Aydın Selcen
İlk görev yerim Cezayir’de bir resepsiyonda, üç genç “ikinci” (yani büyükelçiden sonra gelen meslek memuru, “müsteşar”) sohbet ediyorduk. Yanlış anımsamıyorsam Fas Büyükelçisi yanımıza geldi, nezaket cümlelerinden sonra kendi ikincisine yeni öğrendiği bir iç siyasi gelişmeden söz etti. Faslı müsteşar da “haberim var” dedi. Güngörmüş Faslı büyükelçi muzip bir ifadeyle gülümsedi, bize dönerek “aferin, müsteşarlığın birinci kuralı her konuyu misyon şefinden önce bilmektir, ben de böyleydim” dedi, meslekte cesaretlendirici sözler edip yanımızdan uzaklaştı. Biz de gülüşmüştük.
Benim gibi çokbilmiş “uzmanların” temel ve tekrar eden hatası sanırım, kendi bilmedikleri kişi ve gelişmelerin, bizatihi bilmemelerinden ötürü “önemsiz” olduklarını varsaymak. Diyar Garib’in kim olduğunu bilmiyordum ve PKK/KCK yapılanması içindeki konumundan habersizdim. KCK Yürütme Kurulu Üyesi Garib, 7 Temmuz günü Kandil’e dönüş yolunda Kortek virajlarında, MİT’in “işaretlemesi”, Türk Hava Kuvvetleri’nin içinde bulunduğu araca darbesiyle öldürüldü.
Türkiye’nin uzun terörle mücadele tarihinde, böyle “İsrail usulü” denilebilecek hedef gözeten, tek vuruşluk operasyonları çok değil, hatta pek yok. PKK lider kadrosunu eksiltmekte de yol kat edilebildiği herhalde söylenemez. Bu defa, yerden yani KDP’den alınan istihbaratla nokta atışı yapılmış. İstihbaratı veren KDP değil ABD miydi, yahut KDP’ye istihbaratı ABD mi verdirdi, bilemiyoruz. “KDP” deyince de, Başbakan Mesrur Barzani mi, Başkan Neçirvan Barzani mi anlaşılmalı, yoksa böyle bir ayrım yok mu, onu da şimdilik kestiremiyoruz.
ABD deyince de CIA mı, CENTCOM mu, SOCOM mu? “Böyle saçma soru olur mu” demeyin. YPG/YPJ, PKK’nin uzantısı. Değerli Fehim Taştekin’in alandan yazı dizisini lütfen okuyunuz. 2003’ten bu yana Habur’dan geçenleri karşılayan “Kürdistan’a Hoşgeldiniz” tabelasını unutun; IKB’den Rojava’ya açılan gayrıresmi Semelka kapısında her yanda Abdullah Öcalan portrelerinin asılı bulunduğunu aktarıyor Taştekin. Rojava’nın solunum borusu Semelka kapısını Türkiye yurttaşlarına Ankara’yla eşgüdüm halinde kapalı tutan da KDP.
ABD’nin orta vadede amacı Türkiye eliyle Kandil’i mümkün mertebe “düzleyip”, evcilleştirip, marjinalleştirip, Rojava’yı (“Fırat’ın Doğusu”) yeni merkez kılmak ve SDG’yi Türkiye’ye 1990’ların itibaren, sonradan IKB yönetimine dönüşecek KDP/KYB gibi, ulusal güvenliğe tehdit oluşturmayan bir meşru siyasi muhatap kılmak olabilir mi? Öyleyse, Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi Jeffrey Ankara’dayken, CENTCOM Org. McKenzie’ye de Rojava’da SDG Komutanı Mazlum Kobane’yle poz verdiren “strateji”, Garib’i de KDP üzerinden Türkiye’ye hedef göstertmiş olabilir mi?
Süleymaniye (1974) doğumlu Garib’in örgüt üst yönetiminde “eli silah tutan” kesimde ağırlık sahibi olmaktan ziyade diplomatik ve entelektüel yönüyle öne çıktığı anlaşılıyor. Çevre ülkelerle ilişkilerde temayüz ettiği söyleniyor. “Çevre” ülkelerin içine hem İsrail, hem İran dahil edilebilir mi? Her hal ve kârda, Garib’in Kandil’den söz konusu temasları için inişlerinde IKB makamlarını mutaden bilgilendirdiği ve hatta onlarla yüz yüze görüştüğü de biliniyor. Nitekim, öldürüldüğünde de KDP’den ilgili yetkililerle bir toplantıdan çıktığı ileri sürülüyor. Öldürüldüğü nokta ise KDP/KYB denetiminde değil, gri alanda.
ABD iç işleyişi bakımından, Garib’i “veren”, diyelim CIA Operasyon Direktörlüğü ise, o birimin kanunen CIA Direktörü dışında (CENTCOM, Bağdat Büyükelçiliği vs.) kimseye bilgi/hesap vermek, kimseden talimat almak gibi bir yükümlülüğü yok. ABD’nin dış siyaseti, Türkiye’yle ikili ilişkileri açısından da çelişki yok: SDG, Idlip, PKK, S-400 vb hepsi ABD için ayrı ayrı yalıtılmış kompartımanlar. Pekiyi, Garib’i KDP verdiyse, Köse suikastına kim zemin hazırladı? PKK on yıllardır benimsediği IKB’de eylem yapmama kuralını, birden bire ama kendine ikna edici inkâr (“plausible deniability”) maskesi sağlayacak biçimde, Osman Köse’yi üçüncü ellere katlettirmek için mi bozdu?
Yahut Köse Suikastı, KDP içinde belli belirsiz süren iktidar mücadelesinin konuya methaldar olmayan, karanlıkta bırakılan tarafının Garib operasyonuna verdiği karşılık mıydı? Köse’nin, hassas olduğu belli altı aylık geçici görevinin mahiyeti neydi? Bu geçici görevlendirme KDP’nin ilgili makamlarına uygun kanaldan deklare edilmiş miydi? Cinayetin RudawNet’te yayınlanan güvenlik kamerası kayıtlarında katillerin Köse’nin çanta ve cep telefonunu aldığı görülüyor. (NRTTV’de yayınlanan karşı açı güvenlik kamerası görüntüleri ise izaha muhtaç.) Bunlar acaba geri alınabildi mi?
Malum, istihbarat da, belki fuhşun yanı sıra dünyanın en eski mesleği. Yazılı kitabı, kuralı olmaz ama raconu yoktur denilemez. Örnekse, eski KGB’li Putin, değiş-tokuş edilmiş casusu yıllar sonra İngiltere’de öldürtmeye kalkarak raconu bozmuştu. Deklare istihbaratçılar bulundukları ülke ilgili makamları nezdinde irtibat görevi yapar. İstihbarat paylaşımı yapılan, bir anlamda “istihbarat müttefiki” ülke, aynı zamanda istihbarat hedefi olmaz. Oluyorsa da, istihbaratçıyı ele verecek diplomatik maske kullanılmaz.
Üstelik Köse suikastının yansımaları, katillerin KDP Asayiş birimlerince yakalanmaları ve güvenlik kamerası görüntülerinin IKB medyasına sızdırılmasıyla kalmadı. 25 Temmuz’da Dohuk ve Batifa kırsallarında, yine Garib operasyonuna benzer biçimde, yerden yani yine KDP’den alınan istihbaratla nokta atış yapılarak, iki ayrı araç hedef alındı ve suikastın planlayıcıları oldukları söylenen PKK mensupları ortadan kaldırıldı. Bu gelişmeyi de, KDP’nin iç iktidar çekişmesinin sürdüğü; KDP’nin PKK’nin çizgiyi aşmasını yanıtsız bırakmadığı; Ankara içinde müzakere süreci yanlıları ile karşıtları arasında mücadele olduğu; hatta PKK içinde de sızıntı ve/veya görüş ayrılığı bulunduğu gibi farklı yaklaşımlarla yorumlamak mümkün.
Yazının başındaki büyükelçilik müsteşarlarının “her şeyi herkesten önceden bilme” eğilimlerini aktarmıştım. Şu “her şeyi bilen adam” videosunu görmüşsünüzdür: İstihbarat ne işe yarar? Atanmış bürokratın (hariciye, istihbarat, askeriye) siyasi görevi nerede biter, seçilmiş yöneticinin siyaseti nerede başlar? Ankara da Erbil’deki olası iktidar çekişmesinin perde gerisinden tarafı mı, sahneyi düzenleme çabası içinde mi? Mesut Barzani nerede duruyor? ABD, Kandil’i “verip”, Mazlum Kobane ve SDG ile mi yol yürümek eğiliminde?
Yanıtsız soruları artırabiliriz: S-400’lerle ilgili yaptırımları tetikleyecek “kırmızı” çizginin alım, kurulum derken aktivasyona dek pembeleşmesinin, hatta F-35 programına geri dönüş kapısının dahi aralanmasının ve sürecin Nisan 2020’ye dek yayılmasının gerisinde başka bir uzlaşı mı var? Uzlaşı olsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz Fırat’ın doğusundaki terör koridorunu paramparça etmekte kararlıyız. Ne gerekiyorsa yapacağız. İzin almaya ihtiyacımız yok” der miydi? Yoksa ben nice muhayyel öküzlerin altında, doğmamış buzağı sanrıları mı görmekteyim? “Nalet olsun bu kafaya yaa, bilmediğim şey yok…”
Bana sorarsanız lider, vizyoner siyasetçi, hayalleri uğruna değil, ülkesinin, temsil ettiği kamunun yararına, tüm bu gerçek veya uydurulmuş bilgilerin, istihbarat oyunlarının dalgalarını Yavuz zırhlısı gibi yarar, geçer, sonuca ulaşır. Örnekse, De Gaulle’ün yeterli saha deneyimi, elinde yeterli istihbaratı yok muydu da, Fransa tam isyan bastırmada üstünlüğü ele geçirmişken hem de, gitti Evian Anlaşması’nı imzaladı, ülkesinin sömürgesi değil basbayağı denizötesi toprağı olan Cezayir’in bağımsızlığını tanıdı?
Niyet, cüret, irade, sabır. Bakınız bugün, CHP’nin artık tadilat filan değil yeni anayasadan, demokrasi cephesinden azına razı olmayacağını, “Kürt Raporu” hazırladığını, seçim barajının düşürülmesinden yana olduğunu biliyoruz. Demirtaş da, 16 Temmuz günkü savunmasında “Cumhurbaşkanı Erdoğan (…) demokratikleşme konusunda bir adım atarsa biz de kendisine on adım atarız” dedi. Kimileri kariyerlerini, kimileri canlarını feda eder, kimileri de nutuk söylemekle yetinir. Esas olan yüz yıllık Kürt meselemizin, anayasal yurttaşlık, demokratik cumhuriyet, ortak vatan çerçevesinde bütüncül çözümüne barışçıl yollardan ulaşmaktır.
PS – Barış Akademisyenleri’nin haklı olduğunu bilmem için AYM kararını okumama gerek yok. Aralarından bazılarıyla yıllar içinde arkadaşlık kurabilmiş olmayı kendi açımdan iftihar vesilesi addederim. Barış Akademisyenleri çok hırpalandı ama hiç bükülmedi, hep dimdik, tertemiz durdu. AYM kararının onların onurlu savaşımlarında somut olumlu bir aşama oluşturmasını umarım. Hâlâ iştahları kaldıysa, kanunsuzca koparıldıkları kürsülerine geri dönmeleri de kuşkusuz ülkemizin geleceğini aydınlatacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024