Ömer F. Gergerlioğlu
Meriç faciası son facia mı?
16.02.2018
1204
"Çocuğumu kurtarın" diye feryat eden bir kadın sesi duyuldu ve sonrası sessizlik...
Meriç Nehri kıyısındaki sahil güvenlik harekete geçtiğinde su yüzünde biri kadın ikisi çocuk 3 ceset gördü. "FETÖ" suçlamasıyla yargılanan iki aile Meriç'ten Yunanistan'a geçmek istemiş ve devrilen botları nedeniyle sulara gömülmüşlerdi. Şu ana kadar 3 kişinin cenazesine ulaşıldı, diğer 7 kişinin akıbeti meçhul...
Sıcak evinde oyun oynaması gereken çocuklar sabaha karşı 05.00 sularında Meriç'in soğuk sularında can vermişti. Öğrencilerinin başında olması gereken bir öğretmen, çocuklarıyla birlikte can vermişti. Bu olay, vicdan sahibi her insana büyük bir şok yaşattı. Ancak bu olay rastlantı sonucu olmuş bir olay değildir, olacağı belli bir olaydır. Zira Türkiye'de OHAL devam ediyor ve her geçen gün artan boğucu bir hava hissediliyor. Yargı bağımsızlığının kalmadığı, insanların 18 ay iddianamesiz tutuklu beklediği, hak ihlallerinin arttığı, akıl almaz ağır cezaların sıradan suçlamalar için verildigi bir ülkeden bahsediyoruz.
Bu ülkede yüzbinlerce insan nedeni açıklanmadan KHK'larla işinden atıldı ve on binlerce insan da açığa alınmış, bekliyor. Sosyal dışlamanın tarihin en ağır örnekleriyle yaşatıldığı bir ülkede yasal kurumlara üyelik vb. nedenlerle insanlara terörist etiketi vurularak çok ağır cezalar veriliyor. Keyfilik bir grupla kalmıyor, muhalif her ses anında ağır bir şekilde cezalandırılıyor. Yani hukukun üstünlüğü endeksinde 113 ülke arasında sondan 12. ülke olmuş bir yerden bahsediyoruz. Yazıya sığmayacak uzun ihlalleri saymaya gerek yok, hal ortada. Tüm delillerine rağmen bu ihlalleri görmeyen için Kasım ayında Ege denizinde boğulan Maden ailesinden sonra bu sefer de Meriç nehrinde ikinci facia yaşandı.
Maden ailesi hakkında yazdığım yazıda içerideki mağdurları, yurt dışına gitmiş 10.000 KHK mağdurunu ve pasaportları iptal edilmiş mutsuz, umutsuz, bitmiş insanları gördükçe ve dinledikçe bu faciaların devam edebileceğini yazmıştım ve maalasef yine yaşadık. Kasım ayındaki makalemde "Dinlediklerim hüzün vericiydi ve fakat kaçak geçişlerin devam ettiği kış aylarında buna benzer vakaların daha da artabileceğinin sinyallerini veriyordu." demistim. İşin acı yanı hal böyle devam ederse faciaların bunlarla kalmayacağı bellidir.
Bu aralar OHAL mağdurlarıyla konuştuğumda hallerini soykırım kelimesiyle açıklıyorlar. Büyük bir insan topluluğunun kendi hali için böyle bir tanımlamada bulunması çok vahim bir durumu gösteriyor. İnsanlar öylesine köşeye sıkışmış ki yurt içinde kendilerine adalet, yaşam şansı kalmadığını görünce yurt dışına gitmek istiyor. Ancak KHK'lı oldukları için yurt dışına da çıkamıyorlar. Bu sefer kaçak yollarla yurt dışına gitmek istiyorlar ve çok önemli riskler alıyorlar. Meriç nehrinin yağan yağmurla debisi yükselen tehlikeli sularından yanlarındaki küçük çocuklarıyla geçmeye çalışıyorlar ve başlarına büyük felaketler geliyor. Çok açık ve tekrar söylüyorum. Eğer KHK'lılara pasaport yasağı kalkmazsa benzeri facialar tekrar yaşanabilir. Artık ülkemiz vatandaşlarının Ege denizinde, Meriç'te sulara kapılmaması için yapılması gereken çok açıktır. KHK'lılara getirilen pasaport yasağının kalkmasıdır. "Bu vebali kaldırırım" diyen bu hukuksuzluğu devam ettirsin, kaldırmayan Allah'tan korksun, kuldan utansın..!
"Niye bu insanlar Meric'ten kaçmaya calışmış, suçu olmasa kaçar mı" diyene ise cevabım şudur. OHAL'de binlerce insanın inanılmaz sıkıntılarına şahit oldum,onları intiharın eşiğine getiren, depresyon ilaçlarindan kurtulamadıkları, yüzlerce başvuruda iş bulamadıklarını biliyorum. Bu insanlar için başka seçenek mi vardı?
Aslında bu soruyu sorana sorulacak esas soru şudur. "Bu insanlar ülkede adalet olsa kaçar mı!?' Her şey ters yüz olmuş durumda, bu yüzden adaletten kaçanların sorusu "Suçu olmasa kaçar mı!?"dır
3. dünya ülkesi gibi olduk artık. Ülkesinden kaçanlar artık Suriyeli, Bengladeşli değil bizim insanlarımız. Meriç'te ölen sadece kadınlar, çocuklar değil, sessiz kalan, umursamayan, insanlığın dışına çıkarak çocukların ölümünden bile siyasi intikam hislerini dile getirenlerdir
O denli nefret var ki bu kadın, çocukların cenazesi karşısında nefret söyleminde bulunan twitter profilinde Ak parti Gençlik kolları ve 'merhametsize merhamet, merhamete hakarettir' yazan Zeynep Coşkun isimli biri "bunlar da büyüse terörist olacaklardı, zaten öldükleri iyi olmuş, 2 kişi 2 kişidir. Acımam bana silah çekene ne kendisine ne evladına" diye yazmış. Suda boğulmuş bebeklerin karşısında bile böylesine nefret, intikam, zalimlik dolu bir tavır göstermek aslında niye ülkeden kaçmaya çalışanların arttığının bir başka açıklamasıdır. Bu söz, maalesef bilinç altında böyle düşünebilen bir topluluğun dışa yansımasıdır. Gerek bireysel olarak gerekse de Hak ve Adalet platformu'nun yapmış olduğu raporlardaki mağduriyetlere sessiz kalan, duymazdan gelen veya "az bile yapmışlar" diyen bir toplumda bu zalimliklerin, bu faciaların yaşanması garip değildir. Bu toplum artık öteki görülene ne yaptığına dair tarihi örneklerle yüzlesmelidir.
Deniz Yücel'in iddianamesiz 1 yıldır tutukluluğunun nedenini soran Alman gazeteci karşısında aciz duruma düşen Ak Parti insan haklarından sorumlu vekil Ravza Kavakçı, iktidarın gerçek halini resmediyordu aslında. Dindarlar, muhafazakarlar, İslamcılar içinde bulundukları toplumun vicdan sızlatan hadiselerine duyarsız kalıyor, bu devam ettikçe bu dünyaya ne yeni bir teklifleri ne de şikayet edecek bir sözleri kalacak. Ama tüm dindarlar bu tiyatroya göz yumamıyor. 28 Şubat'ta başörtüsü için nasıl mücadele ettiysem bugün başörtülü muktedirlere karşı mücadele ediyorum, bende değişen şey yok, kim olursa olsun zalime karşı ve kim olursa olsun mazlumdan yanayım.
Maden ailesi faciasını görmeyen ana akım medya Meriç faciasını da görmüyor. Korkuları, çıkarları yani dünyaları ağır basıyor. Tüm dünyanın anında gördüğü bu faciayı mağdurların vatandaşı olduğu bu ülkenin medyası görmüyor.
Karşılıklı nefret yükseliyor, bu hayra hizmet değil. Dine, mezhebe, ırka, partiye göre ayrıştırma tuzağına
kimse düşmemelidir. Tekrar hatırlatıyorum, bu vicdansız, ahlaksız, hukuksuz ortamın üstünü en iyi örtecek şala izin verme gibi bir kutuplaşmaya düşmemeliyiz. Yoksa ne hak yerini bulur ne de hak talep edebiliriz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018