Aydın Selcen
Esasen Putin daha uzun süre top çevirmek isterdi. Erdoğan da Trump’a gürlemek ama yağmamak. Esat’ın da mecali yoktu, işin başında YPG denetimine kendi bırakıp çekildiği alanlara geri dönmeye. Trump, Boğaç Han misali, “yıkılacak çatıya neden dayanak oluyorum” deyip çekiliverince, hem masa hem saha hareketlendi.
Henüz Akar-Fidan-Kalın-Çavuşoğlu dörtlü heyeti Ankara’dan yola çıkıp, Moskova’ya varamadan, Suriye ordusu Münbiç’e girdiğini duyurdu. “Münbiç’e girdi” demekten anlaşılan yerleşim biriminin merkezine girmek değil. Aşağıdaki haritadan da görebileceğiniz üzere, Suriye, Münbiç’i olası TSK hamlesine karşı yalıtma gayretinde.
Hatta bu türden bir hareketlilik olduğu dahi ABD askeri kaynaklarınca doğrulanmadı. ABD Özel Kuvvetleri Münbiç’te Aun Dadat ve Saydiye’deki iki ileri harekat üssünde bulunuyor. Buralardan çekilmeleri zor değil ve herhalde ilk çekilecekleri yerler olacak. Nasıl çekilecekleri de, ibrenin Ankara’ya mı, Şam’a mı baktığını gösterecek. Avantaj, şimdilik Şam’dan yana görünüyor.
Öte yandan, TSK veya TSK destekli İslamcı milislerin önüne kesmek için Esat’ın göstermelik bayrak göstermesi yeterli. Zaten oralara açılacak bir silahlı kuvveti de yok elinde. Zamanında nasıl ABD bayrak gösterip araya girdiyse, nasıl Rusya Tel Rifat’ı yasakladıysa, öyle. Aradaki fark, Esat’ın bayrağın ardına koyacak adalesi yok. Bu durumda Moskova’ya bakıyoruz, oradan da çıkan sesler, Ankara’yı gücendirmeden idare edip, Esat’a yol vermek yönünde yine şimdilik.
Esasen Putin daha uzun süre top çevirmek isterdi. Erdoğan da Trump’a gürlemek ama yağmamak. Esat’ın da mecali yoktu, işin başında YPG denetimine kendi bırakıp çekildiği alanlara geri dönmeye. Trump, Boğaç Han misali, “yıkılacak çatıya neden dayanak oluyorum” deyip çekiliverince, hem masa hem saha hareketlendi.
Derken pus dağıldı, bir de baktık ki, az gitmişiz uz gitmişiz, İslamcı milislere dünya kadar silah ve para akıtıp, iki buçuk askeri harekat yapıp (“buçuk” dediğim İdlip), “Esat gitsin” derken kendimizi Esat’ın tesisini savunduğu “status quo ante bellum” (savaş öncesi durum) için asker yazılmış bulmuşuz. Bu 2011 öncesi statüko PKK’nin Beşar Esat’ça desteklenip, Moskova tarafından koltuklandığı döneme de işaret ediyor. “Asla!” deniliyorsa, o zaman da ne Vaşington, ne Moskova deyip Tel Abyad’dan içeri dalmak gerekiyor.
Harita: SyrianCivilWarMap.com
Galatasaray’ın stoperi Ozan Kabak, 2000 doğumlu. Necip matbuatta yazılıp çizilene göre Manchester City başta önde gelen bazı “Premier League” kulüpleri peşinde. Yirmi milyon sterlin gibi rakamlardan söz ediliyor. Sözleşmesinde 7.5 milyon avroya serbest kalabileceği maddesi bulunduğundan işin rengi devre arasında belli olacak.
Southampton’un, Ozan Kabak gibi çiçeği burnunda on sekiz değil, ta yirmi altı yaşındaki stoperi Virgil Van Dijk’ı geçen sene Liverpool 85 milyon sterline transfer ettiğinde ortalık birbirine girmişti. O zaman Ada’nın necip matbuatı, yaşına, yeteneklerine, kariyerine bakarak Van Dijk’a ödenen astronomik bedelin gerçeklerden kopuk olduğunu vurgulamıştı.
Liverpool’un bu sezonki performansına bakılırsa, Van Dijk konusunda aradan geçen bir yıl sanki matbuatı değil Klopp’u haklı çıkarmışa benzer. Bizim yerli ve milli koşullarımızda “astronomik” sayılacak yirmi milyonluk teklif de Ozan için, umuyorum ve diliyorum beklentileri de karşıladığı takdirde, çok değil gelecek seneye kelepir addedilecektir.
Ozan Kabak: Yolun açık olsun.
Anımsayalım, Ozan formayı giydiğinde ne buyurmuştu bizim mandarinler: Efendim, zamanla pişecek. “Ağabeylerinden” öğrenecekleri var. Çok hata yapıyor. Sürekli penaltı yaptırıyor, filan. Demek ki Ozan’ın bu eksiklerini, ManCity ve ManU izcileri (“scout”) görememiş, bizimkiler daha iyi biliyor.
Pekiyi, Galatasaray, diğer büyüklerle birlikte, maliyesi batak hale gelip, UEFA’nın cenderesine girmese, Ozan’a yine forma verilecek miydi? Forma verilse, gereken tahammül gösterilecek miydi? Söylenene inanırsanız, hep gençliğe yatırım yapılıyor ama. Duy da inanma.
Ozan Kabak örneği, bize bir şeylerin artık biz fark etmeden değiştiğini mi anlatıyor? Bülent Korkmaz da altyapıdan gelmişti, Milan’ın Maldini’si gibi başladığı Galatasaray’da bitirdi. O sahada, biz tribünde birlikte yaşlandık.
Şimdi Ozan’ın yaşıtı taraftarlar da muhtemelen onda tam bir Galatasaraylı görüyor, onu zihninde ilahlaştırıyor. Buna karşılık, Ozan formayı giydiği ilk sezon, değil ömür boyu oynamak, daha devre arasında yolcu. Ayrıca büyüklerin altyapısından çıkacak hiçbir oyuncuyu da bu kulüplerin artık elde tutamayacakları anlaşılıyor.
Aslında Ozan kalarak değil giderek, kim bilir kaç ergene esin kaynağı olacak. Tuzu kuru taraftar belki tribünde üzülecek, haklarıdır. Buna karşılık, Bağcılar’da, Zeytinburnu’nda, Gaziosmanpaşa’da kim bilir kaç genç kafalarını yastığa koyarken “ben de Ozan gibi çalışıp, başaracağım” diye hülyalar görecek.
Acaba Ozan Kabak bir “kara kuğu” mu? Tabii ki Tanrı vergisi yetenek ve vücut; özverili, disiplinli çalışma başat etken. Ancak, pek çok değişkenin kesiştiği anda forma şansı buldu, Satürn tam da Jupiter’in tepesinden geçti. O da fırsat ayağına gelince, “buradayım!” demeyi bildi. Geçen sezonun son maçında giydiği formayı, bu sezonun devre arasında ManCity veya dengi bir “Premier League” kulübü için çıkaracağını kim, nasıl öngörebilirdi?
Suriye’de dön, dolaş vardığımız yer de biraz öyle “kara kuğu”, biraz kara mizah: Bendeniz cennetkuşu da aralarında olmak üzere, Suriye üzerine yazan, konuşan kaç kişi Trump’ın Erdoğan’la bir telefon görüşmesinde “madem çok istiyorsun, al senin olsun” diyeceğini tahmin, tahayyül edebil(ir)di? Haydi beni bir yana bırakın, kendi Savunma Bakanı kıdemli-kademeli Mattis Paşa bile “ayol, ben şoklarda filan” deyip istifasını verdi.
Sahadaki tüm oyuncular Trump’ın ani kararıyla istemleri dışında hızlı hareket etmeye zorlandı. Savaş alanında sürat ve cüret belki gerekli ama aşırı hız da kaza ihtimalini artırıyor. Gelecek iki aylık süre içinde bizi bekleyen, ABD’nin alanı boşaltması, mükemmel olmayan melez (“hybrid”) bir çözüm ve yıllar geçtikçe hem dış, hem iç politikada baş ağrıtacak ucu açık sınırötesi bir askeri bölge.
Trump denli öngörülemez olan Erdoğan da yarın “madem PKK sınırlarımızdan uzaklaştırıldı, Şam egemenliğini yeniden tesis etti, biz de Şam’la eşgüdümle çıkıyoruz Suriye’den” der mi? “Ergenekon” ve “Avrasyacılar” içeride, dışarıda Kürtlerin tepesine binme derdindeydi. Siyasi iktidarın hareket alanını sürekli kısıtlıyordu. “Amerikancı FETÖ” her türlü belden aşağı vuruşla o ekibi tasfiyeye girişti. Ama FETÖ’nün de önceliği barış sürecini dinamitlemek değil miydi?
Askeri darbeye kalkışınca FETÖ de tepelendi. Öyleyse “Ergenekon” da, FETÖ de bertaraf edildi ve Erdoğan, hatırlatmayı sevdiği üzere, yüzde 52 halk desteğine sahip, ülkeyi on altı yıldır yöneten, güçlü, popüler, mahir bir lider. Anlatıya göre Erdoğan şimdi de rejim değişikliğiyle, De Gaulle’ün V’inci Cumhuriyeti gibi, Türkiye Cumhuriyeti’ne çağ atlatıyor.
O zaman neden dönüp dolaşıp 1990’lar modeli anakronik serüvenlere çakılıp kalmış durumdayız? Yani tüm bu “vesayeti kırıyoruz” serencamından murat edilen, 1990’ların Türkiye’sine atılacak ters perende miydi? Kötü bir yıl olan 2018’in yitirdiğimiz Cumhuriyet değerlerinden Refik Durbaş’ı yılın son yazısında rahmetle analım: “Elim sanata düşer usta/Dilim küfre, yüreğim acıya/Ölüm hep bana/Bana mı düşer usta?”
Bilvesile, büyüklerimin ellerinden, akranlarımın yanaklarından, küçüklerimin gözlerinden öperek yeni yılınızı kutlarım her biri yek diğerinden değerli okuyucularım. Hiç yoktan, bari 2018’den “bir tık” daha iyi bir yıl olsun 2019. Bir parolası olacaksa 2019’un “SAYGI” olsun isterim. Hepinize saygılarımı sunuyorum.
*Kitap Önerisi: Büyükelçi Murat Özçelik’in yeni çıkan “Oyun Kuruculuktan, Oyun Bozuculuğa” kitabında naklettiği “Kürt açılımı” babında deveye hendek atlatma cebelleşmelerini ilk ağızdan okumanızı öneririm.
**Film Önerisi: “Dovlatov”, yönetmen: Alexei German, 2018.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024