İhsan DAĞI
'Her şeyi tartışmalıyız, konuşmalıyız ve bundan da çekinmemeliyiz'. Başbakan'ın bu sözünün altına hiç tereddütsüz imzamı atarım.
Bir de, 'her şeyi' sadece 'biz' değil, 'herkes' tartışabilir ve konuşabilirse benim anladığım 'ileri demokrasi'nin en önemli unsuru tamamlanmış olur. İfade özgürlüğü, modern demokrasi pratiğinin, buna ister 'liberal', isterse 'müzakereci' deyin temelini oluşturur çünkü...
Ancak dikkat çekici bir nokta var; tartışmanın ve konuşmanın 'sınırsız' olduğu, genellikle iktidar partisi 'başkanlık sistemi'ni gündeme getirirken vurgulanıyor.
'Başkanlık sistemi'nin mi her şeyini tartışmalı ve konuşmalıyız çekinmeden, yoksa yeni anayasanın alanına giren her konuyu mu? Yoksa, biraz daha iyimser olup, memleketin her konusunun mu serbestçe konuşulmasını ve tartışılmasını istiyoruz herkesin katılımıyla?
Bu memleketin son derece güçlü Başbakanı'nın 'her şeyi tartışmalıyız' sözü, geniş anlamda yorumlandığında ferahlatıcı.
Doğrusu da elbette bu; ifade özgürlüğü her konuyu tartışırken olmalı. Örneğin, yeni anayasada 'federasyon' isteyenler de konuşabilmeli rahatlıkla, anadilde eğitim almak isteyenler de. Onları 'üniter devlet' veya 'tek dil' söylemiyle susturmaya kalkar, 'kırmızı çizgileri' aşmakla itham edersek, konuşan bazı kişilere veya konuşulan bazı fikirlere yeterince özgürlük ortamı sunmamış oluruz.
Kısaca, her şey konuşulsun istiyorsak sadece 'başkanlık sistemi' konusunda her şeyin konuşulmasını kastetmiş olamayız; hakikaten anayasanın 'her şeyi'nin serbestçe konuşulmasını istiyoruz demektir.
Bu 'açık çek'ten cesaret alarak, en azından yeni anayasa bağlamında her şeyi konuşabiliriz o zaman. Örneğin, anadilde eğitim konusunu, 'değiştirilemez' olduğu söylenen anayasa maddelerini, Genelkurmay Başkanı'nın Milli Savunma Bakanı'na bağlanmasını, MGK'nın anayasal bir kurum olmaktan çıkarılmasını, dini denetim altına almak için kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasını, yargıda iki başlılığa son verilmesini ve hatta 'federasyon'u tartışabilmeliyiz.
Tartışıyoruz da aslında bunları; sivil toplum, düşünce kuruluşları, medya bütün bu konuları tartışıyor. Ancak bu konuların hiçbiri hakkında, başkanlık sistemini tartışmaya açan AK Parti'nin ne düşündüğünü bilmiyoruz. Bu tuhaf bir durum; çünkü yeni anayasa, baştan beri AK Parti'nin fikri.
Şimdilerde anayasa yazılmaya başlandı. Çok hayati konular var gündemde; son on yıl gerçekleştirilen reformları kurumsallaştıracak, geri çevrilemez hale getirecek anayasa maddeleri yazılıyor. Temel haklar, başlangıç maddeleri, değiştirilemez maddeler, vatandaşlık tanımı, MGK'nın ve Genelkurmay Başkanı'nın konumu, iki başlı yargı sistemi vs. özgürlükçü, demokratik ve çoğulcu bir perspektiften ele alınmalı. Sivil toplumun önerileri Meclis'e sunuldu, ama son seçimlerle anayasayı değiştirme misyonu verilen ana parti olan AK Parti'nin hangi konuda nerde durduğuna ilişkin hiçbir netlik yok.
Önemli, hassas, hayati konuların hiçbiri hakkında AK Parti tartışma açmıyor, MYK'sında karar almıyor, görüş belirtmiyor. Ama 'başkanlık modeli'ne gelince 'tartışalım, en uygun sistemdir, eninde sonunda geçilecektir' türünde görüşler sıralanıyor.
Anayasa yazılırken, AK Parti'nin 'tartışılmasını' istediği başka hiçbir konu yok mu? Yeni anayasada olmasını istediği 'şey' başkanlık sisteminden mi ibaret? Başka hiçbir konuda önerisi, modeli, tartışılmasını istediği bir fikri yok mu?
Madem referansımız Alparslan Türkeş, başkanlık meselesini kırk yıl önce '9 Işık' ilkeleriyle 'Başbuğ' zaten çözmüş, tartışmayı kapatmış: "Milliyetçi Hareket, tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde kuvvetli, adil ve hızlı icra sistemini uygulamıştır. Kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz."
Madem her şeyi konuşup tartışmakta serbestiz, benim önerim şu; Türkeş'in yolundan gidip 'başkan'a 'başbuğ' diyelim. Şöyle bir atasözü var mıydı, yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum? 'Bana referansını söyle, sana ne istediğini söyleyeyim'.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Suriye’de Türkiye’nin öncelikli hedefi ne?
13.01.2025 - Neden normalleşme?
10.05.2024 - Seçimin kazananları, kaybedenleri
11.04.2024 - AKP’nin ve Türkiye’nin Çıkış Yolu: Yeni Anayasayla Parlamenter Rejime Dönüş
8.04.2024 - Atatürk realitesi ve Atatürkçülük: Yeniden düşünmek mümkün mü?
3.01.2024 - İYİ Parti ne yapmaya çalışıyor?
25.12.2023 - Medeniyetler çatışması, Batı karşıtlığı ve İslamcılığın yeniden inşası
13.12.2023 - Erdoğan’ın AKP’ye ihtiyacı var mı?
16.10.2023 - Dört yanımız düşmanlarla çevriliyse ne yaparız?
9.10.2023 - Muhalefet nereye?
17.06.2023
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları



















































































Yurdaer Erşan
Hiçbir şey, sadece bu topraklarda, kendi kaderini belirlemek isteyen insanların katılımları, çabaları ile bitmiyor.Bitemez de.Dünyada, kendi kaderini belirlemek isteyen insanlarla, aralarındaki duvarları da aşmaları, bütünleşmeleri gerekiyor. Artık, insanca yaşanabilir bir dünyaya, bu çokluğun ortak aklı yol açabilir.Yalnız kendilerini insan sayanların,ötekilerin ve dünyanın kaderini belirlediği bir tarihsel sürecin, hala sonuna gelinmedi mi?
ALIYE
zarif er rumuzlu zat tehlilyanin butun soyu sopu talat iti tarafindan yokedildi kendisi yargilanacakken almaNYAYA KACTI ONUN ICIN TEHLLYAN INTIKAMINI ALDI ALMAN HUKUMETI OLAYLARI COK YAKINDAN BILDIGI ICIN TAHLIYE EDILDI HIRANTIN SUCU NEYDI SANA FASIST BILE DIYEMEM CUNKI SENIN ZIHNIYETIN FASISTLIKTEN DE ADI LUTFEN KENDINI TURK VE MILLIYETCI OLARAK SIFATLAMA CUNKI SENIN NE TURKLUGUN E NEDE MILLIYETCILIGINE IHTIYACIMIZ VAR AKSINE TURKLUGE HAKARETTIR SIZIN GIBI ZIHNIYETLER