Sezin ÖNEY
Ölümün, bir fısıltı gibi geldiğini düşünüyorum; “zaman geldi” sözleriyle.
Hrant Dink, arkasından gelen bir kurşunla, ne olduğunu bile anlayamadan tam da, içinde kaybolduğu günlük düşüncelerden sıyrılamadan bu fısıltıyı duydu mu; “zaman geldi...”
Mehmet Ali Birand, yoğun bakımda bilinci kapalı yatarken bu fısıltıyı duydu mu?
Bu fısıltıysa ölüm, acaba hangi dilde, kimin sesinde?
Birand, her ne kadar, son röportajlarından birinde, “Bence ölünce hissetmiyorsunuz” dese de, dün akşamüzeri son nefesini verirken hissettiklerinin haberini yapmak isterdi sanırım. Kimsenin“bildirmediğini bildirmek”, herkese haber atlatmak...
Bundan birkaç hafta önce, Can Dündar’ın yazdığı, yaşamını anlatan Birand: Bir Ömür Ardına Bakmadan kitabı piyasaya çıktığında, röportajları arka arkaya sıralandığında, ölümü için hazırlandığı hissi içime doğmuştu.
Kalbi medya ile atan birinin, ölümünün ardından hakkında ne konuşulacağını düşünmesi; neredeyse bunun için, arşivlerden zamanı geldiğinde çıkarılacak röportajların özenle hazırlanmasına vesile olması da, Birand’ın habercilik damarının bir kanıtı.
Ölümünün yaklaştığına kanaat getirilen kişiler için, gazetelerin haber merkezlerinde, portre hazırlıkları yapılır. Birand da, belki de bu içgüdüyle, son haberlerini, aslında önceden, tam da kendisine denk düşen bir disiplin ve öngörüyle, tam da kendi isteyeceği şekilde, ölüm gecesi yapmış oldu.
Anglo-Sakson basınında ölümlerin arkasından yazılan, salt güzellemelerle değil, bir insanı olduğu gibi, eksik fazla, günah ve sevaplarıyla, zarifçe anlatan tam da “obituary” (açıkçası ben tam bir Türkçe çevirisinin olduğuna inanmıyorum) geleneği pek yok Türkiye’de ne yazık ki; birçok insan Birand’ı değil, kendini anlatıyor. Nazan Özcan’ın Radikal’deki yazısından öğreniyorum ki; genç Birand, Galatasaray Lisesi’ne başlarken de, şu ruh hâli içindeymiş;
“Survival (yaşamı sürdürmek) için savaş+bacağımın verdiği kompleksler arasında bocalayarak yukarı sınıflara doğru yöneldim. Kafamda bir tek fikir vardı. Kazanmak. Ne olursa kazanmak... Her şeyi kazanmak...”
Birand, yıllarca Belçika’da “kutu gibi” bir evde geçen yıllar boyu, hep Cemre Hanım’a söz vermiş; “Bak her şey iyi olacak, rahat edeceğiz” demiş ve sözünü de tutmuş.
Bir yanda, Vietnam, Beyrut’tan tutun savaşları izlemekten, öte yandan Thatcher, Arafat gibi dünya liderleriyle röportajlara, Türkiye’de basın tarihinde fazla örneği olmayan çalışmalar...
Öte yanda, Shirts of Steel/ Emret Komutanım gibi hâlâ rakibi çıkmayan, Türkiye’nin yıllarca bamteli konusu olan askerlerin iç ve kurumsal dünyasına, objektif, gazetecinin iflah olmaz merakıyla bakan kitaplar...
Geçen sene, tam bu zamanlar, bu kitabı tekrar okurken, aslında Birand’ın Türkiye’de medyanın kurak ortamında, olabileceğinin en iyisi olamadığını düşünmüştüm.
Çetin Altan, en yeni yetme halimle ona, “Ben yazar olmak istiyorum” gibi bir şeyler gevelediğimde, bir yazarın, aslında çocukluğunda hissedemediği sevgiyi kazanabilmek için, sevilmek için yazdığını söylemişti.
Medyada da, gizli veya açık, sevilme arzusu olmadan da ön plana çıkılabilir mi?
Televizyonda haber sunuculuğu belki de onun yapması gereken bir şey değildi; ancak, katil Yeşil’in kapısına kadar geldiği, “faili meçhul” olmasına ramak kaldığı zamanların da etkisiyle, televizyon popülaritesi onun belki de sigortası olmuştu.
Haber ölse de Türkiye’de, Birand haberciliğini diri tutmaya çalıştı.
28 Şubat’tan Kürt Meselesi’ne, hiç eğilmeden dik bir duruş; kendisi gibi “andıçlanan”, meslek hayatı bitirilmeye çalışılan Cengiz Çandar’ın yazdığı gibi, “M. Ali ayakta olsa, böyle mi olurdu! ‘Kürt sorunu’nda ömrü boyunca çözüm ve barış için emek harcamış M. Ali, öyle mi geçiştirirdi?”.
Gerçekten de, Diyarbakır’daki tören, bir ülkede 200 bin kişinin katıldığı bir olay, ilk haber olması gerekirken, büyük kanallarının yolladığı muhabirlerin olay mekânında bulunmasına rağmen, en tepeden gelmiş olması muhtemel bir karartmaya uğradı belli ki.
“İkinci bir Habur yaşanmasın” korkusu aslında, “Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz” gibi pankartların açıldığı bir törenin Türkiye kamuoyu genelinde yaratacağı bağlanma, kenetlenme duygusu şansının ıskalandığı bir “kontr-Habur” durumu yarattı.
1988’deki Öcalan röportajı, Birand’ın başının en büyük belası olacağına, özgürce yayınlansa, yazılıp çizilse, bugün bu hâlde mi olurduk; habersiz, kopuk bölük pörçük.
“Yahu her şeyin en güzelini, en büyüğünü tatmak istiyorum bu hayatta...” diyordu Birand, Cemre Hanım’a; bunu da gerçekleştirdi.
Bundan altı yıl önce, kendini koruyacak bir kamuoyu sevgisi kozasını çevresine öremediğimiz Hrant Dink, faili meçhul oldu ve hâlâ da öyle kalıyor.
Ablam Aylin Öney, Cumhuriyet’te Hrant ile ilgili bir yazısında şöyle demiş:
“İyi ruh bir güvercine benzer, nurla dolu olur, kötü ruh ise kömür gibi kara olur. Bu bilgiler Aras Yayıncılık tarafından basılan 1914 Öncesi Ermeni Köy Hayatı adlı kitaptan alıntı... İnanışa göre her ruhun bir hacmi ve ağırlığı olur, günahları fazla olan ruhlar daha ağır çekerdi... Ölüm birdenbire gelen bir olay gibi değil aşamalı gerçekleşen bir yok olma süreci olarak görülür, cennete uçuş yedi gün sürerdi.”
Biz, kömürleşmeyelim; seneye bu zaman, yedinci yılda bari Hrant’ı faili meçhul bırakmayalım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024