Cengiz AKTAR
Pazar 20 Ocak Suriye toprağı Afrin’in işgâlinin başlangıcının ilk yıldönümüydü. Afrin Türkiye’nin yasaklı konularından biri, anca fetih güzellemesi serbest.
Gazete Karınca ve gazeteci Necla Demir hakkında Afrin gerçeklerini yazmaktan ötürü açılan örgüt propagandası davasının, tam Afrin yıldönümü öncesine rastlaması tesadüf olmasa gerek.
Rejim “o konuya girmeyin pişman ederim” ayarı çekiyor yeltenecek olanlara. Zaten pek ihtiyacı da yok zira Afrin, HDP hariç, sağdan sola, yediden yetmişe memleketin gurur kaynağı. Yeni Türkiye’nin fetih destanlarının yazıldığı Suriye toprağı.
Buna rağmen kuş uçurulmayan bir yer Afrin. Rejim medyası ile askerî ve mülkî makamlar dışında yerli yabancı kimsenin giremediği bir yer. Saldırı esnasında tam ne oldu, Rus askerî desteği sayesinde bölgenin kontrol altına alındığı Mart sonundan itibaren neler oluyor, bağımsız kaynak son derece az. Bilgiler genellikle ikinci el.
Hükümetlerarası kuruluşların insan hakları ihlâlleri ve sivil halka karşı işlenmiş suçları irdeleyen iki raporu da ikinci el kaynaklardan edilen verilere dayanıyordu. İlki Haziran’da BM İnsan Hakları Komiserliğinin raporu idi.
Ardından Eylül’de yine BM İnsan Hakları uhdesinde, Konseyin Eylül’deki oturumunda “Konseyin dikkatini gerektiren insan hakları durumları” gündem maddesi altında bir rapor daha açıklandı. Hâliyle raportörlerin saha çalışmasına izin verilmedi, yine de verileri karşılaştırarak olabilecek en objektif değerlendirmeleri sunabildiler.
Her iki rapor da kuşkuya yer bırakmayacak şekilde işgâlci gücün hem savaş esnasında hem sonrasında sivil ahalinin haklarını yaygın şekilde ihlâl ettiğini söylüyor.
BM raporları dışında Afrin’den haber bölük pörçük resmî kaynaklardan geliyor. Fethedilen topraklara nasıl yeni bir hayat getirildiğini anlatan idarî ve insanî çalışmaların dökümü. PTT, Ziraat Bankası şubeleri, dağıtılan battaniye ve çorba sayısı, atanan kaymakamlar, vs. konusunda irili ufaklı düzensiz haberler.
Rejim, BM raporlarının ikincisine raportörlerin çağrısı üzerine Afrin’de yaptığı çalışmaları anlatan bir güzelleme eklettirmiş. Şöyle bir ifade var:
“Yerel halkın temsilcilerinden oluşan yedi Yerel Konsey şu anda çalışmaktadır. Afrin kentinde bulunan Yerel Konsey bölgenin demografik doğası uyarınca bir Kürtün başkanlığında 11 Kürt, sekiz Arap ve bir Türkmen’den oluşmaktadır.”
Ne ki, Ankara rejiminin, bütün iddialarına rağmen bağımsız gözlemcileri ve habercileri Afrin’den men etmesi dahî işgâlin boyutu ve icraatı hakkında kuşku duymak için yeterli. Madem her şey çok güzel o zaman herkes gelip gözlemlesin, öyle ya!
Nitekim her şey berbat! Bir defa Ankara rejimi uluslararası hukuka aykırı iş yapıyor. Hâlen geçerli olan 1907 Lahey Kara Savaşı Hukuku Sözleşmesi uyarınca işgalci devlet işgal ettiği toprakta kamu düzenini sağlamak ve oradaki sivillerin yaşamını korumakla yükümlü. Ve yükümlülüğü bununla sınırlı, yani egemenlik yetkileri kullanamıyor.
Ankara sivilleri korumadığı gibi emrindeki besleme cihatçıların Afrinlilere reva gördüğü vahşete göz yumuyor. Ve tabii işgâl ettiği yerde egemen gibi davranıyor.
Keza işgâlin kılıfı olan meşru müdafaa, süreli bir kavram. Dünyada hiçbir ülke Türkiye’nin güvenlik endişesi masalına inanmasa da türlü nedenden işgâle göz yumuldu. Kimi ülkeler Türkiye’nin o bataklığa saplanacağını da hesaplamıştır, ola ki.
Her hâl ve kârda BM Şartı’nın 51’inci maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkına dayanarak Suriye topraklarında gerçekleştirilen askerî operasyonun belli süreyi aşmaması gerekiyor. Oysa bir yıl oldu ve ucu açık bir süreç olduğu hissediliyor! (Afrin’e bakınca, Ankara rejimine Rojava’da Afrin’in birkaç misli Suriye toprağını “güvenli bölge” oksimoronu adı altında teslim etmeyi telaffuz dahî etmek bir utanç vesilesi olmalı.)
Aksine Ankara, Afrin ve işgâli altındaki diğer Suriye şehirlerinde kalıcı olduğunu faş eden sayısız icraat yapıyor.
Mülkî anlamda, egemenlik yetkisi kullanıyor ve Türk mülkî sistemi mensubu kaymakam atıyor. Kamu idaresinin farklı birimlerinin şubelerini açıyor ve işletiyor. Hastane, postane, okul, polis, banka ile var olan Suriye idaresine paralel bir yapı kuruyor. Öyle ki Ekim sonunda kış saati uygulamasını pas geçerek Afrin saatini Suriye’nin diğer bölgelerinden bir saat ileri aldı.
Ticarî anlamda, Afrin’in en önemli gelir kaynağı olan dünyaca ünlü zeytinine el koyan cihatçılar ürünü Türkiye üzerinden dünya pazarına satıyor.
Beşerî anlamda, Kürd ağırlıklı Afrin’e harıl harıl Arab cihatçı ve ailelerini yerleştirerek nüfus mühendisliği yapıyor. Canlarını kurtarmak için mücavir bölgelere sığınan Afrinlilerin mülklerini gasp ediyor.
Dinsel anlamda, herkese Diyanet’in Sünnî tefsirini dayatıyor. Dilsel anlamda, okullarda Türkçeyi dayatıyor. 3000 yıllık Ain Dara tapınağı gibi yörenin ve insanlığın antik mirasını yok ediyor.
Sonuçta Efrin’i Afrinleştiriyor, yapamadığı zaman da yıkıp geçiyor.
***
Suriye’de ABD, İran, Lübnan ve Rus askeri var; ilâveten hatırı sayılır miktarda Uygur ve Çeçen cihatçı var. Bu unsurların hiçbiri bayrak dikmiyor, bulundukları yerlere nizamat vermeye yeltenmiyor. Bunu yapan tek yabancı güç Türkiye.
Üstelik icraatını, bir nevi “geri kalmış Kürde ve Araba medeniyet taşıyan” tarihî misyon küstahlığıyla göğsünü gere gere yapıyor. Bu siyasete literatürde emperyalizm denir.
Bir ulusun diğeri üzerinde doğrudan veya dolaylı ama daima zorla, siyasî, iktisadî, ticarî, beşerî, dilsel, dinsel egemenlik kurması olarak tanımlandığında, Ankara’nın Suriye’deki icraatı dört dörtlük emperyalizmdir.
Bulunan kılıf yani cihatçı Araplarla birkaç yerel Kürd besleme de tipik bir emperyalist uygulamadır.
Emperyalizm Türkiye’de insanların asla kendilerine kondurmadıkları, bilakis kurnazca bir çarpıtmayla ebedî mağduriyet ifade eden bir siyasî kavramdır. Bu duruşun Osmanlının çöküşüne uzanan tarihî altyapısı hep hazırdır.
Yıllardır Kürd siyasetince dile getirilse de alıcısı bol olan resmî “kardeşlik masalı” Türk emperyalizmini hep savuşturdu. Ama şimdi Suriye’nin Kürd çoğunluklu bölgelerinde süregelen ve dahası arzulanan uygulama bu masalı yerle bir ettiği gibi Türkiye’nin emperyalist niyetlerini açığa çıkardı.
Buna rağmen Afrin’in yıldönümü geldi geçti, HDP ve tek tük çatlak ses dışında kalan ezici çoğunluk yerli ve millî emperyalizmden gurur duymaya, en azından yüz kızartıcı uygulamaları görmezden gelmeye devam etti.
Başkomutanın “Afrin’de verilmiş olan mücadelenin hatıralarımızda unutulmaz bir yeri olacak” komutu rejim taraftarı kara kalabalıktan kendini muhalif olarak konumlandıranlara kadar herkese nasıl da iyi geldi.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları






































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021