Levent Gültekin
Ne kadar can sıkıcı, ne kadar onur kırıcı, ne kadar utandırıcı bir vaziyet…
Türk kökenli Alman vatandaşı gazeteci Deniz Yücel’in tutuklanması, bir yıldan fazla hapsedilmesi ve birdenbire tahliye edilmesinden bahsediyorum.
Sanırım hepiniz meselenin ne olduğunu biliyorsunuz.
Bilmeyenler için kısaca özetleyeyim:
Alman gazeteci Deniz Yücel yaklaşık bir yıl önce “ajan,”“terörist” denilerek tutuklandı.
Bir yıl boyunca tek bir delil gösterilmeden, iddianame hazırlanmadan hapiste tutuldu.
Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan miting meydanlarında Yücel aleyhine sert sözler söyledi.
Almanya Başbakanı Merkel’le konuşmalarından bahsetti. Merkel’e “Elimizde Deniz Yücel’in ajan ve terörist olduğunu gösteren görüntüler var. Burası muz cumhuriyeti değil, bizde yargı bağımsız, yargı karar verecek” dediğini anlatıp ardından da “Ben bu koltukta oturduğum sürece o kişiyi kimse serbest bırakamaz” diye esip gürledi.
Bir yıl sonra yani geçen hafta Başbakan Binali Yıldırım ilişkileri düzeltmek üzere Almanya’daydı.
Orada yaptığı açıklamada, “Her duruşma bir umuttur. Deniz Yücel’in kısa sürede serbest kalacağını umuyorum” diyerek Deniz Yücel’in pazarlık malzemesi yapıldığının işaretini verdi.
Bu konuşma üzerinden 24 saat geçmeden Deniz Yücel serbest bırakıldı.
Bize bu kötülüğü niçin yaptınız?
Bunca konuşmadan, bunca meydan okumadan sonra duruşmasız, mahkeme kararı olmadan Deniz Yücel serbest bırakılıp özel uçakla Almanya’ya gönderildi.
Türk vatandaşı olsaydı en hafifinden pasaportuna el konulur yurtdışı çıkması yasaklanırdı.
Alman vatandaşı olduğu için özel uçakla evine teslim ettiler.
Bu durum karşısında insanın aklına şu sorular geliyor: “Ajan terörist” değilse neden tutukladınız? Neden “Elimizde böyle görüntüler var” diye bütün dünyaya yalan söylediniz?
Elinizde gerçekten görüntü belge varsa niçin serbest bıraktınız?..
Deniz Yücel’in tek bir delil gösterilmeden, iddianame dahi hazırlanmadan tutuklanması, bir yıl boyunca hapiste tutulması bir yanlıştı.
Bu konunun miting meydanlarında siyaset malzemesi yapılması, yüksek perdeden meydan okunması ayrı bir yanlıştı.
Tüm bunların üstüne onur kırıcı, itibar zedeleyici, bir ülkeyi, bir toplumu küçük düşürücü bir şekilde bir yargı kararına dahi ihtiyaç duymadan serbest bırakılıp üstelik özel uçakla Almanya’ya gönderilmesi ise ülkemiz adına büsbütün utanç verici bir durum.
İktidar, bütün dünyaya burada bağımsız bir yargının olmadığını ilan etti.
“Burası muz cumhuriyeti değil” diyerek meydan okurken esasında buranın muz cumhuriyeti bile olmadığını bütün dünyaya göstermiş, söylemiş oldu.
Bu kararla, bütün dünyaya burada kuralın, kanunun, hukukun olmadığını, esasında buranın bir devlet olmadığını söylemiş oldu.
Bu tablodan canı yanmayan, ruhu incinmeyen, onuru zedelenmeyen, başı önüne eğilmeyen, kendini değersiz, yalnız, sahipsiz hissetmeyen tek bir Türkiye vatandaş var mı gerçekten çok merak ediyorum.
Sevgili AK Partililer sizin canınız yanmıyor mu gerçekten? Bütün bu yaşananlardan ötürü onurunuz zedelenmiyor mu? Başınız öne eğilmiyor mu?
İktidarın, ülkemizin itibarını, onurunu yerle bir eden bu tür kararları sizi hiç etkilemiyor mu?
Hangi siyasi hesap, hangi makam, hangi kazanç, hangi dava bu itibarsızlığı, utancı örter, dengeler?
Üstelik Deniz Yücel’in bu şekilde serbest bırakıldığı gün Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan ve Mehmet Altan’a da yaptıkları konuşmalarda subliminal mesajla darbeye destek verdikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
“Ağırlaştırılmış müebbet” idam kararının yerine konulan bir ceza…
Almanya’ya boyun eğen iktidarın gücü sokaktaki vatandaşa, kaleminden başka bir şeyi olmayan gazeteciye yetiyor.
Bir tarafta sosyal medyada bir paylaşımda bulundu diye evleri apar topar basılıp tutuklanan gencecik çocuklar, filan bankada hesabı vardı diye aylardır hapislerde çürütülen, filana selam verdi diye günlerce yargı önüne çıkarılmadan hapiste tutulan bu ülkenin insanları, “Şöyle yazılar yazdı” diye yıllarca hapiste tutulan bu ülkenin gazetecileri yazarları, akademisyenleri var. Diğer tarafta ise “Ajan, terörist olduğuna dair elimizde görüntüler var” denilip tutuklandıktan sonra Almanya istedi diye duruşma bile yapılmadan, bir yargı kararına gerek duyulmadan serbest bırakılıp özel uçakla evine gönderilen bir Alman vatandaşı var.
Bir tarafta köken olarak kendinden olmasa da vatandaşı olan birine sahip çıkan bunun için bir ülke ile ilişkilerini bozmayı bile göze alan Almanya var diğer tarafta kendi vatandaşlarını hapislerde çürüten, sözünün değeri olmayan, kendisiyle çelişen ve Türkiye’yi aşağı çeken bir iktidar var.
Bu tablo karşısında kendini değersiz, yalnız, korumasız, sahipsiz, itibarsız hissetmeyen bu ülkenin tek bir evladı, vatandaşı var mı gerçekten?
Bu utançla yaşayamayız, bu rezaleti kanıksayamayız
İktidar, hukuku bütünüyle yok eden, ülkenin itibarını, onurunu harcayan bu kararla bize şunu söylemiş oldu: “Ülkenin itibarı, çocukların hayatı, bağımsız yargı, devlet olma hassasiyeti… benim için hiçbir şeyin anlamı, değeri yok. İktidarda kalmak için bu ülke dahil herkesi, her şeyi gözümü kırpmadan harcarım. Varsa yapabileceğiniz bir şey buyurun yapın.”
Bir şey yapamadıktan sonra ağlamanın, sızlanmanın, yakınmanın kimseye bir faydası yok.
Bu utancı hiç birimiz hak etmiyoruz.
Almanya, kendi vatandaşını kurtarıyor.
Ahmet Şık’ın, Ali Bulaç’ın, Ahmet Turan Alkan’ın… Sorgusuz sualsiz hapislere tıkılmış onbinlerce vatandaşımızın… arkasında duracak bir irade yok.
Bu iradeyi bizim ortaya koymamız gerekiyor.
Hepimiz hukuk karşısında eşit yurttaşlarız. Bu, böyle olmak zorunda. Aksi takdirde korku ve utanç içinde boğulacağız.
Türkiye’nin kanunsuz, düzensiz bir Açıkhava hapishanesine dönüşmesine rıza gösteremeyiz.
Dün “Terörist” dediğine bugün “Serbestsiniz” deyiverenlerin elinde bu güzelim yurdun kirlenmesine daha fazla göz yumamayız.
Kendini şaşırmış siyasetçilerin saçmalıklarına son verip, hukuku baş tacı etmek bize düşüyor.
Bizi Merkel değil hukuk kurtaracak. Onu da kendi ellerimizle tesis etmek zorundayız.
Utancın, güvencesizliğin üstesinden ancak sorumluluk alarak gelebiliriz.
Harekete geçmeliyiz.
Bu böyle gitmez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023