Akın ÖZÇER
Bir önceki yazımda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Sosyal Güvenlik sistemindeki açığı kapatmak için öngördüğü, emeklilik hakkını 62 yaştan kademeli olarak 64 yaşa çıkaran emeklilik reformunun siyasi kriz yarattığından ve bütçeyi Milli Meclis’ten geçiremez duruma soktuğundan söz etmiştim. Sendikalardan ve muhalefet partilerinin çoğundan tepki gören bu reform, Macron’un Bayrou hükümetinin istifası ertesinde Başbakan atadığı Sébastien Lecornu ’nün kurduğu azınlık hükümetinin de çekilmesine yol açmıştı. 577 sandalyeli Milli Meclis’te Macron’un partisi Renaissance’ın müttefikleriyle birlikte salt çoğunluğa sahip olmaması, 2022 seçimlerinden bu yana dilediği politikayı yürütmesine engel oluşturuyor.
Lecornu’nün ilk denemesinde karşılaştığı sorun, emeklilik reformuna dokunmak istememesiydi. Gerek sol partilerin tümünü içeren Yeni Halk Cephesi (NFP/Nouveau Front Populaire) gerek sağ uçta konumlanan Ulusal Birlik RN (Rassemblement National) ve müttefikleri, Sébastien Lecornu hükümetinin güvenoyu almasına yeşil ışık yakmıyordu. Meclis’te toplam 323 sandalyesi bulunan bu iki gruptan RN herhangi bir hükümete ret oyu vereceğini açıklamış, NFP soldan başbakan ve emeklilik reformunun iptalini şart koşmuştu. Yeni Halk Cephesi içinde yer alan ve en çok sandalyeye sahip olan sol uçtaki Boyun Eğmeyen Fransa LFİ (La France Insoumise) Macron’un NFP’den başbakan atamamasına tepki olarak RN gibi katı bir tutum almıştı. Hatta LFİ’nin tarihi lideri Jean Luc Mélenchon, seçildiğinden bu yana partisi parlamentoda salt çoğunluğa ulaşamamış, 7 Temmuz 2024 erken seçimlerinde 100 civarında daha sandalye yitirmiş olduğu gerekçesiyle ayrıca Cumhurbaşkanı Macron’un görevden alınmasını talep etmişti. Cumhurbaşkanı’nın görevden alınmasının koşulları anayasada (madde 68) farklı olduğu için bu talep Meclis’te kabul görmemişti.
Böyle bir siyasi ortamda, Meclis aritmetiğinin güvenoyu almasına izin vermediğini gören Lecornu istifa etmişti. İzleyen günlerde Cumhurbaşkanı Macron, aşırı uçlarda oldukları gerekçesiyle muhatap almadığı LFİ ve RN dışında kalan siyasi partilerin temsilcilerini Elysée Sarayı’nda istişareye çağırmıştı. Bu davet aslında Macron’un öteden beri NFP içinde yer alan Sosyalist, Komünist Partilerle Yeşiller’i (LV-Les Verts) LFİ’den ayrıştırma çabasının sonucuydu. Bu istişarelerden sonra Macron Lecornu’yü bir kez daha başbakan atamıştı. Lecornu’nün görevi tekrar kabul etmesinin ardında istişareler sonunda belirlenen emeklilik reformunun 2027 seçimlerine kadar askıya alınması formülü vardı. Bu formülle, LFİ ile NFP içindeki ortakları PS ve LV’nin ayrıştırılması yoluyla ve anayasanın 49/3. maddesi işletilmek suretiyle Lecornu’nün güvenoyu alması sağlanabilecekti. PS emeklilik reformunun askıya alınmasına yetmez ama evet diyordu.
Gensoru oylamaları
Bir önceki yazımda değindiğim 49/3. madde, hükümetin bir mali veya sosyal güvenlik yasa tasarısı üzerinden siyasi sorumluluğunu ortaya koyması olanağını hükme bağlıyor. Bu durumda sunulan tasarı -verilirse- gensorunun reddedilmesi halinde kabul edilmiş sayılıyor. Doğrudan güven oylamalarında (madde 49/1) hükümetin Milli Meclis’teki toplam sandalyelerin (577) salt çoğunluğunu (289) alması gerekirken, 49/3. madde gensoruların kabulü için aynı salt çoğunluğu gerekli kılıyor. Bu durumda güvensizlik oyları salt çoğunluğa ulaşamadığı için tasarı kabul edilmiş, hükümet de güvenoyu almış oluyor.
Sébastien Lecornu 49/3. madde uyarınca 14 Ekim 2025’te Meclis’e 2026 bütçe tasarısını sunduğunda, 64 sandalyeli Sosyalist Parti’nin (PS) asgari talebini yerine getirerek, emeklilik reformunun 2027 seçimlerine kadar askıya alınmasını da öngörmüştü. PS de ülkenin 1 Ocak 2026’da bütçesiz kalmaması için gensoruya ret oyu vermeyi kabul etmiş görünüyordu. Ama iki büyük sendika Genel İş Sendikası CGT (Confédération Général du Travail) ve İşçi Gücü FO (Force Ouvrière) Lecornu’nün emeklilik reformunu yasama dönemi sonuna kadar askıya almasını yeterli görmemiş ve reformun iptalini istemişti. PS milletvekilleri üzerinde bu nedenle büyük bir baskı oluşmuştu.
16 Ekim günü, Lecornu’nün Meclis’e sunduğu tasarıya karşı verilmiş iki gensoru vardı. İlki LFİ’nin verdiği gensoruydu. RN dahil tasarıya karşı olan tüm milletvekilleri bu gensoru lehinde oy kullandı ama 271 lehte oy çıktığı için reddedildi. İkinci gensoruyu sağ cenahtan RN vermişti. Ama bu gensoruya RN ve bağlaşıkları dışında oy veren kimse olmadı. Böylelikle yeniden Meclis’i feshetme tehdidinde bulunan Macron’un solu bölme stratejisi de başarıya ulaşmış ve Lecornu hükümeti güvenoyu almış oldu.
Bununla birlikte, 2022 seçimlerine girerken yıldız projesi olarak lanse edilmiş olan Emeklilik Reformu, Macron’un görev süresinin sonuna kadar askıya alınmış durumda. Bir kez daha seçilme hakkı bulunmayan ve sürekli eriyen partisinin de geleceği parlak görünmeyen Macron için bu oylamanın ancak Pirus Zaferi olarak nitelenebileceği ortada. Çünkü 2027’de emeklilik reformunu üstlenecek bir çoğunluğun iktidar olması kuşkulu. Kaldı ki bu zafer, görevinin sonuna kadar başka bir siyasi kriz çıkmayacağı anlamına da gelmiyor. Sonuç itibariyle Lecornu’nün kurduğu bu hükümet, seleflerinin kurdukları hükümetler gibi bir azınlık hükümeti niteliğinde.
Bütçe tasarısının ana hatları
Lecornu’nün sunduğu bütçe tasarısına gelince, selefi Bayrou’nun hazırladığından çok farklı değil. 24 Ekim’de başlayacak olan Meclis görüşmeleri sırasında değişikliklere uğrayacağı anlaşılan bu bütçede, ana hatlarıyla, kamu açığını 30 milyar avro azaltma hedefi var. Bu paranın 17 milyarlık bölümünün kamu harcamaları kısılarak, 14 milyarı da kamu kaynakları arttırılarak sağlanması öngörülüyor. Amaç Maastricht kriterlerinin üzerinde seyredegelen kamu açığını önümüzdeki yıl yüzde 5 düzeyine indirmek. Fransa, kamu açığıyla aslında avro bölgesinin Maastricht kriterlerine uymayan iki ülkesinden biri. Lecornu bütçesinde öngörülen oranla, kamu açığının 2029 itibariyle yüzde 3 düzeyine indirilmesi hedefine varması da oldukça zor görünüyor.
Bütçenin 14 milyar tutarındaki ilave kaynak bölümüne bakıldığında, yüksek gelirliler için vergi oranlarının yükseltildiği görülüyor. Yılda 250 bin avro üstünde kazanan bekar yurttaşlar ve 500 bin avro üstünde kazanan aileler için vergi oranı yüzde 20 ‘ye çıkarılıyor. Ayrıca aile holdinglerinden 2,5 milyar, yıllık gelirleri 1 milyar avronun üzerindeki yaklaşık 400 şirketten 4 milyar avro ilave vergi alınması gündemde. Sosyal devletin çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması ilkesine uygun bu tür doğrudan vergilerin, gerçek bir vergi reformuyla dolaylı vergilere yüklenilen Türkiye’de de hayata geçirilmesi şart. Lecornu bütçesinde dolaylı vergilerden sağlanması öngörülen kaynaklarsa oldukça sınırlı. En kayda değeri, akaryakıta getirilmesi planlanan 0,40 avro oranında ilave vergi. Bu vergi Eylül ayında yüzde 1,2 ye yükselen yıllık enflasyonu dramatik bir düzeye çıkarmayacağı hesaplanıyor.
Emeklilik reformunun askıya alınmasının mevcut emekliler üzerinde etkisi pek yok. Askıya alınmayla 3,5 milyon kişinin daha önce emekli olma hakkını elde edecek olması aslında emeklilik haklarının çalışanlar açısından çok daha önemli olduğunu gösteriyor. Bunu, Türkiye gibi bütçeyi dengelemek için emekli maaşlarını yasaların etrafından dolanmak pahasına kesmeyi uygun gören, dahası doğal bulan siyasetçilerin bulunduğu bir ülke için değil, Fransa gibi sosyal devlet ilkesini gerçek anlamıyla gözeten ülkeler için söylüyorum elbette.
Sonuçta Lecornu iki kritik gensoruyu atlattı atlatmasına ama bütçe tasarısını aynen geçirmesi beklenmiyor. Gensorunun reddedilmesinde anahtar rol oynayan sosyalistler bütçede sosyal adalet lehine ödünler koparmak niyetinde. LCI TV kanalına konuşan PS Senato Grubu Başkanı Patrick Kanner, kendilerine ait olmayan Lecornu’nün bütçesine değil, Fransa’nın bütçesiz kalmamasına oy verdiklerini belirterek, özellikle sosyal güvenlik yasa tasarısında uygun olmayan hususlar gördüklerinin ve bunları düzeltmek için çaba sarf edeceklerinin altını çiziyor.
Sosyalistler 30 Ağustos’ta, Macron yeni hükümeti kurmakla PS Genel Sekreteri Olivier Faure’u görevlendirseydi, uygulayacakları alternatif bütçeyi ilan etmişlerdi. Alternatif bütçede asgari ücretin vergi indirimi yoluyla 900 avro arttırılması ve emeklilik yaşının tekrar 62’ye indirilmesi gibi bazı sosyal hakların iyileştirilmesi dikkat çekiyordu.
Lecornu hükümeti bütçe konusunda Meclis’te Cumhuriyetçiler LR (Les Républicains) gibi ılımlı sağda konumlanan müttefikleriyle birlikte sadece 212 milletvekilinin desteğine sahip ama Senato’da çoğunlukta. Bütçenin sonuç onayının yedişer milletvekili ve senatörden oluşan karma komisyondan alındığı hesaba katıldığında, PS ve soldaki diğer partilerin bütçe görüşmelerinde sosyal hakların daha da iyileştirilmesine yönelik olası girişimlerinin sınırlı kalabileceğini gözardı etmemek gerekir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025