Mehmet YILDIZ
Baş belası hastalık Abdülhamid döneminde ortaya çıktı. İttihat Terakki Partisi döneminde eşi benzeri olmayan krizlere yol açtı. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında kendini yine belli etti. O tarihten sonra rutinleşerek varlığını günümüze kadar sürdürdü.Toplum, devlet yöneticileri tarafından süreklilik arz eden bir iç düşmanlığa ve kıyıcılığa hapsedilmiştir. Bu hapsedilmişlik içinde zaman zaman insanlık dışı çok feci suçlar işlendi. Suç ortamında, yani 6-7 Eylül Olayları’nda olduğu gibi devlet ile ahali arasındaki sınır kayboldu. Zaman zaman da sağduyu, merhamet, vicdan, normallik, rasyonalizm yavaş yavaş geri geliyormuş gibi bir hava oluştu. Ancak gerçekte değişen bir şey olmadı. Toplum katatonik şizofreni durumundan bir türlü çıkamıyor.
Topluma dışarıdan baktığımızda bu anormalliği çok kolay bir biçimde görüyoruz. Toplumun içinden ise en evrensel düşünen düşünürler bile topluma bu teşhisi koyamadılar. Türkiye Cumhuriyeti evreninde yaşayanların kognitif kapasitesi bu yalın gerçeği görmeye yaklaşık bir asırdır el vermiyor. Toplum, enerjisini bir türlü normal toplumlardaki gibi “ilerleme”, “iyileştirme” projelerine veremiyor. İç düşmanlık tüm enerjiyi bitiriyor. Üniformalılar doktorların, mühendislerin veya sosyal filozofların önüne geçiyorlar.
Balkanlar’daki yenilgilerin ve Cihan Harbi’nin tüm faturası mazlum Ermeni halkına çıkarılıp kökü getirilmeseydi, soğukkanlı ve medeni kalınabilseydi belki bugün tüm dünya uluslarının gıpta ile baktıkları, kanunlara saygılı, adalet mevhumu güçlü, merhameti olan, müreffeh, çok dilli, çok kültürlü dinamik bir toplum içinde bulacaktık kendimizi.
Hamidiye Alayları’nı kurarak Ermenilerin üzerine salmak zorunda değildiniz. Ermenilerin kökünü kazıdıktan sonra etikte, felsefede, hukukta, komşulukta, bilimde, sanatta, müzikte müthiş bir gerileme yaşadınız. Samimi bir özeleştiri yapamadığınız için bunalımdan bir türlü çıkamıyorsunuz.
Komşularınızın bir kısmı Ermeni olsaydı ne olurdu sanki? Size ne zararları olurdu? Sizden asırlar önce orada yaşıyorlardı. Zanaatçılıkta, sanatta, tiyatroda, müzikte, edebiyatta sizden ilerideydiler. Tüm maharetlerini size de öğretebilirlerdi.
Kötülüğünüzü alışkanlık haline getirdiniz. 1921’de “Biz de hürriyet isteriz” diyen Koçgirili Kızılbaşların üzerine Hırsız Nurettin Paşa’yı ve Topal Osman Ağa’yı gönderdiniz. Koçgiri’de çocukları ve kadınları canlı canlı ateşte yaktınız. Sonra TBMM’de “Diktatörlük değil, demokrasi istiyoruz” diyen milletin temsilcisi Ali Şükrü Bey’i gemi kazanlarında gayrimüslimleri canlı canlı yakan Topal Osman Ağa’ya boğdurdunuz. Topal Osman Ağa’nın kafasını ise Çankaya sırtlarında siz kopardınız. Zatı muhterem Cumhurbaşkanı Muhafız Birliği komutanıydı. Köşkün sakini Topal Osman Ağa’nın hışmından gecenin karanlığında kara çarşaflar içinde kurtulabildi. Yüce Meclis Topal Osman Ağa’nın başsız cesedini üç gün boyunca Ulus Meydanı’nda ayaklarından astı.
Şeyh Said ve müritlerini astınız da ne oldu? Şeyh hazretleri zorba ulusunuzdan ve uyduruk devlet dininizden olmak zorunda mıydı?
Aç, sefil, çıplak, korkudan mağaralara sığındıkları için saçı başı birbirine karışmış, bitlenmiş Dersimli çocukları başlarına odunlarla vurarak öldürdünüz. Kurşunu pahalı bulduğunuz için. Ne kazandınız? Çocukları başlarına odunlarla vurarak öldürdükten sonra, insan gelip çocuğunun başını nasıl okşayabilir?
Varlık Vergisi dediniz gayrimüslim komşularınızı soydunuz. Sizinle komşuluk nasıl yapılır?
Naylon bir kadın donunu ve çorabını delil olarak kullanarak başbakanınızı boğarak öldürdünüz.
Sonra da devrimci çocukları kırdınız. Devrimci çocuklara bağlılığını korumak isteyen çocukların üzerine ise MHP’yi, Ülkü Ocakları’nı saldınız. Utanmadan “Oluk oluk kan akıyordu, kanı kimse durduramıyordu!” dediniz.
Kesenizi kepçeyle dolduruyorken, tutuklular olarak kapuskayı bize çok gördünüz. Kürt devrimcilerinin üzerine saldığınız adamınız Hafız Esad’ın eline düştü. Hafız Esad sizi sevmiyordu. O da adamınızı üstünüze saldı. O tarihten sonra memleket karanlık bir mezbahaya dönüştü.
Şimdi adamınız sayesinde bin bir hile ile, bin bir desise ile bir barış yapmak istiyorsunuz. Adamınız size siz adamınıza çok yakışıyorsunuz. Alın sizin olsun. Düğüne gider gibi adaya giden ziyaretçiler ortama çok yakışıyor. Siz de onlara çok yakışıyorsunuz. Marmara kıyısında “Siyasi soytarılar, palyaçolar, cariyeler, tavaşiler, gözlerine mil çekilmiş harem çalgıcıları!” diye bağıran kardeşlerimin ümüğüne tahta çıkan Osmanlı şeyhzadeı gibi çöktüm: “Susun, tevekkül içinde yalnızca olup biteni meraklı gözlerle izleyin!” dedim. “Her hâlükârda çocukların ölmemesi iyidir” diye de ekledim.
Şizofrenik toplumunuza dışarıdan bakıyorum ve size son bir defa dostça tavsiyelerde bulunuyorum:
Kürtlere ve dili, dini, kültürü farklı olan tüm vatandaş gruplarına tüm özgürlüklerini veriniz. Komşularınızın dili, dini, kültürü sizi yok etmez. Bu gibi ilkel korkular içinde yaşayarak hayatınızı heba ettiniz. Yerkürenin tüm insanlığı ilgilendiren çok daha ağır ve acil çözüm bekleyen sorunları var. Düşmesi kaçınılmaz bir uçağa binmiş, o uçağın içinde Kürtleri tartışıyorsunuz. Düşen uçaktaki azınlıkları köle olarak tutmaktaki ısrarınız gülünçtür.
Yerkürenin yedi milyar insanı taşıyacak bir kapasiteye sahip olmadığını, 2050 civarında dokuz milyara ulaşması beklenen insanoğlunu büyük bir felaketin beklediğini biliyor musunuz? Solunacak havanın, içilecek suyun, ekilebilecek toprağın kalmadığı, petrolün bittiği bir dünyada Anadolu’daki azınlıklar sizin köleleriniz olarak kalsa ne olur ki? Siz hiç “exponential” büyüme felaketinin nelere yol açabildiğini duydunuz mu? Varsa yoksa Kürt sorunu. Başbakan ara sıra pozitif önerilerde de bulunuyor: “Beş çocuk yapın!” diyor. Başbakanı birkaç ay önce emekli fizik profesörü Al Bartlett’e şikayet ettim. Haberiniz olsun. İmam Hatip liselerindeki eğitim gerçekten çok kalitesizmiş.
İnsanlara zorla ulusal kimliğinizi, dilinizi, kültürünüzü benimsetmek isterseniz tüm ulusal değerlerinizi kendiniz aşağılamış olursunuz. Bin yıl da geçse, bu yolla kimse ne sizden olur, ne de size saygı duyar. Kurbanlarınız dilinizi zamanla birinci dilleri yapsalar bile dilinize sevgi duymazlar. Çünkü tecavüz mağduru kadınlar tecavüz edildikleri için doğurmak zorunda kaldıkları çocuklarını normal çocukları gibi sevemezler. Elli yıl sonra bile “Konuştuğum çocukların başlarına sopalarla vuran jandarmanın dilidir” diyorum. Metris Cezaevi’nde dayak yemekten arta kalan zamanımda öğrendiğim İngilizceyi ve sonraki tarihlerde öğrendiğim Felemenkçeyi ise çok seviyorum.
Oysa İnce Memed’i, Demirciler Çarşısı Cinayeti’ni, Yusufçuk Yusuf’u bir başka dilde Yaşar Kemal Türkçesindeki tadında okumak mümkün değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2014
26.08.2014
15.08.2014
6.08.2014
15.07.2014
22.06.2014
12.06.2014
9.06.2014
7.06.2014
20.05.2014