Metehan Demir
SURİYE....Zamanında sadece bir ülkenin hem de küçük bir ülkenin dünya diplomasi ve askeri strateji tarihinin tüm tecrübesini bu kadar altüst edebilecek bir derinlik ve karmaşaya neden olabileceği akla gelmezdi.
Suriye’nin adı konmamış bir ‘global meydan muharebesine’ sahne olacağını, her gün değişen kaygan dengelerde küresel ilişkilerin böylesine şekilleneceğini, hesaplaşmaların bu topraklarda bu kadar sert olacağını kim aklından geçirirdi ki.
ERBAKAN HOCA’NIN HAKKI
Herhalde bu konuda hakkını teslim etmemiz gereken rahmetli Necmettin Erbakan’ın ‘Bir gün Suriye işgal edilirse gündeme gelirse mesele Türkiye’dir’ sözleridir. Ortadoğu dizaynını yıllar evvel gören Erbakan Hoca’ya haksızlık etmişiz.
Ne yazık ki; halkının batının kirli oyunlarına ve menfaat hesaplarına kurban edildiği Suriye’nin hali bu.
Suriye’ye herhalde insani açıdan madden ve manevi olarak bu kadar fedakarlık yapan, 3.5 milyon insana kucak açan bizden başka bir ülke yoktur. Ve tabii ki Suriye’deki terörle mücadeleden başka bir amacı olmayan bizden başka bir ülke de.
Eğer Suriye’de inisiyatifi elden kaçırırsak bundan sonraki adımın bize doğru geldiğini görmek için derin analizler yapmaya gerek yok. Burada hata yapmanın, atılacak adımda geç kalmanın bedelini biz herkesten daha ağır öderiz. Savaşı orada durduramazsak bu çatışmaları ileride topraklarımızda kabullenmek anlamına gelecektir. Bu da asla kabullenilemez.
FARKINDASINIZ DEĞİL Mİ?
İşler giderek karışıyor. Özellikle, Türkiye’nin Afrin’deki zaferinden sonra kartların yeniden karıldığının farkındasınız değil mi? Hem de herkesin kendi destesini karıp diğerleri ile aynı anda aynı masaya dağıttığı bir şekilde. Yeni aktörler, yeni açıklamalar ve yeni yapılanmalar hemen Suriye’’de kendini hissettirmeye başladı. ABD yeni üsler kurmaya başladı, Fransızlardan bize terör grupları ile garip arabuluculuk teklifleri, Paris’te PYD unsurlarını sarayda kabuller, Fransa ın Menbiç dahil Suriye’de bir çok yeni noktaya asker gönderme planları, İngilizlerin de gelme ihtimalleri, Esad’ın hareketliliği, Doğu Guta’da bitmeyen dram, Rusya’nın pozisyonunu sertleştirmesi, sık sık Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirme gayretleri, Astana Sürecinden beri müttefik gibi görünen İran’ın perde arkasından Türkiye’yi sürekli rahatsız etmesini siz tesadüfler serisi mi sanıyorsunuz?
Bakın geçen gün Rusların en önemli yayın organlarından Sputnik'te bölgede terör örgütü PKK ile bağlantılı PYD’li bir isme atfen şöyle bir haber yer aldı;
‘ABD, İngiltere ve Fransa askerlerinin Menbiç'te olduğunu doğrulayan Gulo, şöyle konuştu: "Kuzey Suriye güçleri olarak ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri ile Kobani'de IŞİD'e karşı yürütülen savaştan bu yana ittifakımız devam ediyor. ABD, Fransa ve İngiliz askerleri Menbiç'te, Tel Abyad'da ve Kuzey Suriye'nin birçok yerinde varlar. Sadece Menbiç'te değil Deyr ez Zor, Rakka, Tabka ve birçok yerde de bulunuyorlar. ‘
Nasıl?!
NASIL BİR MASA
Dediğimiz gibi bu öyle bir masa ki; dağıtılan kartların eşit bölünmediği, araya sahtelerinin eklendiği ve el altından her türlü kirli kağıt hırsızlığının döndüğü bir masa.
HER ZAMANKİNDEN DAHA SAKİN VE AKILLI
O nedenle her zamankinden daha dikkatli, sakin ve akıllı olmak zorundayız. Ve tabii kendimizden başka da kimseye güvenmemek zorunda olduğumuzu da unutmamak zorundayız.
ABD, Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den çıkacaklarına ilişkin açıklaması sonrası karışık sinyaller veriyor. Washington mekanizmaları bunun tam tersi açıklamalar yapıyor.
Zamanında Rusların Suriye’den çıkacağını açıklamasının ardından çok daha güçlü bir şekilde bu topraklarda ağırlıklarını ortaya koymalarını hatırlatan bir taktik çıkış gibi geliyor insana. Rusya ya da Amerika hatta kim olursa olsun burada artık her manevraya ertesi gün de bunun tam tersi bir manevraya hazır olmalısınız.
KİTABIN ORTASINDAN
Kitabın ortasından okumaya başlayalım ve şu soruyu soralım; ‘Türkiye’ye Suriye’de ne işin var?’ diyenler, peki komşusu olmadan Suriye’ye gelen bu diğerlerinin burada ne işi var?’
Birbirimizden nefret edelim ama iş Türkiye’ye geldiğinde ülkeye ve vatana haksızlık etmeyelim. Resmi vicdani ve milli gözlüklerimizle okuyalım.
Şimdi Türkiye, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı’ndan sonra İdlib, Tel Rıfat, Menbiç ve Kuzey Irak’a giden bir eksende yeni bir güvenlik politikası için çalışmaya başladı.
Hatırlarsınız; Fransa son olarak önce PKK’yı Elysee Sarayı’nda ağırladı, ardından da Fransa’nın Suriye’de PKK ile işbirliği yapacağı yönünde dolaylı açıklamalar geldi.
Halihazırda Fransa Suriye’nin kuzeyindeki 5 askeri üs’te terörist PKK ile işbirliği halinde. Fransa, PKK lehine olmak üzere Suriye kuzeyinde etkinliğini daha da artırmayı planlıyor. Yeni Şafak’ta haber vardı: Fransız birlikleri, Suriye’nin kuzeyinde Ayn İsa bölgesinde Esed rejiminden kalan 93. Tugay bölgesine yerleştiler.
Ama inanın bu Fransızlarla da birlikte Suriye’de oyunun daha da kirleneceğini söylemek mümkündür. 100 yıllık hayalleri ile gelen 1917’de Şam Osmanlı’dan alındığında Kudüs Fatihi Selahattin Eyyubi’nin mezarına gelip ‘Eyyubi; Kalk biz geri geldik’ diyecek kadar Haçlı hıncını diri tutan Fransızlar bundan böyle Türkiye’nin Menbiç planlarını bizzat orada bulunup baltalamak için ‘yeni kan PYD’ gibi buraya geliyorlar. Ona gerekirse kalkan olacaklar, gerekirse onun adına iş yapacaklar. Eğer son anda bir geri adım atmazlarsa niyetlerini göreceksiniz.
TARİHİ HATIRLAYALIM
Yani; Şark cephesinde yeni bir şey yok. Aydın Ünal yazısında ne güzel özetlemiş; ‘100 sene öncesi
Birinci Dünya Savaşı’nda Şerif Hüseyin İngilizlerle anlaşıp Osmanlı’ya ayaklandığında oğlu Faysal’a bugünkü Suriye söz verilmişti. Ne var ki, İngilizler bir yandan Şerif Hüseyin’e bol keseden vaadde bulunurken, bir yandan da Fransa, Rusya ve İtalya ile gizli antlaşmalar yapıyor, İslam coğrafyası masa üzerindeki haritalarda parçalara ayrılıp peşkeş çekiliyordu. Meşhur Sykes-Picot gizli antlaşması İngiltere ve Fransa’nın bölgeyi paylaşma planıydı. Antlaşma masasında Dışişleri Müsteşarı Sir Mark Sykes İngiltere’yi, Eski Beyrut Konsolosu Georges Picot da Fransa’yı temsil ediyorlardı. Antlaşma gereğince Suriye, Türkiye’nin güneyi ve güneydoğusu Fransa’ya bırakılıyordu. 1919 yılının Aralık ayında Fransa Sykes-Picot Antlaşmasının gereği olarak Suriye’yi İngilizlerden istedi. Yoğun baskılar neticesinde İngiltere Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’ı yüzüstü bırakarak Suriye’yi Fransızlara teslim etti. Faysal Suriye’de Fransızlara direnmek istedi ama Fransa, 1920’de havadan ve karadan Suriye’yi bombalayarak 6 bin kişiyi katletti. Direnişin bastırılmasıyla birlikte Fransa Lübnan ve Suriye toprakları üzerinde kendi mandası altında devletçikler kurdu. Lübnan’da Hristiyan Büyük Lübnan Devleti, Lazkiye ve çevresinde Alevi devleti, Lübnan dağlarında Dürzi Devleti, Şam ve Halep’te de iki ayrı devlet kuruldu.
Fransa’nın Suriye’deki acımasız işgali 1947 yılına kadar sürdü. 1947’ye kadar Fransızlar Suriye’de binlerce insanı katlettiler, işkenceden geçirdiler, kadın ve çocuklara kıydılar. Tartus’taki Arvad Adası Fransızların toplama kampı olarak kullanıldı. Yine bu süreçte Suriye’nin yeraltı ve üstü tüm varlıkları Fransa tarafından sömürüldü. Fransızca Suriye’de Arapçanın önüne geçirildi.
Fransa sadece katliam yapmakla ya da sömürmekle kalmadı. Suriye içindeki farklı etnik ve dini unsurlar birbiriyle çatıştırıldı ve aralarına bugün de devam eden düşmanlık tohumları saçıldı. Suriye devleti ve ordusunda Nusayri azınlık etkin hale getirildi. Suriye’de hiç dinmeyecek sorunların, çatışmaların, isyanların temeli Fransa tarafından atıldı.
Şimdi Fransa, 1947’de çıktığı Suriye’ye yeniden dönüyor.
Fransa’nın meselesi ne DAEŞ, ne de Kürtler. Fransa, tadı damağında kalmış bir işgali yeniden başlatmak, Suriye’de yeniden kan dökmek, Suriye içindeki etnik ve dini farklılıklar üzerinden yeniden fitneyi beslemek istiyor. ‘
MÜZAKERE SAVAŞLARI
Durum bu. ABD-Rusya ekseninde Türkiye zaten çok ilginç bir ilişkiler eksenine giriyor. Sahanın yanısıra Menbiç Tel Rıfat dahil her yer için müzakere savaşları da başlıyor. İran bir yandan diğerleri bir yandan derken bir anda Fransa oyuna girme hazırlığı yapıyor. Hem de pis bir oyuna. Bazı iddialara göre; Fransa zaten başından beri Suriye’de oyunda var ve şimdi oyuna resmi taşeron olarak giriyor. Laf aramızda onların Afrn Zeytin Dalı Harekatı öncesi oradaki teröristlerin tünellerine çimento demir sağlama işlerini organize edenlerden oldukları da Türkiye tarafından bilinmiyor mu sanıyorlar. Bütün bunlar olurken eyp’sinden diplomatik olanına dek her tür tünele tuzağa dikkat. Çatışmasızlık bölgesi İdlib’’teki gözlem noktalarımıza da azami hassasiyet şart. Açıkçası bu işte başından beri kendi ülkemden başka hiç bir ülkeye güvenemedim. İnanın bu vatanın karşısındakiler haininden, her çeşit ülkesine dek elinden geleni yaparlar...
Ama bir kez daha söyleyelim; Fransa’ya özel dikkat...
Zaman akıl; zaman dikkat; zaman birbirimizden nefret etsek de en azından bu günlerde milli akılla milli beraberlikle hareket etme zamanı.
Güzel günler ülkemizin olsun...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
30.12.2019
8.02.2019
15.10.2019
18.10.2018
11.10.2018
14.09.2018
11.09.2018