Baskın ORAN
Bu yılın başında bir öğrenci, kopyasını yakalayan kadın hocayı üniversitedeki odasında öldürdü.
Katil, ünlü bir ceza profesörünü avukat tuttu. Bu avukatın Twitter’dan attığı mesajlar kamuoyunda tüyler ürpertti.
Ben normal karşıladım. Çünkü bu avukatı yaklaşık on beş yıl önceden tanıyordum. Anlatayım.
***
Resim 1: Çankaya Üniversitesi araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel, bir öğrenciyi sınavda kopya çekerken görüp işlem yapıyor. Bunun üzerine Hasan İsmail Hikmet adlı bu öğrenci evine gidiyor, emekli polis babasının tabancasını alıyor, hocayı üniversitedeki odasında 2 Ocak 2019 günü vurup öldürüyor.
Resim 2: Yakalandığında, kendini şöyle savunuyor:
"Bana haksızlık yapıldı. 2. sınıftan başlamam gerekirken 1. sınıftan başlatıldım. Ceren Damar Şenel danışman hocamdı. Ama bana ters cevaplar veriyordu. Sınavda kopya çekerken yanıma geldi. Mezuniyeti unutmamı söyledi”.
Devam ediyor:
“Anneni nasıl FETÖ’den ihraç ettirdiysem sana daha kötüsünü yapacağım, dedi. Beni tahrik etti”.
Ne kadar ilginç yahu. Bu bile FETÖ işini kullanıyor! Ne verimli konuymuş!
***
Resim 3: Katil, kimden akıl aldıysa, cinayetten 4 ay sonra ifade değiştiriyor. Hocasıyla ilişkileri olduğunu, kendisinin bu ilişkiyi bitirmek istemediği için hocasının kopya işlemi uyguladığını ileri sürüyor.
Kadın örgütlerinin ve baroların müdahillik taleplerinin reddedildiği, çok sayıda kurum temsilcileri ile milletvekillerinin katıldığı ilk duruşmada da (27 Eylül), Ceren Hoca için şöyle diyor:
“Maktulle birkaç kez cinsel birlikteliğimiz olmuştur. Modellik yapan kız arkadaşımdan ayrılmam gerektiğini söyledi, üzerimde baskı kurdu. Maktul çok kıskançtır ve ikizler burcudur”.
Salondan “Sen insan mısın!”, babadan da “Bir aynaya bir kızıma bak Allah aşkına!” seslerinin yükseldiği bir sırada da şöyle devam ediyor:
“Bu kadar samimiyseniz neden fotoğrafınız yok derseniz, kendimi fotojenik bulmadığım için fotoğraf çektirmedim”.
Hakimin, “Tutukluluk incelemesine kadar hiç ilişkinizden bahsetmemişsin” demesi üzerine katil, “Ailesinin zarar göreceğini düşündüm” yanıtını veriyor.
***
Resim 4: Katili bırakıp avukatına gelelim: Polis Akademisinden Prof. Dr. Vahit Bıçak. Vahit Bıçak Danışmanlık & Avukatlık Bürosu’nun sahibi.
İlk duruşmada, “Müvekkilim cinsel saldırı suçunun mağduru olmuştur” diyor ve savunmasını meşru müdafaa üzerine kuruyor. Yani, Ceren Hoca’nın öğrenciyi taciz ettiğini, erkek öğrencinin de kendini savunmak için öldürdüğünü söylüyor. Fevkalade ilginç bir savunma.
Resim 5: Ardından, birbiri ardına 3 tvit gönderiyor. Çok önemli:
“1) Sevgili lise ve üniversite öğrencisi gençler, üzerinizde otorite kullanma yetkisine sahip olan öğretmen, öğretim üyesi, okutman, araştırma görevlisi vs. yüksek not verme veya başka vaatlerle cinsel taleplerde bulunursa sakın sessiz kalmayın…”
“2) … TCK md. 102/3(b)ye göre 12+6=18 yıl hapis cezası öngörülmüştür bu ırz düşmanlarına. Otorite kullananın kadın ya da erkek olması arasında fark gözetilmemiştir. Öğrenci de kadın olabileceği gibi erkek de olabilir. Bir çığlık atın yeter, yanınızdayız. #cinsel istismar #mobbing”
“3) Kanunlarımız ırza karşı meşru müdafaaya izin vermektedir (TCK md 35/2). Cinsel saldırı suçunun mağduru, baskılardan bunalmış, başka çıkış yolu bulamamış ise son çare olarak saldırganı öldürmesi durumu, kanunlarımızda cezayı gerektiren bir eylem değildir. #cinsel istismar #mobbing”
Bunları okuyunca, katilin cinayetten 4 ay sonra niye savunma değiştirdiği sorusu geliyor insanın aklına.
***
Bu tvitlere sosyal medyadan ve basından fırtına gibi kınama yağıyor. Ör. Mersin Üniversitesi Adli Tıp Profesörü Hakan Kar şöyle yazıyor:
“Ne utanma kalmış ne vicdan; canice öldürülmüş bir kadına iftira atmak, katlini haklı göstermek ne demek, yazıklar olsun. Ayrıca Hukuk Prof’una bakın daha TCK maddelerini bilmiyor. Meşru müdafaa TCK 35. değil, 25. maddedir. Öğrencilerine yazık. Bu cinayetin vebali ellerine bulaşmıştır artık.”
***
Tepkiler çoğalınca Avukat Prof. V. Bıçak demeç veriyor:
"Yanlış anlaşıldım. Yaşam hakkı kutsaldır. Cinayet elim bir olay. O tweet'ler baktığım davayla direkt ilişkili değil. Sanığın anlatımlarından bilinçaltımda etkilendim mi onu bilmiyorum; çok tempolu bir hayatım var. Ama bugün olsa onları yazmazdım".
***
Yazının başında da dediğim gibi, Avukat Prof. Dr. V. Bıçak’ın bu mesajları insanları isyan ettirdi ama ben normal karşıladım. Sebebi:
1) “Azınlık Raporu”nu hatırlayacaksınız. AB’ye adaylık sürecinde “İnsan Hakları Bakanlığına (…) raporlar sunmak, görüş bildirmek (…)” için 12.04.2001’de yasayla kurulan Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu’nun (BİHDK) 24 kabul, 7 ret, 2 çekimser oyla kabul ettiği resmî bir rapordu (01.10.2004).
Özü şuydu:
“Bir soyu ifade eden ‘Türk’ kavramının vatandaşı temsilen üst-kimlik olarak kullanılması, ülkedeki diğer alt-kimlikleri yabancılaştırmaktadır. Bunun yerine, soy’a değil, üstünde yaşanan toprak’a atıf yapan ‘Türkiyeli’ kavramının kullanılması birleştirici olacaktır”.
Bunun üzerine, sözlü ve fiilî saldırılar başladı. Mesela hatırlayacaksınız, milliyetçi Kamu-Sen’in genel sekreteri Fahrettin Yokuş kürsüye fırlayıp Prof. Kaboğlu’nun elinden çekip yırtmıştı metni.
Ardından, dört bir yandan ölüm tehditleri başladı.
Ve BİHDK, yönetmeliğinin 6/a maddesine göre yılda 3 kez toplanması gerekirken, bir daha toplantıya çağrılmayarak Hükümet tarafından fiilen kapatıldı.
Dahası, Rapor’un yazarı olarak ben ve belgeyi açık oylamaya koyan başkan olarak Prof. İbrahim Kaboğlu, “Yargı’yı alenen aşağılamak” (TCK md. 301/2) ve “halk arasında kin ve nefret yaymak”tan (TCK md. 216/1) 5’er yıl hapis istemiyle Kasım 2005’te mahkemeye verildik.
Uzatmayalım, 4 yıl sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu bizi beraat ettirdi. Hem de, Rapor’un “açık ve yakın tehlike taşımaması” nedeniyle, “devletin Anayasa’yla belirlenmiş temel resmî görüşünü reddetmenin ifade özgürlüğü kapsamına girdiği”ni tescil ederek.
***
İşte o zamanlar doçent olan V. Bıçak, Polis Akademisinden BİHDK’ye üye yapılmıştı ve ilk toplantıda Prof. Kaboğlu’na karşı başkan olmak istemişti.
Olamayınca, kendini Kaboğlu’yla uğraşmaya adadı. Öyle ki, Başbakanlık ek hizmet binasının içinde BİHDK’ye tahsis edilmiş odanın kilidini değiştirtti, toplantıları önledi.
Bu, inanılmaz bir görevi kötüye kullanma ve işyeri dokunulmazlığı ihlali olayıydı. Düşünebiliyor musunuz, bu şahıs BİHDK üyesi. Aynen, bir fakülte sekreterinin dekan odasının kilidini değiştirip dekanı içeri sokmaması gibi.
Ardından, kabul edilen Rapor'un resmî olmadığını ilan etti: “Bu rapor, Başbakanlık’a ait bir rapor değildir. İHDK’nın 24 üyesinin benimsemiş olduğu bir rapordur”.
Ardından, Ankara Cumhuriyet Savcılığına Rapor hakkında 15.12.2004 tarihinde suç duyurusunda bulundu. Hemen yukarıda 5’er yıl hapis istemiyle açıldığından bahsettiğim ve iki profesörü 4 yıl mahkeme kapılarında süründüren dava, işte bunun sonucuydu.
Doç. Bıçak, 1993’te Urfalı Mehmet Gül’ü evinde öldüren polislerin kusursuz olduğuna ilişkin 1996’da düzenlenen ve Urfa’ya gidilmeden yazıldığı saptanan bilirkişi raporundaki 3 imzadan biriydi.
Bu dava AİHM’ye götürülmüş ve 2000 yılında Türkiye 86.000 pound tazminata mahkûm olmuştu.
***
AKP Hükümeti, herhalde bu hizmetlerinin karşılığı olarak, Doç. V. Bıçak’ı, BİHDK’nin yerine ihdas ettiği İnsan Hakları Başkanlığı (İHB) adlı yeni kuruluşa başkan atadı.
Fakat bu ödülün bu kişiye yeterli olduğu düşünülmüş olacak ki, Doç. Bıçak 2015 seçimlerinde memleketi Çorum’da aday adayı olduğu AKP’den milletvekili seçilemedi.
V. Bıçak şimdi de prof avukat olarak, müvekkilinin öldürdüğü Ceren Hoca’yı cinsel tacizci ilan etmiş vaziyette.
Herkes şaşırdı, ben normal karşıladım, çünkü kendisini 2004’ten beri izliyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.09.2025
25.04.2025
4.04.2025
28.03.2025
14.03.2025
27.02.2025
27.12.2024
14.11.2024
1.11.2024
25.10.2024