Cemil KOÇAK
Psikolojik savaşın önemli bir unsuru; yalan ve iftira... Sık denenir. ‘Ya tutarsa’ misâli… Önce 2010 yılında denediler. Olmadı. Geçtiğimiz günlerde aynı siyasî çevre, aynı iftira ve yalan kampanyasını yinelemeye çalıştı. Amaçları; geçen defa olduğu gibi, üniversiteden uzaklaştırılmamı sağlamaktı. Onları deşifre ediyorum!

Artık öğrendim; psikolojik savaşın önemli bir unsuru; yalan ve iftira... Sık denenir. ‘Ya tutarsa’ misâli… Mekanizması da bellidir: Sanal ortamda önceden saptanmış biri, yalan ve iftira dolu bir yazı yazar. Bu elbette tesadüfen üretilmiş değildir. Belirli bir amaçla belirli gruplar arasında dolaştırılır. Medyaya yansıtılır. Bu arada, aynı siyasî çevrenin medya ayağı zaten uyarılmıştır; bu yalanı hemen gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde yayınlar. Yalanı ilk yazan saniyeler içinde kaybolur. İkinci aşamada, medyanın haberi dolaşıma sokulur. Köşe yazıları devreye girer. Yalanın ve iftiranın kaynağı olarak da herkes birbirini gösterir.
Kim umursar tekzib metnini!

Önce noter kanalıyla tekzib metni yollarsınız; pek azı umursar. Hele ilk yalanla da yetinmeyip, üstüne yeni yalanlar da yazan köşe yazarlarının umuru bile olmaz. Tekzibinizi yayınlamazlar. Son çare, mahkemeden tekzib kararı almaktır. Alırsınız; ama bu da zaman alır. Mahkeme kararıyla alınan tekzibinizi mecburen; ama aylar geçtikten sonra yayınlarlar. Sonra; bütün bu öyküyü kitabınızda; “Resmî Târihe Meydan Okuyorum”da (2014) anlatırsınız. İsimleri ve niyetleri afişe edersiniz. Ondan önce de bulabildiğiniz bir gazete köşesinde yaparsınız bu işi: Radikal gazetesinin iki sayısında: “Gelibolu ve Yarbay Mustafa Kemal Bey”, (Radikal; 19 Aralık 2010) ve “Yalanlarla Yazanlar”, (Radikal; 16 Ocak 2011) adlı iki yazınızla…
Buna rağmen kampanya bütün hızıyla sürer. Size ulaşan küfür ve hakaret mesajlarının, hatta tehditlerin arkası kesilmez. Dahası; bir yandan, üniversite idaresinden işten atılmanız istenir. Bir yandan da, savcılık harekete geçmeye çağrılır. Savcılıktan da soruşturmaya gerek olmadığına ilişkin karar alırsınız. Bitti sanmayın ama…
‘Yeni kampanya’nın fâili: Lâle Gürman
Tanıdık bir isim; bir öncekinde de başı çekmişti; oradan hatırlıyorum. Aynı yalan ve iftirayı aynı yöntemle devreye soktu. Tam 6 Mart’ta. Hazırlık; 18 Mart’a yakın bir zamanda ‘kendi mahallesi’nde infial uyandırmaktı tabiî… Mail grubuna benim adresimi de eklemiş olduğundan, ânında haberim oldu. Gereken yanıtı verdim. Hiçbir şey olmamış gibi devam etti. Hazırlıklı bir kampanya olduğu âşikârdı. Ama asıl derdini sonraki mailinde ifşâ etti; şöyle yazdı: “Ekranlara çıkıp, kitaplar yazarak” onları rahatsız ediyormuşum! Lâle Gürman’ın derdi belli oldu işte: Ekranlara çıkmamam gerekir(miş); kitaplar yazmamam gerekir(miş); yaparsam da başıma böyle şeyler gelir(miş) işte! Nasıl organizasyon ama! Tevekkeli Gürman yazılarını “Özel Büro-Türk Güvenlik ve İstihbarat Grubu” sayfasında yayınlıyor! Galiba ‘Teşkilâtı Mahsusa’nın yeni bir versiyonu!
Kampanya bu kez de başarısız oldu. Gazeteler, ajanslar, internet siteleri, köşe yazarları; geçen defa olduğu gibi, bayat ve bilinen yalanlara balıklama atlamadılar. İş sonuçsuz kaldı. Şimdi de bu korodan bazı isimleri yakından tanıyalım… Düşünce dünyalarını da bilelim… Tanıyalım; tanıtalım…
Yaşar Okşaroğlu’nu tanıyalım Kendisine tekzibimi iletince bana şöyle yazdı: “Kitabınızı alarak katılmadığım düşüncelerinizle zihnimi kirletmek ve size para kazandırmak zorundamıyım.” (imlâ hatalarını düzeltmedim). Aman, dikkat ediniz; kitabımın bulunduğu odaya bile girmeyiniz! Zihninizin ne şekilde kirleneceğini kim bilebilir ki? Elbette soracak olsanız; her şeyleri okur, bilir takımından olduğunu bize iftiharla anlatacaktır. İşte, bir zihniyet dünyası! Ama devam edelim… Elbette beni üniversite yönetimine de şikâyet edeceğini yazmayı ihmal etmemiş… İşte organizasyonun delili...

Azmi Güran’ı unutmayalım
O da şöyle yazmış: “Ben tarihci degilim beyefendi, meslegim muhendislik. Buna ragmen T.C. tarihi uzerinde ilmi arastirma yapmamis isemde, bagli bulundugum universitenin tarih fakultesinde T.C. dersini yakindan takip etim, dolayisiyle az cok malumat sahibiyim.” (imlâ hatalarına dokunmadım). Yine mailinde üniversiteye İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’da başladığını da yazıyor. Ne dersi aldı bilemedim; Almanya’da ‘TC’ dersi mi vardı acaba? Yoksa buradaki lise tarih dersinden mi söz ediyor? Almış olsa da; ders herhalde savaşın çıkışına kadar bile gelmiyordu. Yani 70 yıl önce bitiyordu; en iyi ihtimalle… Güran, bu dersle ‘TC’ hakkında “malumat” sahibi olduğunu yazıyor. Belki iktidarda hâlâ İsmet Paşa’nın olduğunu düşünüyor da olabilir! Onu bu derin tarih bilgisiyle baş başa bırakalım en iyisi… İşte, ‘Cumhuriyet muhafızları kadrosu’ndan bir başka kesit daha…
Prof. Tolga Yarman da hoş geldi!
Ama asıl eğlenceyi sona bıraktım. Şöyle yazmış: “Ekranlardan izledigim Cemil Kocak, akademisyense ben degilim, ben akademisyensem, o degildir” (imlâya dokunmadım). Mantık dersine giriş olmak üzere; ben akademisyenim; o halde Tolga Yarman akademisyen değildir! Kendi önermesini sanırım kabul edecektir. Bunu kendisine yazdığımda sanırım asabı bozuldu. Şimdi işin daha da eğlenceli kısmına geliyoruz.
Yarman, bundan birkaç yıl önce fizik dünyasını alt üst eden bir basın açıklaması yapmıştı; bilmem ki, hatırlayanınız var mı? Şimdi sıkı durun: Yarman, Einstein’in teorilerini
çürüttüğünü açıklamıştı! İşte o günden bu yana fizik dünyası bir daha iflâh olmadı gitti! Her ne kadar makaleleri uluslararası fizik dergilerince bilimsel olmadığı gerekçesiyle reddediliyorsa da; önemli değil tabiî…
Yarman’ın değeri fizikçilerce anlaşılmayınca; o da ne yapsın, kendisini politikaya vurdu. Yine birkaç yıl önce CHP genel başkanlığına aday da oldu! Bu muhteşem gelişmeden nasıl haberiniz olmaz, anlamıyorum. Belki de haklısınız; çünkü aday olamadı; sadece aday olacağını açıkladı! Yetmedi; son Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aday olmaya kalktı. Sonra öğrendi ki, meğer öyle her isteyen aday olamıyormuş… Belirli kuralları varmış… Bunun üzerine seçimin iptali için AİHM’ye dava açtı. Sonucu hâlâ merakla bekliyor olmalı!
Yarman, bana yazdığı mailde; “dilini keserim” diyor. Bilmiyorum artık; bunları yazdım diye dilimi mi kesecek? Ona şimdiye kadar kimlerin dilini kestiğini sordum. Şimdiye kadar bazılarının dilini tam, bazılarının ise yarım kesmiş! “Yakında tam dilsiz kalabilirsin” diye de beni uyarma ihtiyacını hissetmiş! Belki de Lâle Gürman ile ele ele dilimi kesmeye kalkabilirler! Meğerse Yalman “dilci”ymiş! Bu koroya tehditleriyle katılan Sefer Tan’ı da eklemeden olmaz tabiî… Onun yazdıkları ise, daha çok emniyeti ve savcılığı ilgilendiriyor zaten…
Yarman’ın bir özelliği de, sürekli olarak CHP’yi ve yönetimini yerden yere vurması… Bir de baktım; CHP’nin İstanbul seçim bölgesinden milletvekili aday adayı olmuş! Elbette CHP delegeleri, onu fizikteki devrimini CHP’de de gerçekleştirmesi için ön sıralara taşıyacaklardır. Bundan eminim. Lâkin bana yazdığı mailde; “Mustafa Kemal’i, O’nun zaaflarin tabii tartisirim” (imlâya dokunmuyorum) demesini ona yakıştıramadım. Atatürkçülük konusunda imanının birazcık zayıf olduğuna kanaat getirdim. Umarım CHP delegeleri bunu görmezden gelirler. Ama Yarman politikada da başarısızlığa uğrarsa, ‘şimdiye kadar onun değerini kim anladı ki?’ denilir ve geçilir.

KAMPANYANIN AMACI
Neredeyse otuz yıldır yakın tarihimiz üzerine akademik araştırmaya dayanan yirmiye yakın kitapla fazlasıyla makale yazmış bir tarihçinin kendi tarih ezberlerinin dışına çıkarak, üstelik bir de geniş kamuoyunda etkili olmasına ve yeni bir tarih anlayışı geliştirmesine dayanamıyorlar. Bir an için düşünün; şimdiye kadar yazdığım binlerce sayfadan oluşan kitaplarımı tek bir cümle ile olsun eleştirebilecek donanımdan yoksun olanlar, benimle akademik alanda tartışmaya girmeye cesaret edemeyenler, bazı ‘karanlık oda’larda ancak yalan haberler üretip, kendi ürettikleri yalan haberlerin arkasına gizlenerek, saldırıyorlar. Ne kadar da zavallı ve çaresiz hâldeler!
Başta Lâle Gürman olmak üzere; kampanya katılımcılarına bir çift lâfım var: ‘Sizlere ve çevrenize verdiğim rahatsızlık için özür dileyecek değilim!’ Verdiğim ‘rahatsız çevre koşulları’nda, sağlık içinde uzun ömürler dilerim. Ne demişti şair? “Kör olasın demiyorum; kör olma da gör beni!”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016