Münir AKTOLGA
SOSYALİST SİSTEM DAĞILDI, ABD ESKİ HEGEMONYACI YAPISINI REFORME EDEREK YENİ DURUMA-YENİ KÜRESEL DÜNYAYA UYUM SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR, YA SEN AB, NE OLACAK SENİN HALİN BÖYLE!... (1)
İÇİNDEKİLER
YENİ ESKİNİN İÇİNDE GELİŞİYOR!... TEKELCİ KAPİTALİZM VE DİYALEKTİK İNKARI!...4
“AVRUPA BİRLİĞİ” NEYİN ÇABASIYDI?...6
KÜRESEL YENİDEN DOĞUM İÇİN BERLİN DUVARININ YIKILMASI YETMİYORDU!...9
ULUS-DEVLET KABUĞU GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE DE ÇATLIYOR...12
„KÜRESEL DEMOKRATİK DEVRİM“, „GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER“ VE TÜRKİYE...14
KÜRESELLEŞME-ÜRETİCİ GÜÇLERİN GELİŞMESİ-SINIF MÜCADELESİ...16
GELİŞMİŞ KAPİTALİST ÜLKELER-BU ARADA AB DE- NE YAPACAK?...20
GİRİŞ
Bu çalışma esas itibariyle 2005’de yayınlanan çalışmadan alınan bir bölüm[1]; güncelleştirme amacıyla araya bazı ilavelerde bulundum o kadar... Aradan on bir yıl geçmiş! Ama bu on bir yıl hem ülkemiz, hem de çalışmanın konusu olan küreselleşme süreci ve Avrupa Birliği’nin gelişimi açısından o kadar dolu dolu ki, bugün gelinen noktada birçok parametrenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini görüyoruz. Örneğin, o zaman, “gelişmekte olan bir ülke” olan Türkiye’de gelişen demokratik halk devrimi süreci hala yükselen bir çizgi izlerken, devrimin lokomotifi rolünü oynayan AK Parti de arkasına küreselleşme süreci ve AB rüzgarlarını alarak “fabrika ayarlarına” uygun bir şekilde iç ve dış dinamiklerin çok boyutlu koalisyonu olarak kendi yolunda ilerliyordu. Bugün ise durum biraz farklı tabi! Bizzat Erdoğan’ın ifadesiyle “artık daha ileriye gidemiyoruz, patinaj yapmaya başladık”!... Öyle ki, giderekten “değiştirmeye” çalıştığımız eski Devlete, onun “yerli-milli” duruşuna sahip çıkarak adeta ondan medet umar hale geldik!... Bunun nedenlerini başka bir çalışmada ele aldığımız için şu an daha fazla bu konunun üzerinde durmuyorum. http://www.aktolga.de/m54.pdf
AB konusunu şimdi neden tekrar ele aldığımıza gelince: İçinde bulunulan süreç bir süredir hem AB, hem de Türkiye açısından bir tür yol ayrımına denk düşüyor. Bu noktaya nereden ve nasıl gelindi önce bir kere daha bunun altını çizmek istiyorum. Sonra da sürecin nereye doğru gittiği sorusuna cevap arayacağız...
Çalışmayı okurken de göreceğiniz gibi AB aslında soğuk savaş döneminin ürünü bir birliktelik olup iki kutuplu dünya düzeninde Avrupa ülkelerinin “biz de varız” deyişlerini ifade ediyordu. Bu nedenle, daha sonra içine girilen “küresel-yeni dünya düzeninde” ABD ve Sovyetler nasıl bir değişim süreci yaşadılarsa, o da, ya ulus devlet bileşenlerine ayrışacak, ya da küreselleşme sürecine uygun bir yeniden yapılanma içine girecekti. Geride kalan dönemde bu iki dinamiğin nasıl içiçe geçtiğini, aradaki mücadelenin nasıl kıran kırana geliştiğini gördük. Bugün gelinen noktada, bir tıkanıklığın ortaya çıktığı, 21.yy paradigmalarına özgü adem-i merkeziyetçi bir yeniden yapılanmanın yolunun açılamadığı koşullarda ulus devletçi merkezkaç kuvvetlerin etkisinin arttığını görüyoruz. Daha ileriye gidilemeyince, önce bir patinaj yapma süreci başlıyor, sonra da eskiye dönerek çıkış yolu eskinin o bilinen yollarında aranıyor! Çünkü hayat durmuyor, devam ediyor; ya ileriye gideceksin, ya da geriye giderek çözümü eskinin içinde aramaya çalışacaksın!... İngiltere’de yapılan referandum ve AB’den ayrılma kararı da bu gerçeğin altını çizdi... Bir yanda 20.yy’ın ulus devletler dünyası, buna ilişkin bakış açıları, diğer yanda ise 21.yy değerleri ve küreselleşme paradigması... Kolay değil, bir yeniden doğuş olayı bu. Toplumsal düzeyde de bir yeniden yapılanmaya tekabül eden bu süreci öyle pürüzsüz yaşayarak gerçekleştirmek hiç kolay değil!...
Doğrudur, bugün bütün Avrupa’da “aşırı sağ” denilen ulusalcı merkezkaç unsurların seslerini daha fazla duyurmaya başladıklarına şahit oluyoruz. Ama inanın bu durum geçicidir; yani AB parçalanmıyor (hani, AB parçalansa da eski Osmanlı mülkü olan Balkanları kurtarsak rüyaları görenler hayal kuruyorlar!!). Geçicidir, çünkü Avrupa’nın sorunlarına artık 20.yy’ın milliyetçi-ulus devletçi paradigmalarına geriye dönerek çözüm üretilemez!... Bu nedenle, enseyi karartmaya gerek yok; ileriye bakmaya, çözümü 21.yy gerçekleri içinde aramaya devam edelim diyorum, su akıyor ve mutlaka yolunu bulacaktır...
Düşünsenize, içe kapanarak, milliyetçiliğe hız vererek 21.yy koşullarında hangi hedefe ulaşabilirsiniz artık?
Bakın Türkiye bile, son birkaç yıldır Osmanlı’yı diriltiyorum falan diyerek rotayı şaşırdı da ne oldu; ulus devlet eşofmanlarını giyerek (“kefen giyme” edebiyatını kastediyorum!) güya 20.yy kulvarlarında öteki ulus devletçilerle yarışa girmeye kalkmıştık; ama baktık ki olmuyor, buralardan bir yere varılamıyor, şimdi tekrar ayaklarımızı yere- 21.yy zeminine basarak “düşman azaltma” sloganıyla “fabrika ayarlarımıza” dönmeye çalışıyoruz!...
Amaç gelişmek, ilerlemek değil mi; bunun için artık daha fazla üretip, ürettiklerini daha çok satarak zenginleşmekten başka yol var mı? Doğru, eskiden bunu yapabilmek için güçlü bir ulus devlete, onun güçlü ordularına, silahlarına ihtiyaç vardı. Çünkü, malını daha çok satabilmek için bunlara dayanarak nüfuz bölgeleri yaratmak gerekiyordu. Pazar payını arttırmanın başka yolu yoktu. Ama şimdi öyle mi ya!... İstediğin kadar güçlü ol, güçlü bir ulus devlete, güçlü bir orduya sahip ol, elinde ABD ve Rusya misali en güçlü nükleer silahlar bulunsun, bütün bunlar bir malı daha iyi kalitede ve daha ucuza üretmeden pazar payını daha da arttırabilmenin yolunu açabilir mi?...
Aynı şey Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de geçerlidir. Bakmayın siz etrafınızdaki hamaset rüzgarına! Yüz-hatta iki yüz yıl geriye dönüp, oradan-“ecdadımızın şanlı tarihinden”, Sultanların maceralarından- hız alarak, reaksiyona- intikama-travmalara dayalı yeni tipten bir Devletçi-milliyetçilik dalgası yaratıp, sanki artık 21.yy da yaşamıyormuşuz gibi 20.yy ruhuyla yükselen bir ülke haline gelmenin başarı şansı var mıdır!?...
“Patinaj” yapar hale geldik, doğru; kendimizi çaresiz hissediyoruz!... Ama, çaresizlikten kaynaklanan hamasetle, geçmişe dönerek kaybolan o güzel günleri geriye getirme hayaliyle bir yere varabilir miyiz?...
Bütün bunlara rağmen sakın umudunuzu kaybetmeyin, Türkiye herşeye rağmen yolunu bulacaktır; hem sonra unutmayın, “ay daima gecenin karanlığında doğar”!... Kolay değil, değişim sadece Türkiye’de yaşanmıyor, yeni bir dünya doğuyor, herşey değişiyor!...
DEVAMI GELECEK...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023