Atilla Aytemur
Padişahlığı geride bırakalı hayli uzun zaman oldu. Cumhuriyet’in kuruluşunun 96. yılını geçtiğimiz haftalarda idrak ettik. Lâkin kulluktan aynı anayasaya ve hukuka tabi, özgür ve eşit yurttaşlığa geçtiğimizi idrak edemeyenlerin halen bir hayli fazla olduğu görülüyor.
Bu idraksizlik durumuna kendi halinde yurttaşlar arasında rastlamamız pek sorun olmadığı gibi, düzelmesi için belki biraz daha bekleyebiliriz.
Ama bu idraksizlik Türkiye’nin dört bir yanında ve her Allahın günü, kamu yöneticileri ve görevlilerinde görülünce, düzeltilmeye muhtaç büyük bir sorun karşısında olduğumuz ortaya çıkıyor.
Lafı uzatmayayım; kamuda görev alıp altına bir koltuk çekenlerin önemli bir bölümü kendilerini bir şey sanıyor. Bir cumhuriyette, yasalar ve kurumlar karşısında bütün yurttaşların eşit olduğu bir ülkede yaşadıklarını unutup, kendilerine bir nevi kulluk edilmesini bekliyor ve istiyorlar.
Yurttaşı kul olarak görmek!
Cumhurbaşkanı Erdoğan sık sık “Biz milletin efendisi değil, hizmetkârıyız” diyor; ama kamu ve yerel yönetim bürokrasisinde bunun fazla bir yankı uyandırmadığı görülüyor.
Bu bürokratlar yetki alanlarını sultanlık toprağı, oturdukları koltuğu da padişahlık ya da vezirlik makamı sanıyorlar. Eh, bu durumda vatandaşın payına da kulluk düşüyor.
Zihniyetleri zamanın gerisinde kalmış nice kamu yetkilisinin devr-i iktidarında keyfilik, ideolojik ve politik zorlama, kişisel inanç ve ahlâk ölçülerini dayatma, anayasa ve yasaları ihlâl, vicdanı ve insan haklarını kapı dışında bırakma halleri, yıllardır normalimiz haline gelmiş durumda.
Durumun yalnızca bu dönemin iktidarına mahsus olduğunu da söyleyemeyiz.
Açıkçası devlet kadrolarının zihniyetinde ciddi bir değişikliğe ve bunun için de zamanımızın değerlerini ve normlarını içeren, eğitici yönü yüksek, kapsamlı bir kamu reformuna ihtiyaç duyuluyor.
Son günlerde yaşadıklarımızdan aşağıda vereceğim örnekler, aslında fazla söze gerek bırakmıyor.
Ceren katledilirken ne diyor bu müdür!
Günlerdir Ordu’da korkunç bir cinayete kurban giden genç balerin Ceren Özdemir’i konuşuyor ve bu vahşeti gerçekleştiren katilin kabarık suç dosyasıyla nasıl açık cezaevine gönderilip oradan da elini kolunu sallayarak kaçabildiğini tartışıyoruz.
Psikopat katilin hayatında hiç görmediği bir genç kızı, yani Ceren’i evinin kapısında sıkıştırıp sayısız bıçak darbesiyle öldürmesi başta ailesi ve Ordulular olmak üzere bütün Türkiye’yi yasa boğuyor. Vicdan ve sağduyu sahibi bütün vatandaşlar infial halinde.
Bu sırada Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ortaya atılıp “Ama olayın da çok değişik boyutları var. Dolayısıyla yani bizim çocuklarımızı her yönüyle iyi yetiştirmemiz gerekiyor” deyiveriyor.
Koca bir ilin eğitimini böyle bir zihniyete teslim etmişiz.
Konya Valisi kendini ne sanıyor acaba?
Eğitimin en büyük gücü öğretmenler; çocuklarımızı ellerine teslim ettiğimiz bu seçkin insanları yılda bir gün, 24 Kasım’da hatırlıyoruz.
Onları mesleğe hazırlayan kurum ve imkânların pek yeterli olmadığının, çalışma ve yaşam koşullarının dünya standartlarının çok altında olduğunun da farkındayız.
Bu eksiklik ve yetersizlikler yılda bir kutlanan Öğretmenler Günü'nde söylenen birkaç gönül alıcı sözle, bir süre için de olsa unutturulmak isteniyor.
Geride bıraktığımız 24 Kasım’da Konya Valisi kürsüye çıkmış öğretmenlerimizi kutlayacakken, gözü bir kişinin bacak bacak üzerine atmış oturmasına takılıyor ve "Birader sen öğretmen misin? Öğretmen gibi otur da bir görelim. Allah Allah!” şeklinde bir höykürme ile bu önemli güne giriş yapıyor.
Uyardığı kişinin bir gazetenin muhabiri olduğu anlaşılınca da “Kızdığım kişi muhabirmiş. Öğretmen olsa da olmasa da bu tip oturuş uygun görülmez” diyerek kendini savunmaya çalışıyor.
Bir elinde mezura, diğer elinde makas!
Madem eğitim alanından girdik, oradan devam edelim.
Biliyorsunuz, “Kıyafet Devrimi” filân yapmış bir memleketiz. Hal böyleyken, giyim kuşam konusunda kimseyi kendi tercihiyle baş başa bırakmayıp, hayatı birbirine zehir etmiş bir milletiz. Resmi kurumlarda yönetmelikler, kamusal alanda gelenek ve görenekler, ahlâkı, inancı ve kıyafeti farklı olanı dövmek için elimize aldığımız bir tür silah olmuş.
Başörtüsü meydan muharebesinden yara bere içinde çıkıp, bir nebze barış ve huzura kavuşalı şunun şurasında birkaç yıl oldu.
Ama bu kavgaya daha doyamayanların olduğu görülüyor. Türkiye’nin bir ucunda, Siirt’in Kurtalan Anadolu Lisesi’nde Fersende Karataş isimli müdür, bir elinde mezura, diğer elinde makas, kız öğrencilerin etek ve pantalon boyu ile saç uzunluklarının peşine düşmüş.
Yardımcısı Melek Misal Ceylan da bu ulvi eğitim hizmetinde hocayı yalnız bırakmamış.
Ders zamanında bir odaya çekilen öğrencilere yapılanlar “ölçüm” işleminden ibret değil; psikolojik şiddet, hakaret, aşağılama ve rencide etme de bu çalışmaya eşlik ediyor. Eğitim dışı bu uygulamaya biraz itiraz edip hak ve hukukunu savunmaya yeltenenler ise iyice örseleniyor.
Olayı yakından takip eden bir gazetecinin durumu hem kamuoyuna duyurması, hem de Milli Eğitim Bakanı’nı haberdar etmesi üzerine, Siirt Valiliği inceleme ve soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Selâm düşkünü belediye başkan yardımcısı
Kibirli, egosu tavan yapmış ve işgüzar yöneticilere yalnızca devlet kurumlarında rastlamıyoruz. Yerel yönetimlerde de yeterince olduğu görülüyor. İstanbul Güngören Belediyesini son seçimde de AK Parti aldı. Ne yazık ki bu belediye yaptığı hizmetlerin yüksek kalitesiyle değil, bir personele reva görülen inanılmaz bir davranışla kamuoyunun gündemine girdi.
Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, aynı belediyede şoför olarak görev yapan bir çalışana, kendisini görünce ayağa kalkıp selâm vermediği gerekçesiyle, bütün gün tuvalet önünde bir sandalyede oturma ve kendisi oraya gidip geldikçe ayağa kalkarak selâm verme cezası veriyor.
Olayın görüntüleri sosyal medyaya yansıyıp tepkiler oluşunca da Belediye Başkanı Bünyamin Demir, başkan yardımcısının istifasını alıp basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruyor; belediye çalışanları ve ilçe halkından özür diliyor.
AK Parti merkez yönetimi de bu ağır hukuk ve insan hakları ihlâlini ve aşağılayıcı tavrı kınayıp üzüntülerini belirtiyor ve söz konusu kişinin belediye meclisinden de istifa etmesi gerektiğinde ısrar ediyor.
Sanki tarikat ve cemaatlerden sorumlu?
Son örneğimiz ise, 2018 yazında yaşanan ve kamu görevlilerinin bulundukları konumu en az diğerleri kadar tartışmalı hale getiren bir husus.
İstanbul Belediyesi’nin bir çalışanı olan Nuri Başkapan isimli bir yurttaş, devlette istihdam bakımından son dönemlerin en gözde tarikatı olduğu ileri sürülen Menzil Tarikatının yayınlarında yer alan bazı noktaları facebook hesabında eleştiri konusu yapıyor.
Ancak bu eleştirilere tepki Sivas’tan ve umulmadık bir yerden geliyor. Sivas Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis komiserinden.
Polisimizin yurttaşa davranışta hukuka uygunluk ve saygı kriterleri bakımından dünya sıralamasında yıllardır yüz ağartan bir yerde olmadığını biliyoruz.
Komiser Ahmet Aker, tanımadığı ve İstanbul’da yaşayan bir kişiden gelen Menzil Tarikatının yayınlarına yönelik eleştirileri nedense üzerine alıyor. Basın ve ahlâk yasaları gereği buraya alamayacağımız ama sıkça tanık olduğumuz küfür ve hakaretleri art arda sıralıyor.
Ama Ahmet komiser orada da durmuyor. “Azrailin olur, canını alırım” diyerek Nuri Başkapan’ı ölümle tehdit ediyor. “… Bu günkü durumu fırsat bilip tarikat ve cemaatlere saldıranların hiç birinde iyi niyet aramam. Kimin ne maksadı varsa ortaya çıkarmasını da, gereğini yapmasını da bilirim” demeyi de ihmal etmiyor.
Olay Sivas’ta mahkemeye taşınıyor ve geçtiğimiz günlerde karara bağlanıyor. Tehditten suçlu bulunan komiser altı ay hapse mahkum ediliyor. Cezayı beş aya düşüren mahkeme hüküm açıklanmasını ise erteliyor.
Elbette yukarıdakilere benzer birçok olayda idare ve yargı devreye girip sorumlulardan hesap soruyor -- ama yeterli olmadığı da ortada. Yurttaşları eğitilmeleri ve hizaya sokulmaları gereken kullar olarak görme tavrı her yerde kendini gösteriyor.
Kamu yetkilileri ve görevlilerinin, bütün yurttaşların aynı hukuka tabi, eşit hak ve özgürlüklere sahip kişiler olduklarını kabullenmelerini sağlayacak kapsamlı bir zihniyet reformuna ihtiyaç var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022