Serdar KAYA
13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesindeki maden ocağında bir facia yaşandı. Bu facianın hemen ardından iki belirgin tavır ortaya çıktı:
Tavır 1:
Kazalar, hayatımızın bir parçası. Her ne kadar istemesek de kazalar oluyor ve neticede insanlar büyük trajediler yaşıyorlar. Bu trajedileri bir millet olarak göğüslememiz ve siyasi malzeme aracı haline getirmememiz gerekli.Tavır 2:
Kazalar her ne kadar hayatın bir parçası olsa da, Türkiye’de, başka yerlerde olduğundan çok daha fazla can alıyor. Çünkü, yetkililer, gerekli önlemlerin alınmasını temin edecek yasal düzenlemeleri gerçekleştirmiyor, hatta zaman zaman usülsüz özelleştirmelerle insan hayatını tehlikeye atıyorlar.
Soma’da gerçekleşen kaza çerçevesinde düşünecek olursak, ikinci argümanın Türkiye’de insan hayatının değersizliğine yaptığı vurgu elbette daha önemli. Ancak, şu da doğru ki, bu iki argüman birbirini dışlamıyor. Yani, bu iki argümanı tek bir paragrafta tutarlı bir şekilde bir araya getirebilmek pekâlâ mümkün. O halde, anlaşmazlığın neden(ler)i ne olabilir?
Yüksek sesle düşünme egzersizleri
(1) “Başbakan katildir” deniyor ve başbakanın gerekli önlemleri alması durumunda böyle bir facianın yaşanmayacağı söyleniyor. Böyle bir tavır, ülkenin azımsanamayacak bir kesiminde ciddi bir savunma refleksi oluşturuyor olabilir mi? “Başbakan katildir“demek ile, “Madencilerin ölümünde başbakanın ve daha spesifik olarak da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın da sorumluluğu vardır“ demek arasında önemli bir fark yok mu? İkincisine pek çok AKP’li de hak verecek iken, birincisi doğrudan bir siyasi slogan olarak algılanıyor ve ona göre karşılık görüyor olabilir mi? Başbakan eline bir makineli tüfek alıp madencilere ateş açmış gibi konuşmamak daha doğru olmaz mı?
(2) “Trafo patladı; madende kaza olmadı” deniyor. Bu iddia doğru bile olsa, acaba konu gerçekten de bu denli kolayca kenara konabilecek kadar basit mi? Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) hazırladığı Temmuz 2010 tarihli birdeğerlendirme notunda sunulan ABD, Çin ve Birleşmiş Milletler datalarına göre, 50 milyon ton taş kömürü çıkarabilmek için ABD’de 1 (bir), Çin’de 6,35 (altı), Türkiye’de ise 361 kişi ölüyor. Bu bilgi, 2008 yılına ait. Rapordaki data, önceki sekiz yılı da içeriyor. Bu dokuz yıl müddetince, ABD’deki ölümler hep aynı seviyede kalmış. Çin’deki ölüm oranları ise, ciddi bir azalış göstererek takriben dokuz yıl öncesinin üçte birine kadar inmiş. Türkiye’de ise herhangi bir iyileşme yok ve ölümler sürüyor. Bu tablo karşısında, “Madende kaza olmadı” diyerek konuyu geçiştirebilir miyiz? Kaldı ki, sebebin trafo patlaması olması, ortaya çıkan sonucun bir maden kazası olduğu gerçeğini değiştirir mi? Ortada böyle bir risk var ise, buna dair düzenlemelerin ve teftişlerin de yapılması gerekmez mi?
(3) “Katil kapitalizm!” deniyor. Böyle facialar daha ziyade kapitalist ülkelerde mi yaşanıyor? Ya da, sosyalist ülkelerde işçi ölümleri çok daha düşük seviyelerde mi? İşçi ölümlerini açıklayabileceğimiz başlıca faktör gerçekten de bu mu? Ya da, bu kategorizasyon baştan doğru mu? ABD’deki çok düşük ölüm rakamlarının da ima ettiği gibi, gerçek ayrım, “İnsan hayatına değer verilen ve verilmeyen ülkeler” şeklinde olamaz mı? Ya da, “Yaşanan gelişmelerden dersler alınan (ve alınmayan) ülkeler”, ya da “Alınan derslerin sistemli olarak güvenlik kurallarına yansıdığı (ve yansımadığı) ülkeler” şeklinde yapılacak kategorizasyonlardan hareket etmek daha doğru olmaz mı? “Katil kapitalizm!” demek, “Katil Başbakan!” demeye benzemiyor mu? Bu şekilde konuşmak, slogan seviyesinde düşünmenin bir göstergesi değil mi? (Bu konuda, ayrıca bkz.: İki sene önce Taraf‘ta yazdığım üç yazı)
(4) Özel harekat polisleri asfalt üzerindeki bir vatandaşı coplamaktayken, Başbakanlıkta çalışan bir müşavirin bu polislere katılarak ilgili vatandaşı tekmeleyebilmiş olması da, asıl sorunun kapitalizm değil, demokrasi yoksunluğu olduğunu ima etmiyor mu? Peki, bu demokrasi yoksunluğunun sorumlusu sadece AKP mi? Yani, bizler günlük hayatta birbirlerine karşı gerekli nezaketi göstermekte kusur etmeyen insanlar iken, yöneticilerimiz mi kaba saba? Ya da, bu gibi çiğ tavırlar, sadece başbakanlığa, bakanlık binalarına ve Meclis koridorlarına mı özgü? Herhangi bir yere alt tarafı bir belediye başkanı ya da emniyet müdürü gelecek olduğunda ortalık korumalardan, eli telsizli adamlardan geçilmiyor ise, öyle bir yerde demokrasiden, eşitlikten söz edilebilir mi?
(5) 2009 yılının Eylül ayında Diyarbakır Lice’de koyunlarını otlatmakta olan 14 yaşındaki Ceylan Önkol’un bedeni havan mermisiyle parçalanmıştı. O günlerde AKP düşmanı olmak, pek çok kişi için, TSK’yı mümkün mertebe savunmaya çalışmak anlamına da geliyordu. Bu nedenle pek çok arkadaşım, Ceylan Önkol’un ölümünü “Kazadır; olur böyle şeyler” diye geçiştirmeye çalışmıştı. Zaten çoğu için 1930′larda Dersim’de öldürülen çocukların ya da 1990′larda güneydoğuda yok olup giden nice diğerlerinin hayatının zerre önemi yoktu. (Roboski özelinde, bazı AKP’liler için de benzeri şeyler söylenebilir.) Bu arkadaşlarım daha sonra Gezici oldular. Geçtiğimiz günlerde Berkin Elvan öldüğünde ise, sosyal medyadan üzüntülerini bildirdiler, eylemlere katıldılar, başkalarını da bu konuda duyarlı olmaya davet ettiler. Şimdi de madencilere üzülüyorlar… Bütün Geziciler onlar gibi değildir elbette. Ama ölümlerin bu denli seçici algılandığı ve derhal siyasi araca dönüştüğü bir ülkede, kitleleri harekete geçiren tek saikin insan hayatına duydukları saygı olduğunu düşünebilir miyiz?
(6) Üstü başı kömür tozuna bulanmış olan ve konduğu sedyeyi kirletmekten çekinenmalum işçiyi gerçekten de çok mu seviyoruz? O adamcağızın hayatı bizim için gerçekten de çok mu önemli? Mesela, o madende o da ölmüş olsaydı, biraz daha mı çok üzülecektik? O adamı (ya da onun gibi diğerlerini) bugün biraz daha başka sebeplerle “seviyor” olabilir miyiz? Peki ya bugün çok sevdiğimiz bu adamları dün bir AKP mitingindeki kalabalığın içinde oldukları zaman da yine seviyor muyduk? “Dengeli beslenemediği için boyu kısa kalmış”, “gazete okumayan”, “internet nedir bilmeyen” bu insanlar, ne oldu da birdenbire sevgilimiz oluverdiler?
(7) Acaba ilgili kimseler gerçekten de bedava makarna için mi AKP’ye oy veriyor? Yoksa onları aslında nasıl algıladığınızın gayet iyi farkındalar mı? Acaba aslında pek de AKP’li değil iken onları çok seven sizlerin bazı tavırları nedeniyle giderek kendilerini daha da AKP’li hissetmiş olabilirler mi?
(8) Bazı kömür işçileri, ekonomik sınıf bilinci kazanmadıkları için değil, gayet güçlü bir sosyal sınıf bilincine sahip oldukları için AKP’ye oy veriyor olabilirler mi?
(9) Sadece siyaseten yararlı oldukları durumlarda sevdiğimiz madencileri biraz da biz öldürmüş ve öldürüyor olabilir miyiz?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.06.2019
17.06.2018
6.04.2015
23.03.2015
16.03.2015
20.01.2015
15.01.2015
17.11.2014
1.10.2014
12.08.2014