Hakan AKSAY
Dün akşam Rusya’dan küçük bir “haber” geldi.
Küçük, küçücük...
Ne olduğu bile tam belli değil.
Haber mi, iddia mı, yorum mu?
Ürperdim.
Tadım kaçtı.
Pek yapmadığım bir şey yaptım.
Duygularımı gizlemeye çalışarak eldeki haberi defalarca sosyal medyadan paylaştım.
İlgilenenler, soranlar, yorumlayanlar, paylaşanlar, “yalanlayanlar”, “yine ortalığı karıştırma” diye çıkışanlar oldu.
Haber sonraki saatlerde birkaç internet sitesinde yer aldı. Birçok site ve izleyebildiğim kadarıyla tv kanalı haberi görmedi (veya “görmedi”, yani görüp de önemsemedi). Salı gününün gazetelerinde bu konu ne kadar yer alır bilmem, gereken önemi vereceklerini sanmıyorum.
Ama mesele önemli. Çok önemli.
Çünkü belki de Rusya ile büyük bir krizin eşiğindeyiz.
* * *
Moskova’dan gelen sinyalleri çoğu kez anlayamayan ve anlayıp da “olumsuz şeyler” söyleyenleri maalesef dinlemeyen bir yönetimimiz ve diplomasimiz var.
Moskova’yı on yıllardır tanıyan biri olarak bir kez daha uyarayım: Ruslar “ince mesajlar” vermesini çok severler. Ve laf olsun diye bir şey söylemezler/yapmazlar. Attıkları bir adımdan sonra bazen hemen, bazen de çoook sonra mutlaka ikinci bir adım gelir.
24 Kasım 2015 sonrasında Kremlin’den yapılan açıklamaları, Suriye’deki işbirliği sırasında Ankara kendi başına davranmaya başladığında “yanlışlıkla” Türk hedeflerin vurulmasını, Rus askerlerin kollarındaki PYD armalarını falan siz yeterinde anlamasanız, önemsemeseniz, unutsanız bile, o mesajlar verilmiştir. Devamı gelir...
Bunları, Rus üslubuna hayranlık ve övgü ifadesi olsun diye yazmıyorum. Bilesiniz, dikkate alasınız diye yazıyorum.
Rus diplomasisi hamasete, duygulara, ansal tavırlara dayanmaz; Sovyet döneminden bu yana uzun soluklu, sakin, ama kararlı bir stratejinin üzerinde bina edilir.
Onun için kulağınızı kendi sesinizin büyüsünden bir an için çekip alın ve o mesajlardaki Rusça’nın size ne söylediğini dinleyin; dinleyin ve duyun, teklif mi var orada, tehdit mi var, yarın neler olabilir...

* * *
Dün akşam Moskova’dan gelen küçük, küçücük haber TASS Ajansı’ndandı; sonra diğer ajans ve kaynaklardan da aktı.
“Bir kaynağa göre, Rusya’dan Türkiye’ye charter uçakları durdurulabilir” deniyordu haberde.
Güya Rusya Havacılık Kurumu, Rus hava yolları şirketlerine bir telgrafla bu uyarıyı yapmıştı.
Kaynak belli değil, kesinlik yok, iddia gibi bir şey, belki de dedikodu...
Hayır, hiç de öyle değil!
Her ne kadar Rus turizminin resmî isimleri bunu doğrulayan açıklamalar yapmasa da turizm piyasasının bazı aktörleri bu uyarıyı aldıklarını doğruladı.
Sonra bir dizi haber daha çıktı; doğru, yanlış, saçma, abartma...
Mesela, “Rusya yetkilileri, referandum sonrasında Türkiye’de 15 Temmuz benzeri karışıklıkların çıkmasından endişe ederek”kendi yurttaşlarının can güvenliğini düşünüyordu (bunu da yanlışlar içeren bir haberde, İnterfax Ajansı’nda gördüm).
Olmaz mı?
Rusya’dan Türkiye’ye gidecek charter uçakları durdurulamaz mı?
Ruslarla barıştık ya? Öyle değil mi? Daha 10 Mart Moskova Zirvesi sonrası Putin bizzat övmedi mi Türkiye’deki tatil organizasyonunu?
Eee?..
Aynı basın toplantısında, aynı Putin, “Türk şirketlerine ve Türk işçilerine yönelik vize ve çalışma izni konularında” bizi rahatlatan kararlar açıklamış ve “pek yakında” bunların uygulamaya geçeceğini söylememiş miydi?
Uygulamaya geçti mi?
Hayır.
* * *
Soruyu genişletelim:
Türkiye’nin korkunç bir hata yaparak Rus uçağını vurmasından sonra geçen 7-8 ayın ardından başlayan “barışma süreci”nde, özellikle de 9 Ağustos 2016’daki Petersburg Zirvesi’nden itibaren “ilişkilerin normalleşmesi” adına, Suriye’deki askerî işbirliği ve iki büyük Rus enerji projesi dışında ciddi bir gelişme oldu mu?
Vizesiz geçiş rejiminden ticarete, inşaata, gümrüklere, kültürel bağlara kadar son derece geniş bir ilişki yelpazesinde kayda değer bir aşama sağlandı mı?
Hayır!
Sadece turizmde “umut veren bir hareketlilik” başladı.
O umudu alan Türk turizmciler de – özellikle Avrupalı turistlerin ülkemize artık eskisi gibi akın akın gelmeyeceğinin anlaşılmasına bağlı olarak – 3, 4, hatta 5 milyon Rus turist beklentisine girmedi mi? Rusları pasaportsuz bile almaya hazırlanmıyor muyuz? Yeter ki gelsinler...
Ruslar da doğrusu gelmeye hazırlanıyorlar. Ama...
Rus turistlerin gelmesi için Türkiye ile Rusya’nın siyasi-askerî ilişkileri iyi olmalı. Nokta!
Dünkü küçücük haber “Rusya’dan Türkiye’ye charter uçakları durdurulabilir” diyordu.
Bu gerçekleşirse, bizim için, Türk turizmi için felâket demek!
Rus turistlerin Türkiye’ye – kendileri isteseler de – gelememesi demek!
Neden? Neler oluyor?
* * *

Ne yazık ki, Türkiye-Rusya ilişkileri 24 Kasım’da bozuldu ve sonradan ne denirse densin bir türlü düzelmiyor. Varsa yoksa Suriye...
Suriye’de iyi kötü (Allah için söyleyelim, bazı açılardan başarılı ve genel hatlarıyla Türkiye’ye yararlı sayılabilecek) bir işbirliği aylarca gündemdeydi.
Sonra sorunlar sıklaşmaya başladı.
Rusya, Türkiye’nin Suriye’den sanki hiç çıkmayacakmış gibi davranmasından, kendi başına attığı adımlardan rahatsız oldu. Verdiği mesajlarla TSK’nın geriye dönmesini istediğini belli etti.
Ama Ankara’da olağanüstü bir özgüven vardı ve onu kimse durduramazdı.
Dahası “Moskova’yla anlaşılamayan yerde Washington’la ilerlemek” gibi kurnaz bir manevra eğilimi de vardı Ankara’nın.
Hani şu (tıpkı Ruslar gibi) Kürtlere sahip çıkan ve üstelik bir de Gülen’i vermeyen, dahası Zarrab’ı içeri atan Amerikalılarla.
Türkiye, Suriye’ye Rusya’nın verdiği izinle girmişti ve 7 ay boyunca genel olarak onunla koordinasyon içinde davranmıştı. Sonunda Fırat Kalkanı’nı bitirdim dese de, yeni operasyonlara – Moskova bunu istemese de – girme isteğini gizleyemiyordu.
* * *
Washington yönetiminin Suriye bombardımanı önemli bir sahne oldu. Sadece Tomahawklarla ilgili bölümüyle değil, aldığı tepkilerle de.
ABD saldırısının en ateşli destekçisi Türkiye yönetimiydi. Yapılan açıklamalarda ne Rusya ile ilişkiler düşünülüyordu, ne de Astana Süreci.
Dahası birkaç gün önce Putin’i arayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şu sözleri sarfetmişti:
“Sayın Putin ile görüştüm ama hâlâ ‘bu işin arkasında Esad var mı yok mu’, bunu anlayamıyorsa, bunu halen iki gündür, üç gündür anlamıyorsa, bu bizim için de üzücüdür.”
Türkiye açıkça Rusya ile işbirliğinden vazgeçmeye başladığı izlenimini uyandırıyordu.
Bir süre önce terk edilen “Esad’ı devirmek” amacı tekrar gündeme gelivermişti.
Ankara, böylelikle sadece Suriye’deki konumunu değil, Rusya ile ilişkilerdeki tüm yalpazeyi de riske soktuğunu düşünmüyor gibiydi.
“Nasıl olsa barışmadık mı? Her şey kendiliğinden düzelir.”
Öyle mi?
Değil işte!..
Dün Moskova’dan gelen haber, “Rusya’dan Türkiye’ye charter uçakları durdurulabilir” diyordu.
Bunun anlamı, turizm tekrar (24 Kasım sonrasında olduğu gibi) durabilir, demekti.
Rusya ince mesajlar vermesini seviyordu.
Ama gerisi, mesajı anlamak isteyen veya istemeyenin bileceği işti.
* * *
Gelelim zamanlamaya.
Türkiye yönetimi, uzun süre ilişkilerin “barıştık” demekle eski düzeye dönemeyeceğini anlamadı (bunun en fazla yazıldığı yer, T24’ün bu köşesidir sanırım).
Uzun süre “sabrettikten” sonra, Rusların domatesimizi almamasına duyduğu tepkiyle “karşı hamle” yaparak Rus buğdayının ülkemize ihracatını engelleyen adımlar attı (gerçi Rusların dışında bizim ihracatçılar da zarar etti, o da ayrı konu).
Moskova’dan sert açıklamalar geldi.
Bizimkiler geçiştirdi.
“Rusya büyük devletse, Türkiye de aynı derecede büyük devletti. Kısasa kısas!”
Sonra bir de Suriye’deki değişmeler... “Putin hâlâ anlamıyor”lar falan...
“Rusya’dan Türkiye’ye charter uçakları durdurulabilir” deniyordu dünkü haberde.
Moskova bir adım attı böylece.
Bugün susuyor.
Ankara’ya bakıyor.
Ankara ne adım atacak diye.
Ankara adım atmazsa veya “beklenen adımları” atmazsa...
Moskova ikinci adımı da atacaktır.
Rusya’dan Türkiye’ye charter uçakları durdurulabilir.
Başka adımlar da gelebilir.
Suriye’de bozulmakta olan ilişkiler toparlanmazsa kısa süre içinde kendimizi Rusya ile yeni ve büyük bir kriz içinde bulabiliriz.
Rusya ilk adımı attı, bekliyor.
Ne kadar bekleyecek?
Referandumun sonrasına kadar mı?
Yoksaaa?..
Eğer referandum öncesi “Rusya’dan Türkiye’ye charter uçaklarının durdurulduğu” açıklaması yapılırsa...
Bu, hem ilişkileri çıkmaza sokabilir...
Hem de referandumda oy kullanma hakkı bulunmayan bir yabancının, “sevgili dostum Vladimir”in sandığa doğru sallayacağı “okkalı bir hayır oyu” anlamına gelebilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.08.2025
17.07.2025
26.06.2025
22.06.2025
11.05.2025
10.05.2025
13.04.2025
29.03.2025
20.03.2025
6.03.2025