Elif ÇAKIR
Ülkemizin bütün saygın hukukçuları AK Parti’nin MHP ile birlikte çıkardıkları adaletsizliklerle, hukuki çelişkilerle, tutarsızlarla dolu İnfaz Yasası’nın Anayasa Mahkemesi’nden döneceğine inanıyordu.
Hatırlasanız bugünkü Ceza Kanunumuzun önde gelen mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç, o günlerde iktidarı infaz yasasının riskleri konusunda epeyce uyarmış, İnfaz Yasası’nın Adalet Komisyonu’na geri çekilmesi gerektiğini ifade etmişti. Yine Ceza Kanunumuzun önde gelen mimarlarından Prof. Dr. Adem Sözüer de ceza hukuku uzmanı Prof. Dr. Mahmut Koca ile birlikte infaz yasasına ilişkin 15 sayfalık eleştirel bir değerlendirme raporu hazırlamışlar, yetkililere göndermişlerdi.
Ama maalesef Anayasa Mahkemesi’nin çoğunluk üyeleri bütün bu beklentilerin aksine İnfaz Yasası’nın “şekil yönünden” iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle CHP’nin açtığı iptal davasını reddetti.
AYM’nin 7 üyesi (AYM Başkanı Zühtü Arslan, Emin Kuz, Hasan Tahsin Gökcan, Yusuf Şevki Hakyemez, Hicabi Dursun, Engin Yıldırım, Celal Mümtaz Akıncı) dava konusu Kanun’un “özel af niteliğinde bir düzenleme” olduğunu, af kanunu niteliğinde bir kanun çıkarılması için Meclis’ten beşte üç çoğunlukla geçmesinin şart olduğunu, dolayısıyla bu Kanun’un tümünün ve geçici 6. Maddesinin şekil yönünden Anayasa’nın 87. Maddesine aykırı olması sebebiyle iptal edilmesi gerektiğini belirttiler, bu görüşlerini gerekçeleriyle birlikte “karşı oy” olarak yazdılar.
***
Şimdi burada çok teknik bir konu olan “genel af” ve “özel af” farkına girmeyeceğim. İnfaz Kanunu’nun cezaların infaz sürelerinde önemli indirimler yapan bir tür “af kanunu” olduğu apaçık ortada.
Ama Anayasa Mahkemesinin 9 üyesi maalesef İnfaz Yasası’nın teknik bir infaz kanunu olduğunu, beşte üç çoğunlukla kabul edilmesi gereken af kanunu niteliğinde olmadığını savundular. İki oy farkıyla çoğunlukta oldukları için karar da böyle çıktı.
Oysa iktidarın basit çoğunlukla çıkardığı infaz kanununun teknik bir infaz kanunu olmadığı “koşullu salıverme” görünümlü bir “af kanunu” olduğu bunun ise Anayasa’nın 87. Maddesine aykırı olduğu açıkça ortadaydı.
***
AYM Başkanı Zühtü Arslan, 23 paragraflık karşı oy yazısında, çıkarılan İnfaz Kanunu’nun Anayasa’nın 104. Maddesinde Cumhurbaşkanı’na tanınan “özel af” türüne çok benzediğini belirtiyor. Dava konusu Kanun’un tümünün ve geçici 6. Maddesinin iptal edilmemesi halinde şöyle bir tehlikenin ortaya çıkacağına dikkat çekiyor:
“İptal edilmemesi halinde Anayasa’nın 87. Maddesi işlevsiz ve anlamsız hale gelecektir. Bu yolla beşte üç çoğunluğa gerek kalmaksızın, şartla salıverme ya da denetimli serbestlik adı altında belli suçlardan mahkum olanların cezaları değiştirilebilecek, hafifletilebilecek veya tamamen ortadan kaldırılabilecektir. Mahkememiz çoğunluğunun kararı maalesef bu yolu açmaktadır.”
Çok vahim değil mi? Bundan sonra iktidar partileri canları istediğinde Anayasa’nın 87. Maddesi’ne takılmadan “koşullu salıverme” görünümlü “af” kanunları çıkartabilecekler!
Oysa Anayasa Mahkemenin kuruluş amacı iktidarların çoğunluk oyuyla yapabileceği anayasaya aykırılıkların önüne geçmektir. İktidarların gücünün sınırlanmasını sağlamaktır.
Keyfi yönetimlerin yolunu açmak değildir.
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanmasına rağmen hukuk adamı kimliğiyle ‘iptal’ görüşünü savunan AYM üyesi Prof. Yusuf Şevki Hakyemez’in diğer üye Hicabi Dursun’la birlikte yazdığı karşı oy yazısını da okumalarını okurlarıma önermek isterim.
***
Prof. Dr. İzzet Özgenç hocamızı aradım ve Anayasa Mahkemesi’nin oy çokluğu ile verdiği kararı nasıl değerlendirdiğini sordum. Sayın Özgenç şunları söyledi:
“AYM’nin önünde iki dava vardı. Bunlardan birincisi şekil bakımından Anayasa’ya aykırılık iddiasının olduğu dava. Yani bu düzenleme ‘özel af’ mahiyetinde mi yoksa bir ‘infaz düzenlemesi’ mi olduğu hususunda ki tartışmaların yapıldığı davaydı. AYM verdiği karar bu dava hakkındaydı.”
Sayın Özgenç, AYM’nin önünde maddi hukuk yani “esas” yönünden Anayasa’ya aykırılık iddiasını konu edinen bir dava daha olduğunu belirtti ve şöyle dedi:
“Asıl Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesini beklediğimiz dava budur. AYM burada bu kanuni düzenlemenin belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olup olmadığı yönünde bir karar verecektir. Eğer verilecek karar, belirli hükümlerin Anayasa’ya aykırı olduğu yönünde ise bu karar Anayasa’ya aykırı olan hükümlerin düzeltilmesi sonucunu doğrudan doğurmayacaktır. Ancak böyle bir karar aynı alanda yeniden bir kanuni düzenleme yapılması ihtiyacını ortaya çıkartacaktır. Bu arada verilecek Anayasa’ya aykırılık kararı, bu geçiş döneminde belirli hükümlülerin de infaz kolaylıklarından yararlanmasını sağlayacaktır.”
***
Sayın Özgenç, AYM iptal kararı versin ya da vermesin bunu beklemeden 30 Kasım tarihine kadar yürürlüğe girecek şekilde bir kanuni düzenleme ihtiyacının olduğunu ifade etti ve bu ihtiyacın sebebini şöyle açıkladı:
“Çünkü şu anda infaz kurumlarından ‘izinli’ olarak salıverilen ve fakat devletin denetim ve gözetimi altında tutulmayan 70 bin küsur kadar hükümlü var. Şu andaki düzenlemeye göre bunlar 30 Kasım gecesi infaz kurumlarına geri dönmesi lazım gelir. Ancak bunların hepsinin 30 Kasım günü sonuna kadar geri dönmesini sağlama imkanımız fiilen yok. Bu fiili imkansızlık karşısında 1 Aralık tarihi itibariyle nasıl bir yol, yöntem izlememiz gerektiği konusunda yeni bir kanuni düzenleme yapma ihtiyacı mevcuttur.”
***
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’e, AYM’nin kararını nasıl değerlendirdiklerini sordum. Özetle şunları söyledi:
“Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın karara yazdığı karşı oyda da ifade ettiği gibi nitelikli çoğunluk aranmasının sebebi af niteliğindeki düzenlemelerin kamu vicdanını yaralama ihtimalidir. Anayasa Mahkemesi, 7’ye karşı 9 oyla aldığı bu kararıyla bir anlamda Anayasa’nın 87’nci maddesini işlevsiz hale getirmiştir.
Yine kanunun geçici 6’ncı maddesiyle, istisna kapsamında olmayan suçlardan dolayı altı yıla kadar hapis cezasına mahkum edilenlerin ceza infaz kurumunda kalmadan, cezalarının infazına imkan tanınması da özel af kapsamındadır. Bu maddenin özel af niteliğinde olduğuna karşı oylarda da dikkat çekilmektedir. Kaldı ki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılan hükümlünün ceza infaz kurumunda tutulması esasken, ceza infaz kurumunda hiç kalmadan infaz etmelerine olanak sağlayan bu düzenlemenin özel af kapsamında olduğu açıktır. Bu düzenlemenin hapis cezasını başka bir yaptırıma dönüştürme gibi bir sonuç yarattığı ortadadır.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 28 Mayıs 2002 tarihli 2002/51 sayılı kararını anımsatmakta fayda bulunmaktadır. Yüksek Mahkeme o kararında, ‘Tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıllık indirim öngörülmesi, indirim yapıldıktan sonra ceza süresi dolmuş olanların belirli bir süre suç işlememe koşuluna bağlanması, getirilen düzenlemenin toplu ve şartlı özel af niteliğinde olduğunu göstermektedir” ifadesine yer vermiştir. Bu karar da göstermektedir ki, cezanın ceza infaz kurumunda çektirileceği süreyi etkileyen şartla tahliye süresine ilişkin düzenlemelerin ceza infaz şeklini belirleyen değil, cezanın kapsamını değiştiren düzenlemeler olarak kabul edilmesi gerekir.”
Hukukta farklı görüşler elbette olur. Heyet halinde verilen kararlarda elbette ‘çoğunluk’ görüşüyle ‘karşı oy’lar arasında farklılık olur. Burada sorun, AYM’nin daha önce ‘istikrarlı içtihat’ haline getirdiği kendi kararlarıyla çelişen bir karar vermiş olmasıdır.
Eskiden “af” dediği infaz indirimlerine, şimdi “infaz” diyerek beşte üç çoğunluk şartını gereksiz görmesidir.
AYM niye böyle sürprizler yapar ki?
Kendisinin tanımladığı “hukuki öngörülebilirlik” ilkesine uymuyor bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025