Fehim TAŞTEKİN
İsrail’in Gazze’deki soykırım savaşı, yarattığı sonuçlar ve bulduğu karşılıklar açısından geçmiş savaşlardan giderek farklılaşıyor. Tablo boyutlandıkça artık farklılığı daha iyi temellendirebiliyoruz. İsrail’in yakıp yıkıp katledip cezasız kaldığı dönemden “Yakarsan yanarsın, vurursan vurulursun” denklemine geçildi. Hizbullah’ın işgal altındaki Lübnan ve Suriye toprakları başta olmak üzere İsrail’e kuzeyden açtığı cephenin nasıl kapanacağı bundan sonraki sürecin en çetin sayfasını oluşturuyor. Amerikalılar bunun telaşında. Başkan Joe Biden 31 Mayıs'ta Gazze için üç aşamalı ateşkes önerirken ilk kez Lübnan’a ve İsrail’in kuzeyinde durumun normale dönmesinin önemine değindi.
Esasen aylardan beri Biden yönetimi soykırım savaşında tedarikçilik yapıp misillemelere karşı İsrail’e kalkan olurken Hizbullah üzerinde baskı kanalları açmaya çalıştı. Gazze’de operasyon sonlanmadan Hizbullah’ı durduramayacaklarını anladıkları için en azından çatışmayı 2006’dan bu yana şekillenmiş angajman kuralları içinde tutmayı öncelik haline getirdiler. İkincisi ve en önemlisi Gazze’yi hallettikten sonra Hizbullah’ın BM’nin kontrolündeki Mavi Hat rejimine dönmesini yani Litani nehrinin kuzeyine çekilmesini sağlamak. Ki böylece yerleşimciler terk ettikleri kuzeye dönebilsin.
Hizbullah başından beri ABD’den gelen mesajlara şu yanıtı verdi: “Önce İsrail’i durdurun, Gazze’deki savaşı sonlandırın, sonra Mavi Hattı konuşuruz.”
***
ABD baskı devşirmek için Lübnan hükümetini de kıskaca aldı. Batılıların yanı sıra Arap ülkeleri de devreye sokuldu. Bu koşullarda Lübnan içinde Hizbullah’a laf geçirebilecek bir güç yok. ABD-AB-Körfez blokunun Hizbullah’ı dengelemek için desteğini esirgemediği Lübnan ordusu dahil. Genelkurmay Başkanı Joseph Avn Hizbullah konusunda oldukça dikkatli.
Lübnan hükümeti ve Hizbullah’a ulaşan mesajların başında şu geliyor: “Amerikalılar, Lübnan’a savaş açmaması konusunda İsrail hükümetini ikna etmekte zorlanıyor.” Yani deniliyor ki ‘Bakın biz elimizden geleni yapıyoruz, siz de kendi ülkenizi düşünün, inatçılığı bırakın.’
Peki, Gazze’de ateşkesin sağlanması İsrail’in kuzeyindeki durumu otomatik olarak sükûnete kavuşturur mu? Ulaştırılan mesaj, ‘Gazze'de sağlanacak ateşkesin otomatik olarak Lübnan için geçerli olmayabileceği’ yönünde. Daha ileri mesaj; “İsrail, Lübnan'a ağır hasar vermeyi planlıyor.”
El Ahbar gazetesine göre en belirgin uyarı Londra’dan geldi. Uyarı, İsrail'in Lübnan'a haziran ayının ortasında saldıracağı bilgisini içeriyordu.
Lübnan’daki gidişatın barometresi sayılan Dürzi lider Velid Canbolat da Doha'ya gittiğinde, Gazze’de ateşkes için arabuluculuk yapan Katarlı yetkililerden “İsrail, Hizbullah'a karşı caydırıcı bir çatışmaya istekli” bilgisini aldı. Yani dört koldan ayar verme, etkileme çabası sürüyor.
İsrail’in Lübnan altyapısını felç edecek büyük bir taarruz başlatabileceği öngörüsüne göre diplomatik temsilcilikler tedbir alıyor. El Ahbar’a göre bazı Arap ülkeleri, Uluslararası Refik Hariri Havaalanı’nın bombalanması halinde vatandaşlarını Suriye üzerinden tahliye etmek için Şam’la temasa geçti. Suriye de olumlu yanıt verdi.
***
Hafta sonu Hizbullah’ın Lübnan’ın güneyindeki saldırılara misilleme olarak Yukarı Celile bölgesine attığı roketlerin Kiryat Şimon gibi yerleşimlerde yol açtığı yangınların ardından Tel Aviv’in tehditleri daha aleni hale geldi. Başbakan Benyamin Netanyahu savaş kabinesindeki değerlendirmenin ardından "Son derece güçlü bir eyleme hazırız" dedi. Öncesinde Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi "Bir karar verilmesi gereken noktaya yaklaşıyoruz, ordu saldırıya geçmeye hazır" ifadelerini kullandı. Hükümetin IŞİD kafalı üyelerinden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Kiryat Şimona’dan parmak salladı: “Hizbullah'ın tüm kalelerini yakmamız, yok etmemiz lazım. Savaş!” Onun ikizi Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de ordunun Lübnan’ı işgal edip yüzbinlerce Lübnanlıyı sınırdan uzaklaştırması ve tampon bölge kurması gerektiğini söyledi. Kafalarındaki tampon en az 30 km derinliğinde.
***
İsrail, Gazze’deki savaş devam ederken kuzeyde daha büyük bir cepheyi kaldıramaz. Göze alabilseydi kimseyi dinlemezdi. Peki, Gazze’yi kapatıp kuzeye yüklenebilir mi? Asıl soru bu.
Tehditler Hizbullah’ı caydırmıyor. Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, El Cezire’ye mülakatında "İsrail topyekun bir savaş istiyorsa biz buna hazırız” yanıtını verdi. “Lübnan'daki savaşı genişletmesi, İsrail'i daha fazla yıkım ve yerinden edilmeyle karşı karşıya bırakacaktır. Direniş İsrail'in zafer elde etmesine izin vermeyecek" diye ekledi.
Hizbullah cephanesinin küçük bir bölümünü kullandığını söylüyor. Geri kalan kısmın ne olduğu merak ediliyor. Sürprizlere gebe bilinmezlik caydırıcılık yaratıyor.
Hizbullah’ın kararlılığı İran’la da bağlantılı. İranlılar Umman’da ABD ile görüşmeler yapsa da Filistin politikasında geri adım atmıyor. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin ölümünün ardından Amerikalılara şu mesajı ilettikleri söyleniyor: “Bölgede bir politika değişikliği olmayacak, İsrail savaşı durdurmazsa direniş artacak.”
Bu minvalde vekil Dışişleri Bakanı Ali Bagari Kani’nin Beyrut ve Şam’a ziyareti önemliydi. Meclis Başkanı Nebih Berri, Başbakan Necip Mikati ve Dışişleri Bakanı Abdullah Bu Habib ile bir araya geldi. Bu Habib, Lübnan’ın savaşa karşı olduğu mesajını verdi. Kani ise “Siyonist varlığın zerre kadar aklı varsa cepheyi genişletmez çünkü Lübnan'da ilerleme imkanına sahip değil” dedi. Kani, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’la da durumu değerlendirip olası senaryoları ele aldı. Şam’ın, savaşın genişlemesi halinde nerede duracağı da önem kazanıyor.
Esad yönetiminin Golan’dan cephe açılmasına ya da İsrail’e Suriye üzerinden misilleme yapılmasına izin vermeyerek gösterdiği soğukkanlı tutumu özellikle İran karşıtı Körfez medyasında genişçe yer alıyor. Fakat Şam, Lübnan cephesinin çökmesini göze alamayabilir. Kani’nin Şam ziyareti sırasında da Suriye lideri Beşşar el Esad çizgiyi şöyle çizdi: “İşgale karşı her türlü direniş temel bir ilke ve stratejik bir tercih olarak kalacak.”
***
Halihazırda kuzey cephesinin ulaştığı boyutlar hafife alınacak gibi değil. Silahlı Çatışma Konumu ve Olay Verileri Projesi’ne göre İsrail 8 Ekim'den bu yana Lübnan'da yaklaşık 4 bin 900 saldırı gerçekleştirdi. Hizbullah ise İsrail mevzilerine 1100 saldırı düzenledi.
Çatışmalarda Lübnan tarafında 325 Hizbullah savaşçısı, 65 sivil, 19 Emel Hareketi üyesi, 13 Hamas üyesi, 15 İslami Cihad üyesi öldü. İsrail ise kendi kayıplarını 14 asker ve 10 sivil olarak veriyor. Lübnanlı kaynaklar İsrail’in kayıplarını gizlediğini düşünüyor.
Yukarı ve Aşağı Celile'de 200 bin İsrailli yerleşimci, Lübnan tarafında 100 bin kişi evlerini terk etti. Lübnanlıların payına düşen bedel daha büyük olmakla birlikte onların onlarca yıldır alışık olduğu cehennemin bir benzerini İsrail ilk kez yaşıyor.
Hizbullah sadece işgal altındaki Golan Tepeleri, Şebaa Çiftlikleri ve Kfar Şuba Tepeleri değil İsrail’in kuzeyindeki ana üsleri onlarca kez vurdu. Radarları, telsiz kulelerini, kamera sistemlerini ve gözetleme kulelerini köreltti. Demir Kubbe’nin delinebildiği yerleri keşfetti. İsrail medyası Hizbullah’ın roket ve SİHA’larının radarlardan kaçtığına dikkat çekiyor.
Sadece geçen Pazar Kiryat Simona onlarca Katyuşa ile hedef alındı. Çıkan yangınlar yüzünden insanlar bölgeyi terk ediyor. Demir Kubbe radarı bir kez daha vuruldu. Golan Tepeleri'ndeki Yarden Kışlası'ndaki Askeri karargâhı SİHA’larla hedef alındı. Golan 210 Tümeni’nin Nafah’taki karargâhı Katyuşalarla vuruldu. Abbad bölgesinde askeri araçlara pusu kuruldu. Kfar Şuba tepelerindeki Ramsa ve Semaka bölgesi roketlerle vuruldu. Şebaa Çiftlikleri'ndeki Zibdeen bölgesi roketlerle vuruldu. Ayrıca El Merc, Mutela, Hiyam ve Hadab Yarun gibi yerler roketler ve havanlarla hedef alındı. Sadece Pazar gününün bilançosu böyle.
***
Lübnan Genelkurmay Başkanı Avn bu hafta Washington'a gidiyor. Avn Kongre üyeleriyle de görüşecek. Ayrıca ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Kongre’ye brifing verecek. Özetle Gazze’nin ateşi düşerse Lübnan üzerinde bir yoğunlaşma olacak. Burada diplomasi işe yarayacak mı yoksa topyekûn bir savaş mı gelişecek? Gidişatın yönünü önemli ölçüde Amerikalılar belirleyecek. İsrail’i ne kadar dizginleyecekler ya da olası bir savaşta onlara ne kadar kalkan olacaklar. İsrail devlet televizyonu KAN’a göre Gazze’de ateşkes yaklaşırken ABD, İsrail'e “Hizbullah'la gerilimi tırmandırma” telkinlerini artırdı. Paris’ten de Tel Aviv’e benzer çağrılar gitti. ABD Dışişleri Sözcüsü Matthew Miller da sorunun çatışmayla çözülemeyeceğini belirterek "Hizbullah'la kapsamlı savaşı desteklemiyoruz” dedi. Amerikalılar şimdilik siyasi uzlaşma umuduna bel bağlıyor. Özel elçi Amos Hochstein anlaşmanın ana hatlarıyla hazır olduğunu ve Gazze’yi beklediğini belirtiyor. Pek iyimser.
İşin doğrusu bir anlaşmayla Hizbullah’tan güvence almadan İsrail yerleşimcileri kuzeyde boşalan yerlere kolayca döndüremez. Kuzeydeki fiili durumun kabullenilmesi İsrail’e “sonun başlangıcı” hissiyatını yaşatabilir. Ya anlaşacak ya da işgale kalkışacak! Savaş çıkarsa bunu başlatan taraf İsrail olacak. Dünyanın en çok fonlanan ordusu, Lübnan’ı cehenneme çevirebilir ama savaşı sınırda tutamaz. 2006’da Lübnan’ı terk etmek zorunda kalırken kara savaşı İsrail’e taşmamıştı. Bu kez İsrail’i 100 kez düşündüren bir hasım var. İsrail’de ‘felaket senaryosu’ iki soru etrafında ele alınıyor: Hizbullah 50 bin tecrübeli savaşçısını İsrail’e sokarsa ne olur? Hizbullah’ın uzun menzilli güdümlü füzeleri ne kadar etkili olur?
“İsrail’in stratejik derinliği yok, o yüzden savaşı her zaman kendi sınırlarının dışında yürütmek zorunda” diyen kurucu aklın önermesi geçerliliğini yitiriyor. Litani hattını koruyalım derken ateş şimdiden Nahariye kenti ve Meron Dağı’na kadar indi. Kara savaşının İsrail’e taşınması İsrail için bir kâbus senaryosudur. Ve bugünkü Hizbullah bunu yapmaya kadir gözüküyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025