Eylem YILMAZ
Mağdurluk farklılıkları hem birleştirir hem de farklılaştırır. Sayın Altan seksen küsurluk laikçi baskının yerine “dinci Kemalizm” geldi gibi bir algıya kapılmış, tam “Beyaz Türk” endişesi diyebiliriz çünkü bundan benim haberim yok. Cehaletimin sınırsızlığı mağdurluğu edebiyatlaştıranlardandır.
Sayın Altan önce sizin “Benim solcularım” yazınızdan başlamak istiyorum. Halil Berktay’ın başlattığı 1 Mayıs 1977 katliamı tartışmasının üzerine bu başlıkla bir yazı yazmış, Halil Berktay’a Uganda Cumhuriyet’inde yaşıyor muamelesi yapmış sonra gazetenizdeki genç bir yazara “gençliğini” vurgulayarak çok bulaşmasaymış yaşı müsait değil diye dem vurmuştunuz. Siz acaba sizin solcularınıza “Devlet bize işkence yaptı” diyenlere “Referandumda ne yaptınız?” diye sormuş muydunuz? Devletin yaptıkları ise mesele, örneğin bu devlet bana hiç unutamayacağım bir yara açtı, önüme kardeşimin cesedini koydu ve biz kardeşimi gömerken yanımızda hiç “yoldaş” yoktu. Benden babamı alan bu devlet uzun zaman sonra hayatıma yeniden geldiğinde gözümün önünde tutukladı ve babam yine kayboldu. Hatta 141. 142. 163. maddeleri büyüklerim Bakırköy “Özgürlük Meydanında” uçurtma uçurarak protesto etmek istemişti. Ben uçurtma nedir bilmezdim ve ilk kez uçurtma uçuracaktım, uçuruyordum da üstelik ama tam gökyüzüne ulaşacakken uçurtmamı kırmıştı bu devlet mavili kostümüyle. Fakat meselemiz devletin neler yaptığı değil artık bizim bu devlete ne yaptığımız. En somut hali de referandum da ne yaptığımız. Bana bunları yaşatan devlete karşı ben referandumda evet mi dedim hayır mı? Bu devleti bel kemiğinden kırdım mı? Kırmadım mı? Mesele tam da budur, at pazarında eşya seçmiyoruz yaşla solculuk olmuyor. Siz bence solcularınızla bir daha konuşun ve “Demokrasi cephesi” yazınızı bir daha gözden geçirin. Sürekli demokrasiden bahsediyorsunuz ama demokrasilerde “cephelere” yer yoktur.
Önümüzde hem cesetlerimiz, hem kaybolan çocukluğumuz var. Örneğin insan düşünmeden edemiyor ki, acaba küçük Ceylan Önkol katledilmeden önce ne düşünüyor ya da ne yapıyordu? Hangi oyunu oynuyordu kendince koyunları ile ya da neydi en büyük hayali diye? Fakat somut durumun somut tahlili diye bir şey var. “Bana da anlatın” demişsiniz. “Türkiye bir tabu ve dogma arasında sıkışmış kalmış, bu ikisi arasında demokrasi yapma iddiasında olan bir ülkedir” diyen bir babanın oğluna bunları yazmak hiç haddim değil ama hata yapıyorsunuz Sayın Altan. Siz acaba salt mağduriyete işaret ederek böylece “karşı tarafı” sorumlu kılıyor ve böylece kendinize tüm diğerleri gibi sorumsuz bir siyaset alanı mı açıyorsunuz? Sayın Altan, “Başbakan Oslo görüşmeleri tekrar başlayabilir dediğinde Kürtlerin hakkı pazarlık konusu mudur?” demek de neyin nesidir? Kürt meselesi bizim için elbette ki PKK ile yapılacak bir anlaşma değildir ama siz bunu bir de Oslo’da masadan kalkıp da Siirt’te dört tane genç kızı roket atarla öldürenlere, Ankara’da sigara molasına çıkan genç işçileri katledip de, oradan geçen insanları sakat bırakanlara sorun. Sorun bakalım, kim kimin hakkını pazarlık aracı olarak kullanıp da insanların hayatını ellerinden alıp, oylarını gasp ediyor. Sorun, kimler aslında mağdurun mağdurluğunun sürdürülebilirliğini sağlıyor? Mağduriyet acaba kimler tarafından yanlış siyasetin meşruiyet zemini olarak kullanılıyor? Zira bugün bence mesele Kürtlerin ne kadar mağdur olduklarında değil, mağduriyetin ardına saklanarak şiddet siyaseti yürütülmesinde ve “bugün” gayrı meşru olup olmadığı noktasında yatıyor. Siz sorularınıza bence Başbakan’ın söylediklerinden değil buradan yanıt bulabilirsiniz. Sizce meşrutiyetini mağduriyete dayandıran bir siyaset 21. yüzyılda ne kadar başarılı olabilir? O beğenilmeyen Ak Parti ile var olan konuşma imkânı yani talepleri elde etme şansı ne kadar değerlendirildi? Yoksa “mağduriyet” siyaseti bugün mağdurları daha fazla mağdur mu etti?
Ak Parti’nin kongresinde Avrupa Birliği vurgusu yoktu doğru ama Anayasa vurgusu vardı. Başbakan’ın konuşmasında kitapçıkta yer alan kamu kuruluşlarında Kürtçe kullanımı yoktu ama bir zaman dilimi tanımayı hak ediyorlar. Zira söz uçar, yazı kalır unutmayalım. Zaten bu iki konuda AB’nin olmazsa olmazlarındandı. Başbakan, “Ben ne zaman Kürt sorununu çözmeye kalktıysam hem içerden hem dışardan engellendim, bu işin ticareti var” diyorsa eğer sormak lazımdır, Ergenekon Soruşturmasını neden dondurdun? Sayın Altan belki Uludere üzerine sorduklarınız da bu temele dayanıyordur. “Temiz” siyasetin kolaylığını seçmeyin lütfen. Ergenekon Soruşturmasına, Jitem Davasına müdahil olmayanlarla aynı yere düşmeyin. İnsan yaşamının mağduriyetten aranıp da sürdürülebilirliği buralardan doğuyor, çünkü bizi mağdur eden devlet çorap söküğü gibi, bir yerinden tutulduğunda gelecek. BDP ile PKK bugün mağduriyetten besliyorlar ve bu mağduriyetlerin artmasını sağlıyorlar, arttıkça da güçleri artıyor. Siz bu nasıl göz ardı edebiliyorsunuz?
“Geçmiş” diyorsunuz ya, işte o geçmiş değil mi ki Türkiye’yi yeniye gebe bırakan. Geçmişin içinden yeniliği yaratma ihtimali yok mudur? Bu ülkenin insanları bugün “Savaşa Hayır” çıktığı meydanlarda “AKP’ye Hayır” diye yürüyor. “Savaşa Hayırcılık” Ak Parti’yi yok etme eylemine dönüşüyor. Çünkü biz Ak Parti’yi devirmeye çalışanlardan kurtulamadık. “Onlar” hala insanların en masum isteklerini bile kullanacak kadar güçlüler. Neye ne dediğini bilemeyen, her şeyin bir birine girdiği bir zamandayız. Aslında çok normal, çünkü Türkiye bir geçiş aşamasında ve her değişimde olduğu gibi sancılı oluyor. Fakat düşünmek lazım, bu sancı Ak Parti’den mi kaynaklanıyor yoksa değişime ayak direyen yirminci asrın kanlı siyasetini sürdürmeye çalışanlardan mı? Eğer Ak Parti ilk yıllarında AB’ne hızla koştuysa bunun dünya konjonktürü ile ilgisi yok mudur? Eğer bugün donup kaldıysa yine aynı konjonktür ile değerlendirmek gerekmez mi? Bence Ak Parti’yi bir de Obama seçimleri kazandıktan sonra konuşalım.
Ak Parti’yi ben yeni Diyarbakır Cezaevleri olmasın, insanlar stadyumlara tıkılıp da öldürülmesin diye Hrant Dink’in cesedine rağmen destekledim, sanırım siz de. Şimdi değişen Ak Parti değil çünkü o hep aynı, değişen sizsiniz Sayın Altan.
Kardeşimin cesedi, gözümün önünde alınan babam, hala uçuramadığım uçurtmam üzerinden sorguluyorum her gün yazdığım haberleri. Hiç bir şey o günlerdeki gibi değil, benden çalınanların bedelini gönül rahatlığı ile soruyorum. Kendi adıma ben hiç Ak Parti’nin demokrat olduğuna inanmadım, kardeşimin adı olan “Umut” bu yüzünden ona endeksli olmadı.
Size bir sorum var. Neden Çetin Altan 90’lı yıllara kadar “Enseyi Karatmayın” demiyordu da sonra demeye başladı? Sakın dünyada bize bugün uğrayan geri dönüşü olamayan bir değişim başladığından olmasın. Aslında siz bu sorunun yanıtını Harvard Üniversitesi’nde yaptığınız konuşmada vermiştiniz. Buna rağmen ulusalcılar ve ergenesolcularla aynı yere düşen yazılar yazıyorsunuz, “bak çok sevdiğin Ahmet Altan bile kabul ediyor daha neyi savunuyorsun” diyenlerle “aynı yere” geliyorsunuz ya ne diyeyim ben size şimdi? Helal olsun mu? Yoksa aşk olsun mu?
Köprüden önce son çıkıştayız artık Sayın Altan,
Enseyi karartmayın!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları













































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.12.2013
9.06.2013
3.06.2013
3.04.2013
24.03.2013
29.01.2013
12.10.2012
12.09.2012
20.08.2012
21.07.2012