Akın ÖZÇER
Başlık yanıltmasın; yazımın konusu AK Parti hükümeti ile HDP arasında geçen Cumartesi günü düzenlenen ortak basın toplantısıyla gündeme gelen Çözüm Süreci’nin bundan sonraki aşaması değil. Çözüm Süreci ile aşağı yukarı aynı dönemde başlayan Kolombiya’daki barış sürecinden, Havana’da tam iki yıl üç aydan bu yana hükümetle Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC-EP) arasında sürdürülen müzakerelerde varılan son aşamadan söz ediyorum.
Okurlarımın bildiği gibi, altı gündem maddesi üzerinden yürütülen bu müzakerelerde varılan tüm aşamaları ve konuyla ilgili gelişmeleri düzenli olarak aktarıyorum. FARC’ın 50 yılı aşkın bir süredir yürüttüğü silahlı mücadelenin diyalogla sona erdirilmesi, sadece Kolombiya ve Latin Amerika, hatta tüm dünya açısından önemli bir gelişme değil, aynı zamanda silahlı çatışmaların demokratik yöntemlerle çözümünün yüzyılımızın ortak değerlerinden biri olduğu için.
Kolombiya’daki barış sürecinin İspanya’dakinden bir farkı var. O da ülkedeki siyasi partilerin bu konuda, Türkiye’de olduğu gibi, birlikte hareket etmemeleri. İspanya’da 1988’de ETA’nın siyasi kolu dışındaki tüm siyasi partiler, terör örgütüyle demokratik yöntemlerle mücadelenin esaslarını içeren Ajuria Enea Paktı’nın altına imza koymuşlardı. Oysa Kolombiya’da başından beri barış sürecine karşı çıkan eski Devlet Başkanı, yeni senatör Álvaro Uribe’nin örgütlediği bir muhalefet cephesi ve bu nedenle kutuplaşmış bir kamuoyu var.
Barış süreci üzerinden oluşan bu kutuplaşma, geçen yıl Mart ayındaki genel seçimlere ve özellikle Mayıs ve Haziran aylarındaki başkanlık seçimlerine damgasını vurmuştu. Katılımın yüzde 40 oranında kaldığı başkanlık seçimlerinin ilk turunu Uribe’nin desteklediği Óscar Iván Zuluaga yüzde 30’a yakın oyla ilk sırada kapamıştı. Kaderini barış sürecine bağlamış Devlet Başkanı Juan Manuel Santos favori olmadığı ikinci turda barış sürecini destekleyen seçmenler sayesinde yüzde 51 oy oranıyla yeniden seçilebilmişti.
Süreç karşıtlarının argümanlarının başında on yıllardır barışı önemsememiş olan FARC’a güvenilemeyeceği, örgütün hiçbir zaman silah bırakmayacağı iddiası geliyor. Müzakerelerin silah bırakma üzerinde mutabakata varılmadan başlaması, gündemin yüklü olması nedeniyle uzun süren müzakerelerin arada meydana gelen şiddet eylemleri nedeniyle kesintiye uğraması bu iddialara dayanak oluşturuyor. FARC ile yürütülen diyalogun devletin silahlı güçlerinin moralini bozduğunu savunan muhaliflere göre, sorunun tek çözümü gerillanın adalete teslim edilmesinden geçiyor.
Kolombiya’nın yakın siyasi tarihine bir göz atıldığında, FARC’ın 1980’lerden bu yana sadece devletin yasal güçleriyle değil, ayrıca sonuncusu Uribe döneminde yapılan anlaşma sonucu dağıtılan 30 bin kişilik AUC (Autodefensas Unidas de Colombia) olmak üzere paramiliter gruplarla alt edilmeye çalışıldığı görülüyor. Juan Manuel Santos Devlet Başkanı oluncaya kadar resmen inkâr edilmiş olsa da, Kolombiya’nın sadece 20 yılda (1985-2005) 220 bin kişinin yaşamını yitirdiği kanlı bir silahlı çatışma yaşadığı ve bu çatışmayı askeri yöntemlerle sona erdiremediği gerçeğini göz ardı etmek mümkün değil.
Bu itibarla, askerî çözümde ısrar ederek barış sürecine karşı çıkmanın Kolombiya’nın ulusal çıkarlarıyla ne ölçüde bağdaştığını söylemek bize düşmez belki ama ne kadar anlamsız olduğu ortada. Kolombiya örneğini Türkiye ile karşılaştırmayı ve siyasi partilerimizin kendi Çözüm Sürecimiz hakkındaki yaklaşımlarını değerlendirmeyi okurun takdirine bırakıyorum.
El País gazetesinin Kuba ve Norveç’in gözlemcilik yaptığı Havana görüşmelerinde gelinen son aşamayla ilgili haberi “Kolombiya’da barış süreci geri dönüşü olmayan bir noktaya geldi” başlığını taşıyor. Gazetenin başlık olarak kullandığı bu cümle aslında Kolombiya hükümetinin bu müzakerelerdeki strateji uzmanı Sergio Jaramillo’ya ait. Jaramillo, IRA ile müzakereleri yürüten Büyük Britanya eski Başbakanı Tony Blair’in kabine direktörü Jonathan Powell’ın “Talking to Terrorist” başlıklı kitabından esinlendiğini saklamıyor. ETA’nın silah bıraktığını ilan ettiği Aiete Konferansı’na da katılmış olan Powell bir süredir Devlet Başkanı Juan Manuel Santos’un danışmanlığını yürütüyor.
Bilindiği gibi, müzakerelerde üzerinde mutabakat sağlanan maddeler teker, teker değil, ancak gündem maddelerinin tümü üzerinde uzlaşmaya varıldığında geçerli olacak. Bugüne kadar altı maddenin dördü üzerinde uzlaşmaya varıldığı dikkate alınırsa, barışın dönüşü olmayan bir yolda olduğuna kuşku yok.
Başkan Santos’un geçen pazartesi Madrid Kraliyet Tiyatrosu’nda düzenlenen Kolombiya Barış Forumu’nda açıkladığı gibi, ABD Başkanı Obama on gün önce Havana müzakerelerini izlemekle bir temsilcisini görevlendirmiş bulunuyor. Santos, ABD temsilcisinin Havana’da doğrudan FARC heyetiyle görüşebildiğini, bunun bir ilk olduğunun ve barışa yaklaşıldığının önemli göstergelerinden de birini oluşturduğunun altını çiziyor.
Santos’un söz konusu forumda verdiği bilgiye göre, Havana’da son olarak müzakeresine geçilen gündem maddesi FARC’ın silah bırakmasıyla ilgili. Konuyu FARC ile müzakere etmek üzere beş General Salı günü Havana’ya geçmiş bulunuyor. Generaller FARC’ın askeri şefleriyle silah bırakılması konusunda teknik müzakereler yapacak.
Devlet Başkanı Santos, söz konusu müzakerelerin ardından FARC’ın Aralık ayında tek yanlı olarak silah bıraktığını açıklayacağını, bunun da bugüne kadar görülmemiş bir jest olacağını vurguluyor. Bu sevindirici bir gelişme ama Aralığa kadar daha uzun bir süre var. Siyasi konularda müzakereler sürerken örgüt daha kesin silah bırakmış değil. Bu da süreci hassaslaştırıyor. Çünkü Başkan Santos, örgütün eylemsizliği ihlal ettiği her durumda müzakereleri askıya almak durumunda kalıyor.
Anımsanacağı gibi, konuyla ilgili “Havana müzakere sürecine devam” başlıklı son yazımda FARC’ın General Rubén Darío Alzate ile kendisine refakat eden iki subayın kaçırılmasıyla askıya alınan sürecin devamı için varılan mutabakatı anlatmıştım. Silahların gölgesinde bir dakika bile müzakere yapılmasının kabulü mümkün değil elbette. Ama müzakereler için kesin silah bırakma da şart olmayabiliyor.
Silah bırakmanın karşılığı, Ajuria Enea Paktı’nda olduğu gibi, ağır insanlık suçu işlememiş kişilere siyaset hakkı verilerek topluma kazandırılması. Ama üzerinde müzakere edilmesi gereken bir nokta daha var. O da kurbanlar için adaletin sağlanması; başka bir deyişle kirli savaşta ağır insanlık suçu işleyenlerin cezalandırılması.
Çatışmaların sonlandırılmasının ardından beyaz bir sayfa açılmasının önündeki güçlükleri Bask Ülkesi ile ilgili yazılarımda dile getirmiştim. Kolombiya’da bu sorunu aşmanın çok daha güç olacağı izlenimi ediniliyor. Çünkü Kolombiya’daki siyasi partiler, İspanyol partilerinden farklı olarak, daha barış süreci ve temel ilkeleri üzerinde uzlaşmaya varabilmiş değiller.
Türkiye ile benzerlik ve farklılıkların takdirini okurlara bırakıyorum doğal olarak.
.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025