Yıldız Ramazanoğlu
Kurguyla gerçekliğin iç içe geçtiği hatta bazen imgenin gerçekten daha etkili olduğu bir zamandayız.
1927’de çekilen Metropolis filmi şimdiki zamana ayna tutmuştu, virüs salgını üzerine yapılan kurgusal filmler ise pandemi sürecinde şu an yaşamakta olduklarımızın neredeyse aynısı, habercisi.
Black Mirror (Kara Ayna) serisi modern toplumun sinir uçlarını, nerelere doğru evrilebileceğimizi, on dakikada yaşanabileceklerin dehşetini ortaya koydu. Fakat ne de olsa kara mizahla bilimkurgunun, dramayla teknolojik ürkünçlüklerin iç içe geçtiği bölümler kurguydu ve şimdilik evlerden ıraktı. Yakın zamanda izlediğim Tokyo Idols belgeselinde (2017) sanki bu kara aynada görünenler vücut buluyor. Uzak sanılan geleceğin ışık hızıyla geldiği zamanımızda, Japonya’da popüler kültür kahramanlarına dönüşen küçük kızların yaşamını mercek altına almış gazeteci Kyoko Miyake. 9-16 yaş grubundan halk oylamalarıyla seçilen idol kızlar, binlerce yaşını başını almış erkeğin katıldığı seanslarda şarkı söyleyip dans ediyor ve hep birlikte bir takım cümleler haykırıp histeriye tutulmalarını sağlıyorlar.
Belgeselde Rio Hiiragi’nin hikayesi merkeze alınmış. Şarkıcı olmayı hayal ederken, hayranların yücelttiği, başka toplumsal kesimlerin ise aşağıladığı idol kızlardan oluveren yoksul bir kasaba kızı. Bu şekilde çalışan 10 bin civarında kızdan ve bir milyar dolarlık endüstriden söze diliyor. Rio hiçbir melodisi olmayan şarkıları karşısında neredeyse secdeye varan yüzlerce erkeğe “iman, ibadet, hac” kelimelerini tekrarlatıp gözyaşları içinde haykırmalarını sağlıyor. “Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor” kitabında Marshall Berman, modernliğin kendimizi ve dünyayı dönüştürme imkanı oluşundan söz ederken, sahip olduğumuz, bildiğimiz, olduğumuz her şeyi de yok etmekle tehdit ettiğini vurgulamıştı. Çelişkiler anlamsızlıklar ve belirsizlikler çağı hızla hepimizin kara sularına ulaştı.
İdeolojilerin sona erdiği, ideallerin değerlerin buharlaşıp gittiği dünyanın ıstırabını kavrayıp, kalıcı ve zamanla mukayyet olmayan, uğruna fedakarlık edebileceğimiz değerleri güncellemenin bir yolunu bulmamız gerekiyor.
Kız çocukların aslında o parıltıların altında ince sofistike bir yolla, hem de sürekli masumiyetten saflıktan bahsedilerek nasıl istismar edildiğini görmemek mümkün değil. Fakat bunu gizleyen ortak bir dil incelikle kurulmuş. Tam manasıyla absürd bir pedofili söz konusuyken, kızların babaları başarıdan ve yıldız gibi parıldamaktan anneler ise hayranların onlara baba şefkatiyle yaklaşmasından söz edebiliyor. Kızlar parayla değil daha çok bilinmek, tapınılmak ve hayranlarla kuşatılmakla ilgili. Baş döndürücü ilgiyle küçük yaşta ifşa olmanın, sergilenmenin, şöhret olmanın halesiyle kör olmuş durumdalar.
Haksız sayılmazlar, kimileri dünya çapında ilgi görüyor, idol endüstrisinde patronlar, eğitmenler, kostümcüler, reklamcılar, sosyal medya trolleri, çekim ekipleri, tasarımcılar, yazılımcılar, bilet satıcısı öğrenciler, amigolar, paralı canlı yayınlar, bir cd’nin 1000 yen olduğu mağazalar derken büyük bir ticaret hacminden bahsediyoruz. Hatta bu çocukların resimleri, özel yaşamları, gösterileri, devasa satış mağazaları ile dolu bir uydu şehir kurulmuş.
Peki mesela küçük idolün söylediği, kırk yaşındaki beyaz yakalı üst düzey eğitimli bir adamın haykırarak tekrarladığı şarkılarda neler söyleniyor? “Hiçbir şey ilgimi çekmiyordu/ölü bir balık gibi gözlerim vardı/bu hayata mahkum olduğumu düşünmüştüm/sonra ışığı gördüm/siz sıkıcı insanlar bize bakın/ biz gerçek kazananlarız biz eğleniyoruz/ dünyayı boş ver/bir kereliğine cesur olalım/daha uzağa gidelim/inatçı olalım/ yalnızken daha güçlüyüm/hiçbir şey beni durduramayacak/gerçekleşmekte olan bir mucizeyim.”
Derin bir anlamsızlık ve bezginlik duygusu, ne pahasına olursa olsun ünlü ve yarı tanrı olmak isteyen kızları rol model alan küçüklerin hırsı, anne babaların kolay yoldan isteklerine kavuşma arzusu, parasal potansiyeli gören girişimcilerin parlak zekası! bir araya gelince bulamaç şeklinde bir kötülük çıkmış ortaya. On yaşındaki Yuzu, dedesi babası yaşındaki adamların histerisini görünce çok korktuğunu fakat zamanla alışıp onları eğlendirmekten mutlu olduğunu, adına üretilen eşyaların nasıl satıldığını, alanların fişleri bile saklayan tutkulu hayranlar oluşunu sevinçle anlatıyor.
Rio “Ondokuz yaşıma geldim, son kullanma tarihim doldu, hak ettiğimi alamadım. Duygularımı bastırdım. Okulumu bitiremedim. Yoluma çıktılar ve yok oldular. Yarı yolda bırakıldım” diyor ama duyan yok. Büyük bir şamata ve gürültüyle yeni idoller sunuluyor piyasaya. Bezgin, bitkin nihilizm döngüsündeki umutsuz insanların ceplerini boşaltabilmek için...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2020
23.12.2020
16.12.2020
9.02.2020
25.11.2020
11.11.2020
4.01.2020
28.10.2020
14.10.2020
30.09.2020