Mehmet ALTAN
AK Parti’nin ezilmiş, yoksul kitleleri merkeze taşımaktan vazgeçip, iyice ahlaksızlaşarak, doyumsuz bir iştahla Ankara’nın tuzu kuru egemenlerinin yerini aldığını günlük olaylar kanırta kanırta anlatmaya devam ediyor.
Dereleri, tepeleri, akarsuları, yerüstü ve yeraltı madenlerini talan ederek zenginleşme peşindeki on üç yıllık AKP iktidarının son kurbanları, Artvin’in Hopa ilçesinde meydana gelen sel ve heyelanlarda ölen sekiz insanımız oldu.
Her akarsuya HES kondurma, her dere yatağını betonlaştırma çıldırması bu yıl da doğanın ölümcül isyanına sebep oldu. Karadeniz bir kez daha toprak rantı üzerinden zenginleşme cinayetinin kurbanı oldu.
13 yılda on beş bin işçinin ölümüne neden olan ‘cinayet ekonomisinin’ iç yüzü ise 301 maden işçisinin katledildiği Soma davası ilerledikçe daha da net bir biçimde görülmekte…
Başbakanlığın tüm yasa ve denetimi kezzaplayarak AKP yandaşı iş adamlarına dağıttığı maden ruhsatlarının devlet marifetiyle nasıl bir ölüm makinesine dönüştürüldüğünü, soğukkanlı cinayetlerin nasıl işlendiğini, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın her aşamasında görüyoruz.
***
7 Haziran sonrasında ise AKP’nin iktidardan hiç gitmeme saplantısıyla ölümlerden medet umar hale gelmesi siyasal çürümeyi daha da hızlandırıyor.
Ancak bunun çok acılı ve ağır bedelini yoksul halk çocukları ve onların tarifsiz kederler içindeki aileleri ödüyor.
Aslında Van’da ağır yaralanıp on dört gün sonra yaşam mücadelesini kaybeden 23 yaşındaki Mustafa Kemal Özata’nın cenazesinde yaşananlar geldiğimiz noktayı öylesine anlattı ki yorumlar anlamsızlaştı…
Konya’nın Selçuklu ilçesindeki evinde taziyeleri kabul eden gencecik şehit askerimizin babası Mehmet Özata, “konuşsam bazı şeyler çok derin. Konuşmayayım. Konuşmama gerek yok. Konuşursam çok diyeceğim var. Beyler rahatsız olur” diyerek AKP iktidarının nasıl bir yozlaşma içinde olduğunu resmetti.
O resim devletin hep tepelediği yığınların, AKP’nin gün yüzü göstermeyi vaat ettiği garip gureba, fakir fukara insanlarımızın, gene aynı durumda kalakaldığını, siyaset taciri fırdöndülerin ise ülkenin eğreti, görgüsüz ve vicdansız ‘yeni beyleri’ olmaya soyunduğunu anlatıyor.
Eşinin, oğlunu zor şartlarda büyüttüğünü anlatan tükenmiş anne Cennet Özata’nın yanında bulunan görevli bir kadın astsubay ise 13 yıllık AKP döneminde de hiçbir şeyin değişmediğini, kurşun gibi delip geçen bir tek cümlede ispatlıyordu:
‘Teyzem bilmem mi? Zengin olan asker olur mu? Olmaz. Zengin olan asker de olmaz, şehit de olmaz’…
***
AKP’nin süreç içinde nasıl ‘Ankaralılaştığını’ dikkatli gözler çok öncelerden görmeye başlamıştı.
Ama artık yukarıdaki sarsıcı örneklerin de sergilediği gibi mide bulandırıcı ikiyüzlülüğü halk da artarak genişleyen bir şekilde görmeye başladı.
Bastırılıp, saklanmak istenen şehit cenazelerindeki öfke seli de bunu anlatıyor zaten.
Nereden nereye gelindiğinin örnekleri öylesine hızla artıyor ki adeta takip edilemez hale geliyor.
Ne var ki Roboski Katliamı’nın skandal gelişmeleri sanki hep bir adım önde gitmekte…
28 Aralık 2011 gecesi askeri uçaklar çoluk çocuk 34 insanımızı param parça ettiği vakit, uzun süre sessiz kalan dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, olaydan 23 gün sonra 20 Ocak 2012 tarihinde ‘ne Uludere’de ölen 34 vatandaşın ne de Hrant Dink davasının Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmasına izin vermeyeceklerini’ söylüyordu.
Sonra da ekliyordu:
“Türkiye artık eski Türkiye değil. Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz”…
Uludere’nin faillerinin cezalandırılmasını, bu cinayetin Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmamasını üç yıldır boş yere bekleyip durduk, köprüler altından çok sular aktı.
O üç yıl içinde Erdoğan bir yukarı kata çıkarken, üç yıl önce söylediklerinin tam aksine geçen hafta cezalandırılan Hâkim Albay Oğuz Pürtaş oldu.
Hava Kuvvetleri Askeri Mahkemesi Başkanı Hâkim Albay Oğuz Pürtaş, Roboski Katliamı soruşturmasını ‘takipsizlik’ vererek akamete uğratan mahkeme kararına, üstelik de başkan olarak itiraz eden tek askeri hâkimdi.
Tarihsel bir karşı oy gerekçesi de yazmıştı.
Gerçek bir hukukçu olmasının cezasını bir başka mahkemeye düz bir hâkim olarak atanarak görmüş oldu.
Sadece siyasal iktidarın Roboski Katliamı karşısındaki ‘katil doğanlar’ izlenimi veren tavrını izlemek bile fazla lafa gerek bırakmıyor aslında. Bu nasıl bir siyasal ahlaksızlıktır, anlaşılır gibi değil.
***
Halka, Roboski Katliamı’nın Ankara’nın koridorlarında kaybolmayacağını söyleyip, üç yıl sonra sessizce cinayetin aydınlatılmasını isteyen askeri hâkimi cezalandıran tıynetsizlik, 17-25 Aralık yolsuzluğunun üzerini örtmek için ise adeta ters parende atıyor.
Nitekim geçen hafta seçim hükümeti görüntüsü yutturmacısı ile ‘17-25 Kabinesi’ kurulması bunu gösteriyor.
Ayakkabı kutuları, çelik kasalar, para sayma makineleri ve saatlerle vurgunun ortaya çıkmasından sekiz ay önce yazılmış üç sayfalık bir MİT Raporu’na rağmen, talana ‘provokasyon’ diyen birisinin başbakan atandığı, yargı kararlarına rağmen soruşturmaya engel olan birinin İçişleri Bakanlığı’na terfi ettirildiği, hırsızlığı ortaya çıkaran hukukçuları tasfiye eden ve çakma mahkemeler kurulmasını sağlayan bir diğerinin Adalet Bakanı olarak taltif edildiği bir kabine ‘17-25 kabinesi’ değil de nedir Allah aşkına?
Taraf Gazetesi’nin manşetten özetlediği gibi tam bir ‘Operasyon Hükümeti’…
Kime karşı operasyon; tabii ki yolsuzlukları, hırsızlıkları, skandalları, vurgun ve talanları, cinayet ekonomisi kurbanlarını sergilemeye çalışanlara karşı bir operasyon hükümeti…
***
Başta da söylediğim gibi, AK Parti’nin yoksul, ezilmiş kitleleri merkeze taşımaktan vazgeçip, iyice ahlaksızlaşarak Ankara’nın tuzu kuru egemenlerinin yerini aldığını günlük olaylar giderek artan bir şiddetle kanırta kanırta en fanatik AKP partizanına bile anlatmaya devam ediyor…
Siyasal iktidar bütün renklerden daha hızlı koşan yozlaşma sürecinde başka ‘yaratıcılıklar’ bulmaya devam etmez ise geçtiğimiz hafta ‘17-25 Kabinesi’ kurarak adeta çürüme sürecinin Nirvana’sını ulaştı…
***
Seçimle gelip, seçimle gitmek istemeyen, demokratik tüm kırıntıları da sürekli silip süpüren ve vaatlerinin tam tersini yaparak halkına verdiği sözlere ihanet eden bir siyasal iktidarın bundan sonraki son durağı, 1 Kasım seçimlerinde yiyeceği muhtemel daha ağır bir ikinci tokat öncesi ve sonrası bakalım ne olacak?
Payına hep ölmek düşen, kaderi hiç değişmeyen yoksul acılı kitlelerin de karşı karşıya kaldıkları bu yeni siyasal dolandırıcılığa ve kanlı ayak oyunlarına tepkisini de gene aynı süreçte hep beraber göreceğiz.
http://www.gazete360.com/Yazarlar/mehmet-altan/17-25-kabinesi/2540
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025