Hakan DEMİRCAN
Bilindiği gibi Osmanlı fetih yaparak geçinir.Osmanlı özel mülkiyetin olduğu üretime yaslanarak gelişen bir toplum değildir.Küçük geçimlik üretim vardır sadece.Toprak mülkiyeti de “Allah adına” halife sultana aittir. Bu yapı Avrupa’dan farklıdır.Karl Marx da, Osmanlının bu farklı yapısı üzerine pek bir şey söylemiyor.Bu durumda Osmanlının Avrupa dan farklı bu, toplum yapısını yorumlarken yine Karl Marx’a başvurmak kaçınılmazdır.Ama bunu, Marksizm Osmanlı yapısına uyarlayarak yapmak şarttır.Bu yapılmadan, Avrupa’daki yapıyı getirip, Osmanlı’da bire bir aynı imiş gibi yorumlamak, önemli hatalara yol açıyor.Türkiye’de solun genellikle ters tarafta durmasının temel nedeni de budur.
Sevgili hocamız İdris Küçükömer, bu çarpıklığa zamanında işaret etmiş ,ama ne yazık ki hak ettiği itibarı görememiştir.Türkiye’de kapitalizmin nasıl geliştiği konusunda Küçükömer Hocadan da yararlanan Münir Aktolga’dan çok şey öğreniyoruz.
Osmanlı’da devletin egemen sınıfı, devlet sınıfıdır.Mülkiyet daima bu sınıfın elindedir. Avrupa’dan farklı bu yapıdan Avrupa’daki bir feodal sınıf ta gelişemiyor.
Antika devletçi üretim biçimi adını verdiğimiz bu yapıda -egemen devlet sınıfı- hiçbir şekilde kendisine rakip bir orta sınıf çıkmasına fırsat vermiyor.
2.Mahmut dönemine gelindiğinde artık fetih yapamaz hale gelen Osmanlı devlet sınıfı, toplum mühendisliğine başlıyor. Gelişmeye başlayan kapitalist üretim ilişkileri var.İkinci Mahmut önce Müslüman orta sınıfın üzerine yürüyor.Müslüman orta sınıfın (ayanların) malları devletleştirmeler yolu ile elinden alınıyor. Osmanlı kendisine rakip istemiyor. Bu dönemde 2.Mahmut, batılıların da etkisiyle gelişmeye başlayan gayrimüslim orta sınıfın önünü açıyor.1808 de Sened-i İttifak’ı imzalamak zorunda kalıyor.Bu anlaşmayla toplumdan gelen reform taleplerini karşılar gibi yapıyor.Ama tabi ki ilk fırsatta 2.Mahmut bu anlaşmayı yırtıp atacaktır.
Müslüman köylü üretiyor.Gayrimüslim burjuvalar (knez-çorbacı-kocabaş lar) dışarı satıyor. kapitalizm böyle gelişiyor.
Osmanlı merkezileşme kararı alıyor, kültür ihtilali başlıyor. İleride karşımıza İttihatçılar olarak çıkacak olan insanlar bu dönemde Osmanlı tarafından yetiştiriliyor. Osmanlı’nın tek bir amacı vardı: “devleti kurtarmak”. Gerçekte Osmanlı egemen sınıfı -devlet sınıfı- kendisini kurtarmaya çalışıyor.Merkezileşme kararları sonucu o döneme dek özerk yaşamış olan Kürtlerin topluluk hakları ellerinden alınıyor. Kürtler buna itiraz ediyor. Daha 1847’de Cizre Beyi Mir Bedirhan ayaklanıyor. Bugün hala çözülememiş Kürt sorunu da böyle başlıyor. İkinci Mahmut yeniçerileri de yok ediyor. Çünkü artık yeniçriler de kendilerince ticaret yapıyor. Osmanlı hiçbir şekilde bir orta sınıfın gelişmesini istemiyor. Yeniçeriler yok ediliyor (1826).
Gayrimüslim burjuva sınıfı gelişirken, tabi ki Müslüman orta sınıf ve köylü de bundan rahatsız oluyor.Müslüman orta sınıf baskılanınca, bu sefer Osmanlı vergi toplayamaz hale geliyor. Bu durumda 2.Mahmut’tan sonra gelen padişahlar döneminde Osmanlı, gayrimüslimleri baskılayıp Müslümanları kollamaya başlıyor.
Her koşulda toplumda tabandan gelen reform talepleri var. Özellikle batı ile iyi ilişkileri bulunan gayrimüslim burjuva sınıfının şöyle talepleri var:
Adil ve etkin bir vergi sistemi,
Basın özgürlüğü,
Özel mülkiyet ve girişim özgürlüğü,
Doğru para düzenlemeleri,
Dış ticaret rejiminde kolaylıklar ve
Tabi ki demokratik bir anayasa.
1876’ya gelindiğinde içeride ve dışarıda sıkışan 2.Abdülhamit anayasayı ilan etmek zorunda kalıyor. Bazı reformlar yapılıyor.
Bunu hiç istemeden yapan 2.Abdülhamit, 1877-78 Rus savaşını bahane ederek anayasayı ortadan kaldırıyor.Reformlar iptal ediliyor. Gayrimüslimlerin topluluk hakları iptal ediliyor. Yani yüzyıllardır süren düzeni, Osmanlı kendisi bozuyor.
Bu reformlar iptal edilmese, o güne dek birbiriyle bir sorunu olmayan Müslüman ve gayrimüslim halklar yine işbirliği içinde birlikte gelişmeye çalışacaklar. Ama Osmanlı, kendisine rakip bir orta sınıfın –burjuvazinin- gelişmesini istemiyor. Burjuvazi gelişse bile karşısına siyasi reform talepleriyle çıkılmasını istemiyor.
Ne kadar tanıdık değil mi?
İşte ileride CHP olacaktır bu Osmanlı egemen devlet sınıfı. Karşısına çıkan her tür demokrasi talebini her şartta bastıracaktır.
Anayasa 2. Abdülhamıt tarafından iptal edilince, toplumun yenilenme şansı kaçırılıyor. Birlikte yaşamanın şartları ortadan kalkıyor. O güne sadık millet olan Ermeniler, bundan rahatsız oluyor. Kendilerine farklı çıkış yolu aramaya başlıyor.
Dönem zaten artık imparatorlukların bitip ulus devletlerin geliştiği dönem. Ermeniler içinde milliyetçilik gelişmeye başlıyor. Aynı dönemde Osmanlı artık Müslüman topluma yaslanma ihtiyacı hissediyor. Bu nedenle Müslümanlar 2. Abdülhamit’i severler. Tabi Müslümanlar 2.Abdülhamit’in dedesi olan 2.Mahmut’un, Müslüman orta sınıfa yaptıklarını hatırlamak istemezler.
2.Abdülhamit’in anayasayı feshettiğini ve ağır bir diktatörlük kurduğunu kabul etmek istemezler.
Halbuki, 2.Abdülhamit de Müslüman bir orta sınıfın çok ta gelişip, karşısına demokratik reform talepleriyle çıkmasını istemeyecektir.
O Müslüman orta sınıf ancak 1950’de kendisini toparlayıp, Osmanlı egemen sınıfının -devlet sınıfının- (yani artık CHP’nin) karşısına dikilecektir. Demokrat parti ile seçimi kazanıp, demokratik reformları bir miktar uygulama şansını yakalayabilecektir.
Osmanlı egemen sınıfı da 1960’da darbeyle Müslüman orta sınıfı iktidardan indirecektir.
Ermeni konusuna dönersem;
2.Abdülhamit’in anayasayı feshetmesi ile birlikte artık farklı bir yola giren Ermeniler, önce İttihat Terakki ile işbirliği yapar. Ama neticede o Ermenileri soykırıma varana dek kıracak olan da, İttihat Terakki olacaktır.
Osmanlı egemen sınıfının başını artık İttihat Terakkı çekmektedir.Diğer yandan 1.Dünya Savaşı çıkmıştır. Halklar birbirini boğazlamaya başlamıştır. Onun için konuyu sadece 1.Dünya Savaşı dönemi ile ele almak hatalı ve eksik olur diyorum.
Artık Türk olduğunu keşfetmiş bulunan Osmanlı egemen sınıfı -devlet sınıfı- önce Ermenileri İstanbul ve İzmir hariç olmak üzere tehcir kararı ile yok eder. O Ermeniler toplumun burjuva kesimini temsil etmektedirler.Tabi ki burjuvazi yok edilirken, yanında Ermeni işçi sınıfı da yok edilir. Kırılan Ermenilerin mallarına İttihat Terakki çöker. O ittihat terakki CHP olur.
Üretime dayanmayan Osmanlı, gayrimüslim sermayesine el koyarak zenginleşme şansı yakalamış olur. Devlet eliyle burjuvalar üretilir. O devletçi burjuvalar, Osmanlı egemen sınıfının -devlet sınıfının- içine alınır. Böylece devlet sınıfı 5 başlı hale gelir. Bunlar CHP ile temsil edilir.
2.Mahmut’un aldığı merkezileşme kararlarını devam ettirmek, artık İttihat Terakki’nin devamı olan CHP’nin misyonudur. Tek tipçi bir rejim kurulur. Kürtler de Türk edilmek istenir. Kürtler de buna haklı olarak yine ve defalarca itiraz ederler.
Sermaye transferi TC döneminde devam eder. 1934 Trakya olayları ile Yahudilerin; 6-7 Eylül 1955 olayları ile yine Yahudi Rum sermayesine el konulur.
Osmanlı egemen sınıfı -devlet sınıfı- 2.Mahmut’tan itibaren, kesintisiz bir şekilde toplum mühendisliği yaparak, kendi sınıfının çıkarlarını toplumdan sermaye transferi yaparak sürdürür. Talat Paşa’nın 24 Nisan 1915’teki tehcir kararı bu bakımdan önemli.Ama tek örnek o değil.
Bu durumdan Müslüman orta sınıf yararlanamaz. Müslüman orta sınıf, TC döneminde de baskılanır.Bakıldığı zaman 1925 Terakki Perver Fırka, 1930 Serbest Fırka, 1950 Demokrat Parti ve 1983 ANAP Müslüman orta sınıf burjuvazisinin temsilcisidir. Bu orta sınıf, Osmanlı egemen sınıfı ile 2.Mahmut’tan beri sınıf çatışması içindedir. Devletçi “milliyetçi” genler bu Müslüman orta sınıfta da vardır. O konunun nedenleri ayrı bir araştırma yazı konusu olur. Ama neticede kendi imkanlarıyla yeterince gelişen bu Müslüman orta sınıf önce AKP’yi kurdu. 2002’de seçimleri kazanarak hakkı olan iktidarı istiyor.
2.Mahmuttan, 2.Abdülhamit’ten bu yana yapılamayan demokratik anayasa işte bu Müslüman burjuva orta sınıfının omuzlarında yükseliyor. Türkiye’de burjuva demokratik devrimi de bu şekilde gelişiyor.
Zamanında sadık millet olan Ermenileri ve diğer gayrimüslimleri yok ederek; çok toplumlu, demokratik, kalkınmış bır toplum olma şansımızı kaçırmışız. Bugün artık bunun mümkün olabilmesini umuyoruz. Mümkün olabileceğini görüyoruz. İşte bunu gören bugün az sayıda kalmış Ermeni toplumu içinden bazı vatandaşlarımız bu nedenle AKP’ye sımsıkı sarılıyor.Çünkü soykırım edilen Ermeni burjuvazisi ile Müslüman burjuvazinin kaderi aynıdır. Tabi batılı kültür ihtilalının etkisi altındaki “solcu artıkları” çevre bunu böyle göremiyor. Bu da kendilerini farkında bile olmadan Osmanlı egemen sınıfının (yanı CHP’nin) yanında konumlandırmış oluyor. HDP’nin bu konudaki tutumunun da CHP’den çok ta farklı olduğunu göremiyoruz. HDP soykırım olduğunu kabul ediyorsa, bu konudaki adresin CHP olduğunu bize niye söylemiyor?
Hep soykırım diyorum. Uluslararası ölçülere göre bence de bu soykırımdır. Ama konunun sadece teknik bir isim olarak ele alınmasının bize bir faydası bulunmuyor. Avrupalıların da farklı niyetlerini, samimiyetsizliklerini tabiî ki görüyoruz. Bizim için önemli olan tarihsel gerçekleri önce kendimiz anlayalım, bilelim. Buradan bugün nasıl tarihsel barışma, işbirliği ve demokrasi çıkarabileceğimizdir.
Osmanlı egemen sınıfı kendisine rakip orta sınıf burjuvazi istememe geleneğini hala sürdürüyor. İşte paralel yapı da, Ergenekon da, kontrgerilla da, egemen sınıf da, CHP ve the cemaat ile temsil edilen bu Osmanlı egemen sınıfı -devlet sınıfıdır-.
Yeni demokratik bir anayasa yapılabilirse, nihayet bu 200 yıllık parantezi kapatmış olacağız. Böylece tarih gerçeklerini de demokrasi içinde rahatlıkla konuşabileceğiz.
Görüldüğü gibi, “savaştı, topraktı”, “ama onlar da bize yaptı”, “Avrupalılar ,Amerikalılar da şuralarda katliam yaptı” demeden de; tarih gerçeklerini farklı açıdan ele almak mümkün.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları













































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.06.2015
26.05.2015
22.04.2015
18.04.2015
14.04.2015