Markar ESAYAN
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında 'sıkıntı' olduğuna yönelik kampanya, 2008 yılından beri sürekli gündemde. Ama özellikle 2011 yılı boyunca ve 7 Şubat 2012 MİT krizinden itibaren post-Erdoğan dönemi için öne çıkarılan siyaset mühendisliklerinin 'köşe taşını' oluşturuyor. Bunun nedeni, Türkiye'deki cari siyaset sosyolojisi... Eğer Erdoğan'dan kurtulmak istiyor ve bunu zamana bırakmak istemiyorsanız, 'hızlandırıcıları' devreye sokarsınız. Bu da, toplumun hazmedebileceği seçenekleri yaratmak, sonra da bunları doğal bir gelişim olarak öne çıkarmakla mümkün olabilir. 'Medya' dediğiniz aygıt da böyle günler için vardır. Bizlere de, dört beş seneye yayılan, ama özellikle PKK ile müzakerelerin başlamasıyla gişe yapan bir 3D Gül-Erdoğan krizi prodüksiyonu izlettirildi.
Çünkü böyle yapılmazsa, ani bir değişim için ikna edilmesi şart olan dindar kamuoyuna CHP'yi ve mesela İstanbul için Mustafa Sarıgül gibi bir ismi cici göstermenin tutarsızlığı içinde sıkışılabilir. Şu an böyle mi? Evet, tam da böyle. Nedeni ise basit: Cumhurbaşkanı üzerine kurulan siyaset mühendisliği planları çöktü.
Aslında, Has Parti bu konuda biçilmiş kaftandı. Erdoğan 'Diktatörlük, El Kaidecilik ve yolsuzluk' şeytan üçgeninde David Copperfield'a taş çıkaracak el çabukluğu ile kaybedilirken, AK Parti gözden düşecek, HAS Parti ise, yedekteki dindar ve yeni parti olarak güneş gibi doğacaktı. Gül de çoktan 'cepte' olduğu için, ülke Erdoğan gibi bir ağır yükten kurtulurken, AK Parti ile pek farkı olmayan yeni bir hükümet -HAS-CHP koalisyonu da uyar, fark etmez- ülkenin başına geçecekti. Dindarların bunu CHP ve Sarıgül seçeneğinden daha kolay hazmedeceği ortadaydı. Operasyonun hissettirilmeden yapılması açısından mükemmel bir formüldü. Böylece vesayet, zifiri karanlık bir odadaki siyah kedi kadar görünmez olacaktı.
Ama olmadı. Numan Kurtulmuş ekibiyle birlikte AK Parti'ye katıldı. Kendisini hedef alan çirkin tezgâhı da bir intikam olarak okumak yanlış olmaz herhalde.
Böylelikle, üç seçim öncesi adeta siyasi bir hilkat garibesi haline gelen CHP koalisyonuna mahkûm olundu. Böyle olsun istenmezdi, ama hayat işte.
Görev süresi ve ikinci kez seçilmek üzerinden hükümetin bazı üyelerinin Gül'e şık davranmadığı ortadaydı. Hatta Gül, Ahmet Sever üzerinden verdiği röportajla bunu kamuoyuna duyurdu. Bu hamle, incinen Gül'ü ittifakın yanına çekmek için yeterli çatlak olarak algılandı. Bu zihniyet, Gül ile Erdoğan'ın her farklı yerde duruşlarını 'kriz' olarak okudu, mümkün olduğu kadar krizi derinleştirmeye çalıştı. Böyle konumlandırılmak Gül'e yapılan çok büyük bir haksızlıktı. Şayet ülke normalleşmiş olsaydı, tabii ki iki siyasinin de ayrı yönlere gitmeleri söz konusu olabilir, toplum da bunu normal karşılayabilirdi. Ancak, bu kadar insafsız bir saldırı altındayken sadece ikinci kez cumhurbaşkanı olmak veya AK Parti'nin başına geçmek için Erdoğan'a sırt döneceğini ummak, aslında Gül'e büyük bir saygısızlıktı.
Unutulan bir diğer husus, Gül'ün Erdoğan ve parti tarafından en çok taltif edilen Ak Partili olmasıydı. Gül, siyasi kariyerinde devlet bakanı, hükümet sözcüsü, dışişleri bakanı, başbakan yardımcısı, başbakan ve cumhurbaşkanı olmak gibi Erdoğan'ın bile ulaşmasının zor olduğu bir kariyere sahip. Ve muhtemelen parti, Gül'den bu önemli makamları bundan sonra da esirgemeyecek.
Toplum ve siyaset mühendisliklerinin yumuşak karnı, dizayn edeceklerini öngördükleri şahıs ve kitleleri küçük, ilkesiz ve akılsız görmeleridir. Gül düzeyinde feraset sahibi insanlar, gerekirse tüm siyasi hedeflerini bir kenara koyarak doğrunun yanında yer alırlar. Kaldı ki, Erdoğan ile Gül arasında böyle bir sorun olduğu iddiası da ispata muhtaçtır. Böyle olsa dahi, herhalde bunca parlak başarıdan sonra, ikinci bir Abdüllatif Şener veya Erdoğan Bayraktar olarak siyasi hayatını sonlandıracağını beklemek Gül'e yapılacak bir diğer haksızlıktır. Sanırım Gül, makamının elini kolunu bağlaması nedeniyle, büyük tepki duyduğunu tahmin ettiğim bu mühendisliklere açık tavır koyamamaktan ötürü sıkıntı duyuyordur.
Şimdi de, aynı koro, hep bir ağızdan HSYK düzenlemesi gibi bilumum konularda Gül'ün üzerinde 'devreye gir' baskısı oluşturmaya çalışıyorlar. Can çekişmekte olan bir mühendisliği diriltmesi için adeta bir yakarış içindeler. Gül, makamının gereklerini hiçbir etki altında kalmadan yapacak kadar güçlü bir isim. Lakin kimse, bundan sonra Gül'den Gezi krizinde 'Demokrasi sandıktan ibaret değildir' gibi bir çıkış beklemesin. Zaten o çıkış da, muhtemelen ortamın gerginliğini almak ve tarafsız bir lider olarak ateşe su dökmek amacıyla yapılmıştı. Sadece zamanlaması yanlıştı ve koronun dalga boyu ile denk düşen bir talihsizlikti.
Şayet Erdoğan 'Abdullah Gül kardeşim adayımız' demeyip, kendisi 28 Ağustos 2007'de Çankaya'ya çıksaydı, partinin başına geçecek olan Gül daha mücadeleci bir karakter sergileyecek, sert siyasi ortamın gereklerini yerine getirecekti. Mutlaka kişisel özelliklerin yarattığı farklar olacaktı ama, Erdoğan da daha sakin, tarafsız bir profil çizecekti.
Okuma parçasının ana fikri şu: Büyük bir kavgaya girilecek ve siyaset dışı her yola başvurulacaksa, bu en azından 'muarızları' çok daha iyi tanıyarak yapılmalı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları













































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019