Elif ÇAKIR
Sedat Peker 2 Mayıs gününden beri yayınladığı videolarda ve sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda onlarca isme ve kuruma yönelik ciddi suçlamalarda bulundu, bulunmaya da devam ediyor.
AK Parti’nin iktidara geldikten sonra yaptığı ilk önemli ‘icraat’lardan biri Salih Kapusuz’un 24 AK Parti milletvekiliyle birlikte yolsuzlukların sebeplerinin, sosyal ve ekonomik boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi için Meclis araştırması açılmasına yönelik verdiği önergeydi.
Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek 7 Ocak 2003 tarihinde TBMM’de yaptığı konuşma da yolsuzlukların araştırılması için Meclis Araştırması Komisyonunun gerekliliğini şöyle anlatmıştı:
“Hukuk, kendisinden korumasını istediğimiz ve beklediğimiz adaleti yok etmeye yönelmemelidir. Hukuk, adalet terazisinde tartılmalı... Devletin de hukuk süzgecinden geçmesi gerekir ki, sonuçta vardığımız nokta hukuk devleti olsun. Eğer, bir ülkede hukuk soygun aracı haline geliyorsa, orada ciddî tehlike var demektir; o sebeple, hukuk, soygun aracı haline de gelmemelidir, bu, insanlık tarihinin şahit olduğu en menfur yozlaşma olur.”
***
Peker, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda “FETÖ Borsası” hakkında çok ciddi iddialarda bulundu. Siyasetçiler, gazeteciler, emniyet, yargı ve MİT mensuplarından oluşan bu yapının, FETÖ soruşturması kapsamında yargılanan, mal varlıklarına el konulan iş insanlarının dava dosyalarını para karşılığında kapattırdıkları ve sicillerini temizlettirdikleri kamuoyunca da biliniyor.
Yargı mensuplarıyla ilgili yolsuzluk iddiaları var. İktidar siyasetçileriyle ilgili ayyuka çıkmış iddialar var. Mafya siyaset ilişkileri hakkındaki iddialar ayyuka çıkmış durumda.
Sedat Peker’den 10 bin dolar maaş aldığı iddia edilen bir milletvekili var. İçişleri Bakanı Soylu söyledi ancak hala bunun kim olduğu bilinmiyor.
Sezgin Baran Korkmaz kara para aklama suçuyla Avusturya’da ABD’nin talebiyle tutuklandı. Kimi iktidar siyasetçilerinin ve bürokratlarının hatta Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlarının ismi SBK ile çıkar ilişkileri içine girdiği iddia ediliyor.
Yargı bir türlü harekete geçmiyor. Yolsuzluklarla mücadele vaadiyle iktidara gelen AK Parti ve Erdoğan sessizliğini koruyor.
***
Sayın Çiçek’in konuşmasına dönelim. Yolsuzluk denilen hadisenin aysberg gibi olduğunu söyleyen Çiçek diyor ki:
“Yolsuzluk dediğimiz olay, aysberk gibi bir olay; bunun, suyun üstünde olan kısmı var, suyun altında olan kısmı var, sistemden kaynaklanan kısmı var; insandan, yönetimden ve siyasetten kaynaklanan kısımları var. Bunların hepsini bir bütün içerisinde değerlendirmek ve sonuçta, bir iyi noktaya birlikte varmamız gerekiyor.”
Yargı harekete geçmiş olsa doğrunun yanlışın, yozlaşmadaki derinliğin ne olduğu da ortaya çıkacak.
2003’te yolsuzlukların araştırılması için Meclis’e önerge veren AK Parti bugün CHP’nin teklifini geri çeviriyor.
Cemil Çiçek’in şu sözleri ne kadar tanıdık gelecek:
“Özellikle büyük yolsuzlukların olduğu iddia edilen Hazineyle ilgili, bankalarla ilgili bir kısım sorulara, her defasında ‘bunlar ticarî sırdır’ denilmek suretiyle -birçok alanda istismar var; ama, herkes onu biliyor- en çok istismar edilen konuların başında, bu sır kavramı geliyor. Neyi soruyorsanız, hangi bankadan, kime ne kredi verdiniz; otomatik olarak size cevap geliyor: ‘Bu sırdır, ticarî sırdır açıklayamayız’ Bu sırrın da sırrını çözmemiz gerekiyor.”
Sizin de aklınıza hemen Ziraat Bankası’nın Demirören’e verdiği kredilerin ne olduğu sorusu geldi değil mi?
AK Partili bir milletvekilinin “açıklanması ekonomiyi kötü etkiler” açıklaması kayıtlara geçti.
Ve dün “ticari sır” söylemini eleştiren AK Parti’nin bugün aynı argümana sarılmış durumda olması ne kadar vahim.
Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin MYK toplantısında Sedat Peker’in iddialarının ciddiye alınmaması gerektiğini söylemiş... AK Parti MYK’sındaki isimler hatta milletvekilleri ciddiye almayacaklar ama ciddiye alan, AK Parti’ye yolsuzlukları yakıştıran kamuoyu ne olacak?
Sayın Çiçek yolsuzluk iddialarının toplumun tüm katmanlarında derin yaralar açtığını ve izler bıraktığını söylüyor.
“Bir toplumda çürümeyi başlatan ve o toplumu çökerten en büyük organize suç unsuru yolsuzluktur. Bu suç tek başına işlenmez, ona eşlik etmiş işadamları, siyasiler ve bürokratlar ve ortakları vardır. Her geçen gün, balina, paraşüt, bufalo, beyaz enerji, mavi akım, bankaların içinin boşaltılması, sosyal güvenlik kurumlarındaki vurgunlar, sadece ülke gündemini meşgul etmiş olmuyor, insanımızın hafızasını işgal ediyor, insanımızın psikolojisini bozuyor, âdeta insanımızın kimyasını bozuyor, ülkemize de büyük oranda, maalesef, zaman kaybettiriyor.”
Sayın Çiçek’e katılmamak mümkün mü?
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan ciddiye almıyor ancak ayyuka çıkan iddialar sadece AK Parti’den kopuşları sağlamıyor, iktidara güveni yerle bir ediyor, aynı zamanda toplumun psikolojisini de bozuyor.
Ülkemizde 20 binin üzerinde yargı mensubu var, 20 binin içinde Peker’in iddialarını ciddiye alan, Peker’in iddialarının doğru olup olmadığını merak eden, harekete geçen bir yargı mensubu yok.
Bu artık çürümeyle yozlaşmayla tanımlamanın bile ötesine geçmiş durumda.
CHP’li bir milletvekiliyle, belediye başkanıyla ilgili en küçük bir iddiada yıldırım hızıyla harekete geçen yargı, iktidar siyasetçileriyle, bürokratlarıyla ilgili bu kadar vahim iddialar karşısında neden harekete geçmiyor?
***
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ‘Mesleki Hayat Bağlamında Özel Hayata Saygı Hakkı Sempozyumu’ndaki konuşmasındaki şu sözleri, sanırım bu sorunun cevabını veriyor:
“Hukuk devletinde uzaktan kumandalı yargı da yargıç da düşünülemez. Yargı mensubu aklını kullanmak zorunda olan kişidir. Bu nedenle hakim ve savcılar, sadece akıllarını kullanırken cesarete ihtiyaç duyabilirler. Kant’ın belirttiği üzere kendi aklını kullanmaya cesaret edemeyenler, vesayet altında kalmaya mahkumdur, vesayet altındaki yargısal akıl ise adaleti tesis edemez.”
Sayın Arslan şöyle diyor:
“Mahkemelerin adaletin arayışına cevap veremediği bir yerde hukuk dışı arayışlarının ortaya çıkması kaçınılmazdır.”
Sedat Peker’in ortaya attığı iddialar bugün nasıl bir Türkiye tablosu ortaya koyuyor:
Devlet, mafya, siyaset, medya iç içe geçmiş, mafyalar, çeteler ülkede bir düzen kurmuşlar ülkeyi dört koldan sarmışlar.
İçişleri eski bakanı Mehmet Ağar’ın Yalıkavak Marina için yaptığı “Biz olmasak mafya çökecekti” açıklama, sürçülisan falan değil korkunç bir gerçeğin itirafıydı aslında.
***
Karar Tv’de Yıldıray Oğur ile birlikte yaptığımız programda dün iyi bir Ankara gazetecisi olan T24 yazarı Tolga Şardan’ı ağırladık. Sayın Şardan Soylu’nun dikkatlerden kaçan konuşmasını hatırlattı:
“Hatırlıyor musunuz İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Sedat Peker’in iddialarına cevap vermek için çıktığı bir televizyon programında elinde bir harita göstermişti. O programda Sayın Soylu 15 Temmuz 2016’dan bugüne kadar ülke genelinde 307 operasyonla 305 organize suç örgütünü çökerttiğini söyledi. Sadece Mayıs ayında ülke genelinde 17 bin uyuşturucuyla mücadele kapsamında operasyon yapılmış. ”
Sayın Soylu bunu bir başarı hikayesi olarak anlatıyor ancak bu çok vahim değil mi, ülkemiz adına?
Hangi ülkede ve nasıl bir ülkede bir ay içinde uyuşturucuyla mücadele için 17 bin operasyon yapılır?
17 bin operasyonun yapıldığı bir ülke nasıl tanımlanabilir?
305 organize örgütünün çökertildiği gerçeği aynı zamanda ülkemizde aynı zamanda 305 organize suç örgütünün varlığını teyit eder?
Bu kadar suç örgütü nasıl kendisine yer bulabilir?
Son iki aydır yaşananların bize söylediği acı gerçek şu:
Siyasal yozlaşmadaki son eşik kamu görevlileri ile mafya ve çeteler arasında ilişkilerin gelişmesidir ki son eşikteyiz. Politikacılar, üst düzey bürokratlar, emniyet, yargı mensupları özel çıkar temin etmek için mafyayla, aşiretlerle, çetelerle, yasa dışı örgütlerle işbirliği içine girdikleri görülüyor.
Mafyanın, çetenin birileri adına ihalelerde aracılık veya benzeri roller üstlenmeye başlaması yozlaşma virüsünün artık devleti entübe ettiğini ortaya koyar.
Acı ama ülkemizin gerçeği maalesef budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025