Ümit Fırat
HDP’nin nasıl bir vesayet altında politika yürüttüğüne veya yürütmeye memur edildiğine dair bazı tespit ve eleştirilerime, geçtiğimiz mayıs ve haziran aylarında bu sütunda yazdığım birkaç yazımda yer vermiş ve partinin şu andaki yöneticileri ve parlamenterleri için düşündüklerimi söylemiştim. Bu nedenle şimdi burada bunları tekrar etmek istemiyorum. Bu yazıda okurlarımın muhtemelen pek çoğunun bildiğini düşündüğüm HDP ve Selahattin Demirtaş’ın bazı açıklamalarından derlediğim alıntılara yer vermek istiyorum.
Öncelikle Demirtaş’ın geçen hafta kısaca değindiğim bir sözü üzerinde biraz durmak istiyorum. 17 Mart 2015 günü HDP grup toplantısında Selahattin Demirtaş kürsüye çıkıp sadece 1 dakika süren konuşmasında demişti ki, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP'liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen başkan olamayacaksın! Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız! Seni başkan yaptırmayacağız! Seni başkan yaptırmayacağız!"
Bu sözler söylendiği zaman, kendilerinin Dolmabahçe Mutabakatı dedikleri hadise yeni olmuştu ve hükümetle diyalogları henüz devam ediyordu. Kulağa hoş geliyordu, ama ölçüsüz ve hiç rasyonel değildi. Belki de muhatapları olan iktidar partisinin masayı devirmek için böylesi bir bahaneye ihtiyacı bile vardı.
Haziran 2015 seçim kampanyasında en çok bu söz revaçtaydı ve epeyce insanı da etkilemişti. Kendilerini çaresiz hisseden birileri, Tayyip Erdoğan’ın yükselişini durduracak yegâne gücün Demirtaş liderliğindeki HDP olacağına inanıyorlardı. HDP’nin beklenenden yüksek oranda oy almasını Demirtaş’ın yanı sıra bu söze bağlayanlar bile oldu.
Ne var ki mesele sadece HDP’nin seçim başarısından ibaret değildi. KCK Eşbaşkanı BesêHozat, adeta bu kadar legal alan fazla dercesine devrimci halk savaşı başlattıklarını ilan etti. Tayyip Erdoğan da “olmadı baştan” dedi ve Türkiye’yi 1 Kasım’da yeniden genel seçimlere götürdü. Bölgede hendek savaşı sürerken yapılacak seçimlerden elbette sağlıklı bir sonuç çıkmazdı; ama neticede AK Parti’nin oyları yüzde 40,9’dan 49,5’e yükselirken, HDP’nin oyları da yüzde 13,1’den 10,8’e geriledi.
Hendek savaşlarının yoğun olduğu günlerde Demirtaş Diyarbekir’de gerçekleşen Demokratik Toplum Kongresi’nin olağanüstü kongresinde yaptığı konuşmada;
"Kürt gençleri bugün bu tarihi bilinçle, travmayla, yaşanan acılarla, yola çıkarak bu direnişi ortaya koyuyor. Savaşı şehirlere taşımak için değil...
Barikat ve hendek; Kürt halkı öz yönetim istediği için kazılmadı. Barikat ve hendek; Ankara’da katliam planları yapanlar, o planları hayata geçirmeye başladığı için kazıldı. Yoksa öz yönetim talebi, öz yönetim hakkı, isteği yüzyıllardır vardır. Bu talep, savaşların kaynağının temel nedenidir…
Ne hendeği, ne barikatı! Mevzu oralara kadar küçümsenemez. Hendekteki, barikattaki direnişin nedeni; faşizme karşı katliama karşı duruş ve direniştir. Özerklik eşittir hendek, barikat değildir. Birileri bunu kabul etmiyorsa, tartıştırmayı, aklınızdan bile geçirmeye izin vermiyorsa ve bunu aklından geçirenleri ben tutuklayacağım, katledeceğim, diz çöktüreceğim diyorsa, barikat, hendek çok değil. Ne yapacaklar başka, bir yol göstersinler.” (27 Aralık 2015 Cumhuriyet)
Binlerce gencin ölümüyle sonuçlanan hendek savaşları, devlet güçlerinin bölgedeki duruma tamamen hâkim olmasıyla sona erdi ve CHP Genel Başkanı’nın da desteğiyle TBMM’de varılan Milli Mutabakat sonucu 20 Mayıs 2016 günü özellikle HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için yapılan hukuk dışı bir anayasa değişikliği kabul edildi.
22 Ekim 2016 günü, yani 15 Temmuz sonrası OHAL döneminde Diyarbekir’de “Seferberlik ruhu ile örgütlenelim, direnerek kazanalım” şiarıyla düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi’ne Kongreya Jinên Azad (KJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) katıldı.
DTK Eşbaşkanları Leyla Güven ve Hatip Dicle, DBP Eşbaşkanlar Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve belediye eşbaşkanlarının katıldığı toplantı sonrası dikkate değer bir sonuç bildirgesi açıklandı. ANF ajansının yayınladığı metni biraz kısaltarak aşağıda aktarıyorum.
“…halka öncülük görevinde olduklarını, Kürdistan’da halkın özyönetim direnişleri sürecinde direnenlere karşı sorumluluklarının yeterince yerine getirmediğine ilişkin öz eleştiri verildi. Bildirge de, “Bu destansı mücadelede yaşamını yitirenlerin şahsında Kürdistan halkından özür dileyerek, bırakılan büyük direniş mirası ve eşi benzeri bulunmayan iradeye sahip çıkma sözü vererek başladık” ifadeleri yer aldı.
“Toplantı bileşeni olarak bizler yaşanan bu eksikliklerden kendimizi sorumlu tutuyor ve soykırım planının uygulanmasını bir yıl geciktirerek boşa çıkarmasını başaran o onurlu direnişçilerin mirasına sahip çıkma ahdimizi tekrarlıyoruz…
Mücadelemizin temel hedefi halkımızın kurtuluşu ve Önder Apo’nun özgürleştirilmesidir. Bu nedenle büyük kazanımlar kadar büyük tehlikeleri de içinde barındıran bu süreçte, kişisel ve kurumsal gündemlere takılmadan, öncülük görevini üstlenmiş olanlar olarak özgürlük mücadelemizde temel dayanağımız olan halkımıza giderek, onunla bir direniş hattı oluşturmak temel görevimiz haline gelmiştir…
Bu saldırılar karşısında geri adım atmamız ve boyun eğmemiz söz konusu değildir. Kürt toplumu Özgürlük Hareketi ile başlattığı direnişi tüm bedelleri göze alarak sürdürmektedir. Bu topyekûn saldırı konseptine karşı tek yol, seferberlik ruhu ile topyekûn direniştir. Bunun için halkımızla birlikte büyük direniş ve zafer için örgütlenme ve eylem hamlesini başlatıyoruz.
Sonuç olarak gün bu gündür, ya kazanacağız ya da bir yüzyılı daha kaybedeceğiz…”
İzleyebildiğim kadarıyla bu bildiri Türk medyasında pek dikkat çekmedi. Ancak 31 Ekim 2016’da Gültan Kışanak’la başlayan ve ardından HDP’li parlamenterlerin, parti ve belediye yöneticilerinin tutuklanmaları bu toplantıdan sonra başlayıp yoğunlaştı.
Sonuç olarak Tayyip Erdoğan MHP ve diğer zinde güçlerle kurduğu ittifaklar neticesinde yapılan referandumla başkan oldu. Hatta başkanlıktan öte, tek adam oldu.
HDP ise Demirtaş’ın sözlerinin aksine, hayli zorlaşmış da olsa, hala bu topraklarda nefes almaya devam ediyor. Başta Demirtaş ve pek çok HDP’li parlamenter, belediye başkanı ve parti yöneticisi dâhil olmak üzere hapse atıldılar. DBP ve HDP’li belediyelerin tümüne hükümetçe kayyumlar atandı ve bölge bir “Kayyumistan” haline getirildi.
İyi haftalar diliyorum.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2019
26.12.2018
18.12.2018
15.12.2018
29.11.2018
20.11.2018
14.11.2018
6.01.2018
30.10.2018
23.10.2018