Mustafa PAÇAL
AKP’nin veya daha doğrusu Erdoğan’ın, demokratikleşme, yeni anayasa ve Kürt sorunun çözümünde “güvenilir bir siyasi aktör” durumunda olup olmadığı, Gezi eylemleri ve yeni olarak da Lice olayı ile yeniden sorgulanmaya neden oluyor.
Bu seferki “güven sorunu” tartışması, eski tartışmalarla mukayese edilemeyecek şekilde daha sarsıcı bir kapsamda yapılıyor.
Dün Erdoğan veya AKP üzerinden, demokratikleşme umudu olan çok sayıda aydın, ve kimi siyasi çevreler de bu tartışmalara katılarak “eskiden daha az umutvar olduklarını” nedenleriyle anlatmaya çalışıyorlar.
Ancak AKP çevreleri ısrarla bu tartışmalarda, özellikle nesnel görüşte olanları, kendi yanlarına almaya zorlayan bir üslupla, baskıda bulunuyorlar.
Dün ve her zaman, AKP’nin bugüne kadar yaptığı doğrularına doğru, yanlışlarına yanlış diyen çevrelerden bahsediyorum.
Bu çevreleri, Gezi olayları ve son olarak Lice olayı üzerinden getirmiş oldukları eleştirilere karşı hiddetli bir şekilde “düşman” gibi tanımlayarak hiç de alicenap olmayan bir davranış sergiliyorlar, ve olan bitenler karşısında kendi maksatlı körlüklerini bu çevrelerden bekleyerek de bir o kadar etik davranmıyorlar.
Olay ve konu ne olursa olsun “göz ekranı” içine girenleri, neyse öyle görmek ve yorumlamak gibi bir vicdani ve ahlaki duruş sahibi bu kişi ve çevreleri AKP sanki kaybetmeyi göze alıyor.
AKP ve Erdoğan şimdi de bunu yapmaya çalışıyor.
Oysaki ne demiş atalarımız, “dost acı söyler”. Şimdi olanlardan Erdoğan ve herkes için çıkarılması gereken ders, “nereye gidiyoruz ve aslında nereye gitmeliydik” sorusuna inandırıcı ve reel bir yanıt vermektir.
Evet, acı söyleyecek olursak, Sayın Başbakan; Gezi olaylarının bu duruma gelmesine sizden başlayan hatalar zinciri yol açtı.. Daha sonra darbeci çevrelerce tırmandırıldı.. Diyalog ve işbirliği ile çözeceğiniz sorunu, aşırı şiddet kullanarak çözmeye çalıştınız ve provokasyonlara davetiye çıkardınız. Barış sürecine “anadilde eğitim yok”, “seçim barajı düşmeyecek”, “son PKK’lı gidene kadar gelişme olmayacak” demekle katkı yapmıyorsunuz, aksine sorunun çözümü için oluşan güven algısını yıpratıyorsunuz. Anayasa Komisyonu çalışmaları için “masayı devirmekle” yeni anayasa ihtiyacını ortadan kaldıramamakla birlikte, demokratikleşme beklentilerini tembelleştiriyor ve toplumu avutmaya çalışıyorsunuz.
Erdoğan’ın yeni, demokratik anayasa konusunda sonuç almak için, artık yeni bir süreç başlatması gerekli, bu hem demokratikleşme, Kürt sorunu için ve hem de AB sürecinin ilerlemesi için yaşamsal önemde bir sorun durumunda.
Yeni anayasa sürecinin Meclis’te işbirliğine açık olan parti veya partilerle başlatılması “örneğin BDP ile birlikte sürdürülmesi” 2015 genel seçimlerine, yeni anayasa, yeni Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası ile gidilmesi hedeflenmelidir.
Diğer yandan Gezi olayları üzerinde bir darbe ortamı sağlanarak, Meclis’i kapatmak ve hükümeti düşürmek hesapları olan cuntacılara ne demeli...
Bu çevrelerde AKP ve Erdoğan karşıtlığı, klinik vaka derecesinde bir körlük hastalığına dönüşmüş durumda, Gezi olaylarının hiçbir yanının eleştirilmesine tahammül göstermiyorlar.
Örneğin provokatif hareketler derken, camide bira içilmesi, türbanlı kadına saldırı gibi kurmaca olanları demiyorum, yakıp yıkmaları hiç görmek istemiyorlar. Bu çirkinliklerin Gezi eylemleri içindeki yeni nesil eylemcilerin vermek istediği mesajlarla hiçbir ilgisi yoktu.
İnsan olarak, keşke, bu iki taraflı şiddet görüntüleri, Gezi’nin vermek istediği barışçı, çevreci ve demokratik mesajı sansürlemeseydi diyorum.
Gezi’deki yeni nesil eylemcilerinin etrafını sararak, oraya dükkân açan bu eski nesil “devirmeci” çevreler de, AKP’den pek farkı olmayacak şekilde, olaylar üzerinden bir “artık işler kötü gidiyor” algısı yaratarak, geçmişte olduğu gibi kaotik bir ortam yaratmak ve sonra da yönetime el koyulması gibi hayaller görmemizi istiyorlar.
Evet, AKP’nin, Erdoğan’ın yanlışları, hataları var diye, bunun karşılığı olarak, darbeci çevrelerin özlemleri gerçekleşmemeli. Buna Türkiye’nin yakın zaman tarihini bilen her insan karşı çıkmalıdır.
Sonuç olarak;
Her iki yaklaşımın da ortak yanı, Gezi üzerinden ortaya çıkan toplumsal enerjiyi kendi siyasi hesabına doğru konsolide etme eğilimi taşımasıdır, bu bir pragmatik davranış sorunu olarak karşımıza çıkıyor.
Oysaki, Türkiye’nin Gezi üzerinden böyle siyasi çıkarlara dayalı, pragmatik günlük hesaplara hiç ihtiyacı yok, ama yeni bir demokratik anayasaya, barış sürecinin bir kazaya uğramadan tamamlanmasına ve bunlarla birlikte toplumsal refahın adil şekilde sağlanmasına hayati derecede ve daha fazla ihtiyacı var.
Gerçek gündem de bu zaten...
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020