Münir AKTOLGA
Evet, “solcular”, savaşa hayır demedi diye CHP’yi eleştiriyorlar, hatta bazıları daha da ileri giderek Kılıçdaroğlu’nu “davayı” satmakla bile suçluyorlar!..
Bence bunun aslında kendini aldatma, ya da "solun" namusunu kurtarmak için kendini ikna etme çabası olmanın ötesinde hiçbir anlamı yok!.. Yok, çünkü CHP de henüz daha -başörtü konusundaki birkaç olumlu özeleştiriden başka- çok fazla değişen bir şey yok!.. Siz, MHP ile “kim daha çok milliyetçi” yarışına girenlerle ittifakı bile normal karşılıyorsunuz, hiçbir talep ileri sürmeden, hiçbir pazarlık yapmadan gidip oyunuzu bunlara veriyorsunuz... sonra da tutup aldatıldık, satıldık diye ağlıyorsunuz!..
Ama cevabınız hazır biliyorum: Hemen diyeceksiniz ki, “hayır efendim, biz onlara, gerici faşist cepheye karşı oldukları için oy verdik”!..
Biliyoruz biz bu hikayeleri!.. Dün, “bir yanda gerici faşist Demirel var, öte yanda 27 Mayıs Devrimi’nin devamı olan Gürler, biz elbette ki Gürler’den yanayız” diyerek adeta 12 Mart’ın oylandığı 1973 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Gürler’i destekleyen zihniyettir bu!.. Benim hep “sol” derken bunu tırnak içine almama neden olan DEVLETÇİ zihniyet!..
Dün Facebook’da bunları yazdığım zaman iyi niyetinden hiç şüphe duymadığım eski “solcu” bir arkadaşım bana diyor ki, “tamam da Münir, Devletçi olmayan başka bir parti var mı ki onu destekleyelim”!..
E, PEKİ O ZAMAN NE Mİ YAPALIM?..
Bir kere önce şunu bir kavramamız gerekiyor: SOL demek, SOLCU olmak demek, her şeyden önce bir sivil toplum gücü olmak demektir. Sivil toplum ise, DEVLETE BAĞLI olmayan, varoluş koşulları DEVLETÇİLİKTEN kaynaklanmayan örgütlü güç anlamına gelir... Bu nedenle, sol-solcu olabilmek için önce oturup biz ne istiyoruz, nasıl yönetilmek istiyoruz, KÜRT SORUNU derken bundan ne anlıyoruz, bu konudaki önerilerimiz nelerdir bunu bir belirlememiz lazım... kısacası nasıl bir ANAYASA İSTİYORUZ bunu ortaya koyabilmemiz lazım... Önce bu bir yapılsın ki, ittifakmış, “faşizme karşı birlikte” olmakmış vb... bunlar, bu türden siyasetler ancak ondan sonra bir anlama sahip olabilir... Siz bunları yapmayın, bilinçaltınızdaki Osmanlı artığı zihniyetle -her koşulda “Beyaztürkler ilerici”, “ötekiler gerici” zihniyetiyle- yola devam etmeye çalışın, ondan sonra da sol’dan solculuktan bahsedin!..
Tamam, “yetmez ama evet” diyerek bir zamanlar AK Partiyi’de destekledik, ama o zaman ortada bir neden vardı, bir demokratikleşme programı vardı ve desteklenen şey de bu idi... Ama şimdi öyle bir durum var mı, soruyorum?..
Bir İyi Parti ile bile ittifak yapabiliyorsunuz yahu, kendi içinizde bunu bir sorgulayın bakalım önce!.. MHP’yi daha az faşist buldukları için onlardan ayrılanlar bile sizin “müttefikiniz” olabiliyorsa Kılıçdaroğlu’nu niye suçluyorsunuz ki!.. Kılıçdaroğlu oturupta size şunu şunu yapacağım, ülkeyi demokratikleştirmek için şöyle bir program izleyeceğim diye söz mü verdi? Onun için mi ona oy verdiniz!!.. Açık söylüyorum, samimi değilsiniz!..
Kendine “sol-solcu” diyenlere sesleniyorum, PKK tutupta “Devrimci Halk Savaşı” ilan ettiği zaman kaçınız tutupta bunu eleştirdiniz (benim gözümden kaçanlar varsa onlar hariç tabi!..) “Devrimci özerklik” diyerek şehirleri, kasabaları silahlı güçleriyle kuşatırlarken hanginiz buna karşı durdunuz?.. Durmadınız, neden? Çünkü orada söz konusu olan “Kürt özgürlük hareketiydi”, öyle değil mi?.. Ve siz şimdi de tutmuş savaşa evet dedi diye müttefikiniz Kılıçdaroğlu’nu eleştiriyorsunuz!!..
Bakın bu süreç son derece tehlikeli bir süreçtir... Bir zamanlar Ermenileri de yutan süreçtir bu! Bugün PKK’ yi destekleyen Amerika’nın yerinde o zaman Ruslar ve İngilizler vardı... “Yürüyün” diyorlardı Ermeni örgütlerine!.. “arkanızda biz varız” diyorlardı!.. ve de onları silahlandırıyorlardı”.. Ne oldu sonra, bir kalemde Ermenileri satıverdiler!.. O Ermeni devrimcileri ki, 1908’e giden yolda Jöntürklerle birlikte ortak bir Osmanlı kimliğiyle birlikte yaşamı savunan devrimcilerdi onlar... ama sonra, madem ki arkamızda “Düvel-i Muazzama” var, o halde Allah bize “yürü ya kulum” dedi diyerek kulvar değiştirmekte bir sakınca görmemişlerdi!.. Sonra da tabi İttihatçılar’ın Devletçi milliyetçiliği hortladı ve arkasından olanları biliyoruz!.. Yani bu işler öyle tek yanlı olmuyor...
“Kürt partisiymiş”, “Türk partisiymiş”, “İslamcıymış” vb... Kültürel MAHALLEERİMİZİN içine gecekondu inşa eder gibi siyasi parti oturtarak bir yere varmak mümkün müdür?.. Tamam, herkes gene kendi mahallesinde otursun, ama bir yandan da bizim artık bir mahalleler topluluğu değil bir TOPLUM olduğumuz unutmasın!..
İyi güzel de bu işler böyle lafla olmuyor ki!.. Ben bunları zaten yıllardır söylüyorum!.. İsterseniz BAHSE GİRELİM, radikal bir dönüşüm olmadıkça, yarın ortalık durulunca herkes gene gidip kendisine yakın bulduğu mahallenin içinde bir yer tutacak, ve gidip gene onun kanatlarının altına girecek!.. Ortak payda olan o antika DEVLET, DEVLETÇİLİK, Devlet anlayışı yerinde durduğu sürece başka yolu yoktur bunun!.. Ama ben gene aynı şeyleri söylemekten bıkmayacağım... (Bakın bu söylediğimi hiç unutmayın...)
AMA İSTERSENİZ GENE BAHSE GIRELİM, yarın bütün o "solcu" Kürtler de gidip gene aynı şekilde Devletin "Beyaztürk" Devletçi-"solcu" kanatlarının altına girecekler!.. Geçmişte de hep böyle olmadı mı zaten!.. YANİ MAHALLECİLİK anlayışı yerinde kaldığı sürece ister "BEYAZTÜRK" milliyetçi-SOLCU OLUN, İSTER "BEYAZKÜRT" milliyetçi-SOLCU hiç farketmiyor!..
”Beyaztürkler” açısından istenen ne biliyor musunuz: Eski güzel günlere geri dönmek!!.. Birçokları, "her şey çok güzel olacak" sloganını bile bu şekilde yorumladılar... YALAN MI? “Ötekiler”, yani yeni tipten Devletçi “Siyahtürkler” haline gelenler ise, “şimdi artık sıra bizde” diyerekten, “restorasyoncu”, reaksiyonist bir anlayışla geri dönerek son yüz yılı sil baştan yeniden yaşamak istiyorlar!..
Şunu unutmayalım, Osmanlı artığı o antika Devlet ve Devlet anlayışı her dönemde kendisine bir “beka” kalkanı yaratarak ayakta kalabilmiştir... HDP ‘ye söylüyorum... demokratik siyaset mi diyorsunuz, o zaman bütün o 20. Yüzyıl kalıntısı ideolojilerle- ideolojik çözüm anlayışlarıyla olan bağınızı keseceksiniz!.. Silahı ve şiddeti içeren her türlü çözüme karşı olduğunuzu bir değil, belki on kere, yüz kere tekrarlayacaksınız... Nasıl bir anayasal düzen istediğinizin altını çizeceksiniz... Ve de birileriyle İTTİFAK yaparken buna dikkat edeceksiniz... Yoksa öyle, “Beyaztürk” “solcu” yoldaşlarınız gibi, “gerici faşist Erdoğan’a karşı güç birliği” falan hikayeleriyle bir yere varamazsınız!.. Dün Demirel’di o “gerici faşist” hedef, bugün Erdoğan, yarın da pekala bir başkası -Kılıçdaroğlu bile- olabilir!.. Ve siz de hep böyle birilerine karşıyız diyerek başka birilerinin kuyruğunda dolaşır durursunuz!.. Yok kardeşim yok, öyle ben “Kürt partisiyim” demeyle falan olmuyor bu işler!.. O zaman ötekiler de tutuyor, biz de “Türk partileriyiz” diyor ve iş bitiyor!!.
Evet, artık ne o eski "güzel günler" geri gelecek, ne de Devleti ele geçirince Devletleşererek “Siyahtürk” haline dönüşenlerin istedikleri gibi “parantez kaplanarak” küllerinden yeniden yaratılan bir Osmanlı’nın yolunda, Abdülhamid’in idealleri doğrultusunda yolumuza devam edeceğiz!..
Tek bir çözüm yolu var artık önümüzde: Ya, tarihsel bir uzlaşma anlayışıyla içinde bulunduğumuz mahallelerin duvarlarını aşarak, yaşamı devam ettirme mücadelesine bundan sonra ancak çok kültürlü bir toplum halinde devam edebileceğimizin bilincine varacağız, ya da ideolojik hale gelen mahalle savaşlarıyla birbirimizi tüketeceğiz... Aklımızı başımıza toplayalım...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023