Eylem YILMAZ
Öncelikle en çok merak ettiğim şey şu ki, acaba “Ergenekon kalmamıştır” diyenler bu durumu ne ile açıkladılar. Çünkü Ergenekon dediğimiz şey öyle kolayından bitmez ve iktidarı kolay kolay bir başkasına yedirmez. Ergenekon hala çok güçlü ve yerli yerinde duruyor umarım herkes görmüştür şimdi bunu.
AKP iktidarının buradaki rolü veya hatasına gelirsek, öyle sanıyorum ki bugün ki adıyla Ergenekon Devleti ile anlaşmaya varma zamanı Soruşturmanın savcısı Zekeriya Öz’ün görevinden alınması ile başladı. Çünkü Ergenekon Soruşturması bence en güzel noktasındaydı ve daha derinleşerek ilerlemeye başlayacağı bir yerde donduruldu. Öyle ki, ülkenin batısı kazıldıkça cephanelik çıkıyor, doğusu kazıldıkça da toplu mezarlıklar. Bu öyle bir noktaya erişmişti ki, ülkenin batısında her yerden silahlar fışkırıyordu, insanlar ellerindeki silahlardan kurtulmaya başlamıştı ve akla 12 Eylül döneminde kurtulmaya çalışılan kitaplar geliyordu. Ve işte kitap bulundurmanın suç unsuru sayıldığı dönemlerden, silah bulundurmanın suç olduğu bir döneme gelmiştik. Gelmiştik gelmesine ama bir anda durduruldu bu. O kadar ki, Özel Harekât dairesinde dosya taraması yapan hâkime gönderilen 8 adet kalaşnikof mermisinin dahi kim ya da kimler tarafından gönderildiği bulunmadı. Sonuç olarak ne hâkimin orada yaptığı aramadan ne elde ettiğini biliyoruz ve ne de Ergenekon soruşturması ilerliyor. Ancak öte yandan, Balyoz soruşturması hızla ve kusursuz bir şekilde ilerlemeye devam ettirildi. Askeri vesayetin gücü konusunda AKP iktidarı ile hem fikiriz sanırım ama sonrasında kendi adamını askeriyenin başına koyarak bunun bu kadarla sindirebileceği konusunda kesinlikle hem fikir değiliz. Bu kadarı ile gücü eline aldığını ve elindeki kozların kuvvetine de bağlı olarak Ergenekon’la masada ne konuştuysa belli ki ikna oldu ve yönetebileceğini zannetti. Mit’in ve Genel Kurmayın başına kendi adamlarını koyarak iktidar koltuğunu sağlamlaştırmış olduğunu düşündüler ve yönetimin bu şekliyle kontrol altına alınmış olduğunu zannettiler. Çok muhtemel ki, Tansu Çiller’de yöneten bir Başbakan olduğunu düşünüyordu ama yönetilen bir Başbakan olduğunu gördük.
Özetle bu ülkenin tarihi bize her zaman göstermiştir ki, her kim ise iktidar koltuğunda oturan eğer bu Devletle aynı masaya oturup, pazarlık yaparak yönetimi eline almaya kalkmışsa hep kendi iktidar koltuğunun altını kendi oymuştur. Akp iktidarı da aynı hataya düşmüş ve diğer herkes gibi Ergenekon Devletinin dersini aldığını ve bir daha iktidar savaşına kalkışamayacağını zannetmiştir.
Ancak Kürt Sorununun çözümü ile kurtulabileceğimiz bu Devlet yapısı, öyle kimseye o iktidarı kolay kolay bırakmaz. Yeni Anayasayı yaptırmaz. Seçim sonrasında bu nedenle yaşanacak olan kavgayı öngörebiliyordum ancak AKP’nin bu kadar körleşebileceğini, onları yönettiğine bu kadar inanabileceğini tahmin etmezdim.
Seçimlerden sonra ancak fırtına öncesi sessizlik olarak tanımlayabileceğim bir suskunluk vardı. Aslında bu sessizlik bile gelecek olan belalara ışık tutabilirdi. Herkes AKP’nin süratle Yeni Anayasa çalışmalarına başlayacağını tahmin ediyordu ama öyle olmadı ya da oldurmadılar. Bu sessizlik BDP’nin gelenekselleşmiş boykotu ile bozuldu ve sonrasında bir sürü sivil insanın ölümüne tanık olduk. Sonrasında da AKP iktidarı artık silah üzerinden Kürt Sorununa çözüme hız verdi ve en büyük tuzağa da böylece düşmüş oldu. Silah yerine başlattığı diyalog sürecine hız verseydi Uludere Katliamını yine yaşar mıydık emin değilim. Veya bir başka şekliyle, eğer silah ile gitmesi gerekli iseydi bile, bunu yaparken Kürt Halkına Ana Dillerinde eğitim hakkını teslim etmiş olsaydı yine bu noktaya gelmezdik diye düşünüyorum. Demek istediğim diyalog savaş isteyenlerin yani Ergenekon Devletinin elini zayıflatacaktı ama silaha ağırlık vermek elini güçlendirdi ve Uludere Katliamı ile Ergenekon’dan en büyük golünü böylece yemiş oldu. 34 insanın bombalanarak öldürülmesi üzerinden planlanan kitlesel hareket yine yerini bulmadı ve Ergenekon’un oyunu sağduyulu insanlar sayesinde bozuldu. Daha sonra iktidarın kendisinin de pek ortaya çıkarmaya hevesli olmadığı ve dolayısı ile başının sürekli belaya girdiği Hrant Dink Cinayeti davası vardı ve örgüt yok denerek kapatıldı. Bu yine AKP iktidarının yediği diğer büyük ikinci golüdür. Anlaşılan o ki bu goller AKP’yi kendine getiremedi ve en sonunda kendi adamı KCK şüphelisi olarak ifadeye çağrıldı. Bu ifade olayının adı şudur, oraya ifadeye çağırılan MİT Müsteşarı Hakan Fidan değil Başbakanı’nın bizzat kendisidir. Ve bunun adı MİT Krizi filan değil darbedir. İşte Ergenekon Devleti bu ülkenin Başbakanı’nı şüpheli sıfatı ile ifadeye çağıracak hatta yakalama emri çıkartacak kadar kuvvetli.
Şimdi gelelim benim en çok merak ettiğim konuya. Dünya değişiyor ve bunun yansıması, sancısı her ülkede farklılıklar gösteriyor. Türkiye’yi bu değişimin dışında tutamayız çünkü dünyadaki bu değişimin buradaki yansıması Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmalardır. NATO’ya bağlı tüm diğer ülkelerde gerçekleştirilmiş arınma gibi Türkiye’de de gerçekleşmeliydi ve zaten de öyle oluyordu. AKP’nin bu kadar körleşmesinde NATO’nun rolünü merak etmemek olmaz değil mi? Kürt Sorununda yine silahın başrolde olmasında NATO’nun katkısı nedir? Batı Kapitalizmi Suriye pazarına Türkiye üzerinden girmeyi planlıyor planlamasına ama AKP iktidarının bir darbe ile yıkılma ihtimali karşısında sesini ne zaman çıkarmayı planlıyor acaba. Bu durum içinde TÜSİAD neden hala bu kadar sessiz. AKP iktidarının devrilmesinden sonra ürettiği ürünleri satmayı planladığı başka yerler mi buldu da buradaki darbeyi göze alabiliyor. TÜSİAD kendi hazırladığı anayasa taslağının arkasında dursa fena olmaz. Ne tür çıkarları var emin olamıyorum, zaten Ergenekon soruşturması ilerlerse görürüz o çıkarları mesela Özdemir Sabancı suikastındaki TÜSİAD rollerini ve tabi bir de Turgut Özal Cinayetindeki.
Peki, bundan sonra ne yapmalı? Sermaye sahiplerinin çıkarları maalesef kendilerinden çok bizi etkiliyor ama toplumsal değerler kimsenin tekelinde değildir ve olamaz. Bu karar mekanizmalarını çalıştıranlara razı olarak değil, AKP toplumdan aldığı desteği hatırlayarak, bu toplumun değerleri ile karşılık vermelidir. Demokrat bir yapı kurma arzunda ise Yeni Anayasa hazırlıklarına hız vermeli ve bunu bireyin özgürlüğünü temel alarak yapmalıdır. Çünkü bu ülke hatta dünya bireylerin kendi özgür iradeleri ile yarattıkları biraradalıkları ile kurtulur. Mesela tam da bu minvalde bu birey toplumu Türkiye’de Kürt Sorununda diyalog temelli çözümü istiyor ve destekliyor. Ne güzel bir örnek değil mi Sayın Başbakan?
Kürt Sorununda diyalog temelli çözüme devam edilmeli ve süratle Ergenekon Soruşturmasına hız verilmelidir. Yeni Anayasa sözünüzü ancak böyle yerine getirebileceksiniz Sayın Başbakan ve biz bir daha asla Darbe diye bir şeyi konuşuyor ve en önemlisi yaşıyor olmayacağız. Darbelerin artık geçmişte kalması ve bugünde de bu geçmişin yargılanması zamanı geldi de geçiyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.12.2013
9.06.2013
3.06.2013
3.04.2013
24.03.2013
29.01.2013
12.10.2012
12.09.2012
20.08.2012
21.07.2012