Lale KEMAL
“Savunmada yolsuzluk tehlikelidir, israftır. Zira uluslararası güvenliği riske atar. Savunma sektörü, bir yandan her ülkenin güvenliği için hayati önem taşırken diğer yandan da gizlilik ve yolsuzluk şöhretine sahiptir,” deniyor Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün (TI UK) geçen hafta yayımlanan raporunda. Örgüt, “Savunma Firmaları Yolsuzlukla Mücadele 2012 Endeksi,” raporunda, askeriyeye ait olan Aselsan ile özel sektördeki Otokar firmalarına yolsuzlukla mücadele anlamında bir hayli düşük not vermiş. TI UK, dünyada ilk yüze giren firmaları irdelediği için diğer Türk firmaları hakkında bir not vermemiş. TI UK, Aselsan’ı, yolsuzlukla mücadelede gerekli olan temel kriterlere uymada “son derece sınırlı,” kalanların yer aldığı E kategorisine koymuş, Özel sektör firması Otokar’a da, Aselsan’ın da altında kalan F kategorisine yani yolsuzlukla mücadeledeki temel kriterlere ya çok az ya da hiç uymayanlara düşülen F notunu vermiş. Aselsan’ın yer aldığı kategoride, Fransız kökenli Dassault Aviation ile Samsung Techwen gibi Güney Kore firmaları bulunurken, Otokar’ın klasmanında İsrail’in, geçmişte Türkiye ile dev modernizasyon projelerinde yer alan İsrail Havacılık Sanayileri (IAI) gibi firmalar da yer alıyor. Ama bu klasmanda Batılı firmalar yer almıyor.
TI UK’in, savunma firmalarındaki yolsuzluk araştırmasında, Amerikan ve Batılı ülke firmalarının yolsuzlukla mücadelede önemli yol katettikleri de ortaya çıkıyor. Zaten tüm uluslararası araştırmalarda, demokrasinin iyi işlemediği ülkelerde, sivil ve askerî kurumların yolsuzluklara bulaştıkları sıkça ortaya çıkan bir sorun. Ne kadar demokrasi o kadar şeffaflık, o kadar hesap verebilirlik.
Meclisimiz, maalesef, yolsuzluklarla mücadele konularında zayıf bir iradeye sahip. Ünlü araştırmacı ve eski siyasetçi Tarhan Erdem, hafta başında, TESEV adına yazdığım raporun tanıtımı için biraraya geldiğimiz ve tam da yukarıda bahsettiğim konuyla ilintili toplantıda, “Şikâyet ettiğim orduda yolsuzluklarla ilgilidir. Ordudaki yolsuzluk şeffaflık olmamasından kaynaklanıyor. Büyük yolsuzluklar vardır ve araştırılması zordur,” diyordu. Vekilkenki bir anısını da aktaran Erdem, muhalefet partisinin bir üyesi olarak askerî bir konunun araştırılmasını istediğinde bizzat mensubu olduğu parti liderinin talebiyle olayın kapatıldığını belirtirken parlamentonun, asli görevi olan sorgulama anlamındaki ezeli zafiyetine de dem vuruyordu. Erdem, 1980’lerde patlak veren Amerikan Lockheed Martin firmasının F-16 satışının yapıldığı ülkelerde yaşanan yolsuzluk skandalına karışanların cezalandırıldıklarını Türkiye’de ise bu olayın soruşturulamadığını hatırlatıyordu. Keza, bu olayla ilgili Meclis’te kurulan komisyon, aç-kapa yapıp olayı soruşturmadan faaliyetini sonlandırmıştı.
Lockheed skandalının bizde üzerinin örtülmesi üzerinden 32 yıl geçti, bu olaydan sonra daha nice projeler ve askerî inşaat ihalelerindeki yolsuzluk iddiaları ortaya atıldı ama hep kapatıldı. Meclis, bu olayların üzerine gidilmesinde irade göstermediği gibi bizzat iktidardaki AK Parti’nin girişimiyle, yolsuzlukların önlenmesinde önemli araç olan Sayıştay Yasası’nı budadı, artık bu kurumun, kamu kurum ve kuruluşlarında tarafsız ve bağımsız denetim yapması mümkün değil.
Durgunluk ve gerileme dönemine girdiği için artık iktidarının ilk yıllarında attığı reformist adımları unutulan AK Parti’nin, neden Sayıştay Yasası’nı öldürdüğü sorularının yanıtı muhtelif olmakla birlikte kimi iddialar şöyle:
Hükümet, 2013 yerel, 2014 cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimleri öncesinde oy toplamak için popülist yatırımlar da yapıyor ve bu yatırımların Sayıştay denetimi sırasında gereksiz olduğunun ortaya çıkmasından ve muhalefetin üzerine gitmesinden endişe ediyor. Diğer nedenler arasında, iş dünyasının, budanmış bir Sayıştay Yasası sayesinde iştah kabartan silah ticaretini, milletin sırtından ama kendileriyle birlikte kimi siyasetçi ve asker ile birlikte kasalarını dolduracak şekilde gizliden yapmalarının önünün açılması ve askerin, harcamalarının denetlenmesini önlemek için Meclis nezdinde yaptığı yoğun lobi faaliyetleri gösterilebilir.
Önemli ölçüde budanmış olmasına rağmen Sayıştay Yasası, Meclis adına kör topal da olsa, izin almadan otomatik olarak ilk kez askerî harcamaların denetimini yapacak ama çıkartılan son dakika yönetmeliği ile büyük olasılıkla bu harcamaların nereye gittiğini hiç bilmeyeceğiz.
Nasıl karşı konulamaz bir durum ki, denetlenmesi gereken iki askerî kurum; artık Latin Amerika ülkelerinde bile kalmayan askerin şirketi OYAK ve yine askerÎ harcamalarda önemli yer tutan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın, irili ufaklı hisselerinin bulunduğu 18 askerî firma otomatik denetlenemeyecek.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, yukarıda değindiğim raporunda, savunma sektöründeki yolsuzlukların, açgözlü aracıları tatmin etmek adına bölgesel silah yarışına neden olabildiğine ve dürüst olmayan silah ticaretinin, milyarlarca doların heba olmasına yol açtığına da dikkat çekiyor.
Artık anlayana...
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016