Akın ÖZÇER
Kabul etmek gerekir ki Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11. maddesinde kayıtlı toplantı ve dernek kurma özgürlüğü, bir önceki maddesinde yer alan ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olarak, demokrasinin temel ilkelerinin başında geliyor. Bu özgürlüğe aynı maddenin 2. fıkrasına uygun olarak getirilen “ulusal güvenliğin, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi (…) için gerekli olan” sınırlamaların keyfi olarak kullanılmaması için de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihatlarının göz önüne alınması önem taşıyor.
CHP İzmir milletvekili, AİHM eski yargıcı Büyükelçi Rıza Türmen, önceki gün Milliyet’te yayımlanan yazısında, DİSK ve KESK’in 1 Mayıs kutlamalarını yasaklanan Taksim Meydanı’nda gerçekleştirme talebine destek amacıyla Avrupa hukukunda toplantı ya da gösteri yerinin, düzenleyicileri tarafından belirlenmesinin bu özgürlüğün özünün bir parçası olduğunu savunuyor. Bu görüşünü, Hukuk Yoluyla Demokrasi (Venedik) Komisyonu’nun 15 Temmuz 2013 raporundan bir alıntıyla da destekliyor.
Türmen bu bağlamda ayrıca, AİHS’in 1. maddesi uyarınca düzenlenmiş olan anayasanın“Toplantı ve gösteri düzenleme hakkı” başlıklı 34. maddesi ile maddenin son fıkrasında atıfta bulunulan bu hakkın kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usulleri gösteren 2911 sayılı kanun arasında çelişki bulunduğuna dikkat çekiyor. Başka bir deyişle bu yasanın AİHM kararlarını gözönüne almadığını söylüyor ve CHP’nin bu konuda yaptığı yasa teklifinin dikkate alınmamış olmasından yakınıyor.
AİHM’in 27 Kasım 2012 tarih ve 38676/08 sayılı kararı
Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına kapatılmasını “hukuka aykırı, keyfi bir karar”olarak niteleyen Türmen, 2911 sayılı yasa ile toplantı ve gösteriler için bildirim yükümlülüğü getirilmesinin ve bildirim yapılmadan düzenlenen bir toplantı ya da gösterinin zor kullanılarak dağıtılması yetkisi verilmesinin AİHM kararlarına aykırı olduğunun altını çiziyor. Atıf yaptığı kararlardan biri de 27 Kasım 2012 tarih ve 38676/08 sayılı DİSK ve KESK ve Türkiye kararı. AİHM bu kararında, Türmen’in vurguladığı gibi, “göstericilerin şiddete başvurmadığı durumlarda, kamu yetkililerinin Sözleşme’nin 11. maddesinde teminat altına alınan barışçıl toplantı hakkının özünün zarar görmesini engellemek için, barışçıl toplantılara bir miktar hoşgörü göstermeleri gerektiği kanaatini” dile getiriyor.
AİHM’in bu kararı, DİSK ve KESK’in 2008’de 1 Mayıs kutlamalarını yine Taksim’de yapma talebinin hükümetçe reddedilmesine ve yine de Taksim’e gitmek üzere Şişli’de toplanan üyelerine karşı polisin güç kullanmasına karşı iç hukuk yollarını tükettikten sonra yaptığı başvuruyla ilgili. Sözkonusu sendikaların avukatlarından Arzu Becerik başta olmak üzere bazı hukukçuların “Taksim Meydanı kararı” olarak nitelemeleri bu karara belki olduğundan çok anlam kazandırıyor.
Oysa AİHM, dava konusu 1 Mayıs kutlamalarının Taksim Meydanı’nda yapılması gerektiği gibi bir karara varmış değil doğal olarak. Kararda, “1977 yılında İsçi Bayramı kutlamaları sırasında yaşanan kargaşada 37 kişinin hayatını kaybettiği”not ediliyor. Ayrıca “2010 yılından itibaren İsçi Bayramı’nın Türkiye’de ulusal bayram olarak kutlandığını ve bu tarihten itibaren Taksim Meydanı’nda kutlamalar yapılmasına izin verildiği” kaydediliyor. Ama dava konusu olayları, (polisin orantısız güç kullanması) her hâlükârda gösterinin başlamasından önce meydana geldiği gerekçesiyle, gösteri yerinin güvenlik açısından risk oluşturup oluşturmadığından bağımsız olarak değerlendiriyor. Sonuçta polisin müdahale ederek göstericileri engellediği için Türkiye’yi 11. maddeyi ihlâlden mahkûm ediyor; sendikaların 400 bin avro tazminat talebini ise geri çeviriyor.
Meydan konusuna gelince, AİHM davacıların “diğer toplu gösteriler için Taksim Meydanı’nın kullanılmasına izin verilirken kendilerine izin verilmeyerek toplanma özgürlüğü haklarının uygulanmasında ayrımcılığa maruz bırakıldıkları” iddiasını bir yana bırakarak bu konuda ayrı bir karara gerek duymuyor. Bu karardan göstericilerin uygun gördükleri bir yerde kutlama yapmalarının uygun görüldüğü sonucu çıkarılması kolay değil, ama önemli olan gösterilerin “barışçıl ” olup olmadığı, güvenlik riski taşıyıp taşımadığı hususu zaten.
Karar çıktığında Taksim Meydanı’nda gösteri yapılmasında o tarihe kadar belki güvenlik riski bulunmuyordu ama Gezi ile başlayan şiddet içeren protesto gösterilerinden sonra, böyle bir riskin olmadığını söylemek mümkün değildi. Bu yılki 1 Mayıs’ta yaşanan şiddet olayları bir defa daha gösterdi ki Taksim ve çevresi barışçıl gösteriler için büyük bir güvenlik riski taşıyor.
CHP’nin koşulsuz Taksim desteği
Ana muhalefet partisi, DİSK ve KESK gibi, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim Meydanı’nda yapılmasını destekledi. Türmen’in yukarıda özetlediğim yaklaşımı çerçevesinde CHP’nin bu tutumunu ilkesel temelde desteklemek mümkün. Ama toplantı özgürlüğü ve özellikle toplantı yeri konusunda gösterilen bu hassasiyetin benzerini yeni anayasa çalışmalarında da ortaya koyması gerekmiyor muydu?
Diyelim ki CHP değişim sürecine girdi; bundan böyle çözüm sürecine ve Ermeni açılımına katkıda bulunacak ve başta üzerinde dört partinin mutabakata vardığı 60 maddenin Meclis’ten geçirilmesi olmak üzere demokratik bir anayasa yapılmasına ön ayak olacak. Bu durumda toplantı ve gösteri özgürlüğünü, toplantı yerinin göstericilerce belirlenmesine kadar AİHM ölçütlerine uygun hale getirmek isteyen bir siyasi parti yeni anayasaya koymuş olduğu anti-demokratik kırmızıçizgilerini kaldırmaz mı? Demokrasi, toplantı özgürlüğünden ibaret olmadığına, bu özgürlük alanı temel hak ve özgürlükler bütününün ayrılmaz parçası olduğuna göre böyle olması gerekmez mi?
Gel gör ki CHP milletvekilleri mantığın gerektirdiği şekilde tepki vermiyor. Bu özgürlük alanı konusunda en küçük ayrıntıların bile altını çizen Rıza Türmen, çıktığı televizyon programında çelişkili davrandı. Bir kere, AİHM ölçütlerine göre gösterilerin barışçıl olması gerektiğini söyledi, söylemesine ama gözlerimizin içine baka, baka, Gezi protestolarında olduğu gibi bu yılki şiddet olaylarında da göstericilerin şiddete bulaşmadığını ima etti. Ben Taksim’e gitmek isteyen bir işçi olsam, yolumu kesen polise saldırabilir miyim, cebimden taş, molotof kokteyli çıkarıp atabilir miyim, polis arabalarını devirebilir miyim? Bayram kutlamak isteyen işçinin cebinde bu tür aletler olabilir mi?
Türmen’in bir başka çelişkisi, Türkiye’de demokrasinin yeterince gelişmediğini söylerken –ki bu doğru- hâlâ partisinin demokratlara saç baş yolduran tutumunu savunuyor olması. Kendisi CHP adına Uzlaşma Komisyonu üyesiydi, basına yansıdığı kadarıyla yeni anayasa yazımında birçok konuda partisininkinden çok daha demokratik tutumlar aldı. Yukarıda yazdıklarımı bir kez daha yinelememe gerek yok ama o programda yine gözümüzün içine baka, baka sanki CHP demokrasi ve özgürlükler konusunda AK Parti’den daha ileri adımlar atıyormuş gibi konuştu. Siyaset böyle bir şey işte…
Rıza Türmen, CHP’nin demokrat yüzü; o partide bu yılki 1 Mayıs gösterilerinde ekranlara yansıdığı kadarıyla tokat attığı polisin yakasına yapışan ya da gittiği Taksim Meydanı’ndan Başbakan’a tehditler savuran milletvekilleri de var. Sanki daha bir ay önce sandıktan büyük bir zaferle çıkan Erdoğan değil de, kendi liderleriymiş gibi.
Gel gör ki öyle veya böyle dikiş tutacak bir tutum değil bu. Çünkü kimilerinin hor gördüğü, cahil diyerek küçümsediği seçmen bile söylenenlere değil yapılanlara inanıyor. Zekâsıyla alay edilmesine ise çok ama çok kızıyor. Bu nedenle CHP’ye hiç ama hiç destek vermiyor. Yerel seçim sonuçları hâlâ geçerli ama birileri bir türlü anlamak istemiyor demek ki.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025