Tayfun Atay
31 Mart seçimlerinin eksiksiz/eksisiz tek kazananı varsa bu, Fatih Mehmet Maçoğlu'dur
Seçime birkaç gün kala Ankara’da iki kadim dostumla muhabbet ediyor ve muhabbetten tefekkür çıkarmaya çalışıyoruz. Söz dönüp dolaşıp Sosyalist Meclisler Federasyonu destekli olarak Türkiye Komünist Partisi’nden Tunceli belediye başkan adayı Fatih Mehmet Maçoğlu’ya geliyor. Ve aman Allah, benim bu iki sevgili dostumdan biri, “müthiş bir anekdot” aktarıyor bana!..
Diyor ki Maçoğlu’ya dair anlatıldığına göre o, dağdaki keçinin hakkını bile korur gözetirmiş! Bir gün dağ keçisi avlayıp dağın eteklerinde onu yiyen bir grup gence yaklaşmış… Onun geldiğini gören gençlerden biri ona demiş ki…
Bu noktada dayanamayıp kesiyor ve feryat ediyorum: “Yahu bu anlattıklarını ben daha derinden ve ‘içerden’ hatırlıyorum! Çünkü Fatih bunları bana anlattı!.."
Ardından, “Peki sana bunu kim aktarmıştı” diye de manidar şekilde soruyorum arkadaşıma; tabii ki cevabı gayet iyi bilerek!..
***
Fatih Başkan’ı ben 2010 yılında “Tunceli (Dersim) Sempozyumu”na katılmak üzere Dersim’e gittiğimde tanıdım. Bu Sempozyum üzerine o yıl, yine T24’te kaleme aldığım yazının başlığı “Dersim’i Parantezden Çıkarmak”, benim yazım da içinde olmak üzere Sempozyum bildirilerinin yer aldığı kitabın başlığı yapılmıştır (bkz. Dersim’i Parantezden Çıkarmak: Dersim Sempozyumu’nun Ardından, İletişim Yayınları, 2013).
Sonra Munzur Festivali için 2011’de tekrar gittiğimde bu defa büyük nezaket, zarafet ve içtenlikle kardeşçe misafir etti evinde beni Fatih… Ve o vesileyle kendisiyle birlikte Dersim’de tam anlamıyla bir “eko-etnografik” gezi yapma imkânı buldum. Munzur Çayı’nın kök aldığı Gözeler’den Ovacık, Mazgirt, Hozat, Nazımiye’ye kadar uzanan ve hem “Munzur Baba”nın suyunda yıkanıp arındığımız, hem de “Düzgün Baba”nın dağına çıkıp nefes açtığımız bir geziydi bu.

***
İşte bu gezide Fatih Başkan o günden bugüne herkesle her fırsatta sözlü ya da yazılı olarak paylaştığım, bu yüzden yukarıda bir arkadaşımın da bana gayet güzel örneklediği üzere (!) artık kimin aktardığı, anlattığı belirsizleşecek kadar “anonimleşmiş” (iyi ki, ne güzel ki, ne mutlu ki böyle anonimleşmiş!) anısını paylaşmıştı benimle. Ovacık’tan Gözeler’e, Munzur’un kıyısı boyunca yol alırken…
Evet o, bir “doğa gardiyanı” olarak (ve aslına bakılırsa biraz aşağıda değineceğim üzere kendisini komünizmin ete-kemiğe bürünmüş hali yapacak şekilde!) dağ keçisi avlayanların kâbusu idi. Ve yine bir gün böyle dağ keçisi avlamaya çıkıp da etrafta Fatih’in olup olmadığını kolaçan etme "zahmetine katlanmamış", sonra bir anda onu karşılarında bulunca da “kâbus”larının gerçeğe dönüşmesini yaşayan gençlerden biri, onu yatıştırmak için telaşla şunları söylemişti:
“Fatih Abi, bak vallahi de billahi de çok yaşlı bu keçi. Sürüden de atılmış bu yüzden… Eti bile piştiği halde ne kadar sert, bak!..”
Mazeret ve nedamet dolu bu sözler, Fatih Başkan’ı yatıştırır mı, elbette hayır. Derhal karşılığı yapıştırmış o:
“Olsun, yaşlı da olsa o, dağdaki kurdun hakkıydı. Eğer ölüp gitseydi de toprağın, börtü böceğin, ağacın-otun hakkıydı. Siz o hakkı yediniz, yiyorsunuz!..”
İşte o günden bugüne hep yazıyorum: Marx’ın abide eseri Kapital’de karşımıza çıkan “toplumsal ideal”in (“doğa ile uyum içindeki üreticilerin özgür birliği”) adeta ete-kemiğe bürünmüş halidir Fatih bu söylem ve eylemiyle!..
***
Dolayısıyla Fatih Mehmet Maçoğlu, TKP’den aday olarak girdiği bu seçim sonucunda kazandığı başkanlığı anasının ak sütü gibi hak etmiş, alnından öpülesi bir insandır.
Kendisini tanımış olmaktan gurur duyduğum bir değerdir.
Bir umut, bir mutluluktur!..
31 Mart seçimlerinin eksiksiz/eksisiz tek kazananı varsa bu, Fatih Başkan’dır.
Onu içtenlikle kutluyoruz, başarılar diliyoruz ve hem bu topraklara hem de yeryüzüne örnek, model, işaret olmasını arzu ediyoruz!..

***
Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’ye Dersim’deki seçimle ilgili ve Fatih Başkan’ı da bağlayıcı mahiyette bir soru yöneltmiş ki kanımca söyleşinin en zor sorusu! Ama Temelli, çok genel ve üstü örtük gibi gözükse de aslında eski deyişle “efradını cami, ağyarını mâni” şöyle doyurucu bir cevap vermiş:
“Dersim’in sosyolojisini bilmeden yorumlamak gerçeklikle bağdaşmayabilir. 2014 seçimlerine de baktığımızda yerel dinamiklerle, siyasetlerin nasıl ortaklaşıp ayrıştığını görmek mümkün. Evet orada kayyımları süpürdük, belediye başkanlığını da kazanmayı çok isterdik. Bizim için çok özel ve anlamlı bir yer ama olmadı. Olmadı diye ne biz Dersim’den vazgeçeceğiz ne de bugünkü belediye başkanı Dersim’den vazgeçecek. Hep birlikte Dersim’e sahip çıkılacak. Birlikte yönetim şekillenecek. AKP’nin alması ya da Dersim’deki sosyolojiyle barışık olmayan birinin kazanmasını istemezdik. Ben inanıyorum ki Dersim, gerçek anlamda iyi bir yönetim sergileyecektir.”
***

Temelli’nin “Dersim’in sosyolojisi” derken neyi kastettiğini; “yerel dinamiklerle, siyasetlerin nasıl ortaklaşıp ayrıştığı” ifadesiyle de neleri işaret ettiğini bilen biliyor. Ben de yıllarca bu konuya kafa yormuş bir antropolog olarak naçizane biliyorum, ama Temelli’nin üstü örtük ifade ettiği bu olguyu burada, bu yazıda açmak benim için de imkânsız. Köşemizin sınırlarının çok dışına taşarız, okura da editör masasına da haksızlık olur.
Yine de kısmen değinmek gerekirse, Temelli’nin bahsettiği sosyolojik gerçekliğin antropolojik terminolojiyle karşılığı, “etniklik içinde etniklik” olgusudur diyebiliriz. Bu bir şekilde Türkiye’de yıllardır tüm partiler için geçerli olan “kimlik temelli siyaset”in bir yan ürünü olarak da değerlendirilebilir.
Şöyle ki Kürt etnisitesine duyarlı bir sosyalist hareket olarak HDP (elbette onu önceleyen HEP, HADEP, DEHAP, BDP ve diğerleri ile birlikte) Şafii-Kürt coğrafyasından çıkış bulmakta, istim almakta… Bu nokta, Dersim gibi bir Alevi-Kürt coğrafyası söz konusu olduğunda, bilen biliyor, ne denirse densin bir “sorunsal” üretmekte. Çünkü Dersim’de Kürt coğrafyasının hâkim dinsel kimliğinden farklı bir dinsel kimlik (Alevilik), farklı bir etnik kimlik (Zaza) ve dahi Şafii-Kürt coğrafyasının hâkim lehçesi Kurmanci dışında lehçelerden oluşan (Kırmancki, Dımılki, Zazaki) farklı dilsel kimlikler var.
Ama dikkat! HDP bünyesinde bu kimlikler dışlanmıştır demiyorum; aksine içerilebildiği kadar içerilmiş, içselleştirilebildiği ölçüde içselleştirilmiştir.
Fakat işte “kültürel saat” yavaş işliyor ve o yüzden uzun tarihsel dönemler boyunca yerleşip kökleşmiş farklı alt-kimlik kodları ve hatları öyle bir çırpıda “Zazalık, Alevilik yok, hepimiz Kürdüz” diyerek de aşılamıyor.
***
Ayrıca Dersim coğrafyasının 1960’lı-70’li yıllardan itibaren ortaya çıkan, onunla özdeşleşmiş, yukarıda belirtilen etno-kültürel dinamikle kaynaştığı da söylenebilecek, “Kaypakkaya” kült-kişiliğinde merkezileşen özgün bir sosyalist-ideolojik geleneği var. Bu politik-ideolojik gelenek de bir kimlik olarak önemli bir ayrışma hattı oluşturmaktadır Dersim'de.
İşte Fatih Başkan, Dersim’in uzak ve yakın tarihinde yer alan etnik, dinsel, politik, ideolojik yapı taşlarının kendisinde buluştuğu bir kişi. Bir “nirengi noktası” o bu bakımdan ve Sezai Temelli’nin dediği gibi HDP için de birlikte bir yönetimi şekillendirme, birlikte iyi bir yönetim sergileme açısından olabilecek en uygun insan…
Ve onunla birlikte çalışmak hiç zor değil.
Kürdün hakkını olduğu kadar kurdun hakkını da gözetenlerden olun, yeter!..
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
27.01.2020
23.01.2020
9.01.2020
7.01.2020
5.01.2020
31.12.2019
26.12.2019
22.12.2019
12.12.2019