Fehim TAŞTEKİN
Musul operasyonuna müdahil olmak için Haşd El Şabi’nin Sünni temizliği yapacağı argümanını kullanan ama sonuç alamayan Türk hükümeti şimdi Irak’a olası bir müdahale senaryosu için Şengal’in (Sincar) PKK’ye üs olduğu gerekçesini işliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Sincar yeni bir Kandil olma yolunda, buna müsaade edemeyiz" diye çıkışarak meseleye daha büyük bir ciddiyet kattı.
Türkiye’nin müdahale uyarısı, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford’un 6 Kasım’daki Ankara temaslarında da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar tarafından gündeme getirildi. Hürriyet’e konuşan üst düzey bir yetkiliye göre Dunford, ulusal güvenliği ilgilendiren böylesi bir durumda Türkiye’nin müdahale etme hakkının olduğunu söyledi.
Yetkiliye göre Şengal’in Kandil’e dönüşmesinde ölçünün ne olduğuna dair de iki kıstas söz konusu: PKK’nin Şengal’de yönetime el koyması ve burayı Suriye ile Irak arasında geçişlerin sağlanabildiği lojistik bir üsse dönüştürmesi.
Peki, Ezidilerin tarihi yerleşim merkezi Şengal ve bu halka en zor zamanlarında sığınak olan Şengal Dağı gerçekten Kandil olma yolunda mı?
Yönetime el koymak gibi bir şey söz konusu mu?
Esasen Şengal’deki PKK varlığı, İslam Devleti’nin (İD) bölgeyi işgal etmesiyle yeni bir mücadele alanının açıldığı 3 Ağustos 2014’te başlamış değil. PKK’nin Ezidiler arasında yer edinmesinin en az 20 yıllık bir geçmişi var. 2003’te Amerikan işgalinden sonra bölgenin yeni bir türbülansa girdiği süreçte Kürdistan Bölgesel Yönetimi Şengal’i Kürdistan’a katmak için buradaki peşmerge varlığını artırırken PKK de daha bariz bir şekilde kendine nüfuz alanı açtı. Ancak 2014’te sayıları 7-8 bini bulan peşmerge güçleri İD ile savaşmadan bölgeden çekilirken PKK’nin silahlı kanadı HPG’nin Şengal Dağı’ndan Rojava’nın savunma gücü Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) de Suriye tarafından koridor açması Apocu hareketin Ezidiler arasındaki popülaritesini artırdı. PKK’nin yükselişine karşın hem Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi hem de peşmergenin Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) bağlı kanadı ciddi boyutta itibar kaybetti.
Peşmerge kaybettiği itibarı geri kazanmak ve PKK’nin önünü kesmek için Şengal’i kurtaran operasyonda daha atılgan bir strateji izledi. Barzani yönetimi bazı önde gelen Ezidi aileleri ve din adamlarını yanında tutsa da PKK’ye yönelimin önüne geçemedi. İD’in yarattığı şokun gölgesinde HPG’nin yardımıyla Ezidi öz savunma güçleri Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ) organize oldu. Sivil ve siyasi kanatta da Şengal Kurucu Meclisi oluşturuldu. Bu meclis diasporada da örgütlenerek birçok uluslararası platforma erişim imkânı buldu.
Yine PKK’nin yönlendirmesiyle, bir dönem Beka Vadisi’ndeki Mahsum Korkmaz Akademisi’ne benzer şekilde, Şengal Dağı’nda efsanevi Kürt savaşçı Dewrêşê Evdî adını taşıyan bir akademi kuruldu. Bu akademide siyasi ve sosyal konularda teorik dersler veriliyor. Eğitmenlerin çoğu Ezidi. Burada Saddam döneminde orduda ya da peşmergede görev yapmış Ezidiler de eğitmenler arasında. Akademide kursları tamamlayanlar farklı alanlarda çalışmalara katılıyor.
KDP’nin çizgisi dışında askeri ve siyasi alternatiflerin ortaya çıkması Barzani yönetimini ziyadesiyle rahatsız etti. Şengal bölgesinde yaklaşık 4 bin Ezidi’nin yer aldığı peşmerge gücüyle dengeyi kendi lehine değiştirmeye çalışan Barzani yönetimi alternatif bir Ezidi kadın birliği de kurdu. Fakat son bir yılda Ezidi inancına yönelik suç ve nefret içeren dini propagandanın tuhaf bir şekilde artması Ezidiler arasındaki güvensizlik duygusunu daha da derinleşiyor. Bu da birçok Ezidi’nin geleceğini Erbil’le değil Bağdat’la garanti altına alabileceğini düşünmesine neden oluyor.
Musul’a operasyon hazırlıkları yapılırken Irak hükümetinin YBŞ ve YJŞ’yi meşru güç olarak tanıyıp bir kısmına maaş bağlaması Erbil’in rahatsızlığını daha da artırdı. Gerçi Bağdat’ın yardımı yeterli olmadığı gibi sonradan da kesildi. Şengal’de bulunan gazeteci Seyit Evran’ın Al-Monitor’a verdiği bilgilere göre, Bağdat’ın bin kişilik maaş taahhüdüne rağmen sadece 500 kişi için ödenek gönderildi. Gelen miktar YBŞ ve YJŞ bünyesinde yer alan yaklaşık 2 bin 500 kişiye dağıtıldı. Ödemeler üç ay önce tamamen kesildi. Ödeneğin kesilmesi de peşmergenin Musul operasyonuna katılması konusunda Erbil ile Bağdat arasında varılan mutabakata bağlanıyor.
Peşmerge ile birlikte Şengal’in merkezini özgürleştirdikten sonra köylerde İD’le savaşı sürdüren YBŞ ve YJŞ şu aşamada Musul’un merkezi ve Tel Afer’e yönelik operasyonda yer almıyor. Katılım için Irak hükümetinden çağrı bekleniyor. Yine de Ezidi güçleri kendilerini Musul operasyonunun bir parçası olarak görüyor. Sonuçta kritik bir güzergâhta yer alan Şengal, idari olarak Musul vilayetine bağlı.
Bölünmüş Şengal
Şengal’in geleceğinin ne olacağına dair tartışmalar, PKK-KDP arasındaki gerilim ya da rekabet eşliğinde sürüyor. Tabloya bakıldığında askeri ve siyasi olarak Ezidi yerleşim merkezlerinin iki rakip güç arasında bölündüğü görülüyor. Peşmerge ve PKK çizgisindeki örgütler Şengal’in merkezini birlikte kontrol ediyor. Ayrıca HPG’nin hem Şengal Dağı hem de Şengal’in merkezinde karargâhı var. HPG’liler buralarda kendi üniformalarıyla faaliyet yürütüyor.
Şengal Dağı’nın yanı sıra Sinunê ve Hanesor gibi nüfusları 30 bini bulan köylerde YBŞ ve YJŞ’nin varlığı öne çıkıyor. Sinunê’de iki tarafın da kaymakam atamasıyla ikili bir yönetim ortaya çıktı. Her iki tarafın da kontrol noktaları var. Buna benzer ikilikler yer yer ufak çaplı gerilimlere yol açıyor. Hanesor’da YBŞ’nin varlığı daha fazla. Burada kaymakamlık ve emniyet binaları YBŞ’nin kontrolünde. Suriye sınırındaki Rabia’yı da YBŞ ve peşmerge birlikte kontrol ediyor. Sınırda iki tarafın da kontrol noktası var. Bu yüzden birbirini gözetmek zorundalar.
Özerklik ve uluslararası koruma isteniyor
Ezidi Kültür Vakfı Başkanı Sosyolog Azad Barış’a göre, tarihteki 72 ölüm fermanına ilaveten İD yüzünden yaşanan son katliamdan sonra Ezidiler kendilerine sağlam güvence arıyor. Bu güvenceyi de iki yerde görüyorlar: Kendi öz savunma gücüne sahip otonom bir bölge kurulması ve bu bölgenin uluslararası koruma altına alınması. Hala kamplarda yaşayan Ezidiler katliamların tekrarlanmayacağına dair güven içinde olmadıkları için evlerine dönemiyor.
Azad Barış düşüncelerini Al-Monitor’la şöyle paylaştı: “Kürtler arasındaki münakaşadan dolayı Şengal’in geleceği belirsiz. Şengal’in kaderini Ezidilere bırakmak istemiyorlar. Bu halkın kaygı ve korkuları ciddiye alınmıyor. Herkes kendi Ezidi’sini yaratma çabası içinde. Bu süreçte YNK (Kürdistan Yurtseverler Birliği) arka planda kaldı. Şengal’deki hakimiyet PKK ile KDP arasında şekilleniyor. KDP, Ezidileri kazanmaya çalışıyor. Peşmerge içindeki Ezidiler de DAİŞ belasından kurtulduktan sonra gerekirse özerk yapılanmaya gideriz diyor. Ama halk içinde artan oranda PKK çizgisine kayış söz konusu. Diasporadaki Ezidiler arasında da PKK ile kendilerinin daha güvende olacağını düşünenlerin sayısı artıyor. KDP’nin kurduğu televizyon kanalında bile KDP eleştiriliyor, ‘KDP’ye kalırsak Ezidilerin canları ve hakları garanti altında olmaz’ diyenler çıkıyor. Tabii KDP’ye güvenmiyorlar ama PKK ile ilgili de bir taraftan güven diğer taraftan ‘Bunlar Komünist’ propagandasının etkisiyle ne olacak korkusu var.”
Azad Barış, Şengal’in ikinci bir Kandil olacağı tespitine de katılmıyor: “Kandil benzetmesi gerçekçi değil. Bir kere coğrafi ve topoğrafik koşullar farklı. Şengal’i bir gerilla üssüne dönüştürme imkânı yok. Bir tarafı düzlük ve çöl diğer tarafı çıplak dağ. Evet, Ezidilere kendilerini savunma imkanı sunuyor ama Kandil gibi bir gerilla yerleşimi için uygun değil. Şengal’in Kandil’e dönüşeceği iddiası hem abartılı hem kötü niyetli. İdeolojik zeminde PKK’nin varlığının olduğu doğrudur ama işin özünde burada bir Ezidi örgütlenmesi söz konusu. Bütün dertleri yeni bir katliamdan korunma imkanlarına sahip olmak. Onun için örgütleniyorlar. PKK’nin de ikinci bir Kandil’e ihtiyacı yok. PKK Şengal’de 1993’ten beri var. Düzenledikleri toplantılara binlerce kişi katılıyordu.”
Al-Monitor’a konuşan Ezidi asıllı gazeteci Eyüp Burç da Barış ile aynı kanaatte: “Şengal’in ikinci Kandil’e dönüştüğü iddiası bir Türk egemen jargonudur. KDP de aynı şeyi kendisine yakın bazı Ezidilere söyletiyor. Ancak politik ve askeri olarak Şengal, PKK’nin KDP’den daha çok hak iddia edeceği bir yer haline geldi. KDP, Ezidileri soykırımla yüz yüze bırakmanın kompleksiyle hareket ediyor. Ezidilere koridor açan güçlerin orada olmasından rahatsız, çünkü onlara o ihaneti hatırlatıyor. Şengal için uluslararası bir korumanın sağlanacağını düşünüyorum. Orayı PKK’ye de vermezler. Ama PKK bir faktör olarak kalır. Bana göre PKK, Şengal’den kolay kolay vazgeçmez. Çünkü Şengal Batı ve Güney Kürdistan’ın kilididir. Ezidilerin dünyasında PKK her zaman vardı. Abdullah Öcalan kendini Şengal’le bütünleştirmişti. Kendisini Dewrêşê Evdî ile özdeşleştiriyordu. Öcalan’ın tek şiiri Şengal’le ilgilidir. Yani PKK’nin gündeminde Şengal uzun zamandır vardı. Kürtler arasında en seküler Kürt hareketi olduğu için bir yakınlık söz konusu. Ben çözümü Güney Kürdistan’ın siyasal birliği içerisinde Şengal’i de içine alan özerk bir Ezdixan’ın kurulmasında görüyorum. Saldırıya açık sınırları da uluslararası güç tarafından korunmalıdır. Ancak Ezidiler bu şekilde topraklarına dönebilirler. Çünkü kimseye güvenmiyorlar. Bu insanları topraktan koparıp Batı’ya taşımak da bu inancın bitirilmesi demektir. Yok olma sürecini önlemek için özerklik ve koruma şart.”
Gazeteci Seyit Evran’ın tespiti de şöyle: “PKK gittiği yerde bir direnme kültürü oluşturuyor. Bu kültürün etrafında askeri ve toplumsal bir örgütlenme yaşanıyor. Türkiye’nin korkusu da budur. HPG’liler 3 Ağustos’ta Şengal Dağı’nda devreye girdikten sonra bu kültür burada da oluşmaya başladı. Bu, insanların direnebildiklerini görmesiyle ilgili. Özellikle gençler ve kadınlar öz savunma güçlerine katılıyor. KDP de ta 1990’larda bu türden etkileşimin önünü almak için PKK’lilere ‘Köylere inmeyin, ne isterseniz biz size getirelim’ diyordu. PKK’nin burada Kandil yaratma diye bir derdi yok. Daha doğrusu buna ihtiyacı yok.”
Şengal, gerilla aktivitesi için Kandil’in sunduğu koşulları garanti etmese de PKK son birkaç yılda yaşanan türbülanslar sayesinde İran sınırındaki Hanekin’den Irak’ın orta kesimlerine, Kerkük’ün güney kırsalından kuzeybatıda Musul’a kadar bir yay şeklinde geniş bir hatta görünür hale geldi. Irak içinden bakıldığında, Silopi’de sınıra yığılan tanklarla bu tür esnek ve dinamik bir süreci tersine çevirmek pek de kolay görünmüyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025