Ömer F. Gergerlioğlu
Bir müddettir Batman'dayım. Batman'da bulunmamın bir güzelliği de bölgeyi daha yakından tanima imkanı vermesi sanırım. Önceden gördüğüm ama yeterince gezemedigim Mardin'e tekrar gidiyorum.
Mardin’e yaklaşırken bitki örtüsü değişiyor. Dağ yamaçları seyrek de olsa yeşilleniyor, ağaçlanıyor. Eski Mardin’e doğru tırmanıyoruz, adres sorduğumuz bir Mardinliyi öfkeli buluyoruz, “eski Mardin’e şimdi çıkamazsınız, gündüz trafiğe kapalı, Valinin emriymiş”,“niye” diye sorduğumuzda “niye olsun, bu uygulamanın iyi niyetli bir tarafı olabilir mi?” diyor. Öğrendiğimize göre turizmi geliştirme gayesiyle kapatılmış ama ne turist var ne de alternatif bir ulaşım çözümü.
Bir gerdanlık gibi ışıldayan tarihi Mardin’de, okyanusu andıran Mardin Ovası manzarası eşliğinde ışıl ışıl yanan Mezopotamya ovasını seyrediyor ve 8 yıldır Mardin’de yaşayan bir sosyolog arkadaşımla Mardin üzerine konuşuyoruz. Mardin’de sosyal hayata, siyasete ve bürokrasiye yön veren arka planda dönen iki tip mücadele olduğunun altını çiziyor sosyolog arkadaşım. Birisi Güneydoğu’nun karakteristiği olan aileler ve aşiretler arasındaki nüfuz ve etkinlik mücadelesi. Diğeri ve Mardin’e özel olan ise arkaplanda dönen Arap – Kürt çekişmesi, rekabeti. Siyasi partiler ve ideolojiler makro düzeyde genel geçer kararları belirlerken makro politikalarda boş kalan alanlar ile yereldeki gündelik hayat, siyaset ve bürokrasi bu çekişmeler üzerinden dönüyor. Arap - Kürt ayrımını, Bajari (şehirli) – Gundi (köylü) ayrımı ile birlikte okuyabiliriz. Bu çekişmeyi sadece etnik düzeyde değil, bölge-ilçe düzeyinde de örneğin Mardin – Midyat arasındaki rekabette de görebiliriz.
Farklı dini ve etnik kimliklerin bir arada barış içinde yaşamasının bir efsane olduğunu bu birlikteliğin karşılıklı çeşitli mücadele ve işgal sonucunda gerçekleştiğinin altını çiziyor sosyolog arkadasım. Bir biraradalık olduğunu ama bunun çoğulculuğu ve istenen seviyede barışı getirmediğini belirtiyor. Kimlik düzeyinde problemler olsa da bireysel düzeyde güzel aşk, dostluk ve komşuluk örneklerinin bulunduğunu ve bunların vurgulanması ve ortak insani değerlerin altının çizilmesi gerektiğini söylüyor. Siyasi söylemlerin yeterince kuşatıcı olmadığını, tam anlamıyla siyasi ve konjonktürel olduğunu belirtiyor.
Mardin’in eşsiz mimarisi ve bu mimaride izlediğimiz çok kültürlülük üzerine konuşuyoruz. Bunun korunmadığını acı bir şekilde gözlemliyoruz. Korunması adına UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi’ne Mardin’in de alınması değil, Mardin’in de hak ederek girmesi gerekiyor. Ancak hem tarihi Mardin’in mevcut durumu UNESCO müktesabatından çok uzak, hem de söylemden öte bunu gerçekleştirmeye yönelik bir iradenin mevcut olmadığını öğreniyoruz. Çözüm sürecinde birkaç Avrupa Birliği projesi ile bir adım atılmış olsa da sonradan bu adımların devam ettirilmediğini, milli düzeyde bir ihtisas ve iradenin buraya tahsis edilmesi gerektiğini anlıyoruz. Müthiş tarihi birime mukabil turizme bakan devlet anlayışı pek yeterli görünmüyor.
Mardin sokaklarını dolaşıyoruz. Hem alışveriş yapmak hem de sohbet etmek için konuştuğumuz Mardinlilerden çok sıcak bir elektrik alıyorum. Genelde sohbeti seven, alışveriş yapmasanız da saygıda kusur etmeyen esnafın her girdiğimiz işyerinde sunduğu yarım bardak özgün dibek kahveleri bize enerji veriyor. Ancak esnafa bir dokunduğunuzda bin ah işitiyorsunuz. Esnaf Mardin’in eski Mardin olmadığını söylüyor. Çözüm süreci sonrası alışveriş yüzde 85 azalmış, eskiden İstanbul’un İstiklal caddesi gibi olan çarşısının şimdi çok tenhalaştığından şikayetçiler. Bir de Vali tarafından gündüz saatlerinde eski Mardin’in çarşı yolunun trafiğe kapatılmasına çok tepkililer. Kahvelerin, badem şekerlerinin her türlüsünün olduğu bir esnafa işleri sorduğumuzda aslında bir yerde siyaseti sorduğumuzu da anlıyoruz. Zaten düşen işlerinin trafik düzenlemesi kararıyla iyice dibe vurduğunu söylüyor esnaf. Çözüm süreci sırasında yüzbinleri bulan bir turist varlığından söz ederek şu andaki durgunluktan dolayı yavaş yavaş bazı esnafın kepenkleri kapatmaya başladığını söylüyorlar.
Ak Parti teşkilatlarının her kademesinde yer aldığını söyleyen bir başka esnaf ise “Facebook sayfama da yazdım, esnafa bu muameleyi gören Ak Parti bir dahaki seçimlerde karşılığını görür” diyor kızgınlıkla.
Mardin Valiliğinin uygulamasını iyi niyetle bağdaştıramadıklarını söylüyor. Yeni trafik uygulamasını sosyal medyada eleştiren bir esnafın Emniyette 6 saat sorgulanmasından sonra herkesin korktuğunu, sesini çıkaramadığını belirtiyor. “Basın açıklaması yapmaya niyetlendik, OHAL var, başımıza iş açmayalım diye düşündük" diyor. Caddelere arabalar park etmesin diye konan saksıların maliyeti hakkındaki dedikoduların bile herkesin çıkarını düşündüğünü gösterdiğini, Mardin’i ve sorunlarını düşünen olmadığını iddia ediyor.
Mardin gerçekten müthiş bir tarihi mirası biriktirmiş. Medeniyetin beşiği olan Mezopotomya’da çok sayıda medeniyetin iz ve eserlerine Mardin’de rastlamak mümkün. Mardin, gerçekten evrensel bir yer ve insanlığın ortak tarihini burada izlemek mümkün. Açık sarı taşlarıyla yapılmış yapılardaki mimarinin ne kadar özenli olduğu gözünüzden kaçmıyor. İslam kültürü ve mimarisi adına çok fazla değerle karşılaşıyorsunuz. Medreseler ve Camiler her biri ayrı bir tarihsel dönemi, ayrı bir ilmi ve mistik ekolu içinde barındırıyor. Yaşanmışlıkların yanısıra efsaneler ile Mardin sizi büyülü bir yolculuğa çıkarıyor kadim bir medeniyetin izlerinde.
İslamiyetten önce bu toprakların Süryaniliğin anayurdu olduğunu, Süryaniliğin hem kültürü hem de mirası ile burada ilk günkü gibi yaşadığını görebiliyorsunuz. Deyrulzafaran Manastırı Mardin’de, Mor Gabriel Manastırı da Midyat’ta Turabdin yurdunun adeta son burçları gibi. Ermeni zanaatkarlarin eserleri, gümüş, bakır işçiliğinin nadide örneklerini sergilemiş bir köklü medeniyetin izleri var burada.
Mardin kültürel öğeleri, yemekleri, güzel kokulu bitkileriyle adeta moderniteye karşı sapasağlam bir kale. Sıcak kanlı insanları, misafirperverliğiyle dikkatimi çekiyor. Kime adres sorsam beni bir çay içmeden bırakmak istemiyen insanlarıyla aslında şehrin o derin, tarihi, samimi karakterinin izlerini yakalıyorum. Yenişehir diye anılan modern Mardin’i pek anmaya gerek duymuyorum. Fotoğrafına baktığınızda herhangi bir şehirden ayıramayacağınız inşaatlarla dolu bir keşmekeş. Şehrin yeni yüzü sıcak, boğucu havası, göğü delen fazla yüksek yapılarıyla hiç çekici değil.
Mardin müzesi binlerce yıllık tarihi dokusunu yansıtan bir büyük hazine adeta. Zamanımızın en çoğunu orada geçiriyoruz. Binlerce yıllık birikimi yansıtan eserler ince bir işçiliği, zevki, estetiği yansıtıyor. Şehrin tüm kültürel haritasını sunmaya çalışan video sunum Mardin’in tüm kesimlerinin hikayesini anlatan türkülerle sunuldu ki bu duygulandırıcı bir terennüm idi.
Mardin sokaklarında dolaşırken bir anda kendinizi bir tarih tünelinde bulabilirsiniz. Sokak geçişlerini engellemeyen, evlerin altındaki abbaralar size bir eski zaman rayihasını üfler. Medreselerin içinde vazgeçilmez olan akan ve biriken su geleneği şu anda sadece turistik amaçla kullanılsa da eski zamanların irfani neşesini yansıtıyor.
Deyrül Zafaran Manastırı sanırım her inançtan insan için çok etkileyici bir yapı. Farklı inançlardan olsa da binlerce yıllık dinler tarihi geleneğini yansıtan yapının en dikkat çekici bölümü 4500 yıl önce Şemsiler( güneşe tapanlar) tarafından yapılmış yeraltındaki inziva bölümü. Binlerce yıl dayanacak bir yapı için usta sanaatkar bakış açısıyla yapılmış mekan, güneşin doğuşuyla başlayan ve insanı, hayatı, ölümü sorgulayan bir inziva alanı. Binlerce yıldır bozulmamış yankısıyla hem maddi hem de manevi açıdan büyük bir saygınlığı hak ediyor.
2000 yıl önce yapılmış Dara şehri harabelerini ve mezarlığını gezerken insanlığın sadece bugünü değil, her zaman diliminde tekrar dirilmeyi hep merak ettiğini, hazırlık yaptığını hissediyorsunuz.
Bizi zulmen isimizden atanler bilmeden, istemeden bana iyilik etmisler sanırım, bölgeyi daha yakından tanımak benim için çok önemli ve mutluluk verici.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018