Yasin AKTAY
Taraf Gazetesi'nin Diyanet'i hedef alan manşetini eleştirmiştim son yazımda. Diyanet dergisinin 44 dilde "selam"ı ifade eden kapağında, selamın Ermenice, İbranice ve Kürtçe karşılığının yer almamasından hareketle Diyanet'in ne ırkçılığı ne faşistliği ne inkârcılığı bırakılmış. Üstelik aynı haberde, bu haber hazırlanırken Diyanet'in bu kapağı yapan görevlilerine sorulduğu da ifade edilmiş. Sorulmuş da ne cevap alınmış? Diyanet görevlileri bu işte hiçbir kasıtları olmadığını, bilhassa İbranice ve Ermenicenin tamamen ihmal edildiği, Kürtçesininse karşılığının ne olduğu konusunda belli ki, üstünkörü bir araştırmayla Türkçedeki gibi "selam" olduğuna karar verildiği söylenmiş. Bu karar ne bağlayıcı ne nihai veya normatif bir karar. Sonuçta bu bir kapak çalışması, bir yasa metni veya bir dini vaaz metni bile değil. Hatırlatıldığında bir yanlış varsa yanlışta ısrar edilmiyor. Ama selam sözcüğünün, kime sormuşlarsa Kürtçede, aynen Türkçedeki gibi yaygın ve ortak bir sözcük olduğu bilgisi aldıklarını söylüyorlar. Böyle düşünmeye sevk eden bir başka veri, Türkçede başka bir karşılığı olmayan selam sözcüğünün kendisinin Türkçe olmaması.
Şimdi bunu yapan aynı Diyanetin bu dönem yaptığı çalışmalara bakıldığında Kürtçeye karşı seksen yıldır yürütülen inkâr yaklaşımından çok uzakta olduğu da bilinmiyor değil. Başkanının çığır açıcı demeçleri ve bu konudaki faaliyetleri biliniyor. Şu kadarını söyleyelim ki, bugünlerde konuyla ilgilenen herkesin diline pelesenk hale gelmiş "her dil bir ayettir" sözünü muhtemelen yaygınlaştıran kişidir. "Kardeşlik edebiyatı yetmez, hukukunu da gözetmek lazım" diyen kişi de aynı kişi. Kendisine Kürtçe vaaz ve hutbe verebilir miyiz diyen melelere "siz "hâlâ Kürtçe vermiyor musunuz vaazlarınızı?" diye tepki veren de, bunun için bin meleyi istihdam etmenin yolunu açan da aynı başkanın diyaneti. Bütün bu faaliyetleri yapan bir kişiye veya emrindeki kuruma, ya sehven veya başka bir mülahaza ile ihmal ettiklerini de söyledikleri bir konudan dolayı seksen yılın bütün faşizan, ırkçı, inkarcı uygulamaların günahını yüklemeye kalkışmak nasıl izah edilebilir?
Benim derdim diyaneti aklamak değil, hata ettiğinde veya hatasında ısrar ettiğinde avukatı değil savcısı olurum. Ama bu olay vesilesiyle dikkat çekmek istediğim şey, Taraf'ın son zamanlarda iyice rahatsız eden dili. Bu dilin mazlumların sesi olmak gibi bir misyonu veya işlevi yok. Barışı kolaylaştırıcı, çatışan tarafları barışmaya hazırlayıcı bir yaklaşımı da yok. Aksine bu haliyle nefreti yaygınlaştırıyor. Tarafların birbiriyle uzlaşacakları, barışacakları varsa onları ebediyen bir daha birbirlerine iyi niyetle bakamayacak hale getirmek gibi bir yaklaşımı var. Roboski'den dolayı, mesela, hükümeti de, askeri de eleştirebilirsiniz, eleştirmelisiniz de. Bu olaydan dolayı ilk günden itibaren bir dakika bile gecikmeksizin hükümetin önce bir özür dilemesi gerektiğini söylemekten geri durmadım. Hâlâ aynı görüşteyim. Ama Roboski olayını "Türkler Kürtleri katlediyor", "devlet halkını katlediyor" diye sunmak, hele yılbaşı gecesi İstanbul'daki eğlencelere bakıp "Kürtler ölürken Türkler eğleniyor" diye vermek hem doğru değil, hem de Kürtlerin kalbinde zaten var olan kırgınlığı, kızgınlığı iyice telafi edilemez bir kine ve nefrete dönüştürmekten başka bir işe yaramıyor.
Doğru değil, çünkü o eğlenenlerin "Türk" olduğunu söylemek bizatihi ırkçılıktır. (Ne yani, Kürde karşı yapıldığında ırkçılık olan şey, Türk'e yapıldığında masum mu olacaktı?) Bir defa Türk halkının ne kadarı o eğlencelere katılıyor, katılanların ne kadarı Türk ne kadarı Kürt ne kadarı bilmem ne? Kimin elinde nasıl bir kesin bilgi var ki? Sürekli muhafazakârlaştığı söylenen Türkiye halkının büyük kesiminin o kutlamalarla ilgisi olmadığını Türkiye'den azıcık haberdar olan herkes bilir. Ama o manşet o şekilde atılabildi ve o manşetten üreyecek tek şey mazlumluk ve mağdurluk üzerinden bir Kürt ırkçılığından başkası olmayacaktı, olmadı da. Bizzat Taraf'ın manşetlerinde Kürt açılımı konusunda attığı adımlar dolayısıyla defalarca demokrasi kahramanı gibi yansıtılan başbakan nasıl oluyor da, kısa sürede hiçbir şey yapmamış gibi hatta cumhuriyet tarihinin neredeyse en büyük Kürt düşmanı gibi yansıtılabiliyor? Bu nasıl bir denge sorunudur?
Benim hayıflandığım, Türkiye'nin demokratikleşmesine olan efsanevi katkısını, savaşın bitmesi için göz yaşartıcı hümanist yaklaşımını gördüğümüz Taraf'ın bu tavırlarıyla Türkiye'de barışa değil savaşa hizmet etmesidir. Bir yandan barışı istediğinizi söyleyeceksiniz, bir yandan barışın en önemli tarafının aslında hiçbir şekilde barış yapılamayacak kadar kötü niyetli, gaddar, ırkçı, faşist, katil olduğu düşüncesini büyük bir ısrarla telkin edeceksiniz. Peki, Allah aşkına neden barış diyorsunuz o zaman? Savaşan taraflardan birini sürekli diğeri hakkında kin ve nefretle doldurursanız, en iyi niyetle yorumlanacak durumları bile kötü niyetin işaretleri gibi okumayı sağlayacaksanız, bu barışı nasıl sağlamayı düşünüyorsunuz?
Kuşkusuz barış istiyorsanız ve gerçekten öldürülen insanların acılarını gerçekten hissediyorsanız bunun gereğini de akıllıca ve samimiyetle ortaya koymalısınız. Barışı sağlamak her şeyden önce bir dil sorunudur. Bu dil de öyle Kürtçe, Türkçe, Arapça meselesi değildir. Bizatihi insani dildir, gönül dilidir. Siz barış derken de tavırlarınızın sergilediği dil saldırgan olmamalı, bu barış iradesine tercüman olmalı. Hele yangının üzerine körükle gitmemeli. Son yazımda söylediğim buydu. Taraf'ın bu tarz yayınıyla kavga çıkar, savaş kızışır, insanların barışacakları varsa bile sürekli kışkırtılan duygularıyla savaşa devam ederler, ama barış çıkmaz. Bunları söyledim, iki gün sonra Taraf sayfalarında Nîbahar dergisi yazarlarından olduğu anlaşılan Nevzat Eminoğlu imzasıyla "Yasin Aktay'a ne oluyor böyle?" başlığı altında bir cevabi yazı yayımlandı.
Hiç sevmediğim şeylerden biri tartıştığım konuların merkezine şahsımı koymak. Ama Eminoğlu işe bununla başlamış. Yine şahsileştirmemeye azami dikkat etmek üzere sonra devam edelim.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.06.2020
6.01.2019
16.10.2019
14.10.2019
9.09.2019
8.07.2019
8.07.2019
22.04.2019
1.02.2019
25.02.2019