Hüseyin ÇAKIR
“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” kuruldu. Bu parti için, birçok soru sorulabilir. Akla gelen ilk soru: Son yirmi beş yılda bu kaçıncı sol parti? Bu partinin, aynı çizgide kurulan önceki partilerden ne farkı olacak? gibi. Medyada ve geniş kamuoyunda şu an için sesi pek çıkmıyor olsa da, hem sol mahallenin, hem de toplumun hayatına ve hayallerine dokunacak yeni bir parti gibi görünüyor.
Geriye dönüp bakıldığında: Solun geçmişinde büyük “Birleşme ve Birlikler” oldu. Bu “Birlik ve Birleşmeler”, kendi içinde radikal değişim ve yenilenmeye yönelemedi. Çünkü insanı ideolojinin nesnesi, politik amaca ulaşmak için araç olarak gören sınıf anlayışı egemendi. İnsana soğuk bu ideolojik, politik zihniyet, sol içinde/ aynı mahallenin insanlarına, “öteki” politik varlıklar olarak bakıyordu. Bu soğuk zihniyetli sol birleşmelerden, insan sıcaklığında beraberlikler gerçekleşemedi. Aynı parti içindeki ideolojik, politik farklılıklar, “çoğulculuk”muş gibi lanse edilse de; insanların birlikteliği yerine cemaatlerin birlikteliği ve küçük iktidar kavgası her şeyin önüne geçti. En çok, en sık kullanılan “değişim ve yenilenme” kavramları etrafında, sol muhafazakârlık duvarlarıyla örülü cemaatçiler yaratıldı. Sol, insan yaşamının kalitesini yükseltilmesini savunan politikaları oluşturan siyaset alanı olmaktan çıkartılıp, kutsal ruhlarla etrafı kuşatılan türbe etrafında ezber sözlerin tekrarlanmasına dönüştürüldü. Bu muhafazakâr, ilahiyatçı sol ile insana değen sol birbirinden koptu ve kopmaya devam ediyor.
“ Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” yeni bir parti, ama Türkiye Marksist-sosyalist solunun, değişim, yenilenme girişimlerinin yeni bir evresi. Geleneksel zihniyetten köklü kopuşun başlangıcı olarak kabul edilebilir. “Kuruluş Kongresi Sonuç Bildirgesi”nde, geçmiş ve geleceğe bakış şöyle tanımlanıyor: “Gücümüzü, yalnızca yaşadığımız toprakların tarihinde değil, insanlık tarihinde de benzer umutları yeşertmek için türlü fedakârlıklara katlanmış insanların yarattıkları gelenekler, mücadeleler, fikirler ve değerlerden alıyoruz.” Geleneksel Marksist, sosyalist partilerin, “sınıf ve sınıfa karşı sınıf” ideolojisinden kopuşu tanımlıyor. Bu kopuş yoluna giren Marksist siyasal gruplar, partiler oldu. Ancak örgütlü bütünsellik içinde bunu gerçekleştirmeyi başaramadılar. Dışa; topluma doğru büyümek yerine, içe; sola, sol gruplara doğru büyümeyi hedeflediler, ama olmadı. Solun çok büyük kesimleri, aydınlar, entelektüellerin katılımıyla medyana gelen “Birlik” ler/partiler, kendi içlerine döndükleri için, toplum partisi olamadılar. Solcuların, sol partileri olarak kaldılar.
Muhafazakâr ve yeni sol ayrışması
Tarihiyle bütünsel bir yüzleşmeyi gerçekleştiremeyen sol, geçmişini yeniden, yeniden üretti. Sol değerlere ve tarihe sahip çıkma adına, insanla bağlı tarihsel sürecin dışına çıkarak, muhafazakârlaştı, toplumdan, toplumsal gerçekliklerden uzaklaştıkça, ulusalcı, milliyetçi ruhu içine çekti.
İnsan merkezli sol ile ruh merkezli sol iki ana eksende ayrıştı. Birincisi, “iyi, doğru, güzel”den yana değişimi savunan, ikincisi, solu ilahiyat gibi düşünen muhafaza etmek isteyen. Bu ayrışma, askeri vesayet rejiminin çözülüşü, demokratikleşme için atılan adımlara farklı yaklaşım derinleştikçe yeni sol ve muhafazakâr sol birbirinden koptu. EDP, bu ayrışma sonucu ortaya çıktı. (Yeşillerle ilgili bir şey söylememiş olmam, yeşil hareketin süreçlerini bilmediğim içindir. )
EDP, Anayasa referandumu, Ergenekon Davaları, Faili Meçhuller, 12 Eylül Darbecilerinin Yargılanması… da demokratikleşme için siyasal olumlu adımları destekledi. Bu, geleneksel solun, “sınıf”cı ve “ iktidarla yalnızca mücadele edilir” ideoloji ve politika zihniyetinden kopuş oldu. EDP, bu politik duruşu dolayısıyla; muhafazakâr sosyalist solun, ulusalcıların, Kemalistlerin hedefi haline geldi. EDP’in muhafazakâr sol dışındaki değişim güçleriyle, O insanlarla; Müslüman demokratlar, Yeşiller, Feministler, LBTG, Kürt demokratlarıyla kurduğu ilişki, EDP’yi değişimin yeni bir sürecine taşıdı. “Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”, Türkiye'nin değişimden yana dinamiklerini yeni bir siyasal alana taşıma potansiyeline sahip olabilir. Bu değişim dinamiklerinin içinde yer alan “yeni sol” ve aydınlar, siyasal yenilenmeye çok önemli katkıda bulunabilirler. Kürt meselesinin demokratik çözümünde, Batı’da oluşan milliyetçi ön yargıların kırılmasına katkıda bulunabilir. Bu parti, bir parti formundan öteye, değişim dinamikleri arasında siyasal ilişkiyi kuran, değişim talebi hegemonyası oluşturan bir parti olabilir.
Solun, birlik tarihi özeti
EDP, Marksist, sosyalist hareketin yakın tarihinde, “Solda Birlik” ve yenilenmearayışının sonucunda, bu tarihsel sürecin içinden süzülerek ortaya çıktı. Bu tarih, 1980’lerin ikinci yarısında başlayan, Sol dergiler etrafında başlayan “ Nasıl bir Sol Parti” tartışması; Avrupa’da, “Türkiye İşçi Partisi (TİP) Türkiye Komünist Partisi ( TKP) Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) ve Türkiye Komünist Emek Partisi) (TKEP) Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi ( PSK)” oluşturduğu; ”Türkiye ve Türkiye Kürdistan’ı Sol Birliği” ( Sol Birlik) girişimi; “Devrimci Yol, PKK, TKEP, İsçinin Sesi, THKP-C Devrimci Savaş, Türkiye Emekçi Partisi, THKP-C (Acilciler), Sosyalist Vatan Partisinin” oluşturduğu; “ Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi” girişimi deneyimi; 1990’larda, “Türkiye İşçi Partisi (TİP) Türkiye Komünist Partisi ( TKP) nin” birleşemesiyle, yasal olarak kurulan “Türkiye Birleşik Komünist Partisi ( TBKP)” girişimi; 1989’da “Sosyalistlere Çağrı” başlıklı, 18 imzalı bir bildiriyle başlayan, Ağustos 1989’da, 22 sosyalist dergiden 172 sosyalistin katılımıyla “Kuruçeşme- Birlik Tartışmaları “nın sonunda, 15 Ocak 1991’ de; “ Kurtuluş, Emek, Yeni Yol ve Sosyalist Politika, Sosyalist Birlik, TSİP, TBKP ve üç SHP milletvekili”nin katılımıyla, Sadun Aren başkanlığında kurulan “Sosyalistlerin Birlik Partisi” (SBP) deneyimi; SBP ‘nin Programında Kürt Sorunu gerekçe gösterilerek kapatılmasından sonra, 22 Ocak 1996 ‘da “Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve “Geleceği Birlikte Kuralım Parti Girişimi” nin birleşerek Ufuk Uras başkanlığında kurulan "Özgürlük Dayanışma Partisi" (ÖDP) deneyimi: Ve bütün bu deneyim ve denemelerin sonucunda, 13 Mayıs 2010’da “Sosyal Demokratlar (SHP), Aleviler, Özgürlükçü Solcular, Bağımsız sosyalistler”, “Tarihi Buluşma” adı altında, Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP)ni kurdular.
Ne yapabilir bu parti?
Yeşillerle, solun birlikte “Gelecek” arayışı, solun değişim sürecinin yeni başlangıcı olarak görülebilir. Marksist-sosyalist sol; bugüne kadar, sol içi “Birleşmeler”le değişimi, yenilenmeyi ve daha güçlü olmayı amaçlamıştı. Bu bakış dolayısıyla bütün enerji “sol” içine yöneltildi. Neredeyse yirmi beş yıl, sol içi dengeler, sol içi hegemonya ve iktidar mücadelesiyle geçti. “Solun içine” dönük bu mücadelecilik, yorgunluk, bıkkınlık yarattı. Büyük umutlarla yola çıkanlar; bitmez, tükenmez “ fraksiyon iktidarı, hegemonyası” tartışmaları nedeniyle, bir kenara çekildiler. Sol’dan umutlarını yitirdiler. “Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” yeni bir umut olabilir mi? Murat Belge, yeni partiyi şöyle tanımlıyor: “Bazı şeyleri yapmak için ille de iktidar olman gerekmez. Güçlü bir muhalefet olarak yaptırmayacağın şeyler vardır. Kamuoyunu etkilemek, başka partileri etkilemek gibi. Bu partinin Türkiye'nin yaşadığı hayat hakkında birtakım teşhisler getirmek, mesela Kürt sorununun çözümü konusunda alternatifler ortaya koyma imkanı olacağını sanıyorum. Yani uzun vadede olaylar hakkında doğru teşhis koymuş imajının yaratılması lazım ve bunu yapabilir bu parti.” Murat Belge beklentisini şeyle ifade ediyor: “ …Bakkalla da bir ilişkisi olmazsa öyle bir parti olmaz. Ama tabii şu da var, bu parti öyle hemen eyleme geçsin diye kurulmuyor. Türkiye'de yıllardır sol bir parti yok. Bunun getirdiği bir bıkkınlık ve kendini boşlukta hissetme hali de var. Bu nedenle birçok insan partinin meziyetlerinden çok 'Sol bir parti olsa da girsem' diyebiliyor. …öğretmeye gelmiyor. Herkese doğrusunu göstermek gibi bir iddiası yok. Öncelikli arayışı nicelikle ilgili değil. (26 Kasım, Akşam) Partinin büyümesinin anlamı; savunacağı politikaları ve toplumun taleplerini siyasal alana taşıyarak savunduğu zaman, seçmen gözünde alternatif olma noktasına gelmesidir.
Yeni parti, insana, insan olduğu için değme amacını açıklayarak yola çıktı.
Haydi, hayırlısı; yolu aydınlık, zihni açık olsun.
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.05.2018
13.05.2018
6.02.2018
29.04.2018
22.04.2018
8.02.2018
1.02.2018
25.03.2018
19.03.2018
11.03.2018