Fehim TAŞTEKİN
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi 2017’de jeopolitik bariyere çarpan bağımsızlık referandumunun bedelini taksit taksit ödüyor. Kürdistan Demokrat Parti (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki çelişkiler veya yönetimin hatalı kararları faturalara yenilerinin eklenmesini kolaylaştırıyor. Bugün Irak Federal Mahkemesi’nin seçim sistemi, azınlık kotası, maaşlar ve gelirlerle ilgili kritik kararlarına değinmek istiyorum.
Hikâyenin geçmişi biraz uzun. 2003’deki işgali takiben ABD’nin yönlendirmesiyle AKP iktidarının Erbil’le yakın ilişkiler geliştirmesi ve bu ortaklığın 2013’te Bağdat’ı bypass eden 50 yıllık petrol anlaşmasıyla ileri bir aşamaya taşınması ‘bağımsız Kürdistan’ için ekonomik yaşanabilirliğin garantisi olarak görülmüştü. Hatalı bir değerlendirmeydi.
2014 sonrası IŞİD’e karşı uluslararası koalisyonun askeri desteğinin müstakbel Kürdistan için güvenlik şemsiyesi oluşturabileceği beklentisi de öyle.
İran ve Türkiye’nin aralarındaki rekabeti bırakıp merkezi otoriteden yana ortaklık sergileyebileceği ya da ABD’nin Bağdat’taki iktidar denkleminde Kürtlere biçtiği kilit rolün dışına çıkılması nedeniyle Kürdistan’ı ortada bırakabileceği yönündeki risklerin dışlanması da hatalıydı. Bütün bunlar esasen KDP dışındaki diğer partiler arasında ‘kuşku’ ya da ‘hesapsızlık’ olarak da ele alınıyordu.
Sonuçta İran ve Türkiye 2017’de bağımsızlık iradesini bastıran müdahaleye orkestra şefliği yaptı; Kerkük yeniden merkezin kontrolüne geçti. ABD Kürdistan’a sahip çıkmayıp bu cezalandırmaya göz yumdu.
Mali darbeler de gecikmedi. Bağdat 2018’de Kürdistan’ın bütçedeki payını yüzde 17'den yüzde 12'ye düşürdü. Federal Mahkeme 2022'de Kürdistan Petrol ve Doğal Gaz Yasası'nı iptal etti.
2023’te Türkiye, Bağdat’tan onaysız petrol sevkiyatı nedeniyle Paris’teki Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nde 1.5 milyar dolar tazminata mahkûm edilince vanalar kapandı, Kürdistan en önemli gelir kaynağından oldu.
İran ve bağlantılı milislerin salvoları karşısında Amerikan korumasının sınırları görüldü.
Türkiye’nin PKK’ye, İran’ın İranlı Kürt partilere karşı savaşı merkezin Kürdistan bölgesi üzerindeki kontrolünü artırmasına yarayacak baskılar üretti. Sınır muhafızlarının hem İran hem Türkiye tarafına yerleşmeye başlaması bunun somut örnekleri.
Şimdi Ankara ekonomik ilişkiler, ulaşım koridoru, su meselesi ve güvenlik dosyalarının iç içe geçirildiği yeni bir ortaklık modelini Irak’a dayatıyor.
Bütün bu tabloda yer alanlar öyle ya da böyle Irak’ın federatif karakterini aşındırıyor.
***
KDP, hükümeti, parlamento ve ekonomide ipleri eline alırken KYB’nin Bağdat’la ilişkilere ağırlık verip Irak ve Suriye’de PKK çizgisindeki aktörlerle paslaşması, bu minvalde KDP’nin Türkiye’ye, KYB’nin İran’a yaslanması Kürtler arası çelişkileri büyütüyor. ABD’nin her iki tarafla çalışması bu çelişkileri izale edemiyor. Bu çelişkiler günün sonunda Kürdistan’ın aleyhine ve merkezi hükümetin lehine durumu etkiliyor.
Geçen çarşamba Kürdistan’ın statüsüyle ilgili tartışmaları alevlendiren yeni bir gelişme yaşandı. Seçim bölgeleri ve azınlık kotası ile ilgili anlaşmazlıkları federal mahkemeye taşıyan KYB’nin verdiği pas KDP aleyhine gole çevrildi.
Özetle;
- Mahkeme kota sistemini anayasaya aykırı buldu ve milletvekili sayısını 100'e düşürdü. 111 sandalyeli parlamentoda kota sistemiyle Türkmenlere 5 ve Hıristiyanlara (Keldani, Süryani, Asuri ve Ermeniler) 6 koltuk ayrılıyordu.
- Mahkeme Kürdistan’ı dört seçim bölgesine böldü.
- Ayrıca Kürdistan’daki seçimlerin Kürdistan Seçim Komisyonu yerine Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu tarafından yürütülmesini kararlaştırdı.
- Mahkemenin bir diğer kritik kararı maaşlarla ilgili. Kürdistan’daki kamu çalışanlarının maaşlarının ödenmemesi hak ihlali olarak değerlendirildi. Bundan böyle maaşların Irak Maliye Bakanlığı tarafından federal bankalar aracılığıyla ödenmesi öngörüldü. Buna paralel olarak mahkeme, Kürdistan’ın tüm petrol ve petrol dışı gelirleri Bağdat'a devretmesine hükmetti. Kürdistan Maliye Bakanlığı’nın maaşlara ilişkin aylık bütçe dökümünü Irak Maliye Bakanlığı’na sunması da kararlaştırıldı.
***
KDP kararlara tepkili fakat pratikte kitaba sığmayan şeyler var ve bunlar da merkezin elini güçlendiriyor.
- Maaşlar bahsinde yolsuzluklara işaret ediliyor. Ödenek listesi, gerçek kamu çalışanlarının listesinden uzun. Yani hayali memurlar ve birden fazla kurumdan maaş alanlar var. Özellikle aktif görevde olan peşmerge sayısı ile maaş alan peşmerge sayısı arasında uçurumdan söz ediliyor. Bağdat listelere hakim olmak ve kime ne ödendiğini görmek istiyor. Maaş yolsuzluğu Irak’ın diğer bölgelerinde de yaygın.
- Petrol ve petrol dışı gelirlerin merkeze aktarımı ile ilgili taraflar arasında anlaşmazlık sürüyor. Boru hattıyla petrol satışı dursa da İran ve Türkiye’ye tanker trafiğinin kesilmediği biliniyor. Erbil’i yasadışı petrol satmakla suçlayan Bağdat, gelirler üzerinde tam kontrol istiyor. Geçen haziranda üretilen petrolün merkeze aktarılmasına karşılık 2023, 2024 ve 2025 için Kürdistan’ın bütçe payı yüzde 12.6 olarak belirlenmişti. Erbil maaşları karşılamak için aylık 600 milyon dolar gerektiğini söylüyor. 2015'ten beri Kürdistan’da 15 maaş ödenmedi, 44 maaş yüzde 21-25 arasında kesintiyle ödendi. Erbil “Bağdat bütçe kesintisi yapıyor, para yok” diyor; Bağdat da “Ödenek istiyorsan önce petrol gelirlerini merkeze aktar” yanıtını veriyor. Yıllardır bitmeyen kısır döngü.
- Milletvekili kotaları ise Erbil-Bağdat arasında bir tartışma olmanın ötesinde Kürdistan’daki partilerin uzlaşamadığı bir konuydu. Şikâyet KYB’den gelmişti. Özellikle Süleymaniye merkezli KYB, Goran ve Yeni Nesil azınlık kotasının KDP’nin kontrolünde olduğunu, 11 ilave vekil sayesinde parlamentoda üstünlüğü sağladığını savunuyordu. Seçim yasasının değiştirilmesi, kotaların kaldırılması ya da bölgelere dağıtılması gibi öneriler tartışılmış ama uzlaşma sağlanamamıştı. Kürdistan'da 1992’deki düzenlemeyle Hıristiyanlara 5 sandalye ayrılmıştı. 2005'te Ermenilere verilen koltukla Hıristiyan kotası altıya yükselirken Türkmenlere de 5 koltuk ayrılmıştı. 326 koltuklu Irak Parlamentosu’nda ise azınlık kotasından Hıristiyanlara 5, Feyli Kürtler, Ezidiler, Şebekler ve Sabii Mandenlara birer koltuk düşüyor. Kürdistan’daki kota oransal olarak oldukça yüksek. (Ayrıntılı bilgi: Political Representation of Iraq’s Minorities: Tool for Dominant Parties?)
Kotadan şikayetçi olan partilere göre belli bölgelerde peşmerge ve polislerin oyları azınlık adaylarına yönlendiriliyor, bu sayede seçilen vekiller KDP’nin gündemine bağlı kalıyordu.
Yeni düzenleme ile azınlık temsiliyeti tehlikeye girerken KDP’nin parlamentoyu kontrol etmesi zorlaşıyor. Kotalardan yararlanan Türkmen ve Hıristiyan partiler kararı azınlıklara darbe olarak yorumluyor. Fakat kota sisteminin işleyişindeki memnuniyetsizlik KDP’ye rakip Kürt partilerle sınırlı değildi. Türkmenler arasında fiili durumun kendi çıkarlarına hizmet etmediği, azınlık temsiliyetinin şekilsel ve işlevsel hale geldiği, vekillerin KDP’nin çıkarları için çalıştığı, bu durumun halkı siyasetten soğuttuğu yönünde eleştiriler vardı. Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) eski başkanı Sanan Ahmet Ağa, Türkmenler açısından kota sistemini “bir buz kütlesini su dolu havuza atarak eritmek” diye tanımlamıştı. Kotalarla seçilenlerin azınlıkları temsil etmediğine dair yaygın bir kanaat oluşmuştu.
Erbil’de yoğunlaşan Türkmenler nüfuslarını 100 bin ile 400 bin arasında verirken sandıktan çıkan oy sayısı 9 bini bulmuyordu. (Ayrıntılı bilgi: Turkmen Split on Upcoming Iraqi Court Decision for KRG Parliament Turkmen Quotas) Yeni durumda adaylar kendi nüfuslarına güvenmek, sıkı seçim kampanyalarına girişmek, sahici muhalefet yürütmek ve Kerkük’te olduğu gibi ortak seçim listesi hazırlamak zorunda kalacak ya da Kürt partilerin listelerinde yer bulmaya çalışacak. Kerkük’te yaratılan Türkmen-Kürt karşıtlığına karşın Kürdistan’da Türkmenlerin Kürtlerle ilişkileri iyiydi. KDP, Türkiye ile ilişkileri de dikkate alarak listelerinde Türkmenlere yer ayırabilir. Gerçi Türkmen vekiller KDP’nin referandumu sırasında KDP ile Ankara arasında sıkışıp kalmış, bağımsızlığa “Evet” diyenlere Türkiye kapısı kapanmıştı. Ankara’da Türkmen kartı Erbil’den ziyade Kerkük’te önemseniyor.
- Seçimlerde denetimin yerelden federallere geçmesi de sandık güvenliği ve seçmen kütükleri ile ilgili tutarsızlıklara dayanıyor. Irak merkezi seçmen kütüğü ile Kürdistan’ınki birbirini tutmuyor. Bu durumda tabloyu etkiyebilecek ölçekteki ‘hayali seçmen’ havuzu açığa çıkabilir.
- Seçim bölgelerinin artırılması ise KYB, Goran, Yeni Nesil, Yekgırtu ve Komel’in talebiydi. Bu düzenlemeden de KDP zararlı çıkabilir. Merkezi kayıtlardaki nüfusa göre KDP’nin hakim olduğu Erbil’e 35, Duhok’a 24; KYB’nin hakim olduğu Süleymaniye’ye 38, Halepçe’ye 3 koltuk ayrılabilir.
***
Özetle yeni düzenlemeler KDP’nin baskın pozisyonunu hedef alsa da büyük resimde merkezin kontrolünü federal bölgeye taşıyan yeni kanallar açıyor. İç dengeler açısından Türkiye ile ortaklaşan KDP’ye karşı İran’a yaslanan KYB’nin lehine bir değişimin önünü açıyor. Buradan Türkiye’nin aleyhine, İran’ın lehine bir yorum da çıkarılabilir. Fakat genel gidişat açısından Kürdistan’ın statüsünde daha fazla aşınmadan söz edilebilir ki bu da hem Tahran hem de Ankara’nın tercihleriyle çakışıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025