Osman CAN
Rejim aslında siyasal seçkin sınıfın iktidarını sürdürmeye odaklı. Kürt siyasal hareketi de aynı kaderi paylaşıyor. Kürt sorunu merkeziyetçi ulus devlet siyasetinin bir meselesi ise, aynı siyasetin dilinden, anayasal düzeninden ve düşünce biçiminden kurtulmak çözümün ilk adımıdır.
KÜRT Sorunu devletin merkezîleştirilmesiyle başlayan bir sorun. Çökmekte olan Osmanlı Devleti’ni kurtarmak için bürokrasinin devleti merkezileştirme çabası, yerelin ve farklılıkların merkezden atanan memurlar tarafından sıkı bir şekilde denetlenmesini ve yerelin hareket serbestîsini ortadan kaldırmasını beraberinde getirir. Buna karşı başlayan direnişlere 19. yüzyılda milliyetçi akımların ivme kazandırması kaçınılmaz bir sonuç.
‘Şaki’den ‘bölücü’ye uzanan isyan
Osmanlı’nın merkezileşmesine batıda direnenler ile doğuda itiraz edenler arasında bir temel fark vardır: Doğudaki direniş feodal niteliktedir ve merkezde aşiret reisleri vardır. 1806’da Babanzade Abdurrahman Paşa isyanıyla başlayıp, 1818 Zaza aşiretleri, 1839 Garzan, 1843 Bedirhan, 1919 Şeyh Mahmut Berzenci, 1921 Koçgiri, 1925 Şeyh Said, 1930’da sona eren Ağrı isyanları ve son olarak 1937 Dersim isyanıyla son bulan onlarca Kürt isyanının bu çerçevenin dışında değerlendirilmesi pek mümkün değil.
Milliyetçilik akımlarından çok az etkilenen ve Osmanlı’nın çokuluslu anlayışıyla pek sorunu bulunmayan bu eski direnişlerde homojen bir Kürt ulusu yaratma, ideolojik kodlama ve benzeri modern ulus devletlerin yıkıcı hastalıklarına pek rastlanmaz. Bu nedenle 1937 Dersim katliamıyla sonuçlanacak bu isyanlarda merkezileşen ve süreç içinde ulus devlete dönüşen iktidar yapısı ile ona karşı geleneksel özerkliğini korumaya çalışan Kürt aşiretleri karşı karşıya gelir. Modern ulus devlet kendi muadili bir güçle çatışmıyor. Bu nedenle hasmını “şaki”, “asi” veya “gayri medeni” olarak nitelendirebiliyor. Temizleme hareketleri “asayişin tesisi”,“takriri sükûn” olarak tanımlanıyor.
Ancak 1960’lardan itibaren modern eğitim sürecinden geçen ve milliyetçiliğin ağırlıklı olarak sol versiyonlarından yoğun bir şekilde etkilenmiş olan eğitimlilerin isyanına şahit oluyoruz. Bununla Kürt hareketi, yerel ve feodal karakterden arınarak,
kendi içinde üniter, ideolojik, kuşatıcı ve milliyetçi bir niteliğe bürünmeye başlıyor.
Kemalist yapının muadili
Ona bu karakteri veren en önemli etken, Kemalist cumhuriyet ideolojisinin kendisidir. Cumhuriyetin ulusalcı ve tepeden inmeci ideolojisi 1950’lerden itibaren sol hareketleri belirlediği gibi, 1960’lardan itibaren Kürt siyasal hareketini de tanımlıyor. Kürt siyasal aktörleri okumuşlar arasından, ağırlıklı olarak Siyasal ve hukuk mezunları/öğrencileri arasından çıkıyor. Bu niteliği nedeniyle yalnızca Türk hegemonya araçlarına karşı değil, “şeyh”, “ağa”, “molla” gibi feodal unsurlara karşı da savaş açılıyor. Hatta öldürülmeleri teşvik dahi edilebiliyor. Türk soluyla aynı dünya görüşünü, davranış biçimini ve siyasal stratejiyi paylaşan yeni Kürt siyasal hareketi, 1990’lardan itibaren milliyetçilikte karar kılıyor.
Kemalist siyasal yapının bu defaki hasmı aslında kendisiyle aynı dili kullanan muadili bir ulusal hareket. Bu nedenle devletin kullandığı etiketler de sınıf atlıyor; örneğin artık “bölücü” veya “terörist” gibi sıfatlar kullanılıyor, mücadele“Devletin milletiyle ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğünü sağlama” mücadelesi oluyor.
1920’lerin ortalarından itibaren “Türk” unsuruna dayandığını iddia etse de, rejim yalnızca devleti sevk ve idare eden bir siyasal seçkin
sınıfın ve ekonomik uzantılarının iktidarını süreklileştirmeye odaklı bir yapıydı. Kürt siyasal hareketi de son yıllarda aynı kaderi paylaştığı yönünde ciddi kuşkulara neden oluyor. Bu nedenle tarihe karışmakta olan ulus devlet anlayışının varlık krizinden etkilenmesi ve tarihin dışına itilme riskine maruz kalması kaçınılmazlaşıyor. Kürt sorunu modern ve merkeziyetçi ulus devlet siyasetinin bir sorunu ise, aynı siyasetin dilinden, anayasal düzeninden ve düşünce biçimlerinden kurtulmak, sorunu çözmenin ilk adımı olabilir. Basta hükümet olmak uzere tüm siyasal aktörlerin buna dikkat etmesi gerek.
Yeni anayasa’ya doğru
Baskın Oran, Lozan Barış Antlaşması’nın Kürt sorununun çözümünde bir çıkış noktası olabileceğini yıllardır anlatıyor. Bu antlaşma çok önemli, zira hem halen yürürlükte, hem hâlihazırda ilk demokratik Anayasası yapılmaya çalışılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni uluslararası arenada yaratan antlaşmadır, hem de 1876 Anayasası’nda da var olan hakların önemli bir kısmını Türkiye’deki tüm farklılıklara tanıyor. Örneğin Antlaşma’nın 39. Maddesi’ne göre Türk tebaasının gerek özel, gerekse ticaret ilişkilerinde, din, basın ya da her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında, dilediği bir dili, kullanmasına karşı hiçbir kısıtlama konulamayacaktır. Aynı m addeye göre Türkçe’den başka dil ile konuşan Türk vatandaşlarına yargı önünde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri için gerekli kolaylıklar gösterilmesi zorunludur.
1876 Anayasası hiçbir etnik kimliğe referans vermeden Osmanlı uyruğundan söz etmekte, inanç, kültürel çeşitlilik, anadilde eğitim ve resmi dilin dışında diğer dillerin resmi yazışmalarda kullanılması konusunda Lozan Antlaşması’na yakın hükümler içermekteydi. 1921 Anayasası ise 1876 Anayasası hükümlerini reddetmiyor, bunun da ötesinde merkeziyetçi devlet anlayışına mesafeli durarak, muhtemelen Mustafa Kemal’in Kürtle
re verdiği özerklik sözünün Anayasal zemini sunuyordu. Lozan’ın 1921 Anayasası döneminde imzalandığını ve yürürlüğe girdiğini hatırlarsak, bu metinlerin birbirlerini tamamladıklarını kabul edebiliriz. Sonrası ise çok açık. 1924 Anayasası’yla birlikte 1921 Anayasası yürürlükten kaldırılıyor. Irkçılık ile birlikte dinin toplumsal yaşamdan kazınması anlayışı kısa sürede devlet politikasına dönüşüyor. 1961 ve 1982 darbe anayasaları ile birlikte yaratılan siyasal yapının uygulamaları birçok sorunla birlikte, Kürt Sorunu’nu da bugünkü noktaya taşıyor.Yeni Anayasa sürecine girerken, önümüzde iki net tercih duruyor. Ya 1920’ler ve 30’ların siyasal anlayışı ve bunlara dayanan darbe anayasal düzenlerinde ısrarcı olacağız. Ya da bu karanlık dönemden kurtulup, geçmişin kabullerinden ve korkularından arınmış, geleceğe güvenle bakan bir anlayışla inşa edeceğiz. Tüm göstergeler, son günlerdeki havaya rağmen, ikinci tercihin açık ara önde olduğunu gösteriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015