Cemil KOÇAK
1912 yılında kurulan Türk Ocakları’nın 100. yıldönümü nedense pek hatırlanmadı; oysa siyasi tarihimizdeki yeri çok önemlidir. 1949 yılında yeniden açıldı, ama eski gücüne hiçbir zaman kavuşamadı.
Hamdullah Suphi Tanrıöver’in başkanlığında Türk Ocakları, cumhuriyetin ilk döneminde de, tıpkı II. Meşrutiyet yıllarında olduğu gibi, hayli etkin bir örgüttü. Andolu’ya yayılmış geniş bir teşkilâtı ve önemli ölçüde üyesi vardı. İktidar partisi olan CHP ile dahi yarışabilecek konumdaydı. Bu bakımdan iktidarın gözü üstündeydi. Hele daha en başından itibaren bazı üyelerinin Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nda yer alması, onu aynı zamanda da kuşkulu bir konuma sokmuştu.
Gerek ocağın faaliyetleri ve gerekse Tanrıöver’in CHP’den bağımsız tutumu, Türk Ocakları üzerinde basında da önemli tartışmalar yaratmıştı.
Türk Ocakları SCF’ye mi kayıyor?
SCF kurulduğunda, muhalefete karşı kendisinin dışında CHP’nin dayanabileceği en önemli örgüt Türk Ocakları’ydı. O kadar ki, CHP Genel Sekreteri Saffet Arıkan partinin ve hükûmetin resmî yayın organı olan Hâkimiyeti Milliye gazetesinin ocaklar tarafından teşvik edilmesini istemişti. Bu doğaldı, çünkü örgütün 250’yi aşkın şubesi ve 30.000 kadar da üyesi bulunuyordu. Siyasî arenada önemli bir güçtü ya da en azından böyle bir potansiyel taşıyordu.
Nitekim 1931 yılı başında CHP merkezine iletilen bir raporda; Konya ve Aksaray hakkında verilen siyasî bilgiler içinde, hemen her kaza merkezinde muhakkak Türk Ocağı levhası taşıyan bir binaya rast gelinmekte olduğuna değinilmişti.
Yine de ocağın faaliyetleri azdı; sadece birkaç genç burada toplanıp görüşüyordu. Hatta bazı yerlerde ocak binası aylarca kapalı kalabiliyordu. Ocak üyeleri faaliyet göstermek istiyorlar, fakat ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Bu nedenle ocaklara yön verilmesi gerekiyordu. Ellerine doğru dürüst kapsamlı programlar sunulmalıydı. Bütün bunlar hep eksik kalmıştı. Raporda daha sonra sadede geliniyordu; aslında bazı yerlerde, meselâ Akşehir Türk Ocağı’nda üyelerin duygu ve düşünceleri son derece belirsizdi. Samimi değildi. Öyle ki bu ocağın on dokuz üyesinden on sekizi bütün halinde
SCF’ye katılmıştı!
Tabela var, ama giden yok Balıkesir hakkında yazılan bir CHP raporunda ise, Türk Ocakları’nın faal ve yararlı olduğundan söz ediliyordu. Ama Erdek ve Bandırma’da örgütün metrûk kaldığı açıktı; halkın pek de rağbet etmeyeceği kişilerin yönetime girdiği ileri sürülen raporda, bu nedenle bu iki yerde ocağın etkin olamadığına değiniliyordu. Beş on kişinin bulunduğu bir oyun kulübünden ileri gidilememişti. Edirne hakkında hazırlanan bir başka raporda ise, belediye seçiminde CHP’nin aday listesine ocak yöneticisi bir avuç kişinin dışında ocak üyelerinin yarısına yakınının ilgi göstermediğinden şikâyet olunuyordu. O kadar ki, pek çok ocak üyesi iktidar aleyhine oy kullanmıştı. Unutulmasın ki, Türk Ocakları’nın ünlü isimleri Ahmet Ağaoğlu, Mehmet Emin Yurdakul ile Reşit Galip SCF’deydiler.
Ocaklar Halkevleri'ne devredildi
Sadece ocaklar değil, CHP’nin dışında bir miktar bağımsız davranabilecek tüm örgütler, Türk Muallimler Birliği ile mason dernekleri de kapatılacaktır. Bir süre sonra sıra Türk Kadınlar Birliği’ne gelecektir. Türk Ocakları, CHP içinde yer alacak olan Halkevleri’ne bizzat Atatürk’ün direktifi üzerine devredilecektir. Tanrıöver de, tek parti döneminde âdet olduğu üzere büyükelçi olarak yurt dışına gönderilecektir. Ocakların kapatılmasının nedeni, CHP’nin bu tarihten itibaren kendisi dışında hiçbir bağımsız örgüt bırakmama yönündeki kararıdır. Elbette ocakların SCF’ye olan yakınlığı da, iktidarın gözünde onu potansiyel bir muhalefet alanına dönüştürmüştü. Hatta bizzat Tanrıöver’in Atatürk’e muhalefet etmeyeceğine ilişkin güvence verdiği dahi söyleniyordu. Diğer yandan, ocakların milliyetçilik anlayışının da iktidarınki ile ne ölçüde örtüştüğü ayrı bir tartışma konusuydu; hatta ocakların dış Türklerle ilgilenmesi Turancı eğilimler olarak da tanımlanabiliyordu; bu nedenle Sovyetler Birliği’nin ocaklara karşı şikâyetçi olduğu dile getiriliyordu.
Mal varlığı açısından çok zengindi
Bir başka ilginç noktaysa, ocakların kendi kararıyla kapatılmasının tercih edilmesidir; gerçekten de 10 Nisan 1931 târihli Türk Ocakları olağanüstü kurultayı zaten ocakların CHP ile birleşmesini sağlamak adına toplanmıştı. Alınan karar gereğince Türk Ocakları’nın bütün varlığı CHP’ye geçiyordu. Bu arada belirtmek gerekir ki, ocaklar mal varlığı açısından çok zengindi. Zaten aradan geçen on yıldan daha uzun bir zamandan sonra bile hâlâ devir işlemleri bitmeyecektir!
Oysa daha 1927 yılında ocakların CHP ile devlet politikasında bir olduğu çoktan tüzüğüne yazılmıştı bile; bu hüküm, aslında kuruluşundan beri, pratikte ne ölçüde uygulanabildiği hep tartışıla gelmişse de, ocağın politika dışı kalacağını öngören ilkesine aykırıydı. Bu hüküm bile ocakların âkıbetini değiştirmeye yetmemişti!
Tek parti devri bitti; Ocaklar açıldı
Aradan uzun zaman geçti; tek parti döneminde bu konu bir daha hiç gündeme gelmedi; Tanrıöver rejimin değişmesinden sonra yeniden CHP milletvekili olmuştu; bu sırada CHP içinde de hayli ateşli bir şekilde süren milliyetçilik tartışmalarında ön sırada yer alıyordu. Tanrıöver, 1948 yılının başlarında Türk Ocakları’nı yeniden açmak isteğini belirtti. Tam bu sırada CHP’den istifa etmişti. 10 Mayıs 1949’da ocakları yeniden açtı. Açılış töreni Tanrıöver’in kendi evinde yapılmıştı. Aslında ocakların eski mal varlığını CHP’den geri almak üzere girişimde bulunmuş, fakat bundan olumlu bir sonuç alamamıştı. Ne var ki, ocakların yeniden açılması eski heyecanı hiçbir zaman bir daha aratamayacaktır.
TANRIÖVER, MİLLİYETÇİLİK VE DİN
Tanrıöver, 1947 yılının sonlarında toplanan CHP kurultayında; Halkevleri’nin “Türk Milliyetçiliği Ocağı” haline dönüştürülmesini istemişti. Kurultayda yaptığı konuşmada da, ırk kavramının reddedilmesinin doğru olmadığını belirtmişti; aksine ırk “koskoca bir hakikat”ti. Eğer bilimsel yönden incelenirse, ırkı reddetmeye imkân yoktu.
Komünizmle mücadele için din eğitimi
Fakat bilim dışında ırka yer vermemek gerekirdi: “Devlet idaresinde kana dayanan, ırka dayanan bir idare” olamazdı.
CHP’nin yeni programında milliyetçilik bahsinde “en esaslı vasfı” bu olmalıydı.
Tanrıöver, yeni dönemde dinin yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyordu; daha 1947 yılı başında CHP’ye dinî terbiye ve ahlâk eğitiminin gereğini sunmuş, fakat bu önerisi reddedilmişti. Din eğitimi gerekiyordu, resmî okulların dışında, hükûmetin dernetimi altında, eski harflerle olmamak kaydıyla, din derslerinin verilmesinden yanaydı. Tanrıöver, imam-hatip okullarının kurulmasını istiyordu. Hatta ilâhiyat fakültesine de ihtiyaç vardı; bütün bunlar komünizmle mücadele için de vazgeçilmezdi.
Türbeler yeniden açılmalı önerisi
Nihayet Tanrıöver, türbelerin yeniden açılmasından yanaydı; CHP kurultayında yaptığı konuşmada, milliyetçiliğin vazgeçilmez bir ögesi olarak dini ve dinî duyguları öne çıkarıyordu. Türbelerin açılması bu kapsamda anlamlı olacaktı.
Kurultaya verdiği önergede; “tarihî hizmetleriyle tanınmış büyüklerimizin türbelerinin açılması temennisi”ni iletiyordu; gençliğe partiler üstünde kaynaştırıcı bir milliyet duygusu verilmesi gerekiyordu.
Ahmet Emin Yalman da, 1950’de Vatan gazetesinde yayınlanan “Dinî Bir İnkılâba Doğru” yazısında Tanrıöver’i savunuyordu: “Son yirmi sekiz yıl içinde ibâdet hürriyetine tecâvüz edilmemiş olmakla beraber, Türkiye’de yaşayan Müslüman vatandaşlar için vicdan hürriyeti başka sahalarda tecavüze ve tatile uğramış, en iyi ve hayırlı maksatlarla bile olsa, dinî bir gaye etrafında topluluk kurmak yasak edilmiştir. İş bu kadarla da kalmamış; laiklik esası çiğnenerek, dinî mevzulara bir takım müdahaleler yapılmıştır.”
...VE SONUNDA DP’YE KATILIYOR
Samet Ağaoğlu, “Babamın Arkadaşları” adlı anılarında Tanrıöver’in CHP’den istifa etmeden önce de DP’ye hayli yakın durduğunu anlatıyor. Ondan sonra DP’ye daha da yakınlaşmıştı. Nitekim 1950 seçiminde DP listesinden bağımsız milletvekili adayı olacak ve yeniden meclise girecektir. Ağaoğlu’nun bu saptamasını doğrulayan bir başka işaret de, bizzat DP Genel Başkanı Celâl Bayar’ın yeniden açılışının üzerinden sadece birkaç hafta geçtikten sonra ocağı ziyaret etmesi ve eski üyelik kaydının yenilenmesini istemesidir. Ocağın hâtıra defterine şöyle yazmıştı: “İnkılâp arkadaşım Hamdullah Suphi Tanrıöver’in nezdinde geçirdiğim değerli zamanın hâtırası olarak”; aynı gün üyelik kaydını da yaptırmıştı.Bayar, Tanrıöver’in demokrasi mücadelesindeki önemli yerine de temas edecektir; daha DP kurulmadan önce CHP içinde demokrasinin kurulması yolunda verdikleri mücadelede Tanrıöver’in kendilerinden yana tutum almasından övgüyle söz edecektir. Nihayet Fuat Köprülü de, daha Dörtlü Önerge’nin görüşüldüğü sırada Tanrıöver’in kendilerinden yana çıktığını anlatacaktır.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016