya duyuracak birilerine denk gelirlerse, biz de ufak tefek ayrıntıları öğrenebiliyoruz.
ÇARPITMA ÖRNEĞİ • 22 Ocak'ta daha çok DAİŞ yanlısı sosyal medya hesaplarından yayılan “El-Bab’da TC tankı ele geçirildi” haberi eski. Tank ele geçirdiler. Ama daha önce. Bunu tekrar piyasaya süren hesaplar daha çok propagandacılar ve yaygaracılar. DAİŞ'in iki Türk Leopard 2A4 tankını ele geçirdiğine dair haberler, örgütün intihar saldırılarıyla bir günde on beş askeri şehit ettiği, 2015 Aralık sonlarına aitti. Kimi haberlere göre DAİŞ iki tankı ele geçirmiş, kimilerine göre çatışmada geri çekilirken sahada bırakılan, iki de değil üç tankı TSK jetleri daha sonra vurup kullanılmaz hale getirmişti. Bir versiyon da, iki tankın kullanılmaz hale getirildiği, birine DAİŞ'in elkoyabildiği yolundaydı. Şimdi dolaştırılan fotoğrafın, 16 Aralık'ta DAİŞ tarafından vurulan Sabra M60 tankına ait olduğu söyleniyor. (Tanktan anlamam, çok yerde tekrarlananları aktarıyorum.)
SÜFLANİYE MUAMMASI • Başlıbaşına muamma haline gelen El-Bab kuşatmasının yanısıra, kasabanın kuzeydoğusundaki Kabasin ve Süflaniye köylerinin vaziyeti de müstakil muammalar oldular. Kabasin ve Süflaniye şimdiye kadar sayısız defalar el değiştirdi. Aynı gün, aynı saat içinde, Fırat Kalkanı destekçisi hesaplar buraların alındığını duyuruyor, DAİŞ hesapları geri alındığını ileri sürüyor. Üç gün önce beş askerin intihar saldırısı sonucu hayatını kaybettiği Süflaniye’deki durumu bilen yok, anlaşıldığı kadarıyla. Veya o da bize söylenmiyor. Fırat Kalkanı destekçisi hesaplar, Süflaniye’ye hakim olunduğunu, burada bir DAİŞ emirinin ele geçirildiğini ileri sürüyorlar. Ancak başkaları da köyün DAİŞ tarafından geri alındığı iddiasında. Anlayabildiğimiz kadarıyla, Fırat Kalkanı kuvvetleri şimdiye kadar Süflaniye'yi almak üzere sekiz-dokuz defa hücuma geçti, bunlardan bazılarında, sonra yeniden kaybetmek üzere, köyü ele geçirdi; ancak hâlâ sonuç belli değil. Bir iddia, köyden çekilinmediği takdirde DAİŞ'in atış menzilinde kalınacağı, bu yüzden DAİŞ'çileri temizledikten sonra Fırat Kalkanı askerlerinin geceleri köyü boşalttığı. Bu, DAİŞ'çiler geri geliyor mu demek? Askerî uzman değilim, çözemem.
KABASİN MUAMMASI • Kabasin için de aynı şey geçerli. Kabasin'in de yalnız 2016 Kasım'ının ortalarından sonuna kadar altı defa el değiştirmiş olması gerekiyor; bize ulaşabilen haberlere, iddialara göre. Şimdi, "Kabasin alındı" duyurularıyla, "Fırat Kalkanı birlikleri Kabasin'i almak için hazırlık yapıyor" paylaşımları birarada geziyor.
TEL RIFAT'TA ÇATIŞMA • Efrin Kantonu’ndaki YPG ve SDG kuvvetleri ile Fırat Kalkanı bünyesindeki Türk askerleri ve ÖSO’cuların çatıştığı bildiriliyor. Çatışma Tel Rıfat yakınında. Türkiye’nin buraya hava akını yaptığı iddiaları da ortalıkta uçuşurken, iddiasını “Fırat Kalkanı kuvvetleri Tel Rıfat’taki SDG mevzilerine ağır makineli ateşi açtı” ile sınırlı tutanlar da var. Tezahüratçı hesaplardan “leş aldık!” çığlıkları da yükseldi. Bunlar her fırsatta aynı çığlıkları attıklarından, söylediklerine güvenemiyoruz haliyle.
SURİYE ORDUSU İLE TSK ARASINDA 5 KM KALDI • Gelişmeleri daha da tehlikeli kılabilecek olan bir etken, Suriye ordusunun Halep’in kuzeydoğusunda, El-Bab’a doğru giriştiği harekât. Suriye ordusu köyleri ele geçirerek El-Bab’a yaklaşıyor. Şu anda Suriye ordusuyla TSK arasında beş kilometre kaldı ya da kalmadı.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024