Ömer F. Gergerlioğlu
Kadir Has üniversitesi Türkiye sosyal - siyasal eğilimler araştırması 31 Ocak 2018 tarihinde yayımlandı. Türkiye nüfus ve demografi dağılımına uygun bir şekilde yapılmaya çalışılmış anket-araştırmanın sonuçlarını önceki makalemde değerlendirmeye başlamıştım, gözden geçirmeye devam edelim.
"Türkiye'de Yaşayan Kürtlerin İstedikleri Düşünülen Yönetim Şekli" sorusuna ilginç bir şekilde Türkler ve Kürtler, farklı seçeneklere vurgu yaparak cevap vermiş. Türkler Kürtlerin bağımsız Kürt devleti istediği tahminini 2016'ya göre artırarak % 16.2'den % 32.4'e çıkarmış. Türkler önceki yıla göre Kürtlerin ayrılma ihtimalinden daha çok korkmuş. Belki de birlikte yaşam konusundaki umutları daha da azalmış. Kürtler ise aynı soruya farklı bir şıkkı yüksek oranda oylayarak cevap vermiş. "Daha demokratik bir Türkiye Cumhuriyeti" seçeneğini 48.4 oranında oylamış, bu oran 2016'daki 19.9 oranına göre çok önemli bir sıçrama yapmış. Bu oran Türklerin Kürtler hakkındaki endişesini boşa çıkarıcı mahiyettedir. Pik yapan oran hakları daha da kısıtlanan Kürtlerin 2016'ya göre çok belirgin bir demokrasi talebinin yansımasıdır. Türklerin endişesinin aksine "Bağımsız Kürt devleti" isteğiyse 2016'daki % 35.7'e göre önemli azalma göstererek 16.1 olmuş. Bu oran Türklerin tahmin ettiği % 32.4'ün neredeyse yarısı oranındadır. Türklerin zihninde Kürtler için tahmin edilen "Daha demokratik bir Türkiye Cumhuriyeti" seçeneği % 47.7 'den % 13.5'a gerilemiş. Yani Türkler bir sene içinde Türklerin demokrasiden ziyade ayrılık istediğini sanmış.
Türkiye'de tarafgirlik ve korku toplum katmanları arasında çok yaygın. Başkasının bünyesindeki sızısı için hüküm vererek böyle bir sızı olmadığını beyan eden birisi, kendisi için tehlike oluşturduğunu düşündüğü bir kesim için korkularından hareketle yargılarda bulunuyor. Bunu bu araştırmanın birçok sorusunda gözlemleyebiliyorum. Ayrıca çözümsüz gördükleri sorunlar için ön yargılarıyla düşünmenin çok doğru olduğunu düşünüyorlar.
"Sizce Abdullah Öcalan'ın PKK/HDP/Kürtler üzerinde ne kadar etkisi vardır?" sorusuna önceki yıllara göre azalan oranlar olduğu düşünülerek cevap verilmiş. Mesele PKK üzerindeki etkisinin % 82.8'den 58.5'a gerilediği düşünülmüş. Anlaşılan toplumda Öcalan'ın devreden çıktığı ve Kandil'in etkin olduğu düşüncesi hakim.
"HDP milletvekillerinin tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Ak Partililer MHP'lilerden bile yüksek oranda 'onaylıyorum" cevabı vermiş.% 77'ye, % 69.1 oranı Erdoğan'ın milliyetçiliği hem tabanına benimsettiğini hem de MHP'nin bile elinden alacağını gösteriyor. Türkler ve Kürtler kategorilerindeyse bu oranlar % 64 ve %12.9 'onaylıyorum' şeklindedir. Türkler ve Kürtlerin araları derinleşen dünyalarının bir başka göstergesi bu maalesef. "Kuzey Irak'ta Barzani tarafından gündeme getirilen bağımsızlık referandumuna karşı yürütülen Türkiye'nin politikasını doğru buluyor musunuz?" sorusuna genelde verilen % 40 evet, % 29.9, hayır, % 30.4 fikrim yok oranları bu konuda medya ve iktidar algıları kadar yüksek bir hükümet desteğinin toplum için olmadığını göstermektedir.
"Sizce Türkiye, bölünme tehlikesi altında mı?" sorusuna verilen cevapta yıllara göre bakıldığında en yüksek oran 2015 yılı olmuş, % 54.2, 2016 % 37.5, 2017 % 28.8 olmuş. Çözüm süreci sonrası çatışmaların toplumda büyük bir korku yarattığı ve sonrasında meselenin halledildiği düşüncesi baskın çıkmış herhalde. Aslında yurt içinde sıcak çatışmalar hafiflese de kökten çözülen bir meselenin olmadığı aşikardır. Yurt içinde çatışmaların azalmasını sorunun bittiği yönünde yormak meselenin asli nedeninin toplumumuzda bilinmediğini gösteriyor. Bu sefer de sınır dışında çatışmalar var ve aslında çatışmanın sorun kriteri gibi algılanması, Kürt meselesinin ne kadar anlaşılmak istenmediğinin bir göstergesidir. Kürt meselesi asıldır, çatışmalar çözümsüzlüğün nedenidir.
"Sizce terör sorununu çözmede en etkili yol size sayacaklarımdan hangisidir?" sorusuna verilen cevaplarda askeri yöntemler şıkkının son yıllarda yükselişte olduğu görülüyor. Önceki yıllara göre 2017'de kültürel ve sosyal politikaların etkili olabileceği oranı azalırken, askeri yöntemler şıkkı yükseliş halinde. Toplumun çözüm süreci sonrası çareyi silahta aramaya başlaması üzücüdür ama çözüm süreci yıllarındaki oranlar yeni bir çözüm gayretinin olumlu bir hava estirme kapasitesinin varlığını hissettirmektedir.
"FETÖ'nün Türkiye için halen bir tehdit oluşturduğuna inanıyor musunuz?" sorusuna verilen cevap 2016'da % 60.6 iken bu oran 2017'de düşerek % 47.9 olmuş. OHAL'i devam ettirmede ısrarın en büyük nedeni ilan edilirken toplumda bu tehdit oranının düşmesi dikkat çekicidir. Havuz medya gayretleri de bu düşüşü önleyemiyor demek ki. "FETÖ'nün siyasi uzantıları sizce daha yoğun olarak hangi siyasi partide bulunmaktadır?" sorusuna ise % 33.9 oranla Ak Parti cevabı verilmektedir. Bu kanaat Ak Parti'nin aslında bilinç altında kendi propagandasının aksine çok güvenilir bulunmadığını gösteriyor. "15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlardan sonra Olağanüstü Hal ilan edilmesini desteklediniz mi?" sorusuna 2017'de % 58.5 evet denirken, "Mevcut Olağanüstü Hal süresinin uzatılması gerektiğini düşünüyor musunuz?" sorusunda evet oranı 38.1'e düşmektedir. Bu da zorla sürdürülmeye çalışılan OHAL'e desteğin önemli azalma gösterdiğini ifade etmektedir. "21 Temmuz 2016'dan beri Olağanüstü Hal koşulları altında yönetilmemiz demokratik hak ve hürriyetleri zedelemekte midir?" sorusuna verilen % 46.7 evet oranı da iktidarın dayatmalarının toplum nezdinde istediği karşılığı olmadığını göstermektedir. Hayır oranı % 35.9 'dur.
Genel ortalama Türkiye'yi % 52.3 dindar bulurken, sosyalist, kemalistlerde bu tahmin % 67'lerden 80'e kadar uzanmaktadır. Bu abartılı oran, sayılan kesimlerin korkusunu yansıtan bir oran olarak dikkat çekicidir. Olandan daha fazla büyütülen bir olgu tedirginliği yansıtır. Son yıllarda yapılan araştırmalar aslında azalan bir dindarlık oranını gösteriyordu. Anlaşılan iktidarın siyasetini yürütmek için din ve dindardan güç alma eğilimi karşıt kesimler için oldukça tedirgin edici görünüyor.Türkiye'yi Demokratik veya Otoriter Olarak Değerlendirmeyi degerlendiren "Size göre kartta görmüş olduğunuz hangi ifade Türkiye'nin şu anki durumunu en iyi açıklar?" sorusuna 2017 için muhafazakarların % 85.9 cevap oranına karşın, sosyal demokratların verdiği % 28 oranı ülkede nasıl bir kutuplaşma, ötekini umursamama oranının olduğunu göstermesi açısından manidardır. Bu oran en ciddi hukuki gelişim endekslerinde son sıralara düşen Türkiye için istikbalde muhafazakarlar için bir utanç oranı olacaktır.
"Türkiye'de demokrasi zayıflamaktadır" diyenlerin oranı genele baktığınızda 2016'da % 28 iken 2017'de 36.1dir. Bu oran medya ve iktidar ağzıyla her ne kadar gizlenmeye çalışılsa da demokrasideki gerilemenin gözlerden kaçırılamayacak düzeyde olduğunu gösteriyor. Toplumun ancak % 19.6'sının her gün gazete okuduğu anlaşılıyor. "Türkiye'de yaşamaktan duyduğunuz memnuniyet seviyenizi öğrenebilir miyim?" sorusuna 2015'de verilen % 22.3 oranının yükselerek 2017'de % 40.1 oranına yükselmesi hayat standardı açısından mutlu olanların artışını gösteriyor. % 5'lerde gezinen hak ve özgürlükleri talep oranının konforlu bir yaşama yöneliş oranlarını fazla etkilemediği anlaşılmaktadır. "Neden yurtdışında yaşamak isterdiniz?" sorusuna verilen % 3.4 oranındaki 'hak ve özgürlüklerin azlığı' seçeneği yine farklı ekonomi ağırlıklı seçeneklere göre oldukça düşük seviyededir ve demokrasi eğitimi ve mücadelesinin ne kadar uzun süreli olması gerektiğini göstermektedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018